Yahudi: K.rdistan kurulmasında büyük menfaatimiz var
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 25 Ocak 2020, 20:37:41


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yahudi: K.rdistan kurulmasında büyük menfaatimiz var  (Okunma Sayısı 822 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Kaan Ulas
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 5.276


Madem ki Türküz; o halde Türk gibi yazarız.


« : 12 Eylül 2017, 18:30:53 »

İsrail Adalet Bakanı Ayelet Şaked: Kürdistan'ın kurulmasında büyük menfaatimiz var

Sizce bu yahudilerin menfaati nedir ki kandaşlar?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ATSIZCA, ATSIZCILIK
BAYCU NOYAN
Kurultay Bozkurdu
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 702



« Yanıtla #1 : 12 Eylül 2017, 19:24:01 »

Şu kürdistan kurulsa da yıkacak bir devletimiz olsa!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #2 : 12 Eylül 2017, 21:51:31 »

Kardeşlik oyunları ile Yahudi milletine eski ruhunu kazandırmak için sözde büyük kürdistanı Sykes - Picot anlaşmasından bu yana hatta daha evvveli de var. Bugün Anadolu ve Ortadoğu topraklarının paylaşımı için bir uzlaşı modeli düşüncesidir. Kimilerinin miyadını doldurduğunu düşündüğü ama hâlâ bugün devam eden, bölgenin kaderi üzerinde kalıcı etkiler bırakan bu emperyal düşünce böl ve yönet taktiği ile Irak, Suriye başta olmak üzere Ortadoğu'da sınır değişikliklerine varan gelişmeleri uygulamaya koymuştur. İkili politikalarla bölgede yaşayan halkı birbirine düşman ederek, enerji noktalarını kontrol etmek, yönetmek, silahlandırarak kaynak sağlamak görevini yerine getirmek istemektedirler. İç siyaseti bozarak, hırs, açgözlülük ve materyalizm hâkimdir. Gayenin adiliği ve paranın esareti içinde boğulan liderlerle bu amaç daha kolaydır. Yahudi bu bölgenin gözleri önünde hayat imkânlarına göz dikmiş, milletlerin milli miraslarına talip olmuştur. Korkak olmakla övünenleri kullanarak, manevi kuvveti yok etmek ister. Tarihi pek çok kimse anlamadan ezberler. Oysa tarihsel olguları yıllar sonra anlayabilmemiz için geriye dönüp, ne hangi tarihte olmuştu, tarih dizinine koyduğumuzda zaten anlamaya başlıyoruz. Kronolojisiz tarih konuşmak mümkün değildir. Bir olguyu gelişim süreci ile sıfırdan alıp, bugüne getirirsek, o zaman herkes anlayabilir. Tarihi olguları anlamaktaki en önemli bir soru da; neden şimdi? Derin uykudan uyandılar. Sert iradeli milletlerin hâkim olacaklarını bildiklerinden, artan nüfuslarını yeni topraklara yerleştirmek, saldırgan bir siyaset izlemek sureti ile (çünkü küçük toprak istilayı davet eder) beka içgüdüsü ile üstün çıkmayı amaçlıyorlar. İnsanlardaki hayat uğruna güç mücadelelerini anlamsızlaştırarak, kendilerini dünya hâkimi mertebesine çıkartır, ya anlaşma ya savaş ve dini kendi karanlık fikirlerine alet ederler. Kendilerini haklı gösterecek fırsatı ihsan sayarlar. Amaca giden yolun sadece çetin gerçek ile mümkün olduğunu bilirler.

Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Kaan Ulas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #3 : 13 Eylül 2017, 09:46:51 »

Kardeşlik oyunları ile Yahudi milletine eski ruhunu kazandırmak için sözde büyük kürdistanı Sykes - Picot anlaşmasından bu yana hatta daha evvveli de var. Bugün Anadolu ve Ortadoğu topraklarının paylaşımı için bir uzlaşı modeli düşüncesidir. Kimilerinin miyadını doldurduğunu düşündüğü ama hâlâ bugün devam eden, bölgenin kaderi üzerinde kalıcı etkiler bırakan bu emperyal düşünce böl ve yönet taktiği ile Irak, Suriye başta olmak üzere Ortadoğu'da sınır değişikliklerine varan gelişmeleri uygulamaya koymuştur. İkili politikalarla bölgede yaşayan halkı birbirine düşman ederek, enerji noktalarını kontrol etmek, yönetmek, silahlandırarak kaynak sağlamak görevini yerine getirmek istemektedirler. İç siyaseti bozarak, hırs, açgözlülük ve materyalizm hâkimdir. Gayenin adiliği ve paranın esareti içinde boğulan liderlerle bu amaç daha kolaydır. Yahudi bu bölgenin gözleri önünde hayat imkânlarına göz dikmiş, milletlerin milli miraslarına talip olmuştur. Korkak olmakla övünenleri kullanarak, manevi kuvveti yok etmek ister. Tarihi pek çok kimse anlamadan ezberler. Oysa tarihsel olguları yıllar sonra anlayabilmemiz için geriye dönüp, ne hangi tarihte olmuştu, tarih dizinine koyduğumuzda zaten anlamaya başlıyoruz. Kronolojisiz tarih konuşmak mümkün değildir. Bir olguyu gelişim süreci ile sıfırdan alıp, bugüne getirirsek, o zaman herkes anlayabilir. Tarihi olguları anlamaktaki en önemli bir soru da; neden şimdi? Derin uykudan uyandılar. Sert iradeli milletlerin hâkim olacaklarını bildiklerinden, artan nüfuslarını yeni topraklara yerleştirmek, saldırgan bir siyaset izlemek sureti ile (çünkü küçük toprak istilayı davet eder) beka içgüdüsü ile üstün çıkmayı amaçlıyorlar. İnsanlardaki hayat uğruna güç mücadelelerini anlamsızlaştırarak, kendilerini dünya hâkimi mertebesine çıkartır, ya anlaşma ya savaş ve dini kendi karanlık fikirlerine alet ederler. Kendilerini haklı gösterecek fırsatı ihsan sayarlar. Amaca giden yolun sadece çetin gerçek ile mümkün olduğunu bilirler.

Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Kaan Ulas

Kaan kandaşım çok değerli bir soru yöneltmişsin..

Çi-Çi andam söylenecek söz bırakmamış...

Hepinize esenlikler...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #4 : 13 Eylül 2017, 10:24:44 »

Şaked, 'İsrail ile Batı ülkelerinin krdistan devletinin kurulmasında büyük menfaati olduğunu' belirterek "ABD'nin, krdistan bölgesinde yapılacak olan referandumu destekleme zamanı geldiğini düşünüyorum" demişti..

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise, ABD'li Kongre üyeleriyle daha önce gerçekleştirdiği görüşmelerde, krtlerin devlet sahibi olması gerektiğini ifade etmişti.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #5 : 13 Eylül 2017, 11:09:10 »

Paylaşımın Adı BOP

ABD=İsrail olduğuna göre, ABD bölge üzerindeki asıl amaçlarını gizleyerek, politikalarını demokrasi getirmek, insan hakları, bireysel hakların ve modern yaşamın yaygınlaştırılması perdesi altında yürütmektedir. Bütün çıkarlarının ve hedeflerinin önünde Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Coğrafyası durmaktadır.

“ABD, hukuk ihlallerini önlemek, dini ve etnik azınlıkların kendi kaderlerini belirlemek, terörü bastırmak ve eğitimdeki gerekli atılımların yapılabilmesini sağlamak amacıyla geçmişten beri Ortadoğu’da yapa geldiği faaliyetlerin bütününü bir isim altında birleştirmiş ve Büyük Ortadoğu Projesini (BOP) başlatılmıştır. ABD, Büyük Ortadoğu Projesi’nin ana amacının özgür olmayan geri kalmış bölgelere demokrasi getirmek olduğunu açıklanmış, yüzyılın medeniyet ve uygarlık projesi olarak takdim edilmiştir.” (Ali Yaşar, “Büyük Ortadoğu Projesi ya da paylaşımın yeni adı", http:www.ozgurlukdunyasi.org/arşiv, 12.02.2014)

Arap baharı ve Ortadoğu İsyanları; başlangıçta özgür halk hareketi gibi gözükse de, olayların aslında tamamen organize, neo-renkli devrimler olduğu görülmüştür. Bu devrimler neticesinde İsrail için tehlike arz edebileceği farz olunan bazı ülkelerin istikrarı bozulmuş ve İsrail için tehdit olamaz hale getirildikleri, zaman içerisinde anlaşılmıştır.

Örnek vermek gerekirse Arap ayaklanmalarının ilk etapta İsrail aleyhine sonuç doğuracak şekilde gerçekleştiği Mısır’da, bir sene sonra istenen sonuç alınamadığından dolayı karşı devrim gerçekleştirilmiş ve İsrail yanlısı bir yönetimin iş başına getirildiği görülmüştür.

Bölgeye bakıldığında izlenen gelişmeler, bölgede terör ve yıkım olaylarının yıllar içinde şiddetini ve sıklığını arttırdığı, radikal düzeyde suni düşman orduları yaratıldığı gözlemlenmiştir. Özellikle dış güçlerin bölgeye girdiği 2003 yılı ile mukayese edildiğinde, bu artış ve bu artışın sonuçlarının bölge devletleri ve milletleri için çok yıkıcı hale geldiği gözlemlenmektedir. Bu ve benzeri birçok örnek ABD’nin, Büyük Ortadoğu Projesi ile iddia ettiği gibi terörü önlemek gibi bir niyeti olmadığını göstermiştir.

ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik güttüğü çıkar politikalarını, Körfez‘de güçlü düşman bir devletin olmaması temelinde İsrail‘in bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürmesi, ABD‘ye düşman bir devletin kitle imha silahları elde etmemesi, enerji kaynaklarının kendi politikaları doğrultusunda istediği coğrafyaya kesintisiz ulaşması şeklinde ifade edebiliriz. Yani önce kendine ait olmayan kaynaklara el koyuyor sonra da kendine ait olmayan bu kaynakları bütün dünyaya satıyor.

“ABD’nin Ortadoğu bölgesine yönelik politikalarını toparlayacak olursak, politikaları belirleyen temel unsurlar şu şekilde sıralanabilir. Petrol ve enerji kaynaklarının kesintisiz dolaşımını ve fiyatlarını kontrol etmek, İsrail‘in güvenliğini garanti altına almak, İsrail‘e tehdit oluşturma potansiyeli taşıyan ülkeleri zayıflatmak, bu bağlamda Irak, Suriye, Lübnan ve İran‘ı kontrol etmek (Türkiye atlanmış), politikalarına karşı tavır alan radikal İslam tehlikesini azaltmak. Bunlara ek olarak bölge ülkelerindeki kimyasal ve biyolojik kitle imha silahlarını ortadan kaldırma ve terörün kaynağı haline gelmelerini önleme, Amerikan karşıtı düşünceleri azaltma da ABD’nin Ortadoğu politikasını şekillendirirken belirleyici unsurlar arasında sayılabilir. Yani ABD’nin Ortadoğu politikasının amacı, bölgede egemenliğini sarsacak bir gücün ortaya çıkmasını engellemek ve petrolün Amerikan kontrolünden çıkmamasını sağlamaktır.”( Ahmet K. Han, Irak Savaşı; Oyunun Adı Petrol mü?, ABD Dış Politikasında Yeni Yönelimler ve Dünya, Der. Toktamış Ateş, Ümit Yayıncılık, İstanbul, (2004), s. 362.).

ABD’nin BOP ve bölge şekillendirme çalışmalarının temelinde Ortadoğu Bölgesi’ne ve enerji kaynaklarına (önümüzdeki 50 yılda su hakimiyeti ön plana çıkacaktır) hakim olma isteği yatmaktadır. Ortadoğu petrol rezervleri bakımından dünya rezervinin yaklaşık %60’ına, doğalgaz rezervi bakımından ise %43’üne sahiptir. Bu özelliğinden dolayı sanayileşmiş enerji ihtiyacı duyan ülkelerin Ortadoğu ile ilgili politikalar geliştirdikleri görülmüştür.

Esas amaç bölgede sözde bir krdistan coğrafyası yaratmak değil Rusya kıyılarına kadar genişleyen ve Orta Asya’yı da içine alan büyük İsrail projesinin temellerinin atılmasıdır.

Not: “Ortadoğu” ifadesi İngiltere tarafından geliştirilmiştir.
Bu coğrafyaya ABD “Yakın Doğu” demektedir.
İngiltere için Ortadoğu; Türkiye, İran, Kıbrıs, İsrail ve bütün Arap ülkeleridir.
ABD için ise Yakın Doğu; İsrail ve İsrail’in Arap komşularıdır.

Tan Hu
13.09.2017
turkcuturanci.com

 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.056 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.018s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.