Sözde Ergenekon davasında ilginç bir dilekçe..
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Kasım 2019, 16:00:38


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sözde Ergenekon davasında ilginç bir dilekçe..  (Okunma Sayısı 1177 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ATABEK
Ziyaretçi
« : 08 Aralık 2009, 03:30:26 »

Esas
> No
> : 2009/85
> Talepte Bulunan
> Sanık :
> D.Ali ÖZOĞLU
> L.
> Konusu : Savunmaya ilişkin delillerin
> toplanması talebinden ibarettir.
>
> Açıklamalar :
>
>
> Yukarıda esas numarası
> yazılı davada 1 yılı aşkın bir süredir tutuklu
> bulunmaktayım.
>
> Hakkımda tutuklanmamı gerektirecek bir delil
> bulunmadığını
>  düşünüyorum, dolayısıyla artık haksız ve uzun
> sürelerle bu davada insanların neden tutuklu
> bırakıldıklarının da sorgulanması gereken bir aşamaya
> gelinmiştir. Bu nedenle bu hukuka aykırılığın
> delillerinin de araştırılması zorunludur. Zira gören
> bir göz düşünen bir akıl için bu davanın ABD’nin
> Fetullah GÜLEN Cemaati ile O’nun basın, polis ve yargı
> içindeki müritlerini kullanarak Türkiye Cumhuriyeti ve
> Cumhuriyetin asli koruyucusu olan TSK’yı hedef alan
> örtülü bir operasyon olduğu aydınlığa kavuşmuştur.
>
>
> Elbette hakimler de geri zekalı değildir. Bu nedenle
> yabancı gazetecilerin dahi anladığı ve titiz
> araştırmalar yaparak “böyle bir örgüt yoktur” diye
> rapor düzenlediği bir davada hala ve ısrarla yargılanan
> insanların tutukluluk hallerine son vermediklerinin
> nedenlerinin araştırılması ve ortaya çıkartılması
> gerekmektedir. Keza bu operasyonun kuklası
>  olan Fetullah GÜLEN’in, “gerekirse hakim ve savcı
> kiralayın” sözleri hatırlandığında bu kadar
> hukuksuzluğun sebebinin yargılamanın süresi olan hakim
> ve savcılar, acaba cemaat tarafından kiralandılar mı
> diye insanı düşündürtmektedir.
>
> Bir söyleme göre 25 milyar dolar, diğer bir söyleme
> göre 40 milyar dolar serveti bulunduğu iddia edilen
> cemaatin hakim ve savcı kiralama hedefinin bu davada
> gerçekleşip gerçekleşmediğinin ciddi bir suretle
> araştırılması zorunludur.
>
> Öte yandan 2 yıldır devam eden soruşturma ve
> kovuşturmalar sonucu gelinen aşamada esasen böyle bir
> örgütün olmadığı ortaya çıkmıştır. Mevcut
> iktidarı; irticanın, yolsuzluğun, hırsızlığın,
> rüşvetin, çürümenin, ekonomik çöküntünün, fuhuşun
> artmasının ve ranta dayalı devlet soygununun kaynağı
> olarak görmek ve bunun alternatifi olarak TSK’nın
> ülkeyi yönetmesini öngörmek, düşünmek
>  ve konuşmak suç değildir.
>
> Hoşunuza gitmeyebilir, çağdaş olmayabilir ancak bu
> bir düşüncedir ve suç değildir. Dolayısıyla örtülü
> operasyonun senaryosu gereği burada toparlanan insanların
> tek ortak yönü ABD politikaları karşıtı olması ve
> AKP’den hoşlanmamasıdır.
>
> Sizin “soruşturma” adını verdiğiniz bu örtülü
> operasyon CIA tarafından kukla haline getirilmiş Gülen
> Cemaatine bağlı bir polis grubu tarafından fiilen
> yürütülmektedir. Bütün kararlar ve uygulamalar polis
> tarafından alınmakta ve uygulanmaktadı r. Savcılar,
> sadece polis tarafından getirilen kişilere ve yine polis
> tarafından hazırlanan sorular yönelterek sorguları
> yapıyor gibi görünmektedir.
>
> Bilindiği üzere Türkiye’de polisler İçişleri
> Bakanlığı’na, İçişleri Bakanlığı da Başbakana
> bağlıdır. Dolayısıyla Başbakanın, “ben bu davanın
> savcısıyım” ifadesi aslında
>  bir gerçeği ifade etmektedir.
>
> Aynı şekilde hakimler ve savcılar hakkında
> soruşturma açılmasına karar verecek olan Adalet Bakanı
> da Başbakana bağlıdır. Bu da yargılamayı yapan
> mahkemelerin üzerinde, gerektiğinde kafa uçurmak üzere
> Demokles’in kılıcı gibi sallandığı anlamına gelir.
> Böyle bir devlette adaletin tecelli etmesi mümkün
> değildir. Böyle kanunsuzlukları n hesabı o polislerden,
> savcılardan, hakimlerden, Adalet Bakanından ve
> Başbakandan ancak iktidar değiştiğinde sorulabilir. Hiç
> kimsenin şüphesi olmasın ki bu hesapta mutlaka
> sorulacaktır.
>
> Yürütülen soruşturmalarda polisin dijital ortamda
> konusu suç teşkil eden veriler oluşturup, aramalarda
> hedef seçilen kişilerin evlerine ve iş yerlerine
> bırakılarak tutuklanmaları sağlandığı, keza hedef
> seçilen kişilere bırakılan bir kısım belgelerin
> “ÜRETİLMİŞ BELGELER” olduğu da hiçbir kuşkuya yer
>  bırakmayacak şekilde ortaya çıkmıştır.
>
> Öte yandan, Zir Vadisi’nde ve Gölbaşı’nda
> bulunan Lav silahları, el bombaları, plastik
> patlayıcılar İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla
> Özel Harekat Daire Başkanlığı tarafından illerdeki
> Şube Müdürlüklerinden toparlanıp, Emniyet İstihbarat
> Daire Başkanlığı’na teslim edilen silah ve
> mühimmatlardır. Fetullahçı olmayan dönemin Özel
> Harekat Daire Başkanı Behcet OKTAY, bu durumu fark ettiği
> ve karşı çıktığı için öldürülmüştür.
>
>
> Bu husus doğrudan davayla ilgilidir, bunun
> araştırılmaması açıkça iddia ve itham ediyorum ki
> mahkemenin de bu işin içinde olduğu yönünde kuvvetli
> şüphe uyandırır.
>
> Bu nedenle Behcet OKTAY’ın öldürülmesi olayının,
> Emniyetten bağımsız uzmanlar tarafından yetkili bir
> savcının denetiminde yeniden araştırılması
>  gerekmektedir.
>
> Sonuç olarak; Huzurdaki dava; ABD’nin angaje ettiği
> ve kukla olarak kullandığı Fetullah GÜLEN Cemaatinin
> illegal olarak emniyet ve yargıya sızdırdığı
> müritleri aracılığı ile yürüttüğü, esasen Türkiye
> Cumhuriyeti’nin bölünmesi ve rejim değişikliğini
> hedefleyen örtülü operasyonun bir parçasıdır.
>
> Bu şekilde TSK ve Cumhuriyet Rejimini güçlü olarak
> destekleyen unsurlar, destabilize edilerek örtülü
> operasyonun hedefine ulaşması amaçlanmaktadı r.
> Dolayısıyla ABD, bu davanın ve sürecin tamamen
> içindedir.
>
> Dava bir bütün olduğundan savunma delillerinin de
> yukarıda izah edilen olguları ortaya çıkartacak şekilde
> toplanması gerekmektedir.
>
> Bu
> bağlamda aşağıdaki delillerin toplanmasını talep
> ediyorum;
>
> 1.     
> Huzurdaki dava kapsamında
> yargılanan sanıklara bir bütün olarak, örgüt kurarak
> eylemlerde bulundukları iddia edilmekte ve geçmişte
> yaşanan bir çok olayın faili olarak bu hayali örgüt
> gösterilmektedir. Bunlardan biride Gazi Mahallesi
> olaylarıdır. Her ne kadar iddianame kapsamında soyut
> olarak Gazi Olayları’ndan bu hayali örgütün sorumlu
> olduğu iddia edilmişse de bu iddia sadece komedi
> parodilerine kaynak olacak bir iddiadır.
>
>
> Zira Gazi
> olaylarının kim tarafından nasıl
> başlatıldığı hususuyla olayların arkasında
> hangi gücün bulunduğu konusu İçişleri
> Bakanlığı’nın 15 Mart
>  1995  tarihinde Bakanlar Kurulu’na sunmuş
> olduğu gizli raporda hiçbir kuşkuya yer bırakılmayacak
> şekilde açıklanmıştır.
>
> Şöyle ki;
>
> ABD tarafından o dönemde Irak’ın lideri olan Saddam
> HÜSEYİN’e karşı “BOP” kod adlı bir operasyon
> planlanmış, bu operasyona ABD tarafından 100 milyon Dolar
> harcanmış ise de General Vefik SAMARRAY’i tarafından
> yapılması planlanan bu operasyonun Irak yönetimi
> tarafından öğrenilmesi üzerine operasyon mecburen iptal
> edilmiştir.
>
> 4 Mart 1995 tarihinde Mesut BARZANİ, Silopi’de Türk
> askeri yetkililerle görüşmüş, neticede Mart 1995’de
> ABD’nin karşı çıkmasına rağmen ÇELİK HAREKATI ve
> BOP kod adlı operasyonun fiyaskoyla sonuçlanması nedeni
> ile ÇEKİÇ GÜÇ operasyonu sona erdirilmek zorunda
> kalınmış ABD, yüzlerce CIA ajanı ve 7.500 Peşmerge ile
> bölgeden kaçmak zorunda
>  kalmıştır.
>
> BOP Operasyonunun Türkler tarafından Irak Yönetimine
> sızdırıldığından şüphelenen ABD, ÇEKİÇ GÜÇ
> HAREKATI’nın da Türkiye’nin engellemeleri sonucu
> başarısızlığa uğraması nedeni ile Türk ordusunu
> durdurmak için “GAZİ MAHALLESİ PROVAKOSYONU”nu
> sahneye koymuş ve “sen benim nüfuz alanıma girersen ben
> de senin içini karıştırırım” mesajı
> vermiştir.
>
> Bugün aslında ERGENEKON OPERASYONU ile yapılan da
> aynı amacın farklı bir şekilde
> geçekleştirilmesidir.
>
> Dolayısıyla savcılığın 15 Mart 1995 tarihli
> İçişleri Bakanlığı raporundan haberdar olmadığı
> düşünülemeyeceğine göre Gazi olayları provakasyonunu
> ne maksatla bu dosyaya dahil etmeye çalıştıkları çok
> açıktır.
>
> Türkiye Cumhuriyeti Savcılığı, CIA
> operasyonları nı temizleme makamı değildir.
>
> Bu nedenle savcılar hakkında suç duyurusunda
>  bulunulmasını ve 15 Mart 1995 tarihli, İçişleri
> Bakanlığı tarafından Bakanlar Kurulu’na sunulan
> GİZLİ RAPOR’un dosyaya getirilmesini talep
> ediyorum.
>
> 2.     
> Bu bir gizli
> servis operasyonudur. Cemaatlerde bununla ilişkilidir.
> Bundan dolayı ABD elçiliklerinde görevli olanların
> Türkiye’de kullandıkları telefon kayıt
> dökümleri,isim listesi ve kullandıkları telefonların
> geriye dönük iletişim döküm
> kayıtları,
>
> 3.     
> MİT’e
> müzekkere yazılarak
>  CIA’nın Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerinin
> bulunup bulunmadığı gösteriyorsa bu şirketlerin isim
> listesi ve şirketlerin yöneticilerinin telefon
> kayıtları,
>
> 4.     
> İstanbul ve
> Ankara Ticaret Odaları’na müzekkere yazılarak
> CIA’nın şirketlerinden olduğu iddia edilen
> İNTERGRAF
> adlı şirketin Türkiye temsilcisinin kim
> olduğu bu kişinin kullandığı bütün telefonlarının
> tespit edilerek telefon kayıtlarının geriye dönük
> olarak çıkartılması ve bu kişiye geçici olarak yurt
> dışına çıkış yasağı
> konulmasına,
>
> 5.     
> Elazığ
> Cumhuriyet Savcılığı’na müzekkere yazılarak 2001
> yılında Elazığ’da yargılanan bir öğretmenin camide
> unuttuğu çantasının içinde bulunan ve bütün
> Türkiye’deki yargı dahil Gülen Cemaati’nin; emniyet,
> ordu,,yargı ve sair kurumlardaki yapılanmasını gösteren
> 8 ya da 11 adet CD’nin
> istenilmesine,
>
> 6.     
>  MİT’e
> müzekkere yazılarak Gülen Cemaatinin
>  müritlerinin ABD Gizli servisi CIA’ye angaje edilip
> edilmediğinin ve cemaatin müritlerinin yabancı ülkelerde
> ABD hesabına ajan olarak kullanılıp
> kullanılmadığının sorulmasına, aynı sorunun adli
> yardımlaşma çerçevesinde Rusya ve Özbekistan’a
> sorulmasına,
>
> 7.     
> Genelkurmay
> Başkanlığı’na müzekkere yazılarak son iki yıl
> içerisinde Gülen Cemaatinin yargı, emniyet ve diğer
> kurumlar içerisinde yapılanmasını gösteren mutemet
> kişilerin isimlerinin bulunduğu bir CD elde edilip
> edilmediği, elde edilmişse bu CD de savcı M.
> Ali PEKGÜZEL’in adının bulunup bulunmadığının
>  sorulmasına
>
> 8.     
> Genelkurmay
> İstihbarat Başkanlığı’na müzekkere yazılarak Gülen
> cemaatinin yabancı bir gizli servise angaje edilip
> edilmediğinin sorulmasına
>
> 9.     
> Genelkurmay
> Başkanlığı’na müzekkere yazılarak ruhsal bir
> rahatsızlık nedeni ile askerliğini yapamadığına dair
> iddianın bulunması karşısında adı geçen kişinin bu
> raporunun savcılık ve devlet memurluğu yapıp
>  yapamayacağının belirlenmesi açısından askerlik
> dosyası ve sağlık raporlarının
> istenmesine
>
> 10.
> Adalet
> Bakanlığı’na müzekkere yazılarak Zekeriya ÖZ’ün
> bu güne kadar psikiyatrik hastalıklardan rapor alıp
> almadığı ve aldıysa kullandığı
> ilaçların dökümünün
> istenmesine
>
> 11.
> Zir
>  Vadisi’nde ve Gölbaşı’nda bulunan silahların Özel
> Harekât tarafından Emniyet İstihbarat Daire
> Başkanlığı’na teslim edilen silahlar olduğu ortaya
> çıkması nedeni ile bu duruma tepki gösteren ve
> Fetullahçı olmadığı anlaşılan Daire başkanı Behcet
> OKTAY’ın bu gerçeğin açıklanmasının engellenmesi
> maksadıyla öldürüldüğü iddialarına nazaran intihar
> denilerek kapatılan bu olayın emniyet dışında
> bağımsız bir kurul tarafından araştırılmasına, mezar
> fek’i yapılarak derhal yeniden otopsi yapılmasına, o
> geceye ait kendisinin ve o gün birlikte olduğu kişilerin
> telefon dökümlerinin geriye dönük olarak istenmesine
> karar verilmesini mahkemenizden talep
> ediyorum.
>
> 12.
> Eski Adalet Bakanı M.Ali
> ŞAHİN’in oğlu Bekir ŞAHİN’in, Uluslararası
> Danışmanlık şirketindeki ortağı ABD eski askeri
> İstihbarat görevlisi Larry adlı kişinin geriye dönük
> bütün telefon kayıtlarının
> getirtilmesine,
>
> 13.
> Mehmet EYMÜR
> ve eşi Janset EYMÜR’ün adına kayıtlı telefon ve
> elektronik posta kayıtlarının
> getirtilmesine,
>
> 14.
> Son 5 yıl
> içerisinde ABD’den gelip Erzurum’a uçan
> Amerikalıların isim listesinin THY’dan istenmesini ve bu
> ABD’lilerin kaçının ya da hangisinin Cuma namazı
> kılmak için Ulu Cami’ye gittiğinin MİT’den
> sorulmasına,
>
> 15.
> Huzurdaki
> davanın gelinen aşamasında bir örgüt bulunmadığı
> orta zekalı bir insanın dahi algılayabileceği
> açıklıkta ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu kadar
> çok insanın neden uzun süredir tutuklu bulunduğu, bunun
> hukuk dışı nedenlerinin var olup olmadığının tespiti
> için;
>
> a-)Beşiktaş
>  Adliyesi’ndeki hakim ve savcıların malvarlığı ve
> banka hesaplarının araştırılması,
>
> b-)En az 3 yıllık süreyle geriye dönük olarak
> kendilerinin, zabıt katiplerinin ve koruma polislerinin
> telefon kayıtlarının araştırılması,
>
> c-)ABD Büyükelçiliğinde görevli kişilerle
> Beşiktaş Adliyesi’ndeki Hakim ve savcıların herhangi
> bir irtibatının bulunup bulunmadığının
> araştırılması,
>
> d-)Virginya’da CIA
> merkezinde görevliyken operasyondan hemen önce ilginç bir
> şekilde Türkiye’ye gelen Mehmet EYMÜR ile Beşiktaş
> Adliyesi’ndeki hakim ve savcıların kişisel
> bağlantılarının bulunup bulunmadığının
> araştırılması,
>
> e-)Beşiktaş Adliyesi’nde görevli hakim ve
> savcıların ABD tarafından angaje edilmiş ve bu
> operasyonda kukla olarak kullanılan Gülen Cemaati
> tarafından kurulan dernek ve vakıflara
>  üyeliklerinin bulunup bulunmadığının
> araştırılmasına,
>
> f-)Savcı Zekeriya ÖZ, M.Ali
> PEKGÜZEL, Hakim İdris ASAN, Sedat Sami HAŞILOĞLU, Ömer
> DİKEN’in Gülen cemaatinden olup olmadığının
> araştırılmasına,
>
> 16 
> .Daha öncede izah ettiğim üzere
> bu operasyon, ABD’nin yürüttüğü örtülü bir
> operasyondur. ABD’nin bu operasyon için
> CIA’nın Türkiye’deki istasyon şefi olan Cemis
> Jeffre’ye 400 milyon dolar
> gönderdiği ve bu paranın bir kısmının
> örtülü operasyonun psikolojik
>  harp desteğinin sağlanması için medyaya
> aktarıldığı yönünde iddialar
> bulunmaktadır.
>
> Bu iddiaların aydınlığa
> kavuşması için;Cengiz ÇANDAR,Fehmi KORU,Yasemin
> ÇONGAR,Ahmet ALTAN,Hasan Cüneyt ZAPSU, Can PAKER,Ali
> BAYRAMOĞLU, Hasan Kaya CEMAL, Soner ÇAĞAPTAY, Eser
> KARAKAŞ, Kaan SOYAK, Amberin ZAMAN, prof dr. Namık D.
> VOLKAN, Ekrem DUMANLI, Mümtaz Er TÜRKÖNE, Mehmet ALTAN,
> Ergun BABAHAN, Emre AKÖZ, Tamer KORKMAZ, Umur TALU, Şamil
> TAYYAR, Cüneyt ÜLSEVER, Hadi ULUENGİN, Ahmet ÇALIK,
>   Nazlı ILICAK  adlı kişiler ile Zaman
> Gazetesi,Bugü n Gazetesi, Anadoluda Vakit Gazetesi,Yeni
> Şafak adlı gazetelerin sahibi olan şirketlerin, CIA
> istasyon şefi Cemis Jeffre’nin Türkiye’ye atandığı
> ve göreve başladığı günden bu güne kadarki tüm
> bankalar ile borsadaki hesap hareketlerinin
> araştırılmasını
>  mahkemenizden talep ediyorum.
>
> 24.09.2009
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.051 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.