SEN KİMİ KANDIRIYORSUN EY ODA TV
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 01 Haziran 2020, 12:28:50


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: SEN KİMİ KANDIRIYORSUN EY ODA TV  (Okunma Sayısı 3327 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOĞAÇHAN.
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 524



« : 18 Haziran 2011, 11:32:07 »

Gün 17 Haziran 2011, yine karanlık bir gün…

AKP’yi biliyoruz, kuşkumuz yok gittiği yoldan, yani uçurumdan…

PKK’yı da biliyoruz, kurduğu ittifaktan, yani AKP ile anlaştığından…

Peki ya ODA TV?

Bir umut gibi doğmuştu medyaya, günümüze, halkımıza, ama bugün öldü, pek çabuk öldü…

Neden öldü?

Bakın yazısına, okuyun  ve ihaneti görün:

“ Deniz Baykal ve ekibi üçüncü kez CHP yönetimine gelmek için ellerinden geleni yapacak ama başarılı olamayacaklar. Ancak CHP içinden yeni bir “Güven Partisi” çıkarabilirler. Baykal yine kendine bir genel başkanlık koltuğu bulur ancak ilk seçimde hüsrana uğrar ve bu konu kapanır. Peki, CHP dışında bir seçime daha girecek olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun rakibi kim? Sosyalistler!
Gelin soğukkanlı olalım ve bir fotoğrafını çekelim: Yeni anayasa değişikliğiyle baraj %5 ya da %7`ye inecektir. Bu bugün BDP’nin (yarın da adı başka) sol ittifak sol çatı partisinin, parti olarak seçime gireceği anlamına gelir ve bugüne kadar iktidar adaylığı/baraj sorunu nedeniyle CHP`ye oy veren sosyalistlerin bu partiye yönelmesine sebep olacaktır.  Bakınız…”

Bu yazıya güzel bir giriş yapmış, “SOSYALİSTLER”, ne güzel bir laf…

Anayasa değişikliği olduğunda bu “SOSYALİSTLER” PKK’ya gidecekmiş, hani PKK sosyalist ya, hani CHP de sosyalist, bir yol kavşağı ve aynı yoldan geçmiş olanlardan söz ediyor sanki ama yalan…

Devam edelim okumaya bu ODA TV’nin medya tarihine geçecek olan yazısını…

“ Öcalan`ın BDP`ye en büyük eleştirisi “Türkiye partisi olmayı bir türlü başaramamış” olmasıydı. Salt Kürt sorunuyla Türkiye partisi olunamayacağı, tüm sorunları dile getirip çözümü anlatmalarını istedi. Öcalan sosyalist kimlikten vazgeçmiş değil. Türkiye partisinde ısrarcı, bunda şaşırtıcı bir yan yok. Dün, Mihri Belli`den Dr. Hikmet Kıvılcımlı`ya ve TİP`e kadar sosyalist partiler (ki Doğu Perinçek’in sosyalist partisi bile) Kürt meselesini dile getirip, çözüm önerileri nedeniyle kapatıldı. Kuşkusuz zaman kişileri partileri bambaşka yerler “uçurdu.”

Laflar güzel ama yaşadığımız dünya ilgisi yok…

Kimlikler güzel, Doğu Perinçek, Mihri Belli güzel, Hikmet Kıvılcımlı güzel, hepsi güzel ve tarihten bir yelpaze hepsi,  ama yapılmak istenen başka, bizim anlamamızı istediği şey başka…

Amaç, son sözlerinde  de ortaya çıkıyor, bu ODA TV’nin, bakın ve görün:

“ Bugün görünen şu ki, sosyalistlerin büyük bölümü “sol çatı” partisine sıcak bakıyor. Program konusunda aralarında uçurum yoktur. Tek bir program maddesi vardır. Emperyalizm teorisini kabul etmek ve en önemlisi her grup-parti yılların tecrübesiyle artık bu birlikteliğin ne derece elzem olduğunu görmektedir. Sol kültürün temelinde olan “Birleşik Cephe” olgusu yeniden gündemdedir. Kim ne derse desin bunun doğal lideri Öcalan’dır! Kılıçdaroğlu’nun rakibi Baykal değildir. Baykal bitmiştir. Kılıçdaroğlu’nun soldaki rakibi 68 kuşağından sosyalist Öcalan’dır…”

 Öcalan Sosyalist, öyle mi?

ABD uşağı, AB uşağı, İsrail maşası olan Öcalan sosyalist öyle mi? 54 bin canı katleden bu cani sosyalist öyle mi?

Sevr haritası yok, BOP yok, İsrail yok, Kürdistan Projesi yok ama SOSYALİST ÖCALAN var öyle mi?

Barzani Güney Kürdistan değil, Öcalan Kuzey Kürdistan değil, Haçlı Seferleri hiç yapılmadı, Malazgirt’te Bizans Ordularını yenmedik biz, Atatürk yok, Kurtuluş Savaşı yok, Haçlı yok, TERÖR YOK, 8.384 ŞEHİT YOK, ŞEHİT ANASI YOK, GAZİ YOK,  sen ne diyorsun ey ODA TV!

Soner Yalçın deyimiyle SEN KİMİ KANDIRIYORSUN EY ODA TV!

ODA TV, saygımız vardı, şimdi bitti, sömürgeci ABD-AB-İsrail ne ise sen de osun artık!

İstersen bu yazıyı gözden geçir ama artık tarihe yazıldı, nasıl sileceksin ki!

Ey milletim, halkım, ey Türk Milleti!

İhanete düştük, aç artık gözlerini…

Erdal Sarızeybek

İhanetin dili ve yazısı:

 Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://www.odatv.com/n.php?n=kilicdaroglunun-rakibi-baykal-degil-ocalandir-1706111200

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Adana
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 18 Haziran 2011, 11:44:41 »

Anlaşılan hayatta tek Türkçüler satın alınamayacak. Zaten, bu ODA T.V. ve Soner Yalçın ekibinden çok bir umudumuz olmadığını söylemiştik böylece emin olmuş olduk.

Tüm medya BOP ve malum partinin arkasına sıralanıyor. Er ya da geç.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Köptü Körgen
Köptü Körgen
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 1.413



« Yanıtla #2 : 18 Haziran 2011, 12:38:28 »

Anlaşılan hayatta tek Türkçüler satın alınamayacak. Zaten, bu ODA T.V. ve Soner Yalçın ekibinden çok bir umudumuz olmadığını söylemiştik böylece emin olmuş olduk.

Tüm medya BOP ve malum partinin arkasına sıralanıyor. Er ya da geç.
Yakında biz Türkçülere göz dağı vermek açısından bir kaç kişi alınabilir. Eğer susarsak bizde satılmış olacağız bilginize...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Her 3 mayısta bozkurtlar. Kol kol inerler düze... Bu ruh yaşadıkça, elbet bir gün gelecek, bozkurtlar hükmedecek, gece ile gündüze...
BOĞAÇHAN.
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #3 : 20 Haziran 2011, 00:14:38 »

    OdaTV Yeni Bir Kucağa Hazırlanıyor

    Açık İstihbarat

   
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
     
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
www.acikistihbarat.com
   

16.06.2011

Yazarları "Ergenekon" çuvalına dahil edildi edileli, düşene de bir de biz vurmayalım diye kalemimize gem vuruyoruz ama OdaTV sınır tanımaz bir şekilde saçmalamaya ve birilerinin ekmeğine yağ sürmeye devam ediyor.

Nazım Hikmet'in ses bandını, "Nazım Hikmet OdaTV'ye konuştu" şeklindeki saçmalamalarını kastetmiyoruz bile. Okuyucusuna saygısız, "tıklansın da nasıl tıklanırsa tıklansın" ucuzluğunun komik tezahürleri kategorisinde bu başlıklar.

OdaTV anlaşılan yazarlarını ve sahibini hapisten çıkarmak için bu sefer de yeni bir kucağa oturmaya hazırlanıyor. Son zırvalıkları , eninde sonunda yine yüzlerine gözlerine bulaştıracakları bir pozisyon alışın ilk hamlesi.

OdaTV, "Kılıçdaroğlu'nun Rakibi Baykal Değil Öcalan'dır" yazısı ile Türkiye'ye İliştirilmiş Teröristi siyasi lider konumuna sokuyor, hem de en büyük muhalefet liderinin karşısına koyarak.

Aşağıdaki satırlar OdaTV'nın en son zırvasından :

"Bugün görünen şu ki, sosyalistlerin büyük bölümü “sol çatı” partisine sıcak bakıyor. Program konusunda aralarında uçurum yoktur. Tek bir program maddesi vardır. Emperyalizm teorisini kabul etmek ve en önemlisi her grup-parti yılların tecrübesiyle artık bu birlikteliğin ne derece elzem olduğunu görmektedir. Sol kültürün temelinde olan “Birleşik Cephe” olgusu yeniden gündemdedir. Kim ne derse desin bunun doğal lideri Öcalan’dır! Kılıçdaroğlu’nun rakibi Baykal değildir. Baykal bitmiştir. Kılıçdaroğlu’nun soldaki rakibi 68 kuşağından sosyalist Öcalan’dır."

Öcalan'a bırakın sol bir ideolojinin lideri muamelesi , onurlu bir insan muamelesi yapılması bile zuldür.

Öcalan;  temsil ettiğini iddia ettiği halkın dilinde tek bir slogan bile söyleyememiş bir ajan provokatördür.

Öcalan; yakalandığı noktada, güya yıllarca mücadele verdiği güçlere yalakalık yapıp, hizmetine girmeyi teklif eden bir korkaktır.

Öcalan; temsil ettiğini iddia ettiği halkın çıkarlarını değil, kendi bekaasını düşünen tipik bir zavallıdır.

Öcalan; temsil ettiğini iddia ettiği halkı sürekli aşağılayan küfür eden patolojik bir vakadır.

Unutmadan; OdaTV gibilerine hatırlatmak gerekir; Öcalan onbinlerce insanın katilidir.

Salaklıkla ihanet arasında salınan bir çizgide Öcalan'ı 68 kuşağı sosyalizmininin temsilciliği ve liderliğine oturtmak için ya sosyalizm tarihinden haberiniz olmayacak, ya Öcalan'ı tanımayacaksınız ya da birilerine "ben yeni oyuna hazırım, bana görev verin" mesajı verme kaygısı taşıyacaksınız.

"Ergenekon" sürecini, Öcalan affı ile birlikte genel bir afla kapatmayı hedefleyenlerin OdaTV üzerinden ilk adımları attığı anlaşılıyor.

Bir kucaktan kalkıp, diğerine oturmaktan sıkılmayan OdaTV'yi bakalım bu yazıları kurtarabilecek mi?

Açık İstihbarat
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #4 : 20 Haziran 2011, 00:15:18 »

Odatv'nin dün manşete taşıdığı "Kılıçdaroğlu'nun Rakibi Baykal Değil Öcalan'dır" yazısı, bu mecrada olup biten bütün kafa karıştırıcı gelişmelere rağmen, sahiplendikleri yayın organını yalnız bırakmayan en sadık okuyucularını bile isyan ettirdi.

Yazıda, terörist Öcalan'ın, karanlık geçmişi "sosyalistlik" olarak nitelendi ve "CHP'nin muhatabı, sol bir ittifak içerisinde Abdullah Öcalan'dır" gibi ucube bir "teoriye" imza atıldı

Odatv okuyucuları şimdi böyle bir yazıya hem tepkilerini yansıtırken, hem de yazının siteye "virüs yoluyla" girdiğini düşünmeye ve buna inanmaya çalışıyorlar. Odatv imzasını taşıyan bu yazının bir "provakasyon" olduğu, tıpkı tutuklama operasyonları sırasında yapıldığı gibi siteye "virüs yoluyla" eklemlendiği tahmininin doğru çıkması kuşkusuz herkesi rahatlatacak ancak bu olasılığı doğrulayan kimse yok. Olmadığı gibi yazının altındaki "Odatv" imzası olduğu gibi duruyor.

Sitenin yazarlarından Nihat Genç'in itirazının yazıya bir dip not olarak eklenmesi de ortada "korsan" bir yazının olmadığını gösteriyor.

Peki bu yazı, Odatv'nin bizce uzun zamandır zaten şaibeli; ancak sitenin samimi okuyucu ve yorumcularına göre "Atatürkçü-ulusalcı-antiemperyalist" olan yayın çizgisinin rotadan çıktığı anlamına mı geliyordu?

Yöneticilerin büyük bir bölümünün tutuklu olduğu bir ortamda site başka ellere mi geçmişti?

Veya Açık İstihbarat'ın ilk yorumunda belirtildiği gibi mevcut site yönetimi, hapisteki yazarlarını kurtarmak için AKP'nin yüzde 50 destekle yeniden iktidara geldiği bir ortama "soldan" uyum sağlamaya mı çalışıyordu?

Kuşkusuz bu ve buna benzer pek çok tahmin ve görüş dile getirilebilir ama bizzat Soner Yalçın tarafından bir açıklama yapılmadıkça gerçek olma olasılığı giderek ortadan kalkan tek seçenek, bu yazının siteye "denetim dışı girdiği" seçeneğidir...

Yazının ne amaçla kaleme alıdığı kadar kim tarafından kaleme alındığı da önemli. "Yayın politikası değişti mi?" sorusunu gündeme getiren ve altına kurumsal imza atılan böyle bir yazıyı yazmaya sadece iki kişinin yetkili olduğunu düşünülebilir. Bu iki kişi, halen tutuklu bulunan Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul'dur. Odatv yöneticilerinin tutuklanmasından sonra siteye gönüllü destek veren bir çeşit "ağabeylik" yapan Nihat Genç'in de böyle bir yetkiye sahip olmadığı bilinmektedir; ayrıca Nihat Genç'in üslup ve düşünceleri ile hiç alakası olmayan bu yazıya Genç muhalefet şerhini hemen koymuştur.

Ancak yazı öylesine siyasi analiz yeteneğinden yoksun bir şekilde yazılmıştır ki, yıllardır bir biçimde siyaset gazeteciliği ve araştırmacılık yapan Yalçın ve Yurdakul'un kaleminden çıkmış olduğu ister istemez düşünülemez. Mantık hataları ve bilgi sığlığı ile doludur. Bir anda akla gelen bir düşüncenin parlak bir fikir zannedilmesinden doğan heyecanla, çalakalem yazılmış gibidir.

Örneğin, Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı parti içi rekabete hazırlandığı öne sürülen Deniz Baykal'ın yerine neden Öcalan önerilmiştir? Öcalan CHP'ye üye olup Kılıçdaroğlu'na bayrak mı açacaktır(!)Yazının başında Öcalan, Kılıçdaroğlu'nun "rakip modeli" olarak sunulurken, yazının sonlarında Öcalan'ın da , CHP'nin de "sosyalist" olduklarından dem vurularak "aynı birleşik cephe içinde" hareket edebilecekleri fikri salıverilmiştir.

Nihat Genç'in haklı olarak belirttiği gibi birinci sorun, yazının ne demek ve yapmak istediğinin anlaşılamaması; ikinci sorun ise bu "anlaşılamayanlar" üzerinden Öcalan'a "sosyalistlik" ve "siyasi müttefik" payesinin verilmesidir...

Savunduğu düşünce bir yana, siyasi bakış açısı ve analiz yeteneğinden tamamen yoksun böyle bir yazı kim tarafından yazılabilir?

Bu kişinin bir "gazeteci", bir "araştırmacı" veya bir siyaset yazarı olamayacağı düşünüldüğünde, Acaba yeteneksiz bir edebiyat eleştirmeni veya ezberci bir çevirmen akla gelebilir mi?

Bu "edebiyatçı" CHP ile PKK'yı aynı "sol cephe" içinde düşünmeye kalkışacak kadar savrulmuş ve -son tutuklama olaylarında görüldüğü gibi- özel bir misyonla hareket ettiğini düşündürtecek bir noktaya gelmiş olabilir mi?

Akla Mümtaz İdil'in gelmesi için sebepler mevcuttur.

Bu sebeplerden birincisi, yazıda kullanılan üslup ve kavramlardır. Örneğin "Birleşik Cephe" kavramı, 1980'li yıllarda sol hareketlerin sıkça ve değişik biçimlerde ortaya attıkları bir kavramdır.

"Birleşik Cephe"nin sol hareketin yakın tarihindeki son örneği TİP ve TKP'nin önce "güç birliğine" gitmesi, sonra da TBKP (Türkiye Birleşik Komünist Partisi) adı altında örgütsel birleşmesidir. Türkiye İşçi Partisi geleneğinden gelen Mümtaz İdil, her ne kadar "edebiyat kolundan" olsa da bu sürecin yakın tanıklarındandır.

Behice Boran'ın ölümünden kısa bir süre önce meydana gelen bu birleşme, Sovyetler Birliği'nin tarihe karışmasıyla tamamen dağıldı. Bugün gelinen noktada, Türkiye Komünist Partisi anti-emperyalist ve anti-AKP bir çizgi izlerken, partinin son genel sekreteri Nabi Yağcı (örgüt ismi Haydar Kutlu) Taraf gazetesi yazarı oldu(!). Türk soluna yüzlerce fraksiyon kazandırmış olan TKP, son olarak da biri "ulusalcı", diğeri küreselci iki kanat doğurarak tarihteki köşesine çekildi.

İşte "Birleşik Cephe" kavramı, 60'lı yaşlardaki bir "edebiyatçının" ezberinde böyle yer edebilecek bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

"Gelin soğukkanlı olalım ve bir fotoğraf çekelim" ve "Bakınız..." gibi yazıya sohbet havası vermeye çalışma rahatlığı da genç editörlerin cüret edebileceği bir üslup olarak görülmemektedir. Zaten şu anda Odatv'ye yazı ve haberlerin genç ve yayın politikası konusunda yetkisi olmayan editörler tarafından konulduğu bilinmektedir. Böylesine "ağabey" üslubu içinde yazabilecek konumda olan tek kişi Mümtaz İdil'dir.

"Gelin soğukkanlı olalım" girizgâhı ile başlayan cümlelerin arkasından hangi "ihanetlerin" geleceğine ise Türk Milleti artık teşnedir..

Eğer tahminimiz ve sürdüğümüz iz doğruysa, Mümtaz İdil'in böyle bir yazıyı neden kaleme aldığını ve altına "Odatv" imzasını attığını bilemeyiz.

Bu, AKP'nin tek egemen olduğu yeni düzene "sol damardan" girme çabası olabilir. "Ergenekoncu" kimliğinden sıyrılmadan Silivri'den kurtulmanın mümkün olmadığını gören Odatv yöneticileri, geride "tek yetkili" olarak bıraktıkları kişinin böyle bir "duygu taşması" yaşamasına sessiz kalmış olabilirler. (Kötü olaslıkla, böyle bir yazının yazılmasını istemiş de olabilirler).

Bir diğer "kötü" olasılık, yazıyı yazan kişinin Odatv içinde bir "misyon" sahibi olduğudur ki, bu konuda Odatv yorumcuları kuşkularını dile getirmişlerdi.

Ortada büyük soru işaretleri bırakarak köşesine çekilen "basıncı" İklim Bayraktar'ın mucidi ve hamisi olarak Mümtaz İdil de sitenin okuyucularınan tepki görmüştü. İdil, bu derece ciddi olaylar yaşanmasına rağmen İklim Bayraktar'a sahip çıkmıştı...

İdil, kendisine "basıncı" diyen Bayraktar'ı okuyucuların bütün tepkilerine rağmen Gürer Aykal'ın konserine götürmüş, muhtemelen ortada dönen büyük tezgâhtan haberi olmayan Gürer Aykal da sırf İdil ile olan hukuku hatırına "basıncı" İklim Bayraktar'a "Gel bakalım bizim Ergenekoncu" diyerek sempati yüklemişti. .

Odatv'in okuyucuları, bu olayın Vatan gazetesinin internet sitesinde manşet olduktan sonra neden aynı süratle ortadan kalktığını hâlâ bilmiyorlar.

Tıpkı bu derece karmaşık olayların etrafında dans eden Mümtaz İdil'in hâlâ neden Odatv'nin tek yetkilisi olduğunu bilmedikleri gibi...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Paylaş70
Kaynak: Açıkj İstihbarat
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #5 : 20 Haziran 2011, 00:15:57 »

    Odanız Artık Kireç Tutmuyor Mümtaz Bey

     
Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
www.acikistihbarat.com
   

19.06.2011


    Bir yayının yorumcuları, yayının yazarlarından daha kaliteli, daha içerikli ve yerinde tespitler yapmaya başladı ise, o yayının önüne şapkayı koyup düşünmesi gerekir. Mümtaz İdil'in , OdaTV imzası ile yayınlanan skandal yazının yazarı olduğu yönündeki tespitimize verdiği cevap, OdaTV yönetiminin okuyucuları nezdinde düştüğü durumu bütün çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.

    (Mümtaz İdil'in "Açık İstihbarat'a Açık Cevap" başlıklı yazısı için tıklayın)

    Altında OdaTV imzası olan bir yazıya Mümtaz İdil'in "ben yazmadım demesi" ve daha sonra yönetimdeki sorumluluğunu itiraf etmesi sonrasında İdil'in şu sorulara cevap vermesi gerekiyor :

    Siz yazmadıysanız, kim yazdı?

    Sizden habersiz biri yazdıysa siz sonra niye kaldırmadınız?

    Hadi bu yazıyı kaldıracak gücünüz yok, OdaTV birilerinin eline geçtiyse en azından Nihat Genç'in koyduğu tavrı niye koymadınız?

    Edebiyatçılığınızaa ve çevirmenliğinize laf edilmesine çok alınmışsınız ama yönetiminde olduğunuz site yerden yere vurulurken üşenip tek satır kaleme almıyorsunuz?

    O skandal yazıyı oraya koyduran/koyanların amacı OdaTV'nin okuyucu kitlesi ile bir kopuş yaratıp, OdaTV'yi yeni düzene entegre etmek olduğu için mi (belki de satışınız yakındır, ne dersiniz Mümtaz Bey?) , o kadar okuyucu tepkisine tek bir ses çıkarmadınız, ta ki laf gelip size bizzat dokunana kadar?

    Velhasıl; 27 Nisan bildirisini nasıl Yaşar Büyükanıt yazdıysa, o yazıyı da SİZ YAZDINIZ! 

 
   
Yazmasanız da yazdınız, yazdıysanız da yazdınız. Hatırlayın , Büyükanıt da uzun süre "eserine" sahip çıkmamıştı, çıkamamıştı!



    Sorun yazıyı OdaTV imzası ile yayınlamakta değil, sorun o imzanın arkasında duramamaktır Mümtaz Bey. .


    Skandal yazıyı piç gibi okuyucunun kucağına bırakıp, sonra onca okuyucu tepkisine rağmen sırra kadem basmaktır.


    Açık İstihbarat'ın yazısını "imzasız" diye karalamaya çalışarak kendi suçunuzu kapatmaya çalışmanız da yorumcularınızın ironik yaklaşımlarına yeterince hedef olmuş, o bakımdan sizi daha fazla incitmek istemeyiz.


    O yazımız "imzasız" değil Sayın İdil, gözlerinizi biraz daha açıp okursanız "Açık İstaihbarat Özel" imzasını görürsünüz. Biz, "Açık İstihbarat" imzasıyla yayımlanan bütün yazılarımızın arkasında dururken, siz "Odatv"imzalı bir yazının arkasında duramazken kimseye böyle bir suçlamada bulunamazsınız.

 


    Açık İstihbarat'ın arkasında "istihbaratçı" değil, gerçekten arasaydınız bulacağınız künyemizde ayrıntılandırılan misyon  bulunur.


    Açık İstihbarat imzası ie bugüne kadar ne yazıldıysa arkasında durulmuştur ve bedeli de sizler daha "Ergenekon"u keşfetmemişken, "Ergenekon" sanıklarının hikayelerini sansürlerken ,  ödenmiştir, ödenmeye devam etmektedir.


    Yazdıkları yazıların arkasında duramayanların, bünyelerini "istihbaratçıların" ve kuryelerinin çeşme başına döndürenlerin, sitemizin isminden yola çıkıp bizi "istihbaratçı" yaftası ile etiketlenmelerine ise güler geçeriz. Anlattığınız kadar "büyük bir entellektüel" olsaydınız "Açık İstihbarat" kavramını bu kadar ucuz yoldan harcamazdınız. Entellektüel derinliğiniz bu yaptığınız benzetmede gizli.

 


    Aşağıda yeralan okurlarınızın yorumları okursanız Açık İstihbarat'a değil, okurlarınıza açık bir cevap borcunuz olduğunu görürsünüz.


    Sorun sizin edebiyatçı/çevirmen şahsiyetinizin incinmesi değil, sorun OdaTV'ye güvenen yüzlerce okurun yayımladığınız yazı ile onurlarının ve güvenlerinin incinmesidir.


    Birincisini böbürlenmelerle ve içi boş meydan okumalarla telafi etmeye çalışabilirsiniz fakat ikincisini bir kere kaybettiniz mi, hiç bir yaratıcı başlık bunu geri getiremez.


    Yine bir okurunuzun tespiti ile özetlersek ; odanız artık kireç tutmuyor Mümtaz Bey.!


    Sizi okuyucularınızla başbaşa bırakıyoruz.


Açık İstihbarat

-------------- Mümtaz İdil'in Açık İstihbarat'a Cevabına Okuyucu Tepkileri --------------------

Misafir - serserize

Bu vakitten sonra yorum yapmak yanlış.Ancak o yazıyı yazan arkadaş kimliğini açıklamalı,ki doğru tesbitleri var.Ve tartışma da son olmalı. Gelelim istihbarat .com'un yazısına...Siz ABD-AKP-BOP düzeni ile savaşıyor bu konuda da yedi arkadaşınız,hiç bir suçlama olmadan(!) gizlilik nedeni ile Silivri 'de ...İstihbarat com ise asıl sizi yoketmek isteyen gücün sadece maşası,yarın işi biter Saddam'ın,Kaddafi'nin ,Bin Ldin'inin ,Troçki'nin gittiği çöplüğe gider.Tarihin çöp tenekesi o kadar geniştirki aldıkları yanında alacaklarına da rezervasyon ayırmıştır.

2011-06-19 16:51:26

Misafir - Mümtaz İdil

Odatv okurları ve yorumları beni çok şaşırttı. Yukarıdaki yazım açıkistihbarat.com sitesinde benimle ilgili yazılan bir yazıya yanıt niteliği taşıyordu yalnızca. Böyle bir yazı yayınlanmasa, benim çıkıp da "bu yazı bana aittir" demek gibi bir çabam olmayacaktı. Odatv imzalı yazılan her yazıda elbette yönetimde olan biri olarak benim de sorumluluğum vardır. Bundan kaçmıyorum. Ancak açıkistihbarat.com bu yazıyı benim yazdığımı söylemekle kalmamış, üstelik hakaret de etmiştir. Bu durumda benim de bir yanıt yazmam gerekiyordu sanırım. Bu yazının sahibi mutlaka kendisini savunacak ikinci bir yazı yazacak veya kendi kimliği ile bu görüşleri anlatacaktır. Bu sitenin öncelikli görevlerinden biridir. Yazı tam olarak da anlaşılmış değildir. Odatv olarak hiçbir yazıyı hakaret unsurları içermedikçe sansürlemiş değiliz. Kaldı ki, odatv diye imza atılmış bir yazı tüm odatv yönetimini bağlar. Birimiz ötekimizi gammazlayacak durumda değiliz. Yazım, açıkistihbarat.com'a bir yanıttır, odatv okurlarına bir açıklama değildir. Bu açıklama yazının sahibi tarafından yapılacaktır zaten, onu savunmak da bizlere düşmez. Odatv, yedi elemanı Silivri'de olan bir site olarak, elbette haber konusunda zayıflıklar göstermekte, gelen yazıları değerlendirme konusunda da yetersiz kalabilmektedir. Bunu göz önünde bulundurmak gerekir. Odatv'de yazan yazarlar, imzalarını attıkları sürece yazdıkları kendilerini bağlar. Bu da tüm yazarlarımız tarafından bilinmektedir. Hal böyleyken, bir başka sitede bana atılan "yeteneksiz, ezberden çevirmen" gibi sözlerle de süslenen bir yazıya nerede yanıt vermem gerekirdi? Hiçbir okur işe bu açıdan yaklaşmamış. "Kılıçdaroğlu'nun rakibi Öcaılan'dır" yazısı yayınlanalı bir haftayı geçmesine rağmen, böyle bir yazı yazma ihtiyacı duymamışken, sessiz bir şekilde "olabilir, ben yazdım düşünebilirler," ihtimali de ortadayken bir yazı yazma ihtiyacı duymamışken, neden şimdi böyle bir yazı yazma ihtiyacı duyduğumu da okurların ve yorumcuların biraz olsun düşünmeleri gerekmez miydi? Bu bir savunma yazısı değildir, bu bir cevap yazısıdır. Hayatının büyük bir bölümünü çevirmenlikle geçiren birine "ezberden çeviri" diyebilecek kadar aşağılaşan kişilerin imzasız yazılarına adımla cevap vermem neden Odatv okurları tarafından yanlış anlaşıldı, anlayamıyorum. Ne yapsaydım? Sessiz kalıp kabullense miydim? Hiç ilgisi yokken İklim Bayraktar olayını gündeme getirerek sataşan bir siteye suskun mu kalsaydım. Ben sonuna kadar sahip çıktım elemanlarıma, sonuna kadar da sahip çıkarım, asla satmam. Gün gelir tüm gerçekler ortaya çıkar. Düşene bir tekme atmak çok kolay, ama ben atmam, atmadım da... Ben Odatv'de artık yazmayabilirim de... Bu hoşunuza gidecekse, açıkça yazın. Açıkistihbarat'ı okuduktan sonra susmamı mı bekliyordu okurlar, yorumcular? Susamazdım.

2011-06-19 16:42:05

Romulus

Sayın İdil, başka sitelere cevap vermeden önce, kendi okuyucularınızın sorularını cevaplamaya ne dersiniz? En azından bu gizliliğin nedenini anlatsanız?

2011-06-19 16:40:08

A.Tamtürk

Gazeteciliğin temeli olan "5N1K"nın, ne "N'sinin, ne de K'sının bulunmadığı, “asıl senin yazının altında isim yok, asıl sen adını söyle bakalım” türünde, tencere dibin kara yaklaşımlı, basit bir savunma yazısı. Sanırım Mümtaz İdil'in asıl amacı tüm okurların kafasındaki asıl soruyu gargaraya getirmek! Açık İstihbarat ne yazarsa yazsın ortada kılavuz gerektirmeyen bir “GÖRÜNEN KÖY” var. O da şudur: O yazı Odatv'nin “KURUMSAL İMZASIYLA” yayınlanmıştır. Dolayısıyla o yazıyı yazan bizzat kendisi olmasa da o yazının altında Mümtaz İdil’in de “görünmeyen” onay imzası bulunmaktadır. Mümtaz İdil kıvırtmayı bırakıp herkesin kafasındaki şu can alıcı asıl soruya cevap vermelidir: Mümtaz İdil (ve de Odatv'nin tüm diğer editörleri) o yazının içeriğine katılıyor mu, katılmıyor mu?? Zurnanın zırt dediği delik işte tam da burasıdır.

2011-06-19 16:32:46

Misafir - eralp

Ben ODATV'nin düşünmeden,tartmadan böyle bir yazıyı yayınlayacağına ihtimal vermiyorum.Neden derseniz,bu siteyi uzun zamandır takip ediyorum.(Gerçi operasyondan sonra biraz afalladılar.) ODATV haber sitelerinin WİKİPEDİA'sıdır.O nedenle,kendi adıma,hala bir açık kapı bırakıyorum...

2011-06-19 16:32:10

Misafir - eralp

Sevgili ODATV,o yazınız bizlerde bir kafa karışıklığına neden oldu.Nihat GENÇ bile anlamadığını söylüyor.Kimin yazdığını boşverin.Bu kafa karışıklığını giderin...

2011-06-19 16:10:23

Bengisu

Bunun tek cevabı var, ben değilim falanca dersiniz olur biter, gerisi laf-ü güzaf..Odatv çalışnalarını zan altında bırakmak denir bunun adına..

2011-06-19 16:02:03

Misafir - Salih

Galiba biz inatla ANLAMAK İSTEMİYORUZ..... ODATV'nin O utanç yazısı ile bir sıkıntısı yok anlaşılan.. oysa anında REAKSİYON melekekeri çalışmakta görüldüğü gibi... ODATV-taraf elele yaşasın Yeni CHPe

2011-06-19 15:53:56

Misafir - Kudret Öteyaka

Sayın Özdil size bir itirafta bulunmak istiyorum: Ben Odatv'yi daha çok okuyucularının kaliteli yorumlarından ötürü okuyorum. Sanal da olsu bu yolla fikir dünyamı zenginleştiriyorum. Çoğu zaman onlara, yüzlere varan yorumları kitap okuma ciddiyetinde okuyup ufkumu genişletiyor, düşüncelerimi derinleştiriyorum. Bu kadar kaliteli okuyucuyu/yorumcuyu -isterseniz araştırınız- herhangi bir yerde bulamazsınız. Bu ayrıcalığı tepip ne amaçla olursa olsun isimsiz aykırı bir yazı yayınladınız; okuyucularınızı ben dahil aldatılmışlık ruh haline soktunuz. Yani okuyucu kitlenize ihanet ettiniz. Bunu fikir özgürlüğü, fikir cimnastiği olarak falan da savunamazsınız. Lokantanın yemeği güzelse yiyenler yemeyenlere tavsiye eder ve müşterileri kısa sürede çoğalır. Bu örnekten olmak üzere ne yazık ki Odatv yemekleri arasında herkesin kolaylıkla anlayabileceği zehirli bir yemek sundu. Siz bunun cevabını vereceğiniz veya savunmasını yapacağınız yerde aynı usulle -isimsiz- eleştiren başka bir siteyi eleştiriyorsunuz. Baskılar sizi biraz sersemletmişe benziyor ama kalite de böyle ortaya çıkıyor ne yapalım.

2011-06-19 15:50:47

Misafir - karayavuz

Sayın Mümtaz İdil, bizi, yani ODATV savunucularını, bu utanç ve töhmetten hemen kurtarmakla yükümlüsünüz. Anlamsız yanıtlarla ugraşacağınıza, bir an evvel bu lekeyi temizleyin. ODATV bizim için çok önemli, sizi bilemeyiz.

2011-06-19 15:45:28

Misafir - 1071malazgirt

Harika bir cevap.. Gayet profesyonel.. Cosku ile okudum. şamarin sesi buralara kadar geldi.. Hala utanmadan; "Yazarin adini gammazla ulan..!" isterik çigliklari atanlara, "I. Bayraktar nooldu..? Sen onu anlat yine..!" türü bayagi hamleleri yapanlara ne demeli..!? Mesele, özgür yayincilik, fikre, kültüre, sanatkara saygili elestiri filan degil.. Eski sözde hesaplar üzerinden sindirme çabalari, bu konulari kullanip bagciyi dövmek.. Tebrik ederim. Sayin M.Idil bey.. Son yillarda sahit oldugum en iyi profesyonel cevap bu..

2011-06-19 15:26:14

ochychernye

Prof.Dr.Yalçın Küçük'ün Aydınlık gazetesindeki köşesinde kısa süre önce yayınlanan '' KİNG MAKER '' temalı yazısında, CHP'de yaptırılan yönetim değişikliği sırasında Soner Yalçın ve ekibinin, Baykal'ın tasfiyesi ve Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olması yönündeki çabaları etraflıca değerlendirip, kafi miktarda aşağılamıştı, bu nedenle tekrara gerek duymuyorum. CHP'de yaşanması gereken, seçim sonrası değerlendirme sürecine bu şekilde ağır ve mantıktan uzak şekilde müdahale etmeye çalışan bu yazı Odatv'de babası belli olmayacak şekilde yayınlanmıştır. Okurunuz olarak bu belirsizliğin giderilmesini isteme hakkını kendimizde görmemiz, kendimize lüzumundan fazla önem atfetmekmidir.? Odatv okuru olarak, yazarların, tek- tek ben değilim şeklinde beyanda bulunması yerine bu yazının sahibinin, yazdığına sahip çıkmasını bekliyorum, yapamıyorsa, yazdıklarını odatv yayınlamamalıdır. Gizli yazar, yazdıklarını bundan sonra, gayrımeşru çocukların terkedildiği cami avlusuna bırakmalıdır.

2011-06-19 15:22:37

Misafir - ergun

Böyle abuk sabuk bir yazıyı kim yazmış ve neden yayınlanmış,biran önce açıklayın,konunun etrafında dolaşmayın...

2011-06-19 15:10:12

blafci

Kendinize yazılınca anında cevap vermişsiniz sayın İdil.Üç gündür buradan kim yazdı diye sorulurken niye açıklamadınız.Siz sadece kendinizi düşünüyorsunuz.Sizi kitlelere tanıtan Odatv umurunuzda bile değil.

2011-06-19 15:08:09

Misafir - hasan tahsin

Sayın idil bir çok iddaya cevap vermişsinizde,iklim bayraktar iddialarına cevap vermemişsiniz.acaba neden?

2011-06-19 14:45:14

Misafir - hakan

yazıyı kimin yazdığı hala belli değil bu nasıl cevap. iş olsun diye cevap yazılmış yazıyı oda tv yazarları kabullenmiyor ama kimin oda tv adına yazdığıda açıklanmıyor pes yani

2011-06-19 14:38:16

Misafir - Salih

Biz sitenizden 30 saattır açıklama beklerken (demek ki mühimsenmiyor)siz kendinizi açıkistibarat nezdinde savunmaya çalışıyorsunuz(demekki bu daha çok mühimsenen) Gülümseme..... tabiki bizim gibi okuyucuların beklentisi sizleri bağlamayabilir... saygılar...

2011-06-19 14:36:31

lgk

mümtaz idil yanlış yere kızıyor. odatv'nin isimsiz ve tepki toplayan yazısının herkesin eline malzeme olacağı zaten belliydi. insanları doğru ya da yanlış sorgulamalara iten yazıları da şimdi yazarları çekmeye mahkümdür. anladığım kadarıyla bu durum odatv'nin işine geliyor. kendi çağında bir silkeleme operasyonu yapıyor ve sanki oluşulan kaosta kim dost kim düşman belirlemeye çalışıyor. bir üst taraftaki düşüncem çoğu kişiye saçma gelebilir lakin böyle saçma bir yazıya karşılık da anca böyle saçma ve de ilginç teoriler ortaya atılabilinir. yazılan tepki yazısının da anlık duygusal bir tepkiyla yazılmış olduğu çok belli. ufak çocukların "bana tükürdün ee ama bak sen de bana tükürdün" minvalindeki söylemler burada yer almazdı.

2011-06-19 14:31:41

Misafir - Salyangoz tacirleri

site olarak, Okuyucu Yorumlarını soğutup ancak 10 saat kadar sonra(belki daha uzun) eleyerek verdiniz, yazının altında şahıs değil sitenin imzası vardı VE YAZARINI BELİRTMEDİNİZ , YAZIYI ISRARLA KALDIRMADINIZ, OKUYUCUDAN ÖZÜR DİLEMEDİNİZ Bence O Yazıyı okuyup okuyup ağlamak daha öncelikli olmalı gerisi boş.....

2011-06-19 14:24:58
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.227 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.