TÜRK DOĞMAK
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Ekim 2019, 12:58:02


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: TÜRK DOĞMAK  (Okunma Sayısı 1433 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 04 Ağustos 2014, 00:21:53 »

Boyun eğmeyen, kendini başkasının buyruğuna bırakmayan, yalnız bu seslerle kendi ruhunun sesini, şanla, şerefle yaşayan ecdadın fedakârlıklarını içinde duyan kimse bağımlı olmayı kabullenmez, kabullenemez. Sadece bu dünyanın tadından ve hayatın zevklerinden bahsedemez. O, milli şuurun en yüksek mertebesinde, kendi destanlarının söylenişinde, vatan sevgisinin hayranlık duyulan cesaretinde, kalbini doldurduğu eşsizliğinde yaşar. Yüreğinde taşıdığı, yaşattığı bu milli hislerin mesuliyetini idrakle, bunları daha şiddetle ifade etmek ve daha güçlü duyurmak, son kuvvet ile haykırmak ister. Gönülden taşan bu güçlü ülkü, bu erdemli şuur çoğalan onlarca yıldan mücadele ederek gelir, mânâları derinleşen binlerce gözün ruhlarına karışır, ataların kutsal emanetlerini koruyan kudretin nefesi olur, Kızılelma ülküsü ile tutuşur, kalp atışlarını hızlandırır, sonsuzluk gibi bir hudutsuzluğa, en yüksek bilince kavuşturur. İşte o zaman gözlerimiz birer cihan gibi parıldar, asil olmanın onuru bizi kokusunda vefasını duyduğumuz toprağımıza sevdalı kılar.

Türk doğmanın onurundan mahrum ve yoksul ruhların korumakla sorumlu oldukları bir hürriyetleri ve istiklalleri yoktur. Aynı diğerleri gibi mücadele edecekleri savaşçıları, uğrunda ölmeyi göze alabilecekleri ülküleri de yoktur. Barış, hakikat ve adalet adına saçmalıkları ile bağımlı olmayı yüz kızartıcı saymayan fuzuli yaşamları tiksinti vericidir. Uşak ruhlu zihniyetleri, baskı altında bırakılmışlık hissini yasal kılmak için vatanı her fırsatta kötüler; çünkü birikmiş ihanetleri, tasarlanmış sarsıntılarını yaşatmayı sürdürmek zorundadır. Her zeminde milli şuur hedef alınır, kendileri ile aynı görüşleri paylaşanlarla uyumlu görüşmeler, anlaşmalar yapılır, kendileri gibi düşünmeyenler düşman ilan edilerek, sözde o çok öfkelendikleri ama sistemli bir şekilde uyguladıkları baskıcı yönetim biçimleri ile şahsiyetsizlikler şaha kaldırılır. Boş inançlara büyük anlamlar yükleyenler, bir defa olsun donakaldıkları adi hayatlarında doğruyu söyleyebilseler, kendi kendilerini uyutma sıralarından, rüya âleminden, günlük zafer sarhoşluklarından çıkıp, kendi kendi olabildikleri hakiki bir ülkü meselesi için mücadele edebilselerdi, taviz veren durumundan, verdiren konumuna geçebilirlerdi. Ataların koruduklarını, emanetlerini, kahramanlıklarını anlayabilseler, duyumsayabilseler, hissedebilseler ve her sahada geç kalmayı kendilerine yakıştırmasalar, cesaretle ölümü göze alabilseler, gelecek nesiller için yaşayabilselerdi, elbette bütün bu fenalıklarla mücadele etmek mümkün olacak, olabilecek idi.

Boyun eğmezliği, ırkî asaleti, manevî gücü, insanlık meziyetleri ile haksızlıklara, fırtınalara, ıstıraplara, acılara yenilmemiştir. Bu, şerefle yaşamış ecdada karşı yapılacak en büyük sorumsuzluktur. Milli çıkarları şahısların üstünde tutan, haksızlıklarla savaşta cesur, gönüllerde arzulanan Türk ülküsünü körükleyen ezeli rüzgârlar gibi tutuşturarak, onu bütün ruhları saran büyük yangınlara döndürmelidir. Muhteşem gayemiz, yabancılaşma sürecine girmiş olanların dayattıkları, şimdilerde pek beğeni toplayan, 'üstündeki bölünmüş, altındaki bölünse ne olur' lakırdıları ile hiçbir zaman heba olmayacaktır. Maddiyatın aldatabileceği ilkel kimseler, her türlü ticaretin merkezi ruhları ile düşünür, hareket ederler. Haysiyet evvela bu gibi kafaların eli ile yok edilmiştir. İnsan organlarından zehirli atıklara, doğal kaynaklardan işgücünün sömürülmesine, uyuşturucu üretiminden kara para aklamak adına cazip yerler teminine, terör sermayesinden füze satışına, nesilleri tükenmekte olan hayvan türlerinden genlerin ticaretine, küresel karaborsa ekonomisinin dayattığı gizli hesaplardan satılık vatandaşlık, pasaport ve küçük çocuklara kadar her şey küresel şirketlerin sermayesi haline gelmiştir. Bazılarının yaptığı gibi ayıplamak, şiddetle kınamak, ekranlar karşısında 'nerede olursa olsun izin verilmemelidir' sözleri mide bulandırıcıdır.

Bütün bu onursuzluğa dur diyebilecek, yeryüzünden ortaklaşa despotluğu silecek biricik kudret yine Türklerdir. Kendi kendilerine istikrar vasfı isnat edenler, sırtları sıvazlayan ellerin kuvveti ile harekete geçenler bunu asla anlayamazlar. Zira gönülleri ve kafaları tıpkı kendileri gibi her şeyi sömüren birer boşluktur.

Çi-Çi

04.08.2014
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 10 Ağustos 2014, 19:42:55 »

Ataların gönüllerinden bir miras gibi süzülüp gelen ülkü, yaşamamış olduğumuz hayatların hatıralarına bizi birlikte kavuşturur. İçimizde daha önce var olan, binlerce yıldan beri süre gelen hatıralarını buluruz. Hissettiklerimizin hakikatine inanırız ve yine aynı arzularımızda olduğu gibi uğrunda savaşırız, hayalimizi birçok defa gerçekleştirdiğimiz gibi gördüğümüzü, duyduğumuzu, düşündüğümüzü hiçbir zaman unutmayız, bırakmayız. Zaten böyle her şey ülküye benzer, her şey Türk yaratıcı gücüdür. Hayallerimizi besleyen, büyüten bu efsunlu his, bizi hemen hakikatin üstünde açılan milli ülkünün kutsal âlemine gotürür. Hükmünü ölmez zaman içinde hazırlar. Kan böylece damarlarda gizlenen öncesiz varoluş bilgilerine cevap verir. Hep söylenmesi gerekli, yapılması zorunlu ve gerçekleşmesi imkânlı hisleri duyurur. O, gündelik siyasetlerle anlatılamayacak en yüksek eğilimlerimizi, bizim de daha çok böyle hissedince bilinçlendiğimiz gizemlerimizi açığa çıkarır.

Türk ülküsü, Türklüğün yalnız zekâsının aydınlık yüzü ve dili değil ama aynı zamanda yüreğinin, kanının asil ve arı gücü olan kendine özgü bir ifadesidir. Zira bu ruh, yalnız mukaddes duyguların bir anlatımı ve sadece söylemesini değil, sevmesini, haykırmasını, uğrunda ölmesini de bilen inançlı ve kudretli bağları, sanki herkesin duyduğunda anlatamayacağı hasretleri, ayrılıkları, dilekleri de anlatır. Ruhun direnişini, hayatın ezeli hakikatini, güzellerin bağlılığını, yiğitlerin aşkını duyurur. Dilimizi, inancımızı, yaşantımızı içimizde hiçbir zaman kaybetmediğimizi, terk etmediğimizi hatırlatır ve geçmiş zamanlarımız bize geriye gelir. Nazlı hilal yay ve kudretli yıldız ona kiriş olduğunda, eski baharların gönülleri yeniden açılır, evvelki ömrümüzden koparılmış, kesilmiş birtakım esas parçaları, ruhumuzu tekrar sarar. O güzel günlerimizin mücadelesini özleriz; zira yıkılmış basamaklarımız yeniden kurulur.

Şüphe yok ki bu sesleri duyanlar, asıl ruh âlemlerine kavuşanlardır. Türk ülküsü, her zaman içimizde beslemek için yaşattığımız, inancın büyüklüğüne vardığımız, öncelerin ötesinde duyumsadığımız manevi varlığımızdır. Hafızamızın bu en eski zamanlarına inildiğinde bugünkü fikirlerimize ama bugünkü hayat ile karışmış ve bulanmış olanlarına değil, o günlerin hayatı yaşadığı gibi hakiki ve anlamlı fikirlerine ulaşırız. O günlerin birçok güzelliklerinden şimdi nasıl mahrum olduğumuzu görürüz. Sonsuz bozkırlarda at üstünde kuvvetlenmiş ve büyümüş cesur yürekleri, en tatlı uykuların içindeki rüyalara benzeyen çulpan kadar güzel yüzlü kızları, gözlerden gönüllere süzülen çiçek kokulu akşamlarda dinlerken Türk ezgilerini işte biz o zaman yaşarız. Toprağın üstünde rüzgâr gibi uçarcasına gezinirken içinde kaybolmaktan çekinmediğimiz uçsuz bucaksız stepleri, sevilen birisi ile beraber aynı tehlikelere girip çıkmanın tadını, ortak duygu ve anlayışların birleştirdiği daha böyle pek çok ince zevkleri özleriz. Mayası, tadı o kadar aşka benzer ki!

Şimdi ise, ne yazık ki o hakiki hayattan mahrum, içinde hapsolduğumuz, artık esiri bulunduğumuz bu yaşantıda, nereden geldiğini, ne olduğunu, kim olduğunu unutmuş kimselere mahkûm olmuşuz. Bir ruhu olmayan, ruh olamayan, varlıktan sıyrılamayan, olan biten gibi asılsız, alabildiğine umarsız ve sonsuza dek mecalsiz bu kimselere sabreder olmuşuz.

Çi-Çi

10.08.2014
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.045 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.