PROFESYONEL ORDU MAJESTELERİNİN ORDUSUDUR!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2019, 15:14:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: PROFESYONEL ORDU MAJESTELERİNİN ORDUSUDUR!  (Okunma Sayısı 1756 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hun_Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 952


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« : 10 Temmuz 2011, 23:10:29 »


PROFESYONEL ORDU MAJESTELERİNİN ORDUSUDUR!


10.07.2011 11:20

Herkes, Hilmi Özkök ve Yaşar Büyükanıt’ın AKP’yle uyumlu (PKK’nin semirdiği dönemler!) Genelkurmay Başkanlığından sonra İlker Başbuğ’un 2008’de Genelkurmay Başkanı olmasıyla, İsmail Hakkı Karadayı ve Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun “dik duruş”lu döneminin geri geldiğini sandı!

Ama Orgeneral İlker Başbuğ, Nisan 2009’da İstanbul'da Kara Harp Okulu'nda yaptığı konuşmada, Samuel Huntington, Morris Janowitz, Eliot Cohen, Montesquei, Prof. Dr. Metin Heper isimlerinin geçmesi herkesi harıl harıl bu isimler de kim araştırmasına yöneltti.

Taha Akyol hemen Bilkent’de öğretim üyesi olduğu anlaşılan Metin Heper’i buldu, ekrana çıkardı vs. (Sonradan da unuttu!)

*

Bugün Türk Ordusu’nun komuta kademesinden, 50’si general olmak üzere kritik noktalarda yüzlerce komutanı, dev-sol militanlarının tutuklanması gibi her gün üçer beşer tutuklanmakta, niçin tutuklandıkları bile toplumca artık merak edilmemektedir.

Direnme eğiliminde olanları esir olmuş, komuta yapısı teslim olmuş bir TSK görünümüyle karşı karşıyayız.

Bunca umutlarla karşılanan General İlker Başbuğ bu teslimiyet döneminin Genelkurmay Başkanı’ydı!

*

Şimdi yazlığında kitap yazıyor. O ünlü konuşmasında görüldüğü gibi “sivil-asker” ilişkileri ve “profesyonel ordu”’ya takmış görünmektedir.

Geçen gün yine eski özlemi depreşti, Samuel Hungtington’un yutturmacası, “Ordu profesyonel olursa siyasete karışmaz!” lafını söyleyiverdi.

Subayları siyasete karışmayacak denli “profesyonel!” olacak, ama polis ve ötekiler, siyasete-yargıya egemen olacak güçler, biat etmiş gönüllülerden oluşacak!

*

Profesyonel, yani paralı ordu tarih boyunca kralların, padişahların “majestelerinin” ordusu olmuştur hep.

Unutmayalım Yeniçeriler de paralı orduydu!

Size parasını verenler, Türkiye alt üst edilip düpedüz yıkılırken “Paranı biz veriyoruz kes sesini” demeyecekler midir? O zaman sahiplerinizin lütufundan başka hangi hukuki ve tarihsel haklılığa ayaklarınızı basacaksınız?

Dünyanın neresinde olursa olsun orduların, yani silahlı güçlerin siyasetin dışında olacağına aklı başında kimseyi inandıramazsınız Sayın General.

Çünkü silahlı güçlerin varlığı bile başlı başına siyasidir: Ülke sınırları uluslar arası siyasal kararlarla çizilir. Devletin temel yapısının içten-dıştan resmi-sivil silahlı isyancılarca yıkılması karşısında silahlı bir savunma birimidir ordular. İşte bu da düpedüz siyasettir!

General Başbuğ’a okulunda Clausewitz'in ünlü eseri Savaş Üzerine'yi de mi okutmadılar!

*

Anlaşılan “Profesyonel” ordu derken Belçika’nın Kongo’da, Fransa’nın Cezayir’de kullandığı tipte “profesyonel!” askerlerden söz etmektedir.

Sayın General, söz konusu olan bir başka ülkede suç(lar) işlemek değil de bağımsız bir devletin yaşatılmasıysa, yani baştan aşağı siyasalsa, üniformalı ya da üniformasız “profesyonel!” yapacağınız kişiler karanlık siyasetin birer aracına, birer “sahibinin sesi”ne dönüşmezler mi?

Tarihten gelen kültürel birikimlere, bir ülküye, yurtsever duygulara ve insancıl niteliklere sahip olmayan subay/askerler, işgalcilerin yedek gücü olmazlar mı?

Mustafa Kemal ta 1912’deki tebligattaki gibi, “Zabit ve Kumandan İle Hasbihal” kitabında bunları söylemiyor mu?

“Büyük küçük her birlikte, her zabit, her yedek zabit ve hatta her er, üstünden hareket tarzına ilişkin bir emir almadığı durumlarla karşılaşabilir. İşte bu nedenle, kumandanların ve erlerin durumu kendi başlarına değerlendirerek gerekli kararları alabilecek nitelikte yetiştiklerine inanmadan bir askeri birliğin ve bir ordunun güçlü olduğunu düşünmek aymazlıktır (ve sonu) yıkımdır.”

Aslında eksik olan “profesyonellik” değil, kişilikleri gelişmiş, ideallerini yitirmemiş subay ve generallerdir Sayın Başbuğ!

Ancak kişilikli subaylar, memurlar, öğretmenler, mühendisler, doktorlar, yazarlar, düşünürler, bilim insanları, güçlü bir insan-severlikle donanmış olarak dünyada ve yurtta esenliği, barışı koruyabilirler.

Yabancı devletlerle sarmaş dolaş, ister subay, ister devlet yöneticisi ya da siyasetçi olsun, ülkemize, komşularımıza ve insanlığın ilerlemesine zarar vermekten başka bir işe yaramaz ve tarihin çöplüğünde yerlerini alırlar.

*

Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının yitirilmesine, yurttaşların onurlarının kırılmasına, yeni kuşakların kimliksizleşerek Doğu yobazlarının ve Batı’nın acımasız soyguncularının yedeğine girmelerine yol açan şey bu tür anlayışlardır ne yazık ki!

Sayın General Başbuğ! Pek beğendiğiniz Amerikan ordusu (düzeni) dünyanın dört bir yanında kan dökerken tiyatro mu oynuyor?

*

Tevekkeli değil, bu düşünceye Zaman gazetesinde Prof. Dr. Yasin Aktay’dan başka destek veren çıkmadı!

Ahmet Yıldız
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 10 Temmuz 2011, 23:44:14 »

Hilmi Özkökten sonra, Yaşar Büyükanıtla heyecanlandık önce. Ancak heyecanımız Yaşar Paşaya hediye edilen trilyonluk araba ile söndü. Ardından İlker Başbuğ ile umutlandık. Umutlarımız onunda küresel güçlere hizmet edeceği şimdiden belli olan kitabı ile bitti. Işık Koşaner?Ha?? henüz bir icraatini göremedik. Askerlerimiz, kalleşçe arkadan vurulurken, Ankara'nın göbeğinde askeri araçlara bomba atılırken, 1 haftada 7 generel sessizce tutuklanıp, 6 erimiz şehit olurken, Diyarbakır'da 2 Mehmetçiğimiz ve bir sağlık görevlimiz kürtlerce kaçırılırken derin uykularda majesteleri.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türkçü Kasırga
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.018


IRKÇI


« Yanıtla #2 : 11 Temmuz 2011, 00:41:25 »

Herkes, Hilmi Özkök ve Yaşar Büyükanıt’ın AKP’yle uyumlu (PKK’nin semirdiği dönemler!) Genelkurmay Başkanlığından sonra İlker Başbuğ’un 2008’de Genelkurmay Başkanı olmasıyla, İsmail Hakkı Karadayı ve Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun “dik duruş”lu döneminin geri geldiğini sandı!

İsmail Hakkı Karadayı ve Hüseyin Kıvrıkoğlu Türkoglu Türk’tü cünkü, elbette onlarin zamaninda terör sifira indirilecekti, elbette onlarin zamaninda kimse TSK’ya yan gözle bakamayacakti cünkü onlar Türkoglu Türklerdi...Birisi Bilecik’li digeri ise Cankiri’li Türk’tü...Ya onlardan sonra gelen üc GKB’ni Türkmüydü ?

Bu iki Türk soylu Pasa’dan sonra gelen son üc GKB’ni döneminde terör tekrar hortlamistir, ABD ve hacli Avrupa yapmak istediklerini anca bu iki Türk soylu pasadan sonra gelen devsirme pasalar döneminde sahneye koyabilmistir. akp magduriyet oyununu bu üc devsirme Pasa döneminde yapmistir.

Özellikle Ilker Basbugu denilen Makedonya’li arnavut tohumu döneminde binlerce yillik sanli tarihi olan Türk Ordusu hak etmedigi alcak muamelelere maruz kalmistir. Ondan önce ki GKB’ni Selanik dönmesi ABD’nin tasmali köpegi Yasar Büyükanit döneminde ortam hazirlanmis, arnavut soysuzu Kicbugu döneminde ise sanli Türk Ordusu alabildigince asagilanmis, askerler bu soysuzun döneminde zindanlara tikilmistir !


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.067 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.027s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.