Osmanlıcılığın Çöküşü
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 25 Eylül 2020, 11:58:32


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Osmanlıcılığın Çöküşü  (Okunma Sayısı 3647 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Demirbuga
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 51



« : 20 Eylül 2012, 19:18:44 »

Acaba Osmanlı unsurları arasında diğerlerim temsil edebilecek kadar medeniyetçe kavi bir unsur var mıdır? Eğer yok ise, Osmanlı’daki farklı unsurlar birleşip bir “yeni millet” meydana getirebilirler mi?
 
Türkler, İslam dininin verdiği büyük kuvvet ve iktidardan istifade ederek kudretli oldukları devirlerde bazı unsurları Müslümanlaştırmaya ve bu vasıta ile Türkleştirmeye muvaffak olmuşlardı. Lakin son devirde bu önemli faaliyetleri kesintiye uğradı. Hatta son zamanlarda, evvelce Türkleşmiş olan Anadolulu bazı gayrı Müslim unsurlar, asli kavimlerine yöneldiler. Ortodoks kilisesinin kuvvetli zamanlarında, Rumlar Ortodoks mezhebindeki kavimleri, kilise vasıtasıyla Rumlaştırmışlardı. Fakat “milliyet asrı” denilen miladi XIX. yüzyılda, bu Rumlaşmış Hristiyanlar da eskiden bağlı bulundukları kavimlerini arayıp buldular. Ve hatta bazıları milliyeti kuvvetlendirmek uğrunda dinlerinden ayrılmadan bile çekinmediler. Demek oluyor ki Osmanlı memleketlerinde medeniyetçe en kavi olan Türk-Müslüman ve Rum-Ortodoks unsurları diğer unsurları temsile teşebbüs etmişler ve evvelce bir dereceye kadar başarıyı yakalamışlarsa da teşebbüslerim amaçlanan yere ulaştıramamışlardır. Bu başarısızlığın farklı sebeplerinden birisi, muhafazakarlıkta, temsil siyasetinde menfaatleri Türklerle müşterek olan Rumların da yaygın harekete kapılıp milliyetçilik fikrine fazla önem vererek Türklerin aleyhine isyan etmeleri ve böylece Osmanlı İmparatorluğu’ndaki iki muhafazakar kuvvet arasına nifak ve kavga girmiş olmasıdır. İtiraf olunmalıdır ki Rumların isyanından beri Osmanlı Devleti’nde ne Müslüman-Türkler ve ne de Ortodoks-Rumlar, bir buçuk asır evvelki iktidar mevkilerine bir daha sahip olamamışlardır. Böylece Türk ve Rumların temsil rolünü üzerine alıp onların yerine geçecek kadar kavi olan diğer unsurlar da ortaya çıkmamıştır. Bundan dolayı miladi XIX. yüzyılın ortalarından itibaren “temsil” siyaseti terk edilmiştir. Hatta zannıma göre, söylenen asrın ortalarında mükemmel bir gösterişle ilan edilen padişah fermanları, hakimiyet kuvvetine sahip Türklerin, artık “temsil” iktidarlarının yok olmasını resmen tasdik ve itiraf ederek “temsil” makamına karışabilmek istediklerinin açık delili olan vesikalardan başka birşey değildir.
 
Tanzimat devrinde esas maksat, unsurların uyumu ile Osmanlı saltanatının birlik ve bağımsızlığını muhafaza etmekti. Lakin tarih gösteriyor ki Tanzimat, bu uzlaşmayı temin edemedi. Osmanlı saltanatı birbirinden ayrılmaya devam etti. Geçmişte uzlaşmanın meydana gelememesi, bağımsızlığı mahkum edebilir. Geçmişte, farklı unsurlara hürriyet ve eşitliğin tamamını veren bir meşrutiyet idaresi mevcut değildi; unsurların birbiriyle uzlaşmasına hizmet eden eğitim müessesemiz, iktisadi faaliyetlerimiz mükemmelleşmemişti, demek mümkündür. Uzlaşmanın mümkün olmadığına tarihimizden getirilecek delil zayıf görülse bile, Osmanlı memleketlerindeki yerleşik olan mevcut unsurları göz önüne getirip bir lahza olsun ciddi düşünecek ve düşündüğümüzü söylemekten çekinmeyecek olursak, bundan böyle de “uzlaşma”nın mümkün olmadığını itiraf etmeye mecbur oluruz. Osmanlı tebasından olan unsurların tarihi, ananesi, dini, münasebetleri, çalışma ve hayalleri, tefekkür farzını, geçim şeklini, medeniyetteki seviyesi o kadar diğerlerinden farklıdır ki bunların “uzlaşma” suretiyle birleşmesini düşünmek bile gariptir. Kosova ovasında çiftçilik eden bir Hristiyan Sırp ile Vecd çölünde bedevi bir halde yaşayan bir Müslüman Arap’ın ne gibi bir temas noktası olabilir. Bunların ne çeşit bir birliği, uzlaşmayı istediği düşünülmektedir.
 
Sorarım: Hiçbir Müslüman, unsurların birliği uğrunda belirli olan dini şahsiyetinden zerre kadar fedakarlıkta bulunabilir mi? Unutulmamalıdır ki İslam dini, sırf bu dine bağlı olanların ahlakını düzeltmek, ahiret saadetini temin etmek için ahlaki vasiyetlerin menzilinden ibaret olmayıp, insanların evinde saadetini sağlamak haysiyetiyle dünyadaki ferdi ve toplumsal işlerini de düzenleyen mükemmel bir dindir: İslam dini tam bir medeniyettir. Keza, Rum ve ya Bulgarların bugün iyi belirmiş milli bir simaları, Hristiyan-Avrupa medeniyetine dahil hususi bir medeniyet şekilleri vardır. Bunlar, o milli simadan, o medeniyet şeklinden hiç ayrılmak isterler mi? Pek geniş olan Osmanlı memleketlerinde, iki medeniyet, hayat ve cihana göre bir diğerinden pek farklı iki hayat felsefesi çarpıyor. Bunların uzlaşması mümkün müdür? Mümkün değilse, hangisi diğerinin üstünlüğüne uygunluk gösterir?
 
Tanzimat devrinde “uzlaşma” zannedilen şey, esasen Osmanlı’daki farklı unsurları., Fransız medeniyetiyle temsil ettirmektedir. Bu uyuşmanın en maddi tecellisi “Mekteb-i Sultani” denilen Galatasaray Lisesi’dir. Buraya ve bunun sayısı arttırabilecek emsaline dahil olan gelecek nesiller, Fransız lisanı, Fransız medeniyetiyle yoğrularak unsurların birliğine hizmet eden yeknesak ve düzgün bir terbiye görecek ve Rumluğunu, Bulgarlığını, Araplığını… v.b. unutarak, “Osmanlı vatanına sadık, fakat Fransız medeniyetine tabi Osmanlı vatandaşları” olmak üzere yetiştirilecekti. Lakin görünen neticeleri ne oldu? Bulgar ihtilalinde Bulgaristan’ın bağımsızlığı için en çok çalışanlara Bulgar beyliğinin ileri gelenlerinden bazılarının Mekteb-i Sultaniye’de terbiye edilmiş olduğu görüldü. Elhasıl, acizane zannıma göre, Osmanlı memleketlerinde artık “temsil’in imkanı olmadığı gibi “uzlaşma”nın da meydana gelmesi mümkün değildir.
 
Yusuf AKÇURA
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, yükselmek için değil, yükseltmek içindir
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.26 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.024s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.