ŞEHİDİN EVİNE HACİZ VE MEDYAYI ALDATAN k.rt PİÇİ
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 09 Ağustos 2020, 14:37:23


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ŞEHİDİN EVİNE HACİZ VE MEDYAYI ALDATAN k.rt PİÇİ  (Okunma Sayısı 1598 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tunçyürekli
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.149



« : 30 Ağustos 2012, 12:10:36 »

 Bu başlıkta iki tane haberi birleştireceğim, yorum sizin.

 20 gün sonra şehidin evine haciz
Foça’da 20 gün önce askeri aracın geçişi sırasında bombanın patlatılması sonucu şehit düşen er Özkan Ateşli’nin baba ocağı, önceki gün de icra müdürlüğünden gelen evrakla sarsıldı.
Güncelleme:30 Ağustos 2012 10:22
Türkiye’yi yasa boğan terör saldırısında şehit düşen 2 çocuk babası Özkan Ateşli, Esenyurt’ta Şehitler ve Gaziler Parkı’nın hemen yanındaki, devasa ve lüks sitelerin gölgesinde kalan, yağmurda çatısı akan, derme çatma barakada yaşıyordu.
 Sabah erkenden kalkıyor, mahalle mahalle, sokak sokak geziyor hurda kağıt, plastik topluyordu. Derme çatma barakanın mutfağında yere attığı yer yatağında eşi ve iki çocuğuyla beraber yatıyordu. Askere gidene kadar hep çalıştı. Hurdacılıktan artan zamanlarında Esenyurt Belediyesi’nin bahçıvanlık işlerine gitti. Askere giderken bile yol parasını Esenyurt Belediyesi’nden aldı.
 

Damı akan evden protokol camiine

Özkan Ateşli o saldırıda şehit düşmeseydi Ramazan Bayramı’nda evindeydi. Amcasının aldığı uçak bileti cebindeydi ama o gelemeden şehit haberi daha önce eve ulaştı. Cebinden çıkan son 50 lirası için annesine “Çocuklarıma elbise alırım” diyerek harcamamıştı. Türk bayrağına sarılı tabutu evinin önüne getirildiğinde şehit ailesinin durumunu görenlerin yüreği burkuldu. Özkan Ateşli’nin cenaze töreni için Avrupa Yakası’nın tek protokol camii Ataköy 5’inci Kısım Camii’ne geldi. 17 yaşındaki eş Dilara Ateşli ile 53 yaşındaki şehit annesi Şerife Ateşli oğlunun tabutuna sarılarak uzun süre gözyaşı döktü. Cenazeye AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış olmak üzere İstanbul’un ileri gelenleri katıldı. Türkiye'nin bir çok yerinden aileye sözler verildi, destek olunacaktı.

“Yarım ekmeğin yarısını yerdi”

Oğlu gibi hurdacılık yapan Hamdi Ateşli, şehidini tek cümleyle “Yarım ekmeğin yarısını yer, yarısını eve getirirdi” diye anlatıyor. Oğlunu toprağa verdikten bu yana her gün mezarına gittiğini söyleyen Hamdi Ateşli “Bu acı bitmez. Hala oğlumun öldüğüne inanamıyorum” dedi. Oğlunun acısını unutamadan bir acı daha yaşadığını söyleyen Hamdi Ateşli “Elektrik sayacım bozuktu. BEDAŞ’ı kaç kez aradım. Gelip değiştirdiler. Sonra faturalarım okunmuyordu, en son da bana bin 250 lira borç çıkardılar. Oğluma para gönderemiyordum, borcu nasıl ödeyeyim. Sonra da icradan bu kağıt geldi” dedi.

Yarın son

BEDAŞ’ın avukatları ile görüştüğünü ancak Cuma gününe kadar ödemesi gerektiğini söyleyen Hamdi Ateşli şöyle konuştu:

“Bin 250 liralık borç, avukatlık ücreti ve faiziyle beraber olmuş bin 560 lira. Gaziosmanpaşa 5’inci İcra Müdürlüğü’nden gelen kağıtla şok oldum. Aradım konuştum. Mal beyanında bulunmamı istediler. Neyim var ki? Cuma günü son dediler. Ödeyemeyeceğimi söyledim. Dinlemediler. Ben oğlumu bu vatana şehit verdim. Gencecikti. Arkasında gözü yaşlı eş ve biri beşikte iki çocuk bıraktı. Günlük yevmiyemizi çıkartırsak şükrediyorum. Daha oğlumun bedeni mezarında soğumadı. Sokaktaki bayraklar hala dururken bana icra takibi başlatırlar. Kıymetimiz yokmuş onu anladım. Oğlum öldükten sonra İzmir’den belediye başkanları kalktı geldi. Ama ne başbakan ne cumhurbaşkanı ne de bakan, kimse evime dahi gelmedi. Çok sözler verildi. Hepsi havada kaldı. Anlatmama gerek yok. Evimin hali zaten ortada. Yağmurda evin her yeri akıyor. Özkan’ımın 6 aylık oğlu Alper hastalandı. Her gece ateşleniyor. Evde mikrop kapmasın diye onu akrabalarıma gönderiyorum akşamları. Eşi Dilara’nın zaten psikolojisi bozuldu. Komşuya gidiyorum diye evden çıkıyor. Akşam oldu mu dönmüyor. Onu eşinin mezarının başında buluyoruz. Sabahtan akşama kadar gidip başında oturuyor. Ben buradan yetkililere sesleniyorum. Hurdacılık yaparak, çöpten kağıt toplayarak geçimimizi sağlıyoruz. Oğluma askerde bile en fazla 50 lira para gönderdim. Onu da harcayamadan şehit düştü. Ben oğlumu şehit verdim ama icralık oldum. Borcu ödeyemeyeceğim. Evime de haciz gelecek. Şehit ailesinin düştüğü durumu herkes görsün.”

   - BUNUN 30 AĞUSTOSTA OLMASI DA AYRICA MANİDAR-

 Şimdi k.rt piçinin haberine geçiyoruz.

  Şeyhmus'un yalanı Oxford'u bile şaşırttı
Türkiye iki gündür Mardinli Şeyhmus Kino'nun hikayesini konuşuyor.
Güncelleme:30 Ağustos 2012 11:25
Oxford Üniversitesi'nden burslu eğitim kazandığını söyleyen Kino, üniversitenin kendisine gönderdiği davetiyeyi okuma yazma bilmeyen annesinin ekmek pişirdiği tandırda yaktığını belirterek gazetelerin birinci sayfalarında haber oldu.
 Ne var ki internet sitelerinde ve gazetelerde en çok okunan haber olmayı başaran 17 yaşındaki gencin yalanı uzun sürmedi. Kino'nun hikayesiyle tüm medyayı aldattığı ortaya çıktı.

Şeyhmus'un mağduriyetini Oxford Üniversitesi'ne soran Zaman muhabirine, söz konusu öğrenciye yönelik bir 'burs teklifi' ve 'okulumuza gel' çağrılarının olmadığı cevabı geldi. Üniversitenin basın sözcüsü Matt Pickles, yaptığı açıklamada Şeyhmus Kino adında bir kayda rastlamadıklarını belirtti. Adı geçen şahsa yönelik ne eğitim ne de burs sunduklarını kaydeden Pickles, üniversitenin dünyanın her yerinden üstün başarılı ve özel yetenekli öğrenci adaylarını kabul ettiğini, fakat kabul sürecinin adayların bizzat posta veya web üzerinden yaptıkları başvurular neticesinde olduğunu söyledi. Açıklamada, üstün başarılı ve yetenekli öğrencilerin böyle bir başvuru yapmaksızın Oxford Üniversitesi tarafından tespit edilmesi ve teklif göndermesi şeklinde bir prosedürün olmadığı ifade edildi.

Tabloları da TAKLİTMİŞ!

Şeyhmus Kino, Almanya'da düzenlenen bir resim yarışmasında da 350 bin liralık ödül aldığını açıklamıştı. Aldığı ödülü Afrika'da açlıkla mücadele eden Somali'ye bağışladığını söyleyen Kino, resim yeteneği nedeniyle Oxford Üniversitesi başta olmak üzere yurt içi ve yurtdışından birçok üniversiteden burslu eğitim teklifi aldığını belirtmişti. Bütün medyayı kandırmayı başaran Kino'nun resimlerinin de kendisine ait olmadığı öne sürüldü. Kino'nun Almanya'da "Hayal Dünyası'nda Serbest Çalışmalar" adlı yarışmaya katıldığı ve ödül aldığını söylediği resim, Kanadalı ressam Rob Gonsalves'in "Community Portrait" adlı eserinin tıpkısıydı. Mardinli genç, Endonezyalı sanatçı Veri Apriyatno'nun resim çalışmalarını da 'Ben yaptım.' diyerek sosyal medyada paylaşmıştı. Kino, tablolarla ilgili de şu yorumu yapmıştı: "Arkadaşlar öncelikle bir şey demek istiyorum; yarışmayı kazanan kişi kazandığı ödülü bağışlamak zorundaydı. Onun için ben bir şey yapamıyorum ama ben yine devam edeceğim. Hayallerimin peşini bırakmayacağım. Ben Leonardo Da Vinci gibi tanınmak, Picasso gibi tablolarında anlam aramak ve Salvador Dali gibi sürrealist olmak istiyorum."

Gelen tepkiler üzerine Facebook profil sayfasındaki yorumları silen Şeyhmus Kino, dün kendisine ulaşmaya çalışan gazetecilere cevap vermedi.


    -VE GÜN BOYUNCA KAMUOYUNU ALDATMAK SUÇUNDAN TAZMİNATA MAHKUM OLMASI GEREKEN BU PİÇ HAKKINDA İŞLEM YAPILDIĞINI DUYAN VAR MI? -
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

DEME BANA KAYI, OĞUZ, OSMANLI/TÜRK'ÜM BU AD HER ÜNVANDAN ÜSTÜNDÜR/YOKTUR ÖZBEK,AZER,KIRGIZ,KAZANLI/TÜRK MİLLETİ BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR!
Giray-han
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.202



« Yanıtla #1 : 30 Ağustos 2012, 15:28:19 »

Malum, bizim medya biraz akılsız...Yani düşünsenize..Anası bir kaç değersiz kağıdı tandırda yaktı diye bir daha başvurusu kabul edilmiyormuş...Ki, kendisi bile başvurmamış, Oxford sözde kendisi ona bir teklifle gitmişmiş...Yalancı olduğu buradan belli. Neyse ki ortaya çıktı, ama çoğu kimsenin zaten yalan olduğunu anlamış olması lazım gelirdi. Bir kağıt yandı diye birinin eğitim hayatı yanar mı? Hele ki şimdiki internet çağında?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
Atasagunalp
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 59



« Yanıtla #2 : 31 Ağustos 2012, 00:12:26 »

selçuk parsadan gibiler dizilere felan çıkınca, bu da şansımı bir deneyeyim demiştir. Üç kağıtçı şerrrrrrefsiz. Şehide haciz demek... Şehidin ailesine saygı göstermeyen bir sistem, kayışı kopmuş bir motor gibidir. İki üç tekerlek çevrimi gider, ama sonra durur. emperyalistler kendi askerlerinin ailelerine böyle yapıyorlar mı? bir Türkçü başta olsaydı, şehit ailelerini toplumun birinci sınıf insanları olarak gösterir ve vatanı bölmeye çalışan köpeklere karşı bir bütünleştirici unsur olarak gösterirdi. Gazisi açlıktan bir barakada ruhunu teslim eden bir ülkede yaşıyorum ve ülkem böyle değildi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk menem
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.215 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.