Teknolojik Paranoyaklık. Milyonlarca İnsanın Milyarlarca Verisi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 28 Ocak 2020, 10:02:48


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Teknolojik Paranoyaklık. Milyonlarca İnsanın Milyarlarca Verisi  (Okunma Sayısı 1084 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TurkSoyu
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 99



« : 27 Nisan 2018, 19:05:59 »

ABD seçimlerinde ve Donald Trump'un kampanyasında Facebook'un sızdırdığı verilerin kullanıldığı belirlendi. Peki sadece sızdırılan veriler Facebook Üzerinden mi?

Günümüzde artık hayatımızın büyük bölümünde, işlerimizde, aboneliklerimizde, para transferlerimizde, görüşmelerimizde ve sosyal hayatımızda etkili olarak teknolojiyi pek çoğumuz kullanıyoruz. Popülaritesini yeni sosyal medya ortamları sayesinde yitiren Facebook seçimlerde bu kadar etkili oluyorsa Mark Zuckerberg'e ait olan İnstagram, Whatsapp gibi uygulamaların kullanılmadığından ne kadar eminiz?

Whatsapp üzerinde konuşmalarımızın tamamı yedekleniyor ve bir veri merkezinde depolanıyor. Hepimiz için milyonlarca veri var. Bu verilerin analizi etkili bir kodlama ile ortaya çıkarılan yazılımlar sayesinde yapılabiliyor. Facebook'da bulunan bir açık sayesinde bu yapılabildiyse şirketlerin farkında olarak yaptığı yazılımlar sayesinde de yapılamaz mı?
Telekom şirketleri direk kimlik fotokopisi kullanmak yerine Whasapp üzerinden bayilere kimlik resimlerinize kadar gönderiyorlar, pek çok işlem, dosya, video ve ses gönderiminin yanı sıra şirket içi konuşmalar için bile kullanılan popüler uygulama Whatsapp. Sizce hepimiz birer veri miyiz? Reklam ve siyasi propagandalar için kullanılabilecek içerikler miyiz?

İnstagram için de farklı bir şey söylemeye gerek yok diye düşünüyorum. Fotoğraflarımız, beğendiğimiz gönderiler, anlık hikayeler teknolojik kimliğimizi yaratmak için kullanılıyor olamaz mı?

Aynı konuyu Swarm içinde ele almak mümkün. Anlık olarak kimin nerede olduğu açık ve net bir şekilde ortaya çıkıyor. Eskiden nerede olduğumuzu kimsenin bilmesine ihtiyaç duymazken şimdi insanlar evlerinde bile check'in yaparak veri havuzuna katkıda bulunuyorlar.

İşi biraz daha abartalım mı?

Aynı konuyu Google için neden düşünmeyelim. Hepimizin kullandığı telefonları ele alalım... Pek çoğumuz Android tabanlı telefonlar kullanmaktayız. Bilindiği üzere telefonlarımız hacklendiğinde ufak bir trojan yardımı ile ortam dinleme, ortam görüntülemesi, rehberimizdeki kişiler, galerimiz gibi pek çok veriye hackerler ulaşabiliyor. Ancak bu işletim sisteminin yaratıcısı Google'ın bu tarz yazılımlara ihtiyacı yok. Direk istedikleri anda cep telefonunuza ulaşıp telefon üzerinden yaptığınız her şeyden haberdar olabilirler. Sizleri veri olarak kullanabilirler.
Aynı şekilde arama motoru olarak kullandığımız Google.com'u ele alabiliriz. Fark ettiyseniz reklam servisi aradığınız kelimeleri filtreleyerek karşınıza ilginizi çekebilecek reklamlar çıkarmakta. Bu da demek oluyor ki aradığınız her kelime, girdiğiniz siteler, okuduğunuz makaleler ve bir sitede geçirdiğiniz süre tamamen kayıt altında...

Peki size ülkelerin politik ve siyasi yapısını oluşturan bir şirketten yani Cambridge Analytic'den bahsetsem?
Bu bahsettiğim şirket son derece gizli bir yapı içerisinde çalışmakta, verilerin kimden alındığı, nasıl bir çalışma yürüttükleri hakkında pek fazla veri yok ancak çalıştıkları insanlar ülke liderleri, siyasi parti liderleri, büyük pek çok şirketin yöneticisi. Bu bahsettiğim şirketin etik anlayışı ve insan haklarına dair bir kaygısı yok.

Örnek vermek gerekirse Bursa'da belediye başkanlığına adaysınız. Kampanyanızı yürütmek için bu şirket ile görüşmeye başladığınız andan itibaren çalışmanızı alıyorlar ve tam bir propagandaya çeviriyorlar. Bursa'da yaşayan insanların büyük bölümü analiz ediliyor, kampanyanız bunun üzerine oluşturuluyor. Sizi zorlayacak olan rakiplerinize bir takım komplolar kuruluyor.
Ne gibi Komplolar?
- Ünlü bir iş adamından veya kaynağı belli olmayan bir yerden yüksek miktarlarda ödeme.
- Rüşvet, rant için gizli görüşmelerin kaydedildiği videolar
- Fotomontajlar, ses kayıtları ve seks skandalları
- Aile bireylerine dair yipratma politikları. (Müslüman bir ülkede oğlunun kumarbaz olduğu duyulan bir başkan adayı gibi.)
- Skandallar için adayın kaldığı otel odasına ve evine eskort diye tabir ettiğimiz kişilerin gönderilmesi.
- Araçlarına ve evine uyuşturucu yerleştirilmesi

Yukarıdaki örnekleri daha önce yaptıklarını bir gazetecinin gizli kamerası önünde söylüyorlar. Önemli olan bu yapılan eylemleri etik veya ahlaki olması değil. Önemli olan halkın kandırılması ve bu haberlere inanması. Aslında bu olaylar hiç olmasa bile olur. Önemli olan medyada ve sosyal medyada yer alması, insanların bu konu hakkında Twitter gibi mecralarda fikir belirtmesi, konuşmaya başlaması. Sonrası ise çorap söküğü gibi gelecektir. Bu taktikler ile daha önce pek çok seçimde çalışmışlar örnek vermek gerekirse Afrika'da Kenya'da, Meksika'da, Malezya'da, ABD'de, Brezilya'da...
Siyasi partilerin marka çalışmaları, siyasi yapılanmaları, manifestoları ve konuşması gereken parti üyelerinin bütün konuşmaları bu kişiler tarafından yazılıyor. Ve en önemlisi de bütün bu işlemler sırasında halk kendilerinin manipüle edildiğini fark etmiyor. Propaganda hissettirmeden yapılıyor. Farkına varan bir kaç insan bu verileri (görüntü ya da video) buraya kim koydu sorusuna cevap arıyor. Ancak bir kaç kişinin fark etmesi bir şeyi değiştirmiyor.

Şimdi dikkatimizi tekrar ülkemize yönlendirelim. Büyük skandallara bakalım...
Ben aklıma gelenleri sıralayacağım. Siz devamını getirebilirsiniz.
1. Deniz Baykal'ın skandalı ve arkasından Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına geçmesi.
2. RTE'nin ve ailesinin ses kayıtları, euroları saklayın tapeleri
3. Balyoz ve Ergenekon davalarında halka gösterilen video ve ses kayıtları.
4. Başbakan Binali Yıldırımın oğlunun kumarhane görüntüleri.

Napolyon'un bir sözü ile makaleyi bitirmek istiyorum.
"Politika para yerine insanların ortaya sürüldüğü bir oyundur."
Esenlikler andalar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 10 Mayıs 2018, 14:13:25 »

Yazın için Teşekkürler kandaşım.

Teknolojiyi geliştirip elimize verenler bunu bedavaya yapacak değiller. Para istemeyen uygulamalarda çoğunlukla para onu kullanandır. İnternet ortamında çoğu kişi bunlardan haberdar olsa da olayın yeterimnce farkında değiller. Herkes bir şey olmaz kafasında ancak Facebook'un kurucusu Marc Zuckberk paylaştığı bir fotoğrafında leptopunun kamerasını bantladığı görülüyordu. Bu işte bilgi sahibi olan birinin bile böyle davranması her şeyi açıklıyor.

Yazını tebrik ederim. Birilerini bu konuda bilinçlendirmek gerek.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.071 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.