Zoryan Enstitüsü
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Ekim 2019, 20:30:44


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zoryan Enstitüsü  (Okunma Sayısı 2316 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kam - Şaman
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« : 18 Mayıs 2011, 17:49:36 »

Bu sefer size yine Osmanlı’nın sadık teba’m dediği, günümüzde ise Türklerin azılı düşmanı, vatanımıza el uzatmış bir Ermeni oluşumundan bahsedeceğim. Bu oluşumun adı Zoryan Enstitüsü. 1982 yılında ilk olarak Amerika’nın Massachuetts eyaletinde kuruldu. 1984 de ise Kanada da faaliyete başladılar. Toronto’da kurulan Zoryan’ın üç ana konuda faaliyet göstermektedir. Bunlar;

1.   Soykırım çalışmaları
2.   Diaspora çalışmaları
3.   Ermenistan

Zoryan, bu maksadını gerçekleştirmek için akademik çalışmalar, konferanslar vb… bir sürü uygulamayı hayata geçirmişlerdir. Kanada’da ilk yaptıkları faaliyet ise Ölümsüz Haklar isimli soykırım yalanı üstüne kurulmuş mahkemeyi kurdurmak oldu. Daha sonra Kanada’da ciddi faaliyetler yürüttü. 1999 yılında ise Kanada Parlamentosu’na ait soykırım alt komisyonuna, komisyonun isteği üzerine(!) soykırım yalanlarını anlatmış ve ikna etmek yolu ile Kanada’da kabul edilmesini sağlamıştır. Aynı yıl Amerika Temsilciler Meclisi de Türk tezini çürütecek yönde bir rapor hazırlamasını istemişti!

İşte bizimle stratejik müttefik, dost gören zavallıların bu gerçekleri halkımıza anlatmaması ayrı bir utanç kaynağıydı. Zoryan ayrıca çeşitli üniversitelerde soykırım yalanı ile ilgili öğrenciler için özel programlar açtıran ve bu öğrencilere para desteği sağladığını da belirtmekte fayda var. Tabi unutmadan Orhan Pamuk’un Nobel ödülü almasında asıl desteği sağladıklarını ve Pamuk’un da bu desteğe vefa gösterdiğini de belirtelim! Zoryan’ı yakından tanımak için önemli bazı şahsiyetlerini açıklayalım.

Bunlardan ilki Prof. Yair Auron. Kendisi bir Yahudi olan Auron, İsrail Open University’de öğretim görevlisi. Üniversitenin desteği ile Zoryan’da görev yapıyor ve ciddi bir Ermeni ırkçısı diyebiliriz. Bu konuda çeşitli kitap ve yüzlerce konferanslar vermiş, Amerika kıtasını bir uçtan diğer uca dolaşmıştır. Open University ise oldukça ilginç, kurucusunun Rotschild ailesinden Jacob olduğunu söylersek sanırım yeterli derecede aydınlatıcı olur. Auron’un bu konuda yazdığı kitaplara bakarsak;

•   The Attitude of the Yishuv and the Zionist Movement to the Armenian Genocide , Dvir (with Kibutzim College of Education), Tel-Aviv, 1995
•   Zionism and the Armenian Genocide, Transaction, Rutgers University Press, New Brunswick, 2000
•   Israel and the Armenian Genocide, Maba, Tel Aviv, 2005

Görüldüğü gibi ciddi bir şekilde bu propagandayı yapıyor. Kraldan fazla kralcı olmak deyimi bu profesör için uygun olacaktır kanısındayım!

Binbaşı Brent Beardsley. Kendisi, Kanada ordusundan emekli. Son görevi ise liderlik okulunda eğitmenlik yapmaktı. Kendisi şimdi Zoryan’ın finanse ettiği master programlarında eğitmenlik yapmak ve gençleri bu yalanlar ile yönlendirmek görevini üstenmiş durumda. Anlaşılacağı gibi bu derece önemli görevlerde bulunmuş bir Kanadalının Zoryan ile bağlantılı olması Kanada devletinin Ermeniler ile ne kadar bağlantılı olduğunu da ortaya koyuyor değil mi?

Taner Akçam. Akçam, Kürt asıllıdır. ODTÜ İdari İlimler Fakültesi mezunu. 1975’de Devrimci Gençlik dergisi sorumlu yazı işleri müdür oldu. Müdürlük yaparken yazmış olduğu bir makalede Kürtçülük ve Komünizm propagandası yapınca 1976’da tutuklandı. 1977’de 9 yıl cezaya çarptırıldı ve 12 Mart’ta cezaevinden kaçarak Almanya’ya iltica etti. Almanlar müşfik ve demokratik kollarını Akçam’a açıvermişlerdi hemen! 1988 yılında Hamburg Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nde çalışmaya başladı ve 1995’de Hannover Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde “İttihat ve Terakki Yargılamaları ve Ermeni Kırımı” tezi ile doktorasını verdi ve aynı üniversitede profesörlük tezini hazırladı. Kendisi aynı zamanda Zoryan tarafından Minnesota Üniversitesi’nde soykırım yalanı ile ilgili dersler vermektedir. Hatta Zoryan’ın kütüphanesindeki en önemli kaynaklarda bu haine aittir. Yetiştirdiği kişiler içerisinde Elif Şafak (Kendisi ABD’de ki kitaplarında Shafak şeklinde yazdırtıyor) var!

Elif Şafak (Shafak). Kendisini ilk olarak 301. Maddeden yargılanmasına yol açan kitabı “Baba ve Piç” ile duyduk. F Tipi örgüt gazetesi Zaman’da (Turkuaz grubunda Etyen Mahçupyanla birlikte) yazarlık yaptığını da hatırlatmakta fayda var. Türklüğe alenen hakaret suçundan yargılanırken başbakan RTE’nin kendisini arayıp destek verdiğini ve mahkemece beraat kararı verildikten sonra 22 Eylül 2006 tarihli gazetelerde “Elif Hanım’la ilgili olarak verilmiş karar tabii ki, benim açımdan memnuniyet verici” diye de açıklamada bulunmuştur! Ayrıca bu davaya TÜSİAD’ın da Elif hanım taraftarı olarak müdahil olduğunu ve lobicilik yaptığını hatırlatalım. TÜSİAD başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun kara kaplı defterini de müsait bir zamanda aralamak niyetindeyim!

Elif Şafak Strasbourg’da doğmuş bir Türk Diplomatın kızıdır. Babasının diplomat olması ve Ermeni terör örgütü ASALA’nın aktif olduğu dönemlerde diplomatlık yaptığını hatırlatmakta fayda var. Aslını unutmuş hain keklik misali yani bizim Elif. Devşiricisi ise Kürt Taner Akçam. Amerika’da Zoryan’ın Benjamin Franklin tipi yeşil fonlamaları ile birden ciddi deliller bulmuş ve bu yeşil belgeler sonucunda Ermenilerin katledildiği gerçeğini anlayıvermiş! İşte bu Baba ve Piç kitabını da Zoryan finanse etmiştir, daha açık konuşmak gerekirse sipariş etmiştir.

Fatma Müge Göçek. Michigan Üniversitesi’nde yardımcı profesörlük yapıyor. Elif Shafak’ın yönlendiricisi ve kitabını yazarken Ermeni uydurması Zoryan arşivinden faydalanmasını sağlayan kişidir. Bu arşivden aynı zamanda ülkemizde de gösterime sokulmayan çalışılan Ermeni komplosu Ararat filminin hazırlayıcısı Asrine Kanjiyan’ın da faydalandığının altını çiziyorum! Bu ilişkiler yumağında Zoryan’ın soykırım yalanında ne kadar önemli bir yeri olduğunu anlamak açısından önemli.

2005 yılında Amerika Ucla’da düzenlenen “Ermeni Soykırımı” forumuna da katıldıklarını belirtelim. Akçam, Shafak ve Göçek, ünlü soykırım yalanının şiddetli propagandacısı Richard Hovannesyan ile de aynı kare içerisinde resim çektirmeyi ihmal etmediler! Ve bu koro hep bir ağızdan aynı palavrayı notalarına uygun olarak dile getirdiler.

Ayrıca Ermeni soykırım yalanının ülkemizde önce Bilgi Üniversitesi de yapılan Erdal İnönü, Halil Berktay, Selim Deringil, Çağlar Keyder, EnginAkarlı, Cengiz Çandar gibi ay(maz)dın ların(!) katıldığı ve protestolara neden olan konferansı da yine bu Zoryan finanse etmiştir.

Ermeni soykırım yalancılarına müşfik ve mümin kollarını açan Fethulah Gülen’e de teşekkür etmek lazım. Ne de olsa ülkemizde bir gerçeğin ortaya çıkmasına ve bu elemanların yemlenmesi, yalanlarını dile getirmesi için gazetesini açmasının ne kadar samimi bir Müslüman olduğunun göstergesi olsa gerek herhalde. Zaman, Aksiyon gibi uzantılarında bu yalana verilen destekler de görülünce ülkemizdeki vahim tablo daha da netlik kazanıyor. Zaten Azerbaycan Yeniçağ Gazetesinin kurucusu Akil Alesker’de Fethullah örgütünün oralarda Ermeni yanlısı politikalar izlediğinin altını çiziyordu. Ülkemizde de verdiği destekler yolu ile buna ne kadar sahip çıktığını gösteriyor. İşin vahim kısmı ise bu gibi zevattan Elif Shafak hanımdan desteğini esirgemeyen RTE ve Abdullah Gül’ü de minnetle yad etmek lazım! Ne de olsa demokratik ve hukuk devleti haline getirdiler ülkemizi. Bu sayede Türkçülük, Milliyetçilik, Atatürkçülük  gibi çağdışı kabul edilen ve AB standartlarına uymayan yapılar ile de mücadelelerinde gösterdikleri kararlılığı da alkışlanıyordur herhalde. Baba ve Piç adlı eserine karşı suç duyurusunda bulunan hukukçu Kemal Kirençsiz’in de Ergenekondan dolayı içeriği alındığını da göz önüne alırsak ne kadar demokratikleştiğimiz ortaya daha net çıkar. Sınır kapısı da açılmış olduğuna göre bizi daha demokratik günlerin beklediği ve kısa zamanda DTP’nin belediyelerini almış olduğu illerin bir kısmının da Ermenistan yasasına göre kendi toprakları olduğunu iddia ettiği yerlerin de verileceğini anlamak zor olmasa gerek. Bu durumda Türk Milletinin ne yapacağını ise bekleyip göreceğiz!

3 Haziran 2009
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #1 : 18 Mayıs 2011, 21:41:24 »



            Ah ahh ! herşeyi yazmışsın Kandaş başka ne diyelim ki ?.. Bunlar birşeyler de yapıyorlar bence içerideki karışıklıkta kesin payları vardır bu piçlerin.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.044 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.