Tarihçiliğin Kendi Kabuğuna Çekilmesi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 18 Kasım 2017, 09:40:10


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tarihçiliğin Kendi Kabuğuna Çekilmesi  (Okunma Sayısı 29 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 600


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« : 08 Kasım 2017, 18:04:33 »

Zeki Velidi Togan’a göre Türk Tarihi, Avrupa ve Asya’nın önemli medeniyetlerinin tarihi ile birlikte incelenmelidir. Aynı zamanda o, çalışmalarda daha verimli ve etkili sonuç alınabilmesi için bir yandan bu sahalara ait yabancı dilleri bilmenin öneminin üzerinde dururken, diğer yandan garplı âlimler ile Türk tarihçilerinin işbirliğini de önemsemektedir.

“Milletimizin eski ve orta çağ Asya ve Avrupa tarihinde oynadığı rol cihanşumüllük, muhtelif kavimler ve medeniyetler tarihiyle girift bir şekilde bulunmak bakımından dünya tarihinde ancak 18. 19. asırlarda İngiltere’nin bu iki kıta tarihinde oynadığı cihanşümul rol ile karşılaştırabilir. Yani tarihimizin seyri, bu tarihi, tekmil Asya ve Avrupa milletleri tarihiyle birlikte öğrenmeyi icab ettirmektedir. Biz tarihimizi 1) Bir taraftan Türkiye tarihini Yakın Şark, Akdeniz sahası ve Avrupa tarihi ile birlikte, 2) Diğer taraftan Umumi Türk, yani Türk kavimleri tarihini Asya ve Şarkî Avrupa, bilhassa Çin, Hind ve Rusya tarihi ile birlikte, iki koldan öğrenmek mecburiyetindeyiz. Biz, eski İskitler, Garbî Hunlar, Peçenek ve Bulgarlar, nihayet Osmanlılar tarihini öğrenmek için eski Yunanca ile Lâtince, Şarkî Hunlar tarihi ve umum Orta Asya tarihinin her devri için Çince; tarihimizin budist devrini, hafriyatlarda çıkmakta olan tarihi vesikaları öğrenmek için de Hindce, eski İran dillerini orta ve yeni çağlar için Arap ve Fars dillerini öğrenmek mecburiyetindeyiz… Türk Tarihi çok geniş sahaları istiab ettiği için bunu ancak kendi aramızda ve garplı âlimlerle geniş bir işbirliği temin etmekle başarabiliriz. Türk âlimlerinin tetkikatı muhakkak ki Garp dillerinde de neşredilerek garplilerin tenkidine tabi tutulmalıdır. Fakültemize Türk, Moğol, Çin, Hind, eski İran ve Slav dillerinde Türk kavimleri ve Türkiye tarihine dair ilmî neşriyattan ve bu dillerde yazılmış vesikalardan istifade hususunu öğrenmekte yardım edecek garplı mütehassıslar ile beraberce çalışmalıyız. Biz şimdiki halimizde tarihimizi kendi kabuğumuza çekilerek öğrenemeyiz, infirad ve taassup bizim için muzırdır.”

“Medeniyetler milletlerin ortak malıdır, hiçbir milletin saf bir «kendi medeniyeti» yoktur; fakat feodalizmin Türklerde ve Moğollarda inkişaf eden ülüş şekli muhakkak, bunların kendi hayat şartlarına göre teessüs ve inkişaf eden bir sistemdir.”

Zeki Velidi Togan, Türk Tarihini dünya tarihinin dışında veya onun kopuk bir parçası olarak görmez. O, bu tezini medeniyetlerin birbirine mutlak etkisi üzerinden izah eder ve Türk tarihinin özgünlüğünü vurgularken, bu özgünlüğün, insanlığın genel tarihi içindeki yerini göz ardı etmez.

Tan Hu
08.11.2017
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.045 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.