SİVİL DANIŞMA KURULU MGK BİLDİRİSİNE KARŞI; TSK KENDİ BİLDİRİSİNİ YAYINLADI!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Ekim 2019, 00:38:09


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: SİVİL DANIŞMA KURULU MGK BİLDİRİSİNE KARŞI; TSK KENDİ BİLDİRİSİNİ YAYINLADI!  (Okunma Sayısı 2117 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« : 25 Ağustos 2009, 13:05:03 »

30 AĞUSTOS ZAFER HAFTASI NEDENİYLE YAYINLANAN BİLDİRİ!

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI'NDAN:

'TSK üniter devletin korunmasına taraftır..'


Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal ATATÜRK önderliğinde gerçekleştirilen bağımsızlık mücadelesinin son halkası olan Büyük Zafer'in 87'nci yıl dönümünü kutlamanın coşkusunu yaşıyoruz.

Zafer Haftası, 26 Ağustos 1922 günü sabahı KOCATEPE'den yapılan topçu ateşleriyle başlar ve 9 Eylül günü Türk Ordularının İzmir'e girişi ve İzmir'in kurtuluşu ile sona erer.

ATATÜRK, Büyük Taarruz'u ve Büyük Zafer'i şu şekilde anlatır:

"Türk milletinin burada kazandığı zafer kadar kesin neticeli ve bütün tarihe, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yön vermekte kesin tesirli böyle bir meydan muharebesi hatırlamıyorum. Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı. Ebedi hayatı burada taçlandırıldı."

Büyük Taarruz ve Büyük Zafer, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu ve gelişimine yol açan devrimin başlangıcıdır. Mustafa Kemal ATATÜRK'ün yoksul bir halktan hem bir ordu hem de bir millet yaratarak gerçekleştirdiği bu inanılmaz devrim, Türkiye Cumhuriyeti'ne laik, sosyal, demokratik ve hukuk devleti niteliklerini kazandıran bir devrimdir.

Bu eşsiz zaferi kazandıran ve devrimi geçekleştiren başta Başkomutanımız Mustafa Kemal ATATÜRK ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere bu mücadelede hayatlarını kaybeden ve bugün o eşsiz zaferin kazanımlarını yurdumuzun her karış toprağında canlarını vererek koruyan aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz.

Anayasa'nın değiştirilmesi teklif bile edilemez olan 3'üncü maddesinde ifade edildiği gibi "Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe'dir." Türk Silahlı Kuvvetleri, ATATÜRK tarafından bizlere emanet edilen ve Anayasa'nın 3'üncü maddesinde de belirtildiği şekilde; Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus-devlet ve üniter-devlet yapısının korunmasında taraftır ve taraf olmaya da devam edecektir.

Ülkelerin ve milletlerin bütünlüğünün korunmasının bir bedeli vardır. Türk Silahlı Kuvvetleri; bu bedelde kendisine düşen tarihi görev ve sorumlulukların bilinci içerisindedir.

Bugüne kadar bölücü terör örgütü ile mücadelesinde 5003 evladını şehit veren Türk Silahlı Kuvvetleri, Anayasa ve yasalar çerçevesinde, bölücü terör örgütüne karşı bugüne kadar dünyada eşine hiç rastlanmayan bir başarı ve özveriyle yürüttüğü mücadeleye bundan sonra da artan bir kararlılıkla devam edecektir.

Türk Silahlı Kuvvetleri, bölücü terör örgütüne karşı yürütülen mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken, güvenlik alanının dışında kalan ekonomi, sosyo-kültürel ve uluslararası alanlarda da devlet tarafından gerekli tedbirlerin alınmasının önemli olduğuna inanmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu konularla ilgili görüşleri bilinmekle birlikte, emsalsiz Büyük Zaferi kutladığımız bu hafta münasebetiyle, bu konulara ilişkin düşünce ve duruşumuzun bir kez daha ifade edilmesinde yarar görülmektedir.

Türk Silahlı Kuvvetleri;

- Ulus-devlet ve üniter-devlet yapısına hiçbir gerekçeyle zarar verilmesini kabul edemez.

- Kültürel farklılıklara saygılıdır. Ancak kültürel farklılıkların siyasallaştırılmasını, başka bir ifadeyle siyasal temsil aracı olmasını, toplumsal siyasal kimlik unsuru haline getirilmesini, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası içinde mümkün göremez.

- Terör örgütü ve destekleyicileriyle ilişki kurulmasına yol açabilecek hiçbir faaliyet içinde bulunamaz.

- Demokrasinin sunduğu fırsat alanlarını kullananların, bireylerin en temel hakkı olan yaşam hakkını hedef alan terör faaliyetlerini hiçbir nedenle hoş görmelerini kabul edemez.

- Usul ve yöntem esası belirler, noktasından hareketle takip edilecek usul ve yöntemlerde özenli olunmasının gereğine inanır.

- Her konuyu tartışabilme özgürlüğünün, devletin varlığını riske sokacak, ülkeyi kutuplaşmaya, ayrışmaya ve çatışma ortamına sokacak konuları içermemesi gerektiğine inanır.

Türk Silahlı Kuvvetleri; Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri olan laiklik, demokrasi, sosyal ve hukuk devleti ilkelerine yürekten bağlılığı, üstün disiplin anlayışı, köklü gelenekleri, itidalli ve kararlı yaklaşımı, hepsinden önemlisi Türk milletinden aldığı güçle dün olduğu gibi bugün de ve yarın da üstlendiği her görevi başarıyla yerine getirmeye devam edecektir.

Şüphesiz ki; "Güçlü Ordu, Güçlü Türkiye'dir."

Türkiye Cumhuriyeti, bulunduğu hassas coğrafyada birlik ve ülkesine sadakat içinde vatanını ve milletini seven insanlarıyla çağdaş toplumlar arasında hak ettiği yeri almalıdır.

Aziz Türk milletinin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm mensuplarının Zafer Haftasını en içten dileklerimle kutlarım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
Dr.azerkan
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 608



« Yanıtla #1 : 25 Ağustos 2009, 13:19:45 »

TSK iç politikadaki yıpratıcı çalışmalardan etkilenmiş görünüyor...vatanseverlerin birlik ve bütünlüğe ihtiyacı olduğu şu zorlu dönemlerde ağırlığı kesin bir kararlılıkla koymaktan yoksun bir şekilde yumuşatılmış açıklamalar yapıyor...anayasanın ve üniter devletin sert savunucusu TSK dır buna şüphe yok..bizlerin ordudan beklentisi vatanseverlerin yanlızlaştırıldığı ve söz sahibi olmaktan çok uzak olduğu süreçte iç politikayla birebir alakadar olması ve açılım sürecinin takipçisi olmasıdır...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türük Oguz begleri, budun eşiding. Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türük budun, ilingin törüngin kim artatı udaçı erti ?

TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR,BOZKURT ÖZGÜRLÜĞÜN SİMGESİDİR!!!
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #2 : 25 Ağustos 2009, 13:31:11 »

Değerli Kandaşlar,

İnternette bazı haberler dolaşmakta; Bu haberlere göre 30 Ağustos'ta bütün SANCAK'LAR TOPLANACAKMIŞ!

İşte Gayri resmi yayılan haber:

ÇOK ÖNEMLİ BİLGİ! İLK SİZ ÖĞRENİYORSUNUZ!

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez Türk Silahlı Kuvvetlerinin Şeref, Onur ve Zaferini temsil eden tüm "SANCAK"’ lar 30 Ağustos’ da Ankara’ da törenlere katılmak üzere toplanmıştır.

‘’ SANCAK’’ Silahlı Kuvvetler için Vatan demektir. ‘’SANCAK’’ Türk Silahlı Kuvvetleri için Namus demektir. Askerlik yapan arkadaşlar iyi bilirler ki, SANCAK nöbeti nöbetlerin en şereflisi ve en zorudur. Herkes SANCAK nöbeti tutamaz. SANCAK’ a gelebilecek en ufak bir zarar sadece nöbeti tutan kişinin değil o SANCAK’ a sahip Birlikteki tüm personelin ceza almasına sebep olur.
Osmanlı döneminde de isyanları bastırmak üzere SANCAK- I ŞERİFİN ortaya çıkartıldığı bilinmektedir.

Bilindiği gibi son yapılan Milli Güvenlik Kurulunun ardından yapılan Basın açıklamasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin açılım ile ilgili görüşmelere destek verdiği ifade edilmiş fakat Genelkurmay Başkanlığı tarafından bu doğrulanmamıştır.

Milli Güvenlik Kurulunda Silahlı Kuvvetler görüş, öneri ve endişelerini dile getirir. Yapılan Basın Açıklaması Türk Silahlı Kuvvetlerinin fikrini ve görüşlerini açıklamaz.

Türk Silahlı Kuvvetleri sessizliğini ‘’ ŞEREF TİMSALİ’’ ve ‘’NAMUS’’ olan SANCAK’ ları ile 30 Ağustos günü bozuyor. SANCAK’ ların bir arada toplanması anlayanlar için çok şey ifade etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’ deki tüm Askeri Birliklerde bulunan SANCAK’ lar Genelkurmay Başkanlığında törenlere katılmak üzere toplanmış ve sıkı bir şekilde muhafazaya alınmıştır.

( Haber: Türk Subayına Destek)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
ATTİLABİLGEHAN
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 973



« Yanıtla #3 : 25 Ağustos 2009, 20:59:29 »

 Türkiye  ÇOK KUTLU ÇOK MUTLU ÇOK SEÇKİN GÜNLERE GELİYORUZ. BİZLERE BU GÜNLERE BIRAKANLARA ESEN OLSUN. KUTLU ÜLKÜ DE TÜM VATAN EVLATLARIYLA BERABERİZ. HAYİNLERİN AZILI YAĞISIYIZ. TTKY
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
KÜR-AÇİNA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


Kurt Katun


« Yanıtla #4 : 25 Ağustos 2009, 21:45:27 »

Org. Başbuğ'un açıklaması DTP'yi gerdi

dtp Grup Başkanvekilleri Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş, "Son MGK bildirisinden ve Genelkurmayın açıklamasından da anlaşılacağı üzere AKP'nin açılım dediği şey, aslında bilinen resmi söylemin allanıp pullanmasından ibaret kalmaya adaydır" değerlendirmesinde bulundu.
 
Kışanak ve Demirtaş, yaptıkları yazılı açıklamada, bir süreden bu yana devam eden "k.rt açılımı" çerçevesinde, AK Parti hükümetinin gelinen noktadaki tutumunun "umut verici olmaktan öte, kaygı duyulacak bir yaklaşım halini aldığını" ileri sürdüler.

"Demokratik açılım" adı altında yürütülen çalışmalarda üslup ve yöntem konusundaki hassasiyetleri öne çıkararak işe başlayan ve bu vesileyle yöntem konusunda dtp'den destek alan Hükümetin, gelinen aşamada "üslubu bir kenara bırakmakla kalmayarak, çözümü zorlaştıracak girişimlere de imza atmaya başladığı" ileri sürülen açıklamada, "Açılım sürecinin başından bu yana yapıcı ve sorumlu bir politika izlemeyi esas alan partimize yönelik tutuklama ve gözaltı furyası devam ederken, diğer yandan k.rt halkının değerlerine yönelik saygı sınırlarını aşan saldırılara karşı, AKP de aynı üslupla cevap vererek bu provokatif ve saygısızca tutuma ortak olmaktadır" denildi.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

"k.rt halkının dilinin, kültürünün, demokratik haklarının CHP ve MHP tarafından bölücü talepler olarak değerlendirilmesi karşısında AKP hükümeti bu taleplerin bölücü olmadığını tam tersine 80 yıldır inkar edilen k.rtlerin demokratik hakları olduğunu savunmak yerine, ürkek ve korkak bir yaklaşımla 'zaten biz de sizin gibi düşünüyoruz' diyerek, muhalefetin haksız tutumuna ortak olmakta ve çanak tutmaktadır. Askeri operasyonları durdurarak kalıcı barış sürecine destek sunması beklenen Hükümetin, tam aksine bir yandan operasyonları sürdürüp, diğer yandan k.rt halkının değerlerine dil uzatarak k.rtlerin sorununu çözmeye çalışması trajik bir yaklaşımdır.

Son MGK bildirisinden ve Genelkurmayın açıklamasından da anlaşılacağı üzere AKP'nin açılım dediği şey aslında bilinen resmi söylemin allanıp pullanmasından ibaret kalmaya adaydır. Gelinen aşamada, AKP'yi sürece daha ciddi daha sorumlu, daha cesur sahip çıkmaya çağırıyoruz. Demokrasiden, hak ve özgürlük anlayışından uzak, çatışmacı, kışkırtıcı yaklaşımlar karşısında geri adım atan ve demokratikleşme söylemini bir kenara bırakıp terör söylemine sarılan bir anlayış, daha işin başında tökezlerse halkın umutlarının kırılması an meselesi olur.

Bu çerçevede, AKP hükümetine bir kez daha hatırlatıyoruz ki demokrasi mücadelesi ilkesel ve vicdani bir duruşu ve elbette ki bedel ödemeyi göze almayı gerektirir. Eğer, bu cesareti ortaya koymaktan kaçacaksanız halkı boş yere umutlandırmaktan vazgeçin, aksi takdirde en çok kaybeden siz olursunuz."

Alıntıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karlı dağların ardında biri yaşarmış...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.059 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.