TÜRKİYE'NİN BİLİM ve ÖĞRETİMDE HAMLE YAPMASI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 09 Ağustos 2020, 15:04:20


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: TÜRKİYE'NİN BİLİM ve ÖĞRETİMDE HAMLE YAPMASI  (Okunma Sayısı 1251 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KANIKEY
Ziyaretçi
« : 20 Aralık 2009, 03:38:54 »


1960'lardan bu yana, Türkiye'de hemen hemen her
dalda bir çok bilimci, araştırmacı yetişmiştir. 1962'de kurulmasını
önerdiğimiz TÜBİTAK var, başka kuruluşlar
var. Binlerce öğrenci dış ülkelerde, özellikle ABD'de
doktora ve ihtisas yaptılar. Bir kısmı yurda döndü. Buna
karşın yalnız ABD'de 600 ile 1000 arası Türk profesör olduğu
söyleniyor. Gel gör ki, Türkiye'de yeteri kadar öğretim
üyesi yok. Yeni kurulan 26 Üniversiteye öğretim üyesi
ve araştırmacılar bulunamıyor.
Gene 1960'lardan bu yana, devlet bilimsel araştırma
için epey kaynak harcamıştır. Fakat bütün bu zahirî gelişmelere
rağmen, hangi dalda Türkiye dünya çapında kendini
gösterebilmiştir? İthalden öte, hangi teknik bilgileri
geliştirmiştir.? Öyle bir durum ki, un var, yağ var, bir türlü
helva yok. Acaba niye?
Bence bunun başlıca nedeni bir milli bilim, teknik,
araştırma siyaseti çizilmemiş olması, bazı milli hedefler
tayin edilerek, bunların üstüne kendine güvenle yürünmemiş
olmasıdır.
17 Boğaziçi Sohbetleri IV. (1994)
BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER
Son 30 yılda dünyada, meselâ bir moleküler biyoloji
ve onun uygulaması olan biyoteknoloji doğdu ve inanılmaz
boyutlarda gelişti. Yeni tür bitkiler, hayvanlar
moleküler düzeyde tasarlanıyor, üretiliyor. Bakterilere insan
genleri takılıp, insulin gibi hormonların kendi kendine
üretilmesi sağlanıyor. Bu konularda birkaç Avrupa ülkesi
ve ABD ve İsrail başı çekiyor. Bizde ise 30 yıl önce
Hacettepe'de moleküler biyoloji başlar gibi olduysa da,
hâlâ bu dal yurtta hemen hemen yok.
Dışandaki bilim adamlarımızın tek tük başarılarıyla,
duyarsak övünüyoruz. Ancak dışarıda yapılan iş dışarıya
yarıyor. Türk bilimi gelişmiş olmuyor. Zaten dış ülkeler
de bu bilimcileri ve çalışmalarını kendilerine mal ediyorlar.
Başarının Türk başarısı değil, kendi şartlarından,
imkânlarından oluşan kendi ülkelerinin başarısı sayıyorlar.
Türk biliminin Türkiye'de gelişmesini önleyecek
bir büyük engel de, eğitim düzenimizin gitgide ve hızla
yabancılaşmış, adeta misyonerlerin yaptırdığı bir eğitime
dönüşmüş olmasıdır. 1953 yılından başlayarak Türk okullarının
pek çoğunda yabancı dille, özellikle İngilizce olarak
eğitim yapılır olmuştur. 1953'ten önce sadece St.
Joseph gibi, Robert Kolej gibi misyoner okullarında böyle
bir eğitim uygulanıyordu. 1953'te Türk Eğitim Derneği'nin
gerçek bir milli eğitim amacıyla 1930'larda kurulmuş
olan Yenişehir Lisesi (ki ben bu okuldan Türkçe eğitim
görerek 1953'te mezun oldum), İngilizce ile eğitim
yapan Ankara kolejine dönüştürüldü. Bu işi örgütleyen İngiliz MK Browning, yirmi yıl sonra İngiltere Kraliçesi'nden
madalya aldı. Çünkü başlanan yabancı oyunu tuttu
ve hızla Türkiye'de yayıldı. Öğrenmeye, ilerlemeye büyük
iştiyakı olan halkımız çocuklarımız, yabancı dil öğrensin,
diye aldatıldı. Halbuki kendi ana dilini bir kenara atıp orta
okuldan itibaren dersleri yabancı dilde okumak şeklinde
bir yabancı dil öğrenme yönetimi hiçbir aklı başında ülkede
yoktur. Bugün dışarıda, özel yöntemlerle bir yabancı dil
birkaç ayda yoğun kurslarda öğretilebiliyor. Bunun için
kendi dilini dosdoğru konuşamayan, gitgide yarı Türkçe,
yarı İngilizce konuşup, bununla böbürlenen nesiller yetiştirmeğe
hiç lüzum yok.
Türkiye içerdeki ve dışarıdaki düşmanları tarafından
tarihte eşi görülmemiş bir oyuna getirilmiştir. Hiçbir
zaman sömürge olmamış, büyük devletler kurmuş bir millete
sömürge eğitimi aşılanmıştır. Bu böyle giderse Türk
bilimi şöyle dursun, ne Türk dili, edebiyatı, şuuru, ne de
Türk milleti kalır. Sadece, Hamburger ve Koka Kola tüketen,
ithal malları almak için hamallık ve acentalık eden,
dünyada hiçbir hakkı, hukuku ve haysiyetin olmayan, itilip
kakılan bir insan güruhu meydana gelir. Ama üzülmeyiniz.
Bu böyle olmayacaktır. Çok şükür milletimizde, sağ-sol
diye, lâik / anti-lâik diye bölünmeye çalışılmasına rağmen,
ciğerli, yürekli, haysiyetli insanlarımız vardır. Bunlar bir
gün dur diyecek ve milletimize sahip çıkacaklardır.
Son birkaç yılda diğer Türk devletleri ortaya çıkınca
yukarıdaki kendine misyonerlik yaptırma oyunu yeni
BİRİNCİ BÖLÜM: MAKALELER
boyutlar kazandı. Şimdi, Türk elleri arasında ortak bir bilim,
eğitim, kültür Türkçe'si ve ortak bir yazı geliştirmek
için son sürat çalışılması gerekirken, bir de bakıyoruz, bizim
kandırılmış insanlarımız hayırlı bir iş yapayım derken,
yeni Türk ülkelerinde İngilizce ile eğitim yapan okullar açıyorlar.
Yani, kendi kendimize kendi kaynaklarımızla
yaptığımız yabancı misyonerliğini bir de öbür Türk ülkelerine
taşıyoruz. Bu gafletimizle yabancıların iyice gözüne
mi giriyoruz, dersiniz? Şimdi bu tür Türk aydınlarına, bilimcisine,
hekimine, meslek sahiplerine ve herhangi bir
vatandaşa sesleniyorum. Eğitiminiz, siyasi görüşleriniz ne
olursa olsun, içinizde vatanseverlik, insanlık kişiliği ve
haysiyet duyguları oldukça geliniz, birlik olunuz, hatta
Öztürkçe, Osmanlıca ayrıntılarını bir yana bırakınız, derneklerinizle,
üniversitelerinizle, vakıflarınızla toplu sesler
çıkarınız. Türk milletlerinin bekası ve geleceği meselesi
olan Türk diline sahip çıkınız, masum halkımızı uyandırınız.
Türk gençleri artık, Türk edebiyatının tarihini, hatta
dinini, İngilizlerin kitaplarından öğrenmemeli. Okullarımızda
Türk öğretmenin, Türk çocuklarıyla İngilizce veya
başka bir yabancı dille konuşması (yabancı dil dersinin dışında)
gibi haysiyet kırıcı bir ruhsal baskıdan öğretmeni,
öğrencisi kurtarılmalıdır.
Ey haysiyetli, vicdanlı, vatansever kardeşlerim!
Son iki- üç bin yılda birkaç kere olduğu gibi, bu sefer de
Türk' ün dili, kültürü, şerefi ve geleceği kurtarılacaktır.
Gazanız mübarek olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.2 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.