Tarımda 5553 yasasının yazılışı ve okunuşu
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Kasım 2019, 01:23:54


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tarımda 5553 yasasının yazılışı ve okunuşu  (Okunma Sayısı 1798 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
börtug
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 37



« : 09 Mart 2012, 00:52:22 »

2006 gündeme gelen tarımda Tohumculuk Kanunu adı altında yasallaştırılan 5553 yasalı kanun nedir

Ülkede satılığa çıkartılacak yeni alanlar keşfetmekte gecikmeyen AKP hükümeti şimdi de tohumlarımıza göz dikti. Irak'ta savaş sonrasında çıkartılan 81 numaralı kararname gibi çiftçiler tohumluk alamayacak, tüketiciler sefalet koşullarına mahkum edilecek. Bu kanunla, bugüne kadar TAGEM (Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü)'e bağlı enstitüler aracılığıyla yürütülen tarımsal ar-ge sonucunda, TİGEM'e ait çiftliklerde tohumların üretilip üreticilere dağıtıldığı tarımsal sistem tamamen yok ediliyor. Özetle ülkemizin tarım sektöründeki tohum üretimi ve satışını özelleştiriyorlar. Kendi yerel tohumunu ve çeşitliliğini giderek kaybeden çiftçilerimiz 1 kg domates tohumunu 18-20 bin dolar fiyatla almak zorunda bırakılıyor. Tohumu  bir defa tohum almakla kurtulamıyorsunuz. Bir gram tohumun fiyatı her dönemde bir gram altına denk oldu.

Üstelik tohumunu toprağa bir ektin mi artık isteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz.

Genetik tohum o toprağa da zarar veriyor. Artık hep bu genetik tohumu kullanmak zorundasınız.

50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle dolduğu için artık
tamamen kullanılmaz hale geliyor.

Buna en güzel örnek
Türkiye'nin patates deposu olan Niğde ve Nevşehir bölgelerinde yetiştirilen patateslerde kanserojen maddeye rastlandığı için artık patates ekimine izin verilmemesidir)Yani  tohumu tek başına satmıyorlar. Tohum alana hastalığı bedava....
Tohum da dahil her türlü girdinin giderek uluslararası şirketlerin eline geçtiği bir sistemde üretici sözleşmeli üreticilikle ürettiği ürününü maliyetine ve maliyetinin altına satmak zorunda kalıyor. Tüketici ise üreticinin ürününü, sattığının 6 kat üstünde aynı ürünü tüketmek zorunda bırakılıyor.
Tohumculuk Kanunu Tasarısı'nın içerdiği en tehlikeli hüküm ise, çeşit'in; ".. geleneksel ve/veya biyoteknolojik yöntemlerle geliştirilmiş olan genetik yapı" olarak tanımlanması ve tescile tabi kılınmasıdır. Yasanın bu maddesiyle, çok uluslu şirketler, bu topraklarda yüzyıllardır, doğanın ve insan emeğinin oluşturduğu tohumları, neye yarayacağını bilmediğimiz biyoteknolojik yöntemle kazandırdıklarını iddia ettikleri sözde "yeni" özellik ile patentlemeye çalışıyorlar.
 
Ayrıca biliyoruz ki Türkiye'ye her yıl, 2 milyon tona yakın genetiği değiştirilmiş (GDO'lu) mısır, soya, pamuk ve kolza hiçbir denetime tabi olmadan girmekte; yem rasyonlarına katılmakta, işlenmekte ve 800 çeşidin üzerinde ürün olarak tüketici sofrasına ulaşmaktadır.
 
Türkiye'de üretimi ve dağıtımı yasak olan GDO'lu tohumlar, bu Yasa Tasarısı ile yasalaştırılmakta ve ülkenin GDO ile işgaline ortam hazırlanmıştır. Artık yabancı şirketler, gen kaynağı olan ülkemizde, herhangi bir tohumumuzu, biyoteknolojik yöntemlerle kazandırdıkları bir özelliği gerekçe göstererek patentleyebileceklerdir.
Tüm Avrupa'daki bitki çeşidine yakın bir sayıda olmak üzere, 3 bini endemik toplam 13 bin bitki çeşidine sahip olan Anadolu coğrafyası, gen bankası niteliğindedir. GDO işgali, biyolojik çeşitliliğimiz üzerinde büyük bir tehdit oluşturacak, çiftçinin tohum ayırma hakkı da elinden alınmış olacaktır.
 
Yasa taslağının 15. maddesinde bahsedilen yetki devriyle birlikte kamu üretim, sertifikalandırma, ticaret ve denetimi, uluslar arası dev tarım şirketlerine bırakılacaktır. Böylelikle de ülkemizin "gıda güvenliği" ve "gıda güvencesi" bir avuç uluslar arası gıda tekelinin insafına bırakılmıştır.
   
GDO'LU TARIM ÜRETİCİYİ VE TÜKETİCİYİ ÖLDÜRÜR .
Bu yasayla ülkenin gıda geleceğinin satılmıştır.
 
Ayrıca tohumların patent altına alınmasına, çokuluslu tohum tekellerinin tohum piyasasını ele geçirmesine hak tanıyarak çiftçi haklarının ihlal edilmesine yol açmıştır. Çiftçiler binlerce yıldan gelen bilgi birikimiyle ıslah ettikleri tohumlukları üzerindeki haklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
 
 
Tohumlarımız patentlendi.
 
Ülkenin yüzyıllarca sürede oluşturduğu tohum zenginliğini bir avuç çok uluslu şirketin kar etmesine için verilmiştir. Bilinmelidir ki bu çok uluslu şirketler tohumlarımızı ve toprağımızı hem bozmaya hem de bizden almaya gelmiştir. Topraklarımıza ve Tohumumuza,Ekoloji Kolektifi olarak gıda güvenliğimizi, sağlığımızı ve yaşamımızı, tarımımızı yok edecek..
Bu yasa 2006 çıktı ama henüz tam anlamıyla icraata geçmedi yavaş yavaş sindire sindire yapıyorlar bir kaç yıl sonra saksıya ekecek olsan bile kendi tohumunu üretemeyeceksin. Toprak haşır neşir olan kandaşlarım bilir bahçenin en güzel ürünü dalında bırakılır gelecek yıl için, ekim zamanı köylüler bu tohumları birbirleriyle takas ederek ürün çeşitliğini arttırırlar...
Merak ediyorum
Acaba gelecek nesil bir üründen nasıl tohumluk alınır bunu bilecekler mi?
Ya da tohum alabilecekleri bir ürün olacaklar mı?
İlerde tarım yapabilecekleri bir toprak olacak mı?
Çiftçi olacak insan olacak mı?
Yediğimiz genetiği oynanmış sebze ve meyvelerden sonra ne kadar yaşarız?
Bir ülkede tarım biterse o ülkenin sonu mu gelmiştir?
Şimdi çocuklar gelecekte yetişkinler kış ve yaz meyve ve sebzelerini ayırt edebilecekler mi?
.
.
.
sorular sorular..........
Offf bu ne ya nere baksan işgal

 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Giray-han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.212



« Yanıtla #1 : 09 Mart 2012, 02:47:47 »

Kandaşım, bu tohumculuğun ne denli bir dünya pazarına dönüştürülmeye çalışıldığını biliyoruz. Genel olarak tohum üreticiliği konusunda, Amerika ve İsrail gibi ülkeler başı çekiyor. Tohumların kendileri ise, bu ülkelerin kanunları altında, "patent" yani birine mal edilmiş olarak üretildiği için, bunların başkası tarafından tekrar üretilmeleri, yasal olarak telif hakkı kapsamında oluyor. Şimdi bu tohum şirketleri dünya çapındaki üreticileri teker teker denetleyemeyecekleri için, burada yarattıkları o frankenstein tohumları n içine genetik olarak tohumları kısır yapan bir gen katıyorlar. Bu genin, yazınızda olduğu gibi, üreticiyi, tohumculara bağımlı eden, ve genel olarak bir ülkenin kaderini o tohumculara bağlayan bir özelliği var. Düşünün ki, ileride Amerika ya da İsrail'in istemediği bir cenke tutuştuk. Bir ambargo uygulandığında, ve üreticimiz tohumunu alamadığında, düşünün halimizi. Açlıktan öldüğümüz gündür. Onun dışında, tohumu satmadan, bu şirketler, anlaşmalı oldukları diğer şirketlerin aracılığı ile, öz çiftçimizi ortadan kaldıracak bir şekilde ülkemizde toprak satın alıp, o toprakta kendi tarımlarını yapmayı, ve bizim verimli topraklarımızdan çıkarttıklarını, insanlarımıza fahiş fiyatlara satmayı da düşünebilirler. Ki zaten o duruma düşer isek, büyük ihtimalle sesimizi de çıkartamayız.

Yılanın başı ufak iken ezilmeli, ve yabancı, GDO tohumlar, ülkemize sokulmamalıdır. İlla ki kullanacaksak, kendimiz geliştirip, kendimiz kullanalım. Türk'ün karnına, Türk'ün yetiştirmesi olmayan yiyecek girmesin.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
Türk Çerisi
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 796


« Yanıtla #2 : 09 Mart 2012, 12:42:00 »

Atatürk, ''Milletimizin %80 i çiftçi olmasaydı kurtuluş savaşını kazanamazdık'' demiştir.  Burada Türk'ün bedeni, sağlığı, gelecek nesilleri, ekonomik özgürlüğü söz konusu. İşte işgal böyle olur. Artık savaşlar cephelerde olmuyor, artık işgal düşmanın silahla yurduna girmesi şeklinde gerçekleşmiyor.

Çözüm nedir? Çalışmak, çalışmak, çalışmak. Okumak, okumak, okumak...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Çalış didin ve çalış yıldızlar kapacaksın,
Bir Tanrıya bir de Türklüğe tapacaksın!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.052 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.