Türk’ün Milli İnancı Çevresinde Bakayalar
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 28 Şubat 2020, 19:29:57


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk’ün Milli İnancı Çevresinde Bakayalar  (Okunma Sayısı 352 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 593


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« : 24 Ekim 2017, 23:17:50 »


Milattan önce 6. Yüzyılda Hindistan’da Buda tarafından kurulan din, Batı’da Budizm olarak anılmaktadır. Budizm Türkler arasında Budist olursa devletin zengin olacağına inanan Taspar Kağan’ın isteğiyle yayıldı. Boyler tarafından et yemeyi ve savaşmayı yasakladığı için istenmemiş, resmi din olamamıştı. Budizm o devirde genellikle Türk yaşam biçimine uymayan, toplum yapısını bozacak bir tehlike gibi görülmüştür.

Maniheizm, M.S. 3. yüzyılda yaşamış olan Mani’nin kurduğu, Hıristiyanlık ve Zerdüştlükle beslenmiş, Dualizme dayanan bir dindir. Bu dinin yalnızca akşamları yemek yemek, suya saygı göstermek ve tereyağı yememek gibi akideleri bulunur.

Uygur hükümdarı Bögü Kağan, An-lu-shan’ın isyancılarına karşı Çin’i desteklemek için gittiği başkent Lo-yang’da Maniheist bir rahiple tanışmış ve bu dine ilgi duymuştu. Taşağıl, Bögü Kağan’ın Maniheizm’e meyletmesinin sebeplerini şöyle açıklıyor:

“Belki de siyasi açıdan düşünülerek Çin’deki Budizm’e karşı Manihezm’in tercih edilmiş olma ihtimali de vardır. Çünkü en büyük rakip Çin’in Budist kültürü her an Uygurların asimilasyonu açısından tehlikeli olabilirdi. Ama esas neden Bögü Kağan’ın halkının yerleşik hayatı dolayısıyla refahı öğrenmesini istemesidir. Dolayısıyla boy zenginleşecek, kuvvetli Budist Çin’in etkisi yerine zayıf Türkistan şehir devletçiklerinin kültürel etkisinde kalacaktı. Üstelik tüccar Soğdluları yanına çekerek mali açıdan da güçlenecekti.”

Uygurlarda Maniheizm’in savaşçılığı körelttiği ancak medeniyetin yükselmesine katkı yaptığı düşünülür. Taşağıl, Bögü Kağan’ın Maniheizm’i ülkesine yaymaya çalışmasından önce Uygurlarda Budizm’in görüldüğünü ifade etmiştir. Maniheizm’in yayılmasından önce yerleşmiş olan Budizm’in Uygur Maniheizmi üzerinde etkileri olduğu, hatta Maniheizm’e iyice nüfuz ettiği düşünülmektedir.

Türklerin Müslüman olmalarından sonra eski dinin, yani Şamdanizm’in İslam’a benzetilerek veya İslam’a uydurularak sürdürüldüğü konusunda tüm tarihçiler mutabık görünüyor. Tarihçilerin bu konudaki bulgularının iki sınıfa ayrılması mümkün:

Edebiyatla çok yakın ilişkisi bulunmak şartıyla tasavvufa intisap etmiş inanışlar, kültler, hikâyeler ve kişiler; özgün haliyle veya İslam’la harmanlanmış olarak devam eden ritüeller.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın

M.Ö.2 yüzyılda Hunlar zamanından başlayarak bugün bize daha tanıdık gelen, daha iyi bildiğimiz bir Türk dini söz konusu oldu. Bu “mütekâmil (olgun, gelişmiş) Şamanizm”in ana unsurları Tanrı, Yer-Sular, Ata Ruhları ve Umay’dır.

Umay, Türk mitolojisinde bir bereket tanrıçası olup hamilelerin, doğmuş ve henüz doğmamış çocukların koruyucusudur. Türk’ün inancı olan Tengricilik inancında Tengri’den sonra gelen en önemli tanrısal varlıktır.

………………
Tan Hu
24.10.2017
turkcuturanci.com



Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.059 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.