Sosyalist Çin'in emperyalizmi - Yasin ŞAHİNER
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ekim 2019, 08:16:32


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sosyalist Çin'in emperyalizmi - Yasin ŞAHİNER  (Okunma Sayısı 3133 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« : 01 Ocak 2011, 15:59:38 »

Çin Entrikaları - Yasin ŞAHİNER


     Günümüzde ne zaman ihtiyaç duyduğumuz bir metayı satın almak istesek,Made in China adlı yazı gözümüze çarpar.Elektronik eşyaların, oyuncakların,tekstil ürünlerinin,porselen eşyaların ve kırtasiye malzemelerinin nerdeyse tamamı Çin'den ithal edilen metalardan oluşur. Halkımızın alım gücünün düşmesi,ucuz eşya tüketimini artırdığından peynir ekemek gibi satılan çin malları,sadece Türkiye'de değil tüm Yakındoğu ve Asya  ülkelerinde de rağbettedir.Uluslararası arenada söz sahibi olmuş çin burjuvazisi,amerikan emperyalizmine karşı ikinci bir alternatif olma yolunda Çin'i dünyanın süpergücü yapma eğiliminde.Daha düne kadar sosyalizmin öncülüğünü yaptığıni iddia eden Çin Halk Cumhuriyeti,ne oldu da günümüzde kapitalist bir güç haline gelerek dünya pazarlarında süpergüçlere rakip oldu?Her zamanki gibi gene tarihe bakmak lazım. Dünya tarihine bakacak olursak iki büyük uygarlık,entrikalar ve komplolar ile uzun süre ayakta kalmıştır:Bizans ve Çin.Şu anda konumuz Çin olduğundan Bizans Uygarlığı'na değinmekistemiyorum.

     Tarihte matbaanın,porselenin,barutun,kağıdın ve matbaanın icatçısı olan çinliler,M.Ö.III.yy'da hunların tarih sahnesine çıkışından sonra uzun süre türk devletleri ile mücadele etmiş ve birçok türk devletinin yıkılmasına öncülük etmiştir.Türk akınlarını önleyemeyen çinliler,askeri yönden başarısız olunca düşman olarak gördüğü türk devletlerine çinli prensleri gelin olarak göndererek hem düşmanlarının istihbarat birimlerine sızmışlar hem de Çin Seddi'ni inşa ederek askeri akınların önüne geçmişlerdir.Uzun süre japon istilalarına maruz kalan Çin,kimi zaman japon istilalarına dirense de XIX.yy'da İngilizlerin kolonileştirme politikalarına yenik düşmüştür.

İngilizlerle 1840 yılında afyon savaşları ile ingiliz emperyalizmine karşı savaşan çinliler,savaşın sonucunda Çing Hanedanının İngiltere ile yaptığı antlaşmayla İngiltere'ye boyun eğmiştir.Bu antlaşmadan sonra emperyalizmin cirit attığı Çin,batılı fikirlerin ülkeye girmesi ile aydınlanma dönemine girer ve milliyetçilik görülmemiş bir yükselişe geçer.Cumhuriyet fikirleri,halk iradesi ve demokrasi anlayışı henüz halk tarafından anlaşılmasa da aydınlar üzerinde etkisini gösterir. 1910 yılında çinli milliyetçiler,Sun Yat Sen öncülüğünde cumhuriyet ilan eder.Genç Çin Cumhuriyeti,I ve II.Dünya savaşları ile uğraşırken II.Dünya Savaşı sırasında Mao Tse Tung'un önderliğindeki komünist milisler,iç savaşta milliyetçilere dış cephelerde de japonlara galip gelir ve 1949 da Çin Halk Cumhuriyetini kurar.


 Çin,sosyalist bir devlet olarak kurulmasına rağmen Mao'nun 1968 yılında başlattığı kültür ihtilali ile Sovyetlerden farklı bir ideoloji oluşturur.Çin'in bugünkü koşullarda amerikan emperyalizmine alternatif bir kapitalist güç olarak ortaya çıkması, Mao'nun sosyalizmi ile ilintilidir.Mao'ya göre az gelişmiş bütün ülkelerde devrimin itici gücü işçiler değil,köylülerdir;çünkü bu ülkelerde işçi sınıfı azınlıkta olduğundan emperyalizme karşı güç oluşturamazlar;ayrıca az gelişmiş ülkelerde çelişki proleterya ile burjuva arasında değil,köylü ile toprak ağaları arasındadır.Henüz sanayi devrimini yaşamayan bu ülkelerde işbirlikçi komprador burjuvaya karşı ulusal burjuva desteklenmelidir. Mao'ya göre ulusal burjuvalar,milli menfaatlerini çıkarları gereğince yabancı sermayeye karşı korurlar;çünkü iç pazara hakim olan ulusal burjuva,pazarı yabancı sermayeye  kaptırmamak için savaşır ve bu emperyalizme karşı duruştur.Dolayısı ile komünist partisinin ulusal burjuva ile iyi geçinmesi,hatta onu desteklemesi gereklidir.İşte Mao'yu yanıltan ve Çin'in ilerleyen sürede kapitalist bir devlet olmasındaki en büyük yanılgıda budur.Milli sermayedarların işletmeleri, kamulaştırılmadığından çin ulusal burjuvası önce iç pazarı ele geçirmiş daha sonra dünya pazarlarına yayılmıştır.




 Yani Mao farkında olmadan çin burjuvazisine hizmet etmiştir.Mao'nun ulusal burjuvayı korumak uğruna sadece toprak ağalarını yok etmesi belki köylüyü özgürleştirmiştir;fakat ulusal burjuvanın günden güne büyümesi burjuva-proleterya çelişkisini beraberinde getirmiştir.Çin devrimi ne kadar sosyalizm adına ortaya çıksa da özünde bir burjuva demokratik devrimidir.Çin'in büyük kentleri Pekin'i,Şanghay'ı ve Nin Jang'ı gezecek olursanız  gökdelenlerin ardından yükselen gecekondu semtleri,Çin'deki sınıfsal uçurumu gözler önüne serer.Bu toplumsal yara,Mao'nun ulusal burjuva'yı milli demokratik devrimin tamamlanmasından sonra yok etmeyişinden kaynaklanmaktadır.Mao'nun sosyalist sistemde açmış olduğu bu yara,Sovyetler Birliği'ne karşı alınan tavırda da kendisini gösterir.Mao 1968 yılında başlatmış olduğu Kültür ihtilalinden sonra ''Üç Dünya Teorisi'' adıyla yeni bir sentez geliştirmiştir.Üç Dünya Teorisi'ne göre içinde yaşadığımız dünya üçe ayrılır:ABD'nin egemen olduğu kapitalizme dayalı emperyalizm,Sovyetler Birliği'nin egemen olduğu sosyal emperyalizm ve az geşimiş üçüncü dünya ülkeri.



Çin,ABD emperyalizmine karşı olduğu gibi Sovyet sosyalizmine de karşıdır.Çünkü Sovyetler Birliği,Mao'ya göre sosyal emperyalist bir devlettir ve ABD emperyalizmi ile çekişmektedir.Çin,dış politikada ABD'nin karşısında Sovyetler Birliği'nin yanında yer almamalı ve az gelişmiş ülkelere kapitalist olmayan kalkınma modelini önermelidir.Mao'nun bu düşüncesi kısa sürede doğu toplumlarında etkili olmuş ve Sovyetler Birliği,sosyalizmi doğu ülkelerinde inşa etme fırsatını kaybetmiştir.Sovyetler Birliği'nin Batı Avrupa'dan sonra Asyada'da ideolojik engellerle karşılaşması,Moskova'yı Doğu Avrupa'da hapsetmiştir.Batı'da ABD emperyalizmi ile doğu'da Çin revizyonizmi ile mücadele eden Sovyetler Birliği,bu güçlü ablukayı kıramayınca dağılmış ve meydan ABD emperyalizmine kalmıştır.

       Günümüzde Çin'i hala sosyalist bir devlet olarak gören var mıdır bilemiyorum;ama sosyalist adıyla ortaya çıkıp kapitalizmin yayılmacı hegomanyasına kendisini kaptıran bir ülkenin mallarına karşı bütün yurttaşları boykota davet ediyorum.Sosyalizmin sonunu getiren Çin revizyonizmi,aldığımız tüm malların üzerine damgasını vurmuştur.Düne kadar Varşova Paktı ülkelerine sosyal emperyalist adını veren Çin,bugün dünya pazarlarını ele geçirme yarışı içinde emperyalizme savunmuştur.Ülkemizde yerli mallarına olan rağbeti artırarak yükselen Çin kapitalizmine karşı ülkemizin menfaatlerini korumak hepimizin görevidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Kanpars
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 49



« Yanıtla #1 : 01 Ocak 2011, 16:16:45 »

Kandaşım,

İşin ilginç tarafı nedir biliyor musun? Türkiye'de başta Maocular olmak üzere bütün sol, kürtlerin kendi kaderi tayin hakkı konusunda uzlaşırlar, kürtlere özgürlük adı altında etnik ırkçılığa hizmet ederler, fakat Doğu Türkistanlı uygur Türk'ü kandaşlarımız söz konusu olduğunda çıtları çıkmadığı gibi Çinli fareleri destekler, işte Türkiye Solunun iki  yüzlülüğü. Eğer bulabilirsem bir kaç örnek vereceğim.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #2 : 01 Ocak 2011, 21:32:27 »

Wikileaks Belgelerinde Çin-I: Yükselen Çin Milliyetçiliği
 Dr. Giray FİDAN


 
Çin'deki yükselen milliyetçilik yönetim için de sorun haline gelebilir.


Genel Hatlarıyla Çin’de Milliyetçiliğin Gelişimi


Çin’de milliyetçilik ve millet algısı Batı’daki örneklerinden birçok yönden ayrılmaktadır. Çin, Shang Hanedanlığından itibaren onlarca farklı hanedan ailesi tarafından yönetilmiştir. Çin 12. Yüzyıldan itibaren Yuan (Moğol), Ming (Han, Çinli) ve Qing (Mançu) olmak üzere 3 farklı hanedan tarafından yönetilmiştir. Özellikle Ming dönemi Yuan (Moğol) dönemine bir tepki olarak gelişmiş ve Han soylu Çinliler Çin coğrafyasının kontrolünü yeniden ellerine almışlardır. Ming Hanedanı’nın kurucusu Zhu Yuan Zhang aslında Han soylulardan oluşan bir ayaklanmanın ele başlarından biridir ve sonra da Ming Hanedanının ilk imparatoru olacaktır. Dönemin şartları içerisinde bunu Çin coğrafyasının ezici çoğunluğunu oluşturan Han’ların milliyetçi bir ayaklanması olarak görmek de mümkündür.
Çin’de Batılı manada milliyetçilik 20. yüzyılın ortalarından sonra kitleselleşmeye başlayacaktır. Özellikle 1901 yılında başlayan ve bir tür Budist tarikat öncülüğünde başlayan Boksör (Yi He Tuan, 义和团) ayaklanması Çin halkının sömürgeci Batılı güçlere karşı tahammülünün sonuna geldiği bir noktada patlak vermiştir. Ayaklanma sırasında Pekin’de bulunan Batılı elçi ve temsilcilerin öldürülmesine kadar giden olaylar yaşanmıştır. Dönemin büyük güçleri bunu fırsat bilerek Çin’e karşı bir saldırı başlatmışlar ve Pekin’i işgal etmişlerdir.
Çin’in 20. yüzyılın başında yaşadığı sosyal, ekonomik ve siyasi çalkantılar 1911’de kurulan Çin Cumhuriyeti’nin ortadan kalkmasına ve uzun bir fetret devrinin yaşanmasına neden olmuştur. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu bu çalkantılara geçici de olsa bir nokta koymayı başarmıştır. 1949’da Tiananmen meydanında büyük bir halk kitlesinin katılımıyla kuruluşu ilan edilen Çin Halk Cumhuriyeti tek parti rejimi olarak kurulmuştur. Bu tarihten itibaren Çin, Sovyetler Birliği benzeri bir sistem üzerine sosyalist yolla modern bir ülke inşasına girişmiştir.
Komünist Propagandanın Milliyetçi Yönü
1949 sonrasında her ne kadar Komünist ideoloji ve propaganda öne çıkmış olsa da Çin milliyetçiliği yavaş yavaş ön plana çıkmıştır. Japon işgali ardından Kore Savaşı, Kültür Devrimi ve Sovyetler ile ilişkilerin kopma noktasına gelmesi Çin’de milliyetçiliği besleyen sebeplerin başında gelmektedir. 1980’lerin ardından başlayan ABD ile yakınlaşma, “reform” ve “dışa açılma” politikalarının ardından Komünist söylem isim değiştirmeden hızlı şekilde içerik değiştirmiş ve çok daha milliyetçi sloganların öne çıktığı bir noktaya gelmiştir. “Sosyalist piyasa ekonomisi” ya da “Çin’e özgü sosyalizm” (中国特色社会主义) olarak adlandırılan Çin komünist ideolojisi 1980 sonrasının ekonomik liberalleşme hareketi neticesinde gittikçe önemini yitirmektedir. Bu nedenle son dönem propaganda içerisinde milli unsurlar daha fazla ön plana çıkmaktadır. Aslında Çin, Komünizmi de başından itibaren kendine has özellikler ile harmanlamaya çalışmış ve alternatif bir yapı oluşturma yoluna gitmiştir.
1990’lar ve 2000’lerde ekonomisinin gelişmesi ve dışa açılması sayesinde Çin gittikçe zenginleşmiştir. Bu zenginleşmeye paralel olarak dünyadaki etkisi de gün geçtikçe artmaktadır.  1980’lerin başından itibaren uluslararası krizlerden uzak kalmaya ve yumuşak tavır izlemeye çalışan Çin, ekonomik ve askeri açıdan güçlendikçe milliyetçi söylem daha çok ön plana çıkmaya başlamıştır. 2000’lerde yayınlanan iki kitap bu yeni yükselişin sembolleri haline gelmiştir. Bu kitaplar arasında en çok öne çıkan ikisi “Çin Hayır Diyebilir[1]” ve “Çin Memnun Değil”dir.[2] Kitaplar özetle Çin tarihinin ne kadar köklü olduğu, Çin’in insanlığa birçok katkıda bulunduğu, halihazırda Çin’in bu köklü geçmişi ve gücü mertebesinde söz sahibi olamadığı düşüncesinden yola çıkarak daha etkili bir dış politika izlenmesi gerektiği düşüncesini dile getirmektedir.
Wikileaks’in ortaya çıkardığı gerçek: ABD Çin’i Yakından İzliyor
Wikileaks aracılığıyla kamuoyuna sızan 21 Mayıs 2009 tarihli ABD belgesinde “Çin Memnun Değil” adlı kitap çerçevesinde Çin’de yükselen milliyetçilik analiz edilmeye çalışılmıştır.[3] Belgenin başlığı da “Çin Memnun Değil: Milliyetçi Saçmalık ya da borazan daha gururlu bir gençliğe çağrı mıdır?” şeklindedir. Belge içerisinde kitap ile ilgili ayrıntılı bilgilere yer verilmektedir. Alt başlıklar içerisinde ilk baskısı 600.000 satan kitabın “Çin Memnun Değil, Yayıncı Memnun” şeklinde söz edilmesi dikkat çeken bir ayrıntıdır. Ayrıca Çin’de internet üzerinden kitap alışverişinin en çok yapıldığı ve en popüler satış sitesi olan DangDang’ın[4] da isminin geçmesi, ABD’li dipnotların Çin’i yakından takip etmeye çalıştıklarına işaret etmektedir.
Belgenin devamında kitabın çok satmasına rağmen, çok da eleştirildiği nakledilmekte, Çin halkının ancak %20’sinin kitaptaki görüşlere katıldığı dile getirilmektedir. Belge içerisinde kullanılan Narsist (Zi Lian, 自恋) ve Savaşçı (Hao Zhan, 好战) kelimelerinin İngilizcelerinin yanında Çincelerinin de olması belgeyi hazırlayanların ileri düzeyde Çince bilgisine sahip olduklarını da göstermektedir. Belgenin devamında Çin’de ABD imajının Obama’nın Başkan seçilmesinin ardından düzelmeye başladığı ve özellikle üniversite öğrencileri arasında oldukça popüler olduğuna da işaret edilmektedir. Belgede ayrıca piyasaya çıkan söz konusu kitapların Çin’in iç dinamikleri açısından ayrıntılı bir değerlendirilmesi yapılmış ve aslında Çin’in zengin ve yönetici pozisyonunda bulunan toplumsal kesiminin bu görüşleri pek de benimsemediği öne sürülmüştür. Gerçekten “Çin Memnun Değil” kitabının yayınlanmasının üzerinden çok geçmeden bu kitaba cevap niteliğinde bir “Çin Çok Memnun[5]” adlı kitap yayınlanmıştır.
Sonuç:
ABD’nin Çin’deki milliyetçi yükselişi yakından takip ettiği görülmektedir. Bu milliyetçi yükselişin adeta sembolleri haline gelen söz konusu iki kitap ve kitapların Çin kamuoyu ve Çinli yöneticiler tarafından değerlendirilmesi ABD’ye bu konuda bazı ipuçları sunmaktadır. Kitapların yayımının ardından Çin medyasında yer alan kitaplara yönelik eleştiriler Çin yönetiminin bu düşünceleri tamamen paylaşmadığını göstermekte, Çin tarihinde kontrolden çıkan ayaklanmalar düşünüldüğünde milliyetçiliğin doğru kontrol edilemediği takdirde yönetim için de bir tehdit haline gelebileceği düşünülmektedir. Çin ile ilişkilerinin önemini bilen ABD’nin Çin’i yakından takip etmekte olduğu ve Çin’de ortaya çıkabilecek bir milliyetçi akımı göz önünde bulundurduğu görülmektedir.

[1] 宋强 张藏藏 (1996), ,中国可以说不 (Çin Hayır Diyebilir), 中华工商联合出版社.
[2] 宋晓军 (2009), 中国不高兴 (Çin Memnun Değil), 江苏人民出版社.
[3] Söz konusu belge ABD’nin Pekin Büyükeliçiliği tarafından yazılmıştır. Wikileaks reference id’si 09BEIJING1378’dir. Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://213.251.145.96/cable/2009/05/09BEIJING1378.html
(Erişim 28 Aralık 2010)
[4] Çin’in en popüler kitap satış sitesidir. İnternet sitesi için bakınız: Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
www.dangdang.com

[5]胜利巩, 夫章, 兰雅 (2009), 中国很高兴(Çin Çok Memnun), 东方出版社.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.081 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.