Türk'e Yabancılaştık
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 07 Aralık 2019, 09:44:57


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk'e Yabancılaştık  (Okunma Sayısı 1345 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Alaz
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 7



« : 21 Eylül 2009, 15:08:32 »

Türk'e Yabancılaştık



Bir insanın doğru adımlar atabilmesi için ilk önce önünü görmesi gerekir. İşte şu an gözlerimizdeki bağı çözemediğimiz için sağlıksız bir şekilde ilerliyoruz.

Biz Türkler ne zaman manevi kuvvetlerimizi kaybetmeye başladıysak düşmanlarımıza karşı yenilgiler almamızda peşinden gelmiştir. Günümüzde ise kitle kültürü başta olmak üzere ithal ideolojilerle, dinle, maddiyatla Türk'ün manevi kuvvetleri tekrardan unutulmaya yüz tutulmuştur.

Biz Türkçüler için milletimizin hayatını koruyan dört savunma hattımız vardır. Bunlardan sonuncusu ve en mühimi olan ise milli şuurdur. Bir millet bağımsızlığını kaybetse bile milli şuuru uyanıksa tekrardan özgürlüğüne kavuşur. Şanlı Türk tarihi bize bunu böyle öğretti. Ama sadece bize değil düşmanlarımıza da bunu öğretti. Bizi savaş meydanında yok edemeyen düşmanlarımız şimdi milli şuurumuzu yok ederek bizi uyuyan bir millet haline çevirmek istiyorlar nitekim başarılıda oluyorlar.

Milli şuur öncelikle tarihini bilmekle oluşur. İlkokuldan başlayarak bizleri eğiten okullarımızda ne kadar yeterli bir tarih bilgisi ile eğitiliyoruz tartışılır. Nitekim başımıza geçen her hükümet kendisine göre bir Eğitim Programı hazırladığı için eğitim sistemimiz çorba gibi oldu. Bu çorba olayı tarihimizde Milli Şef dönemi ile başlar. Bilindiği gibi Ulu Başbuğumuz Mustafa Kemal, tekrardan Türkçü düşünceyi yaymak, milli şuurumuzu uyandırmak için Türk Dil Kurumu’nu ve Türk Tarih Kurumu’nu kurmuş ve büyük önem göstermiştir. Ama 1938 sonrasında İsmet Paşa bir bıçak gibi bu kurumların yapmış olduğu çalışmaları kesmiş, Atatürk’ün emri ile hazırlanan ve matbaada basımı süren “Türk Tarihinin Ana Hatları” kitabını ortadan kaldırmış ve ikinci bir kez daha yazılmaması için yapılan çalışmaları da yok etmiştir. O dönemde yerine Yunan ve Roma tarihi öğretilmeye başlanılmıştır. Bu olayın günümüze yansıması da daha “Mu kıtasını, Güneş Dil Teorisini” hayatları boyunca bir kez bile duymayan, tarihini sadece Osmanlı'dan ibaret olduğunu sananlar var.

Bu yetmezmiş gibi milli bir siyaset izlenilmesi gerekirken her geçen gün biraz daha dışarıya bağımlı olmaya başladık. Devamında kültürel ve ekonomik alanlarda da milliliğimizi kaybederek kendimize yabancılaşmaya başladık. Siyasetimizin hali ortadadır. Türklükle alakası olmayan yöneticiler, milli çıkarların istismar edilmesi, Avrupa Birliği için her şeyi kayıtsız şartsız kabul edilmesi, yabancı diplomatların ülkemizdeki azınlıklarla görüşmeler yapması… Ekonomik olarak İMF’ye borcumuz ne kadar?... Bunları hepimiz biliyoruz hatta daha çok şey biliyoruz ama boşuna gözleriniz yorulmasın şimdilik.

Şu ana kadar hep yöneticileri suçladık bizi şuursuzlaştırıyorlar diye. Şimdide nasıl kültürel yozlaşmaya alet olduğumuzu bir görelim. Sabah işe ya da okula gitmeden önce bir kahve içmezsek kendimize gelemiyoruz(!) Kahvemizi de mutlaka Starbucks’tan içiyoruz. Çünkü isim yapmamış bir mekanda oturmak amiyane geliyor. Kılık kıyafet konusunda artık Avrupalıdan farkımız kalmadı. Bütün markalarını ezbere biliyoruz. Erkeklere ne demeli! kırk yıl düşünsem Türk erkeğinin pembe renk giyeceği aklıma gelmezdi. Çocuklarımız artık anasına, babasına adı ile hitap ediyor. Hele bir “AŞK” var ki her şeyi bir yana bırakıp ibadet eder gibi işimiz gücümüz aşk oldu. Kitap yazanlarımız, müzik yapanlarımız sadece aşk konusunu işler durma geldiler çünkü bütün derdimiz aşk olmuş. Uzun lafın kısası Türk olmaktan ve hayatı Türkçe yaşamaktan çoktan çıkmışız.


Düşünebiliyor musunuz bin bir zulüm gören binlerce Türk kandaşımız varken bizimkiler “Türk – kürt kardeştir” diye sokaklara dökülüp sloganlar attılar. Oysa ki kürtler için yaşam şartları Türklerinkinden bile onlarca kez daha iyi iken ve her şey kürtlere göre düzenleniyorken. Atatürk döneminde yalnızca Türk vardı, şimdi Türk – kürt kardeştir. Yarın ise sadece Kürtler mi olacak? Daha ne kadar kendimizi küçülteceğiz?

İşte Türk milletine ait olmayan bu duruşu sergilemek şuursuzluk ve hatta ihanettir. Düşmanlarımız çok kurnazca hareket edip bizi sürekli içten bir karışıklık altında tutmak isterken onların bu planlarına alet olmamalıyız. Kafalarımızın içini Türklükle doldurmalı ve
Milli şuurumuz ile hareket etmeliyiz.

Sözlerime büyük Türkçü Nejdet Sançar’ın cümleleri ile son veriyorum.

“Asıl vazifemiz, Türk Ülküsünü zafere ulaştırmaktır. Yani Türkçülüğü, Türk’ün hayatına hakim kılarak, soyumuza düşman bütün fikir maskaralıklarının çanlarına ot tıkamaktır. Ve şimdi bu vazife, artık, sizlerin omuzlarına yüklenmek üzeredir."


Alaz TUNA
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.039 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.