Sol örgütlerin yeni Filistin'i: Kobani
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 02:27:29


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sol örgütlerin yeni Filistin'i: Kobani  (Okunma Sayısı 1164 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« : 25 Ocak 2016, 10:30:39 »

68 kuşağı, hep Filistin ile anıldı. O dönemin öğrenci liderleri Filistin’e giderek İsrail’e karşı savaştı. Aralarında ölenler oldu. Bugün aynı manzara Kobani için geçerli. YPG’nin yanında IŞİD’e karşı savaşan illegal sol örgütlerin karnesini çıkardık. 

Kobani, uzun bir ‘direniş’ sonrasında İŞİD militanlarından tamamen temizlendi. Zaferin arkasında yatan önemli bir unsur da şüphesiz, Türkiye’den giden sol örgütlere mensup militanlardı.

Yıllardır fraksiyon kavgası yapan illegal sol örgütlenmeler, Kobani söz konusu olunca, genel itibariyle geçmişi bir kenara bırakıp eylem birliği yaptı. Sol örgütleri Kobani’de birleştiren motivasyonun başında şüphesiz, IŞİD’in dünyaya servis ettiği vahşet görüntülerinin de payı var.

Türkiye’deki silahlı örgütlenmeler için Kobani, bir eğitim sahası hâline geldi. Yüzlerce militan bölgeye giderek IŞİD’e karşı savaştı, ölenler, yaralananlar oldu. Sol örgütler için eşine az rastlanan bir propaganda malzemesiydi bu. Cepheden çekilen fotoğraflar anlık olarak sosyal medyada paylaşıldı.

Savaş, aynı zamanda, Türkiye’de legal faaliyet gösteren bazı yapılanmaların tekrar silahlanmasına da sebep oldu. Peki, Kobani’de hangi örgütler savaştı? Türkiye’ye geri dönen militanlar şu an neler yapıyor? DHKP-C niçin Kobani’ye militan göndermedi?

Bugün Kobani’ye destek vermek için giden illegal sol örgütlenmeler, yıllar önce de Filistin kamplarına gidiyordu. Bu yönüyle, Kobani ile Filistin arasında tarihsel bir bağlantı var. 68 kuşağı arasında Filistin’e ilk gidenler Faik Bulut, Yusuf Küpeli, Deniz Gezmiş, Cengiz Çandar, Hüseyin İnan, Demir Küçükaydın ve Fehmi Erbaş gibi isimlerdi.

Türkiye’den giden 100’e yakın Türk, Kürt, Arap ve Çerkez kökenli militan, İsrail’le girdikleri çatışmalar sonrasında öldü. 68 Gençliği, İsrail’i, Amerikan emperyalizminin Ortadoğu’daki karakolu olarak gördüğü için meşru saymıyordu. Türk öğrenciler, İstanbul ve Ankara’da faaliyet gösteren Filistin dernekleriyle bağlantı kurduktan sonra kaçak yollarla önce Suriye’ye gidiyor, Şam’daki herhangi bir Filistin örgütü bürosunun kapısını çalıyor, daha sonra kendilerine, üzerinde ‘Fedaimizdir’ yazan bir kimlik kartı veriliyordu.

Bugün Kobani üzerinden oluşan denklem ise hayli farklı. Bölgede savaşan illegal sol örgütler, legal siyaset alanında HDP’yi destekliyor. Peki, illegal sol örgütlenmeler bölgede neler yaptı, hangi fraksiyonlar savaşa katıldı, militanların başlarından neler geçti? Bu soruların cevabını bulmak için İstanbul’un varoş semtlerinden savaşa katılan gençlerle görüştük. Hangi örgütlerin bölgede çatışmaya girdiğini öğrendik.

Görüştüğümüz militanlardan M.A. matematik öğretmeniydi. Bölgede 40 gün kalmış, sonrasında elini kolunu sallayarak tekrar Türkiye’ye dönmüş. M.A., Kobani’deki savaşın, Türkiye’deki illegalite şartlarına da bir hareketlilik kazandırdığını düşünüyor. Mesela, Kurtuluş örgütü, yıllardır, silahlı bir organizasyonun içerisine girmiyordu. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi geleneğinden gelen bu örgütlenme, Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) adı altında legal olarak örgütleniyordu. Ancak Kobani’ye militan göndererek silahlı pratik içerisinde yer aldı.

Kobani’ye en büyük desteği, MLKP (Marksist-Leninist Komünist Partisi) verdi. MLKP adı altında Türkiye’de illegal alanda faaliyet gösteren örgütlenme, Ezilenlerin Sosyalist Partisi adı altında legal faaliyet yürütüyor. 1994 yılında kurulan illegal yapı MLKP, Kobani’de en fazla kayıp veren örgüt oldu. MLKP’den 4 militan öldü. Ayrıca bölgeye ABD, Latin Amerika, İspanya ve Avusturya’dan çok sayıda militan gelerek savaştı.

Bölgede savaşan ve cepheden anlık fotoğraf geçen bir diğer örgütlenme ise MKP (Maoist Komünist Partisi) ile TKP/ML TİKKO’ydu (Partizan). Bu iki örgütlenme, 1968 kuşağından İbrahim Kaypakkaya’nın kurduğu TİKKO’nun devamı niteliğini taşıyor. Geçmişte, örgüt, çok sayıda bölünme yaşadı. Bu bölünmelerin en büyük nedenlerinden biri de örgütün bir kanadının uyuşturucu trafiğine göz yummasıydı. Şu an, Dersim kırsalında örgütlenen bu iki yapının toplamda 70-80 tane kır gerillasının olduğu tahmin ediliyor. TİKKO ve MKP, Dersim kırsalında PKK ile eylem birliği de yapıyor. Kobani’deki savaşa dâhil olmalarında bu eylem birliğinin etkisi olabilir.

Bu örgütlerin yanında, yıllardır silahlı bir pratiği bulunmayan TKP Kıvılcım (Türkiye Komünist Partisi) üyesi bazı gençlerin inisiyatif alarak bölgeye gittiği biliniyor. Bölgeye giden bir başka yapı, Anarşistlerdi. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde örgütlenen Anarşistler, Kobani’ye bireysel olarak gidip savaştı. 2009 yılında örgüt yöneticisi Orhan Yılmazkaya’nın öldürüldüğü Devrimci Karargâh da Kobani ile ilgili bir bildiri yayımlayarak YPG’ye destek verdiğini açıkladı.

Emek Partisi’nden (EMEP) de bireysel olarak savaşa katılanlar oldu. Emek Gençliği üyesi Selahattin Adın, IŞİD ile girdiği çatışmada hayatını kaybetti. Bölgede hayatını kaybeden diğer isimler ise Devrimci Trabzonsporlular grubunun lideri Vahap Güven ile Suphi Nejat Ağırnaslı’ydı (Paramaz Kızılbaş). Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun olan Suphi Nejat Ağırnaslı, bir MLKP üyesiydi.

Kobani’deki savaş sırasında hiç şüphesiz yaralananlar da oldu. Bunlardan biri ilginç bir isimdi. Gemide ve Takva filmlerinin senaristi Önder Çakar, Kobani’de IŞİD’in havan topu saldırısı sırasında çöken duvar parçalarının altında yaralandı. Çakar, sinema dünyasında, yazdığı her senaryoyu yaşayarak kaleme alan bir isim olarak tanınıyor.

DHKP-C militan niçin göndermedi

Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi, kurulduğu ilk dönemlerden bu yana (Devrimci-Sol dönemi, 1978) PKK ve bileşenleri ile bir kan uyuşmazlığı yaşıyor.

Devrimci-Sol’un Dersim kırsalına açıldığı 1990’ların hemen başında, bölgede PKK ile ciddi bir gerilim yaşandı. Devrimci-Sol’a göre PKK, etnik bir milliyetçilik temeli üzerinden Dersim’de örgütleniyor ve diğer yapılara göz açtırmıyordu. İki örgüt arasındaki sürtüşme hâlihazırda varoş mahallerde devam ediyor. Örgüt içindeki bir haber kaynağına, DHKP-C’nin niçin Kobani’ye militan göndermediğini sordum ve şu cevabı aldım: “En büyük sebep, PKK ile yaşadığımız gerginlik. İkinci olarak, gerici, kelle kesen Özgür Suriye Ordusu ile birlikte hareket edilmesi. Diğer bir neden ise işin içinde Amerika’nın olması. Oraya militan gönderen örgütlenmeler zaten HDP bileşenleriydi. Bize göre PKK’nın kuyruğuna takılmış örgütlerdi ve nihayet Kobani, peşmergenin ve emperyalistlerin ortak hareket etmesi ile temizlendi. Biz, Kobani halkını her zaman savunduk ve gerekli ihtiyaç malzemelerini yolladık.”
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.051 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.