PUTİN'in ZİYARETİNİN HİKMETLERİ (!)
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2019, 18:50:22


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: PUTİN'in ZİYARETİNİN HİKMETLERİ (!)  (Okunma Sayısı 2156 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« : 07 Ağustos 2009, 09:36:27 »

Putin Ziyaretinin Değerlendirmesi
   

TÜRKSAM Başkanı Sinan Oğan'ın Putin'in Ziyareti Üzerine Yaptığı Değerlendirmesi

6 Ağustos 2009  23:06

Rusya Başbakanı Vladimir Putin 6 Ağustos 2009 tarihinde Ankara'ya günübirlik bir çalışma ziyaretinde bulunacaktır. Aslında Temmuz ayında gerçekleşmesi beklenen ziyaret, Erdoğan ile Putin'in programlarının uyuşmaması dolayısıyla 6 Ağustos'a kalmıştı. Hayli yoğun geçmesi beklenen bu ziyaret esnasında Başbakan Putin’in Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edilmesi de beklenmektedir. Rusya Başbakanı Putin’in Ankara ziyareti, son yıllarda Türkiye ile Rusya arasında gelişen ilişkilerin seviyesini göstermesi bakımından son derece önemlidir. Sadece 2009 yılı içerisinde bu ziyaret ile beraber üç üst düzey ziyaret gerçekleşmiş olacaktır. Bunlardan ilki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 12-15 Şubat 2009 tarihleri arasında Rusya Federasyonu’na (Moskova ve Kazan) gerçekleştirdiği “Devlet ziyareti”dir. İkinci olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 16 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirdiği Soçi ziyaretidir. Şimdi 6 Ağustos 2009 tarihinde Başbakan Putin Türkiye’ye bir çalışma ziyaretinde bulunacaktır. Ayrıca Putin’in ziyaretinden sonra tahminen 2010 yılı başlarında Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’in Cumhurbaşkanı Gül’e iade-i ziyarette bulunması beklenmektedir. Üst düzey ziyaretlerden başka, iki ülke arasında başbakan yardımcılığı, bakanlık düzeyinde sayısız ziyaret ve liderleri arası telefon görüşmeleri de gerçekleşmiştir.
 
Rusya Başbakanı Putin’in ziyareti öncesinde Türk-Rus Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısı da yapılmıştır. Putin’in ziyaretinin de ana gövdesini, başta enerji olmak üzere ekonomik ve ticari ilişkiler oluşturacaktır. Türk-Rus münasebetleri aslında ilginç bir ilişkiler sistematiğine sahiptir. Türkiye ile Rusya ekonomisi örneğin Türkiye ile Çin ekonomisinden farklı olarak birbirini ikame eden değil, tamamlayan bir yapıya sahiptir. Diğer taraftan enerji konusunda iki ülke hem işbirliğini sürdürmekte ve hem de aynı anda rekabet etmektedir. Türkiye, Rusya’da parakende ticaretten, inşaata kadar değişik alanlarda yatırımlar yapmakta ve yaş sebze ve meyveden tekstile kadar birçok alanda mal ihraç etmektedir. Yine Türkiye Rusya’dan doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 65’ini karşılamakta, petrol ve türevlerine ilişkin ihtiyacının yüzde 30-40 civarını da Rusya’dan almaktadır. Diğer taraftan doksanlı yıllar boyunca Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesi (BTC) ve Bakü-Novorosisski Ham Petrol Boru Hattı Projesi ile iki ülke rekabet etmişti. Şimdi ise Nabucco ve Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı Projeleri rekabet halindedir.
Bölgesel konularda da durum çok farklı değildir. Gürcistan konusunda iki ülkenin faklı yaklaşımları varken, Kafkas İşbirliği ve İstikrar Paktı (KİİP), Karadeniz Ekonomik İşbirliği Projesi (KEİP), Karadeniz’e yabancı savaş gemilerinin girmemesi ve güvenliğin sahildar devletlerce sağlanması, Irak’ın toprak bütünlüğü, İsrail-Filistin meselesi, kısmen İran konusu ve genel anlamda Ortadoğu ve Güney Asya konularında genel bir anlayış birliği mevcuttur. Dolayısıyla da bu şekildeki karmaşık bir sistematiğe sahip iki ülke ilişkilerini yönetmek ve sorunlu alanları işbirliğine dönüştürebilmek veya koordine edebilmek çok kolay olmamaktadır.
 
Türkiye ile ilişkilerin genel olarak her alanda geliştiğine şahit olunmaktadır. Sadece ekonomik ilişkilerde değil, sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda da ilişkilerin geliştiği görülmektedir. Rus gelinlerin Türkiye’de giderek daha fazla ilgi gördüğü ve Türk-Rus evliliklerinin giderek arttığı bir dönemde, 'Russia in Global Affairs' Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fyodor Lukyanov’un 'Gazeta' gazetesine yaptığı bir değerlendirmede, Türkiye’yi “cezbeden geline” benzetmesi ilginç bir ironi oluşturmuştur. Daha önce de bazı Rus analizciler Türkiye ile ilgili değerlendirmelerinde “Türkiye Rusya tarafından yeniden keşfediliyor” şeklinde tespitlerde bulunmuşlardı. Her ne kadar Türkiye Ruslar tarafından yeniden keşfedilse ve cezbeden geline benzetilse de ilişkilerde sorunlu alanların varlığı da inkâr edilemez.
 
Moskova Ankara’yı Neden Bu Kadar Önemsemeye Başlamıştır?
 
Rusya’nın Türkiye’ye olan bakış açısının değişmesinde iki önemli kırılma noktası vardır. Bunlardan ilki 2003 yılında ABD tezkeresine TBMM’de ret kararının çıkmasıdır. İkincisi de 8 Ağustos’ta yaşanan Gürcistan-Güney Osetya-Rusya savaşında Türkiye’nin konumunun ve tutumunun ortaya çıkardığı jeopolitik gerçeklerdir.
 
Esasen artan ilginin kodları, 8 Ağustos 2008 tarihinde başlayan ve 5 gün süren Kafkasya Savaşı’nda gizlidir. Bu savaşın sıcak kısmı beş gün sürmüş ve Rusya’nın üstünlüğü ile tamamlanmıştır. Ancak bu savaş sonrasında Rusya ile ABD ve AB arasında ciddi sorunlar ortaya çıkmıştır. Özellikle de Gürcistan’a yardım götürme bahanesiyle NATO ve ABD gemilerinin Karadeniz’e girmeleri sürecinde Türkiye’nin takındığı tavır, bölgedeki dengelerin önemli ölçüde değişmesini önlemiştir. Rusya’nın Türkiye’yi önemsemesinin sebeplerinden birisi Karadeniz ve Türk boğazlarıdır.
 
Karadeniz bu savaş sonrasında küresel güçler mücadelesinin, yeni çatışma alanı haline gelmiştir. Karadeniz ülkelerinin genel tavrına baktığımız zaman karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır. Gürcistan ve Ukrayna Rusya karşıtıdır. Bulgaristan ve Romanya, Rusya karşıtı olmasa bile ABD’ye daha yakın durmaktadır. Karadeniz’deki böyle bir tablo içerisinde Türkiye’nin tavrı “halledici”dir. Türkiye Karadeniz’in en uzun sahiline ve en büyük deniz gücüne sahiptir. Türkiye’nin kimden yana tavır takındığı, Karadeniz’deki mücadelenin seyrini etkileyecektir.  Türkiye, ABD’nin ve NATO’nun müttefiki olmasına rağmen savaş sırasında ve sonrası dönemde Montrö Anlaşması’nı eksiksiz uygulaması ve bölgede tarafsız kalması ona bölgede büyük saygınlık kazandırmıştır. Türkiye’nin tarafsızlığı, Karadeniz’in bir NATO gölü olmasını önlemiştir. Bu aynı zamanda Rusya’ya da büyük bir avantaj getirmiştir. Bu sebepledir ki, Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Gül’ün bu yıl başlarında gerçekleştirdiği Moskova ziyareti esnasında yaptığı açıklamada Türkiye için “Türkiye dış politikamızda öncelikli ülkedir” tabirini kullanmıştı.
                                                                       -1-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #1 : 07 Ağustos 2009, 09:37:09 »

Bu genel bakış çerçevesinde Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri şu başlıklar altında toplamak mümkündür:
 
Sorunlu Alanlar
 
Türkiye açısından, PKK terör örgütünün Rusya tarafından terörist örgütler listesine alınmaması; Rusya açısından ise Türkiye’de faaliyet gösteren Çeçen ve Kafkas kökenli STK’ların varlığını sürdürmesi sorunlu alanlardan ilkini oluşturmaktadır.
 
İkili ilişkilerden enerji, hem sorunlu alandır ve hem de işbirliği yapılan bir konudur. Özellikle boru hatlarındaki rekabet iki ülkenin sorunlar yaşadığı başlıca alanlardandır.
 
Gümrüklerde yaşanan sorunlar da iki ülkenin hanesinde sorunlu alanlar olarak gözükmektedir.
 
Türkiye’den ihracatı yapılan meyve ve sebzelerin üzerinde ilaç ve/veya larva bulunması ve Rusya’nın zaman zaman ithalatı sınırlandırması bir başka sorunlu alanı oluşturmaktadır.
 
Gürcistan savaşı ve bu ülkenin toprak bütünlüğü konusunda da Türkiye ve Rusya farklı yaklaşımlara sahiptirler.
 
Sorun Olmaktan Çıkmaya Başlayan Alanlar
 
NATO’nun Doğu’ya doğru genişlemesi önceden sorun olsa da artık aşılmaya başlayan bir konudur. Zira Türkiye, Gürcistan ve Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunda bu ülkeleri çok fazla cesaretlendirmemek gerektiğini düşünmektedir.
 
Türk-Ermeni ilişkileri ve Dağlık Karabağ sorunu da yine iki ülke arasında aşılmak istenen ve bu yolda bazı adımların da atıldığı alanlardandır.
 
Ortak Anlayışa Sahip Olunan Alanlar
 
İki ülkenin başta Karadeniz bölgesinin güvenliği olmak üzere, Afganistan, Pakistan, İran, Irak, Suriye, İsrail-Filistin sorunu ve genel itibarıyla bölgesel konularda birbirine yakın görüşler içerisinde olduğu müşahede edilmektedir.
Küresel Krizin Etkisi Altındaki Ekonomik ve Ticari İlişkiler
 
Küresel ekonomik krizden en çok etkilenen ülkelerin başında Rusya gelmiştir. Rusya’da küresel krizin daha derin hissedilmesine sebep olan bir başka etken de ekonomisinde önemli bir ağırlığı olan petrol fiyatlarının ciddi oranda düşmesidir. Türkiye’nin önemli dış ticaret partnerlerinden birisi olan Rusya’nın petrol gelirlerinin azalması sebebiyle gelir kaybına uğraması ve küresel krizi ciddi bir şekilde hissetmesi Türkiye’yi doğrudan etkilemiştir.
 
Ocak-Nisan 2009 tarihleri rakamlarına baktığımızda Rusya’nın en çok ihracat yaptığı ülkeler sıralamasında Türkiye’nin beşinci sırada yer aldığını görmekteyiz. Türkiye’nin bu ülkeden ithalatı 2008 yılının Ocak-Nisan dönemlerinde 10.590 Milyon $ iken, 2009 yılının aynı dönemlerinde yüzde 47.3’lik bir düşme ile 5.580 Milyon $’a gerilemiştir.
 
Ocak-Nisan 2009 tarihleri rakamları ile Rusya’nın en çok ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında Türkiye’nin 15. Sıraya gerilediğini görmekteyiz. Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı 2008 yılının Ocak-Nisan dönemlerinde 2.181 Milyon $ iken 2009 yılının aynı dönemlerinde yüzde 54.6’lık bir düşme ile 990 Milyon $’a gerilemiştir. Bu dönemde genel olarak dış ticaret hacmimiz yüzde 48,5        düşüşle 6.571 Milyon $’a gerilerken, Türkiye aleyhine dış ticaret açığı 4.590 Milyon $ olarak gerçekleşmiştir.
 
Ekonomik ve ticari ilişkilerimizdeki dramatik düşüş elbette ki görüşme konuları içerisinde ön sıralarda kendisine yer bulacaktır.
 
Gümrüklerde Yaşanan Sorunlar ve Bu Sorunlara Eklenen Çerkizovski Pazarı
 
Türkiye ile Rusya arasında Eylül 2008’de gümrük işlemlerinin basitleştirilmesini öngören protokol imzalanmış ve bu belge Kasım 2008’de yürürlüğe girmiştir. Ancak Türk ürünlerinin Rus gümrüklerinde yaşadığı sorunlar bugüne kadar tam olarak giderilememiştir. Gümrüklerde yaşanan sorunların çözümü için bir teknik heyetin kurulması kararlaştırılmış ve Rusya Federal Gümrük Servisi Müdürü Andrey Belyaninov 18-20 Şubat 2009 tarihinde davet üzerine Türkiye’ye gelmiştir. Bu ziyaretle gümrük sorunu bir nevi komisyonlara havale edilmiş ve komisyona havale edilen her sorun gibi tam olarak çözüme kavuşturulamamıştır.
 
Gümrüklerin yanı sıra her yıl Rusya ile sebze meyve ihracı konularında da sorunlar yaşanmaktadır. Rusya ilaç kalıntısı olduğu gerekçesiyle başta domates olmak üzere üzüm, şeftali ve kiraz gibi bitkisel ürünlerin girişini zaman zaman kısıtlamakta ve hatta geri bile göndermektedir. Hemen her yıl yaşanan bu sorunların giderilmesi için Putin ziyareti öncesinde, Rusya’dan teknik heyet Türkiye’ye davet edilmiş ve yapılan görüşmeler sonunda Rusya’ya ihraç edilecek tarım ürünleri için 15 laboratuvar yetkilendirilmiştir.
 
Türkiye ile Rusya arasında gümrüklerde yaşanan sorunlar tam olarak çözülemediği gibi bu sorunlara bir yenisi de eklenmiştir. Yahudi kökenli, Azeri asıllı Rus işadamı Telman İsmailov’un Antalya’ya yaptırdığı Mardan Otel’den sonra yaşananlar, sorunu giderek daha da ilginç boyutlara taşımıştır. Bilindiği gibi Telman İsmailov Rusya’nın Antalyası olarak bilinen Soçi yerine Antalya’ya 1.4 milyar dolar yatırım yaparak açtığı lüks otel ve Türk vatandaşlığını kabule hazır olduğu açıklamasından sonra Rusya’da İsmailov’a karşı bir kampanyanın yürütüldüğü iddia edilmiş ve bu çerçevede de Çerkizovski Pazarı’nın kapatıldığı ifadeleri basına yansımıştı. Çerkizovsi pazarının kapatılmasıyla da pazardaki tüm mallara el konulmuştur.
Bu pazarın kapatılmasından en çok zararı gören ülkelerden Moskova’ya çeşitli heyetler gönderilmiştir. Çerkizovski pazarına ürün sağlayan başlıca ülkeler olan Çin ve Türkiye pazarın kapatılmasından en çok zarar gören ülkelerin başında gelmektedir. Çin bu sorunu aşmak için anında Moskova’ya resmi heyetler göndermiş ve yeni bir Çin pazarı açma kararıyla sorundan neredeyse karlı bir şekilde çıkmıştır. Dolayısıyla Türkiye’nin de sorunu aşmak için Ankara’da gerçekleşen Putin ziyaretinde bu konuyu masaya yatırması bekleniyordu. Ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Karma Ekonomik Kurul Eşbaşkanı Taner Yıldız, pazarın kapatılma konusunun Rusya'nın iç meselesi olduğunu, konunun ikili görüşmelerde gündeme gelmeyeceğini açıklamıştır. Ancak el konulan mallar arasında 5 bin Türk firmasına ait 2 milyar dolarlık mal da bulunması bu konuyu mecburen gündeme getirecek gibi gözükmektedir.
 
Moskova Belediye Başkanı Yuri Lujkov ise pazarın 2007 sonunda kapatılmasının planladığını, ancak bunun 2008 sonuna ertelendiğini, daha sonra da 2009 yılına kaldığını hatırlattı. Başkana göre çalışanlar, pazarın kapatılacağı ile ilgili gelişmeleri önceden biliyorlardı. Kapatılma ile ilgili resmi gerekçe listesi ise bir hayli uzun: Gümrüksüz mal bulundurma, kaçak işçi, yangın tertibatının yeterli olmaması ve sağlık açısından hijyen sorunları ve benzeri gerekçeler.
 
Çerkizovski pazarının kapatılmasının yankılarının daha uzun süre devam edeceği anlaşılmaktadır. Zira çeşitli ülkelerin bu pazarın kapatılmasını kendilerine göre yorumladıklarını görmekteyiz. Yaklaşık 15 yıldır faaliyet gösteren pazarın kapatılması sonrasında en çok zarar gören ülkelerden birisi olan Azerbaycan’dan herhangi bir yorum gelmezken Kırgızistan’da olay, ABD üslerinin açılmasına yeniden izin verdikleri için Rusya tarafından cezalandırıldıkları şeklinde yorumlamıştır. Zira Kırgızistan’da üretilen hafif sanayi ürünlerinin yaklaşık yüzde 40’ı bu pazarda satılmaktadır.
 
Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye ile Rusya arasında doksanların başlarında bavul ticareti ile başlayan ve bugün de tam olarak sistematize edilemeyen ticari ilişkilerimiz, Rusya’nın dört farklı şehrinde yapılan bavul ticareti heykelleriyle sembolize edilse de hala sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların kısa vadede çözülmesi de beklenmemektedir. Her ne kadar Türkiye’nin uzun süreden beri üzerinde çalıştığı, Samsun-Kafkaz limanları arasında ro-ro üzerinden tren yolu yük taşımacılığı çalışmaları devam etse de bu soruna sadece kısmi bir çözüm getirebilecektir. Ticari ilişkilerimizin değişen şartlara uygunlaştırılamaması sorunların ana kaynağı olarak kalmaya devam etmektedir.
 
Ticari ilişkilerimize olumlu katkıda bulunması beklenen bir diğer gelişme de TL/Ruble konusundaki çalışmalardır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 12-15 Şubat 2009 tarihleri arasında Rusya Federasyonu’na gerçekleştirdiği “Devlet ziyareti” esnasında gündeme gelen ticarette TL/Ruble kullanımına geçilmesi kararının ardından birtakım düzenlemeler yapılmış ve hatta bazı bankalar bu konuda işlemlere dahi başlamışlardır. Bu ziyarette gündeme gelecek konulardan birisi de ticarette TL/Ruble kullanımının yaygınlaştırılması konuları olacaktır.

                                                                              -2-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #2 : 07 Ağustos 2009, 09:37:54 »

Nabucco ve Güney Akım Konuları
 
Türkiye ile Rusya arasında yaşanan sorunların en önemlilerinden birisi Nabucco ve Güney Akım projeleri arasında yaşanan rekabettir. Bilindiği gibi Türkiye daha önce Rusya’yı Nabucco hattına davet etmişti. Ardından da Türkiye’yi ziyaret eden Rusya’nın “en derin” bürokratlarından birisi olan Enerjiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı İgor Seçin, Türkiye’yi Güney Akım Projesi’ne davet etti. Her iki davet sonrasında da yapılan açıklamalarda “bakıyoruz, inceliyoruz” gibi diplomatik cevaplar basında kısmi bir heyecana sebep oldu. Ancak ilişkilerin doğasını bilenler şuna emindirler ki, ne Türkiye Güney Akım’a katılır ve ne de Rusya Nabucco’ya girer. Bugün ekonomik krizi en derin hisseden ülkelerin başında gelen Rusya’nın birkaç büyük projeyi aynı anda yürütme kapasitesi olduğunu düşünmüyorum. Rusya için Baltıklardan geçen Kuzey Akım Hattı daha önemlidir ve yürüyen bir projedir. Kanaatimce Rusya Güney Akım Projesini Nabucco’ya karşın bir pazarlık unsuru olarak elinde tutmaktadır. Mavi Akım 2 anlaşması aslında Rusya için içeriği ve kapasitesi değiştiği takdirde Güney Akım’ın yerini alabilir.
 
Burada aslında bir ara formülün bulunması gerekir. Bu ara formül daha önce Rus basınına yansıyan ve Rusya’da büyük yankı uyandıran TÜRKSAM’ın önerisi ile gerçekleştirilebilir.[1] Söz konusu öneriye göre; Nabucco ve Güney Akım projeleri nedeniyle rekabet yaşayan Türkiye ve Rusya’nın bu rekabeti işbirliğine çevirecek imkanlar mevcuttur. Rusya oldukça pahalı olan Güney Akım yerine Mavi Akım 2’yi yaparak Rus gazını Samsun’a getirmeli, Türkiye’de Hazar bölgesi gazını Trans Hazar Projesi ile yine Samsun’a kadar getirmelidir. Burada her iki hat birleşerek yeni ve daha güçlü bir hat ile Avrupa’ya gitmelidir. Böyle olunca her iki ülkenin de isteği önemli ölçüde gerçekleşecek ve AB de güvenilir enerjiye kavuşmuş olacaktır.
 
Burada, Türkiye ve Rusya’nın enerji politikalarında sürdürdükleri politikalardaki farklılığın da altı çizilmelidir. Türkiye kendi projesi olan Nabucco Projesi ile ilgili olarak önceliği pazar ülkelerine verirken, Rusya “nasıl olsa doğalgazın pazarı var” gerekçesi ile kendi projesi olan Güney Akım konusunda kaynak ülke ağırlıklı bir politika izlemektedir. Bu sebepledir ki, Nabucco konusunda en büyük sıkıntı kaynak temini olarak karşımıza çıkmaktadır.
 
Güney Akım için Bulgaristan’ın yeni yönetimi sorun çıkarabilir. Ayrıca Ukrayna’nın da karasuları sebebiyle sorun çıkarması ihtimali yüksektir. Bu sorunları aşmak için Moskova Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duymaktadır.
 
Nükleer Enerji Santrali Konusu
 
Putin’in Türkiye ziyaretinin en kritik konusu hiç şüphesiz ki, Nükleer Santral konusudur. Bilindiği gibi yılan hikayesine dönen Nükleer enerji ihalesinde tek teklifi veren Rus JSC Atomstroyexport-JSC Inter Raoues-Park Teknik Ortak Girişim Grubu’nun önceki açıkladığı fiyat yüksek bulunmuş; Gül’ün Rusya gezisi esnasında da aynı şirket yeni bir teklif vererek fiyatı düşürdüğünü açıklamıştı. Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt AŞ (TETAŞ) firmanın 21,16 sent olarak önerdiği fiyatı, iyileştirme teklifinde 15,35 sent olarak revize ettiğini açıkladı. Ardından Enerji Bakanı Taner Yıldız ve ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Rusya ziyaretinde mesele yeniden görüşüldü. Ancak şimdiye kadar bu konuda son imzaya gidilemedi. Şimdi Putin’in ziyaretinde bu konunun gündeme gelmesi, son imza olmazsa bile bir protokolle düzenlenmesi, beklenmektedir. Hatta Putin’in ziyaret esnasında bir miktar daha fiyat düşürmesi ve teknoloji transferi konusunda bazı adımlar atması da gündemdedir.
 
Rusya’nın ABD’nin Türkiye üzerindeki bütün baskılarına rağmen Nükleer Santral Projesini gerçekleştirmek istemektedir. Zira daha önceki Erdoğan Saldırı Helikopteri Projesi, savunma sanayi ihaleleri, Tatneft’in Tüpraş hüsranı gibi konuları dikkate aldığımızda Rusya açısından elde kalan tek büyük ve stratejik proje Nükleer Santral Projesi olarak gözükmektedir. Bu sebeple de Rusya bu konuda Türkiye’yi de projeye dahil etme ve teknoloji transferi de dahil olmak üzere yeni tekliflerle sürpriz yapabilir.
 
ABD’nin Putin’in Ziyaretine İlgisi
 
Bu ziyarette Nükleer Santral yapımı da gündeme geleceği için Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyareti ABD tarafından da dikkatlice takip edilecektir. Zira Türkiye ile Rusya arasında uzun süreden beri imzalanma aşamasına gelmesine rağmen Nükleer Santral anlaşması, ABD’nin siyasi baskıları sebebiyle bir türlü imzalanmamıştı. Daha önce Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in çok önem verdiği Erdoğan Saldırı Helikopteri Projesi de yine ABD’nin karşı lobi çalışmaları sebebiyle imzalanamamıştı. Bu sebeple de Putin’in Türkiye ziyareti bölgede diğer ülkeler tarafından yakından takip edilmekte ama bilhassa ABD bu ziyareti çok yakından takip etmektedir.
 
Mavi Akım-2 Anlaşması
 
Ziyaret öncesi en çok sorulan soru: “Bu ziyaretten ne çıkacağıdır”. Rus diplomasisinin klasik bir alışkanlığı vardır. Rus diplomasisine göre Başbakan Vladimir Putin önemli bir konuktur ve bir ülkeyi ziyaret ediyorsa mutlaka masadan bazı net sonuçlarla kalkmalıdır. Rus diplomasisi temenniler içeren veya davete icabet gerektiren bir ziyaret gerçekleştirilemeyeceğini ve bazı somut anlaşmaların imzalanması gerektiğini, ziyaret öncesi hazırlıklar aşamasında, Türk diplomasisine net bir dille aktarmışlardır. Bu sebeple de bu ziyaret sırasında bazı somut projelerin imzalanması gereği ortaya çıkmaktadır. Bu aşamada imzaya en yakın proje olarak Mavi Akım 2 Hattı Projesi karşımıza çıkmaktadır. Mavi Akım hattına paralel olarak çekilmesi planlanan, İsrail’e kadar uzanacak ve İsrail tarafından da desteklenen, Mavi Akım 2 hattı projesinin imzalanması ihtimali yüksektir. Rusya birkaç yıl önce benzer bir öneri ile gelmişti ancak o dönem Türkiye bu hattın Nabucco projesinin konumunu zayıflatabileceği gerekçesi ile kabul etmemişti. Şimdi bu proje yeniden masaya yatırılmıştır.
 
Görüşmelerde masada olacak bir diğer konu da 2011 yılında Rusya’dan batı hattından alınan doğalgazla ilgili anlaşmanın yenilenmesidir. Ankara ‘al ya da öde’ formülünde değişiklik yapılmasını istemektedir. Ayrıca bir diğer önemli konu da Karadeniz’de petrol ve doğalgaz aramalarının koordine edilmesidir.
 
Samsun-Ceyhan Boru Hattı’na Rusya’nın Petrol Vermesi Konusu
 
Putin’in ziyareti öncesinde iki ülke enerji bakanları bir araya gelerek özellikle de Samsun-Ceyhan Projesi konusunda protokol imzalamaya yakın olduklarını açıklamışlardır. Hem Rusya tarafında ve hem de Türkiye tarafında iktidara yakın özel şirketlerin yer aldığı bu projenin bu sebeple yürürlüğe girme şansı bir hayli yüksek bulunmaktadır. Çok büyük bir ihtimalle de Rusya’sız bir anlam ifade etmeyen Samsun-Ceyhan Projesi’ne Rusya’nın desteğinin sağlanması için Akkuyu Nükleer santrali üzerinden pazarlık yapılmıştır. Ayrıca Samsun-Ceyhan Projesi çerçevesinde Rus firmaların Türkiye’de rafineri yatırımı yapmaları da gündemdedir.
Dağlık Karabağ Sorunu ve Türk-Ermeni Açılımı
Türkiye ile Ermenistan arasında son dönemlerin moda tabiri ile yapılan açılımlar ve Dağlık Karabağ konusunda Moskova’nın önderliğinde gerçekleştirilen görüşmelerin de bu ziyaret esnasında masaya yatırılması beklenmektedir. Daha önce Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmesine soğuk bakan Rusya’nın artık bu politikasından uzaklaştığı ve Güney Kafkasya’daki müttefiki Ermenistan’ın özellikle de Ağustos 2008’de yaşanan savaş sonrasında bölgede acil çıkış imkanlarından mahrum kaldığını görmesinin de etkisiyle, Türkiye’nin bu savaşta tarafsız kaldığını da göz önüne alarak Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için Erivan yönetimini cesaretlendirdiği anlaşılmaktadır. Ayrıca Rusya’nın Erivan üzerindeki ve Türkiye’nin de Bakü üzerindeki etkisini dikkate alarak Dağlık Karabağ sorununun çözümü için her iki tarafın da karşılıklı özveri göstermesinin gerektiği düşünülmektedir.
 
Diğer Konular:
 
Putin’in Türkiye ziyareti bir güne sığdırılmış olsa da birçok konunun masaya yatırılması beklenmektedir. Bunları diğer başlıklar altında şu şekilde sıralayabiliriz:
 
* Türkiye’ye savunma sanayi ürünleri satılması. Bu konuda bizzat Başbakan Putin tarafından lobi çalışmaları sürdürülmektedir.
 
* Doğalgaz Depolama tesislerinin Rusya tarafından inşa edilmesi ve doğalgaz dağıtım ihalelerinde Rus firmaların katılımının sağlanması,
 
* 2014 yılında Soçi’de yapılacak olan Kış Olimpiyatları için bölgede yaptırılacak altyapı ve tesisler için Türk işadamlarına kolaylık sağlanması,
 
* Bu yıl rekor düzeyde gerçekleşen hububat rekoltesi nedeniyle kendi buğdayına Pazar arayan Rusya, bu çerçevede Türkiye’ye buğday da satmak istemektedir.
 
Turizm konusu iki ülke arasında belki de en sorunsuz görüşme konusudur. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, Türkiye'ye gelen yabancı turistler sıralamasında bu yılın ilk yarısında Rusya 478 bin kişi ile Türkiye’ye en çok turist gönderen ülke olmuştur. Bu alandaki bazı detaylar da masaya yatırılacaktır.
 
Geçtiğimiz yıl yaşanan savaşın yıldönümüne sadece bir gün kala Türkiye’ye gelen Putin’in masaya yatıracağı bir başka konu da Gürcistan meselesidir. Özellikle yıldönümün yaklaştığı bu günlerde bölgede tansiyonun hızla yükseldiğine şahit olunmaktadır. Bu çerçevede bölgeden gelen haberlerden Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya'daki Rus askerleri, olası bir çatışmaya hazır pozisyona geçirilmiştir. Türkiye hem Gürcistan ve hem de Rusya ile iyi ilişkiler içerinde olan bir komşu ülke olarak bölgedeki tansiyonu düşürücü bazı girişimler içerisinde olacaktır.
 
8.8.2008 tarihinde yaşanan Kafkasya Savaşı sonrasında Türkiye’nin önerdiği Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformu da yine masaya yatırılacak konular arasındadır. Ancak adeta “dostlar alışverişte görsün” mantığı ile sürdürülen bu organizasyon konusunda çok ciddi ilerlemeler de beklememek gerekir.
 
Erdoğan ve Putin’in ele alacağı bir diğer önemli başlık da bölgesel sorunlar üzerindeki mütalaalar olacaktır. Rusya-NATO ilişkileri, deniz korsanlarına karşı ortak mücadele, Irak, İran ve Orta Doğu konuları da ele alınacaktır.
 
Türkiye ile Rusya "çok boyutlu güçlendirilmiş ortaklık" temelinde ilişkilerini geliştirmektedir. Putin’in Ankara ziyareti iki ülke ilişkilerini bir adım daha öteye götürecek altyapıya sahiptir. Türk-Rus ilişkiler her ne kadar sürekli gelişme dinamiğine sahip olsa da bazı temel noktaların gölgesinden de kurtulabilmiş değildir. Bunlardan ilki iki ülke ilişkilerinin gelişmesinde Erdoğan ve Putin arasındaki kişisel dostluk ilişkileridir. Bu aslında ikili ilişkileri pozitif bir şekilde etkilemektedir. İkinci önemli nokta ise ikili ilişkilerin ABD’nin etkisi altında sürdürülmeye çalışılmasıdır. Üçüncü önemli nokta ise özellikle ekonomik ilişkilerde giderek Rusya lehine büyüyen dış ticaret açığına yönelik herhangi bir eylem planının geliştirilememesidir.

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
www.turksam.org


                                                                        -3-
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #3 : 07 Ağustos 2009, 09:40:20 »

Tam 20 Anlaşma ile Rekor Kırdılar
Putin, Ankara'da Erdoğan'la İki Ülke İlişkilerinde Tarihi Olarak Nitelenecek 20 Anlaşmaya İmza Atmasının Ardından, Önemli Bir Enerji Hamlesi Daha Gerçekleştirdi.

Haber Yayın Tarihi: 07.08.2009 02:44

Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Ankara'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la iki ülke ilişkilerinde tarihi olarak nitelenecek 20 anlaşmaya imza atmasının ardından, önemli bir enerji hamlesi daha gerçekleştirdi. Rusya Başbakanı, 1994 yılında Rusya'nın kabul ettiği, ancak henüz onaylamadığı Energy Charter (Enerji Şartı Anlaşması) anlaşması ile ilgili müzakereleri sonlandırdı. Rusya, enerji sektöründe serbest yatırım, transit ve dağıtım öngören ve 1991 yılından bu yana 51 ülkenin imzaladığı anlaşmada yer almayacaklarını açıkladı.

Rusya Başbakanlık basın bürosundan yapılan açıklamada, Rusya Başbakanı'nın hükümetten müzakerelerin sürdürüldüğü ülkeleri, anlaşmanın onaylanmayacağı konusunda bilgilendirmelerini istediği beliritildi. Putin'in hükümete bildirisinde, Rusya Enerji Bakanlığı'nın müzakerelere olumsuz cevap verilmesi ile ilgili önerisine, Dışişleri Bakanlığı ve diğer hükümet organlarının olumlu karşılık verdiği hatırlatıldı.

İlki 1991 yılında imzalanan ve 17 Aralık 1994 yılında Lizbon'da yenilenen Enerji Şartı Anlaşması, enerji alanında işbirliğinin serbest piyasa kurallarına, şeffaf ve rekabetçi temellere dayanması gerektiğini belirliyor. Enerji Şartı Anlaşması ile, Avrupa Birliği ülkeleri, ortadoğu enerjisine bağımlılığı azaltmak ve eski Sovyet coğrafyasında enerji alanında serbest piyasa şartlarında yatırım yapmayı planlamışlardı.

Başlangıçta yeterli yatırım finansmanı olmayan Rusya ve diğer Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri anlaşmayı cazip bulmuştu. Ancak, Rusya, enerji alanında tekelinin kırılmasına neden olabileceği endişesi ile 15 yıldır anlaşmayı onaylamayı bekletiyordu. Rusya, enerji alanında yabancı yatırımcılara eşit imkan verilmesi prensibine ihtiyatla yaklaşıyor. Rusya'nın enerji ulaşım hatları üzerinde de tekelinin kırılmasını öngören anlaşma, aynı zamanda Rusya'nın Avrupa piyasasına yatırım yapmasına da izin vermiyor.

Ankara'dan 'Güney Akım'la ilgili izni alan Rusya, Enerji Şartı Anlaşması'nı onaylamayacaklarını açıkladı. Rusya'nın kararının batı başkentlerinde endişe ile karşılanması bekleniyor. Güney Akım aracılığı ile Avrupa'ya yıllık 63 milyar metreküp ek doğalgaz tedarik edebilecek Rusya, kendi planını uygulamaya devam ediyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #4 : 07 Ağustos 2009, 09:44:06 »

Putin: Pek Çok Konuda Mutabakata Vardık
Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Türkiye ile Rusya Arasındaki Görüşmelerde Ele Alınan Pek Çok Konuda Mutabakata Vardıklarını Söyleyerek, Nükleer Santral Birim ve İnşaat Fiyatları Konusundaki Görüşmelerin İse Devam Ettiğini Kaydetti.

Haber Yayın Tarihi: 06.08.2009 20:01

Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Türkiye ile Rusya arasındaki görüşmelerde ele alınan pek çok konuda mutabakata vardıklarını söyleyerek, nükleer santral birim ve inşaat fiyatları konusundaki görüşmelerin ise devam ettiğini kaydetti.

Putin, Başbakanlık Yeni Bina'da düzenlenen imza töreninin ardındın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ortak basın toplantısında, eski dostum diye hitap ettiği Erdoğan ile kapsamlı ve samimi bir görüşme yaptıklarını belirtti.

İkili gündem konularını ele alırken, enerji alanındaki işbirliğinin daha da derinleştirilmesinin gereğini vurguladıklarını kaydeden Putin, bu çerçevede enerji alanı, özellikle de Güney Akım, Mavi Akım 2 ve Türkiye'de nükleer santrallerinin inşasının önemli konu başlıkları olduğunu söyledi.

Putin, Güney Akım projesinin Avrupa'nın ve bölgenin enerji güvenliği için önemine işaret ederek, bugünkü görüşmelerde Türk ortaklarıyla bölgenin bu en geniş altyapı projesini ele aldıklarını kaydetti.

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ile birlikte İtalyan yetkililerin de bugün Ankara'da bulunduğunu anımsatan Putin, "Büyük çaplı ortaklık projeleri için anlaştık" diye konuştu. İtalyan ortakların Mavi Akım doğal gaz boru hattına katıldığını hatırlatan Putin, bu hattan halen Türk pazarı için büyük miktarda doğal gaz nakledildiğini kaydetti. Putin, Rusya ve Hazar denizinde çıkartılan petrol miktarındaki artışı göz önünde bulundurarak, bu projeyi çok gerçekçi bulduklarını ve desteklediklerini söyledi.

Nükleer enerji işbirliği konusuna da değinen Putin, Rus-Türk konsorsiyumunun ihaleyi kazanmış olmasının önemine dikkat çekti ve bunun kendileri için gurur kaynağı olduğunu ifade etti.

Gümrük rejimlerinin basitleştirilmesi konusunu da ele aldıklarını söyleyen Putin, bugün imzalanan belge ile iki ülke arasında biri deniz biri de kara olmak üzere iki tane ek yeşil koridor açılmasını kararlaştırdıklarını bildirdi. Putin, bu sayede Rusya'ya giriş yapan Türk mallarının listesinin genişletilmesi konusunda fikir birliğine varıldığını belirtti.

Rusya Başbakanı Putin, "teknik olarak somut projeler görüşüldü mü" sorusu üzerine, bugün esas olarak üstünde çalıştıkları belgenin, 1986 tarihli Rus doğal gazının Türkiye'ye satışı hakkında sözleşme olduğunu, Türk tarafının bunu daha uygun şartlarda uzatmak istediğini ve bu konuda anlaştıklarını bildirdi.

İkinci olarak, mevcut Mavi Akım doğal gaz boru hattının uzatılarak güneye doğru üçüncü ülkelere, Kıbrıs, İsrail, Lübnan ve Suriye'ye ihraç etmek üzere anlaştıklarını belirten Putin, "Böylece Türkiye bölgede önemli bir transit ülke haline gelmektedir" dedi.

Güney Akım boru hattının da Türkiye'nin münhasır ekonomik bölgesinden geçeceği göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye'nin Avrupa çapında bir enerji transit merkezi haline geleceğini kaydeden Putin, Türkiye'de doğal gaz depolarının inşası konusunda mutabakat sağlandığını, bu gibi büyük depoların yapımının hızla büyüyen Türk ekonomisine ve sıkıntıya düşen Türk halkına yardımcı olacağını söyledi.

Putin, atom enerjisi konusunda da nükleer enerjinin birim ve inşaat fiyatları konusunda görüşmelerin devam ettiğini belirterek, "Bugünkü teklifimiz bile ABD'deki benzer proje fiyatlarından iki misli daha ucuzdur" dedi.

Vladimir Putin, elektrik enerjisinin Türkiye'ye satışının söz konusu olabileceğini de kaydetti.

Tüm konularda uzlaşıya vardıklarını bildiren Putin, doğal gaz alanında Güney Akım ve Nabucco'nun birer rakip olduğu, bunların arasındaki rekabetin Samsun-Ceyhan ile Burgaz-Dedeağaç arasındaki rekabetten çok daha güçlü olduğu görüşünü dile getirdi.

Putin, Yukarı Karabağ ve Kıbrıs meselelerine ilişkin soru üzerine de "Kıbrıs sorununun gerek Kıbrıslı Türkler gerekse Kıbrıslı Rumların çıkarlarına olacak şekilde acilen çözümünü destekliyoruz" dedi.

Putin, Yukarı Karabağ meselesine ilişkin de Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'in bu konuda yoğun, ciddi ve olumlu çalışmalar sürdürdüğünü, Azeri ve Ermeni devlet başkanlarıyla görüştüğünü kaydetti.

Rusya'nun bu ihtilafın çözümünü istediğini, Kafkasya bölgesinde herhangi bir ihtilafa karşı olduğunu kaydeden Putin, "Çünkü burada ihtilafların olması bölge ülkeleriyle ilişkilerimizi olumsuz etkilemektedir. Rusya'nın tutumu her zaman şöyle oldu; biz ihtilafların tarafları yerine hareket edemeyiz, ancak bunlara yardımcı olmak suretiyle net bir çözüme varmak için uzlaşmaya teşvik edebiliriz" dedi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #5 : 08 Ağustos 2009, 22:07:08 »

Putin'in Ankara Ziyaretini Değerlendiren Rus Basını: "Türkiye Dev Bir Transit Ülkesine Dönüşüyor"
Rus Basını, Başbakan Vladimir Putin'in Dün Gerçekleşen Ankara Ziyaretine ve İki Ülke Arasında İmzalanan İşbirliği Anlaşmalarına Geniş Yer Ayırdı.

Haber Yayın Tarihi: 07.08.2009 12:35

Rus basını, Başbakan Vladimir Putin'in dün gerçekleşen Ankara ziyaretine ve iki ülke arasında imzalanan işbirliği anlaşmalarına geniş yer ayırdı.

MAYAK: "TÜRKİYE RUS DOĞALGAZI İÇİN DEV TRANSİT ÜLKESİNE DÖNÜŞÜYOR"

Rusya'nın devlet radyosu Mayak , Moskova ve Ankara arasında imzalanan doğalgaz işbirliği protokolünü 'Türkiye dev transit ülkesine dönüşüyor' başlığıyla verdi. Mayak yorumunda , " İmzalanan belge Türkiye'nin Güney Akım doğalgaz boru hattı projesine yönelik destek vermesini öngörüyor. Görüşmelerin ardından basının karşısına çıkan Rusya Başbakanı Vladimir Putin şu ifadeleri kullandı "Böylece Türkiye Rus doğalgazı için dev transit ülkesine dönüşüyor" diye yorumda bulundu.

ROSSİYSKAYA GAZETA: "TÜRKİYE GÜNEY AKIM VE NÜKLEER SANTRALİN İNŞASINA YEŞİL IŞIK YAKTI"

Rusya'nın resmi ' Rossiyskaya Gazeta ' gazetesi konuyla ilgili haberinde "Türkiye Güney Akım ve nükleer santralin inşasına yeşil ışık yaktı" şeklinde başlık kullandı. Haberde, Türkiye'nin Rus projesi olan Güney Akım'a "evet" demesinin ardından ilgili yetkililerin hattın geçeceği Karadeniz bölgesinde araştırma yapacaklarını anlattı. Haberde Nabucco projesine de dikkat çekildi, "Hatırlatalım ki Türkiye Güney Akım'a rakip Nabucco projesinde de yer alıyor. 13 Temmuz 2009'da Ankara, Avusturya, Macaristan, Bulgaristan ve Romanya ile birlikte Nabucco'ya imzasını atmıştı. Ancak Moskova Ankara'yı Güney Akım projesi konusunda yanına çekmekten de vazgeçmedi. Gelişmelerin ilginç tarafı , Putin ve Türk meslektaşı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmeler tamamen kapalı kapılar arkasında yapıldı." denildi.

Gazete Putin ve Erdoğan'ın dokuzuncu kez bir araya geldiğine dikkat çekerek, "Rusya hükümet kabinesindeki bir kaynağımızın ifade ettiği gibi, ikili temasları yapılması acısından Putin ve Erdoğan'ın kimyaları uyuşuyor."dedi.

KOMMERSANT: "PUTİN'İN ANKARA'DA NABUCCO İLE İLGİLİ TUTUMU HEMEN DEĞİŞTİ "

Kommersant gazetesi de Rusya Başbakanı Putin'in Ankara ziyareti konusunda okuyucularını bilgilendirdi. Gazetenin başbakanlık muhabiri Andrey Kolesnikov'un iddiasına göre, Ankara'daki görüşmelerden sonra Putin'in Nabucco konusundaki tutumu değişti. Putin görüşmeden sonra daha önce karşı çıktığı söz konusu projeye olumlu bakmaya başladı. Haberde, "Putin Nabucco'nun kaçınılmaz olduğu konusunda bir çizgiye geldi. Şimdiye kadar Putin iki doğalgaz ve iki petrol boru hattı projesinin eşit zamanda, bir yerde gerçekleştirilmesine hak tanımıyordu. Rusya Başbakanı'na bu konuyu sorduklarında hep şunu ifade ederdi : "Öncelikle Nabucco hattını hangi doğalgazla doldurulacağı sorusuna yanıt verelim " . Yani ima şu: Hiçbir şeyle. Dün ise Putin'in tutumunun değiştiği gözlerden kaçmadı."

VREMYA NOVOSTEY:" RUSYA ANKARA'DA BULGARİSTAN'A MESAJ GÖNDERDİ"

Vremya Novostey gazetesi ise "Enerji-politik kokteyl" başlıklı yazısında Ankara'da yaşanan gelişmelerin Bulgaristan'a yönelik bir mesajın olduğunu iddia etti. Haberde, "Türkiye'nin Güney Akım'a katılması ve Rusya'nın Türk petrol boru hattında yer almasını öngören görüşmeler, Bulgaristan'a simetrik bir yanıt niteliğinde. Geçenlerde Bulgaristan'ın çiçeği burnundaki yeni hükümeti Moskova'ya yönelik beklenmedik bir tavır aldı. Moskova ile Güney Akım görüşmelerinin geçici olarak durdurulduğunu duyurdu. Şimdi Rusya Samsun-Ceyhan hattına katılmasıyla eline ek siyasi meyvelerin geçeceğini anlıyor. Rus bürokratlara göre, Türkiye'nin Güney Akım'la ilgili samimi iradesi karşılığında Moskova Samsun-Ceyhan'a katılmaya yeşil ışık yaktı. Oysa Rusya halen Bulgaristan'dan geçen Burgaz-Dedeağaç'tan yana." ifadeleri kullanıldı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
AY YILDIZ
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 428


NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! NE MUTLU TÜRK DOĞANA!


« Yanıtla #6 : 09 Ağustos 2009, 12:41:33 »

TÜRKİYE İLE RUSYA ANLAŞTI, "KOMŞU" RAHATSIZ OLDU (!)

DIŞ HABERLER SERVİSİ,  Milliyet
güncellenme zamanı  8.8.2009

Türkiye ile Rusya’nın, enerjide Türkiye’yi kilit ülke konumuna taşıyacak projelerde anlaşması Rusya’yla farklı projelere hazırlanan Yunanistan’ı rahatsız etti. Dünya basını anlaşmaya geniş yer ayırdı

Türkiye ile Rusya arasında önceki gün enerji alanında imzalanan tarihi anlaşma ve protokoller, “Türkiye Nabucco’yu ikinci plana mı attı?” sorusunu gündeme getirirken, Ankara, spekülasyonları ortadan kaldırmak için “Türkiye’nin önceliği Nabucco’dur. Türkiye’nin Güney Akımı’na katılımı ya da ortaklığı söz konusu değil” mesajını verdi. Türkiye, Samsun-Ceyhan hattına yıllardır ilgisiz kalan Rusya’yı da hatta dahil etti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ise, Güney Akım için bölgede sismik araştırmalar yapılacağını ardından kararın verileceğini belirtti. CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz, Türkiye’nin Rusya ile imzaladığı protokol ve işbirliği anlaşmasını soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.
Türkiye ayrıca, Rus tarafıyla enerji konularını da içeren 20 maddelik kapsamlı bir anlaşma da imzaladı.
Yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’yel birlikte Rusya ve Avrupa’da geniş yankı buldu. Bu gelişmelerden en çok rahatsızlık duyan ülke ise Rusya’yla enerjide anlaşmalar imzalayan Yunanistan oldu.

Yunanistan şoke oldu!
Ankara ile Moskova arasında Güney Akım projesi üzerinde anlaşmaya varılması Yunanistan’da şok etkisi yarattı.  Yunanistan’ın en saygın gazetelerinden Katimerini’nin haberine göre, Güney Akım anlaşması ile bölgedeki enerji haritasının “yeni boyutlar kazanmasını” Yunan hükümeti “şaşkınlık ve huzursuzlukla” karşıladı.
Gazeteye göre, son 5 yılda iki ülke arasında enerji nakil projeleriyle ilgili olarak yapılan çok sayıda görüşmenin ardından Rusya’nın “öncelikli ortağı” olduğunu düşünen Atina, önceki günkü gelişmelerden sıkıntılı.

AB'nin  TEPKİSİ OLUMLU (?)

Rusya ile yakınlığına güvenerek Washington ile ilişkilerinde sürtüşmeler bile yaşayan Yunanistan, son anlaşmalarla Moskova’nın “önemli ortağı” haline gelen ve bölgedeki tüm büyük enerjilerine katılmış olan Türkiye’ye gaz gereksinimi konusunda bağımlı hale gelmesinden de rahatsızlık duyuyor.
Avrupa Birliği’nin önceki gün Ankara ile Moskova arasında Güney Akım konusunda varılan anlaşmaya yönelik resmi tepkisi olumlu. AB Komisyonu sözcülerinden Martin Selmayr, “Güney Akım’ı, sürmekte olan Nabucco çabalarımız açısından tamamlayıcı bir girişim olarak değerlendiriyoruz” dedi. Rusya Başbakanı Vladimir Putin, her ne kadar Güney Akım’ı Nabucco’nun rakibi olarak görse de AB bu görüşü “resmi olarak” reddediyor.
Kulislerde ise Güney Akım’ın hayata geçmesinin Nabucco açısından bazı olumsuz etkiler yaratabileceği görüşü hâkim. Öte yandan AB ile Rusya arasındaki “enerji satrancının” en önemli galipleri arasında ise Türkiye gösteriliyor.

‘Kısa ama etkili gezi’

Rusya’nın saygın gazetelerinden Kommersant’ta yer alan Ahdrey Kolesnikov imzalı yorum-haberde, “Dünün en önemli noktası Başbakan Putin’in Nabucco’ya olan yaklaşımının değişmesiydi.
Putin, kaçınılmaz olanla barıştı ve bundan maksimum faydayı elde etmeye çalıştı. Bugüne kadar Putin iki gaz ve iki petrol boru hattının aynı anda var olması fikrini asla kabul etmemişti” ifadelerine yer verildi. Haberde, “görünüşe göre Rusya’nın Samsun-Ceyhan’a verdiği desteğin, diğer anlaşmalar için ödediği bedel olduğu” yorumuna yer verildi.
RBK Daily gazetesi de “Gaz mutluluğu” başlığıyla yayımladığı haberde, Türkiye’nin de bu imzayı kullanarak Nabucco’da daha iyi şartlar elde etmenin pazarlığını yapabileceği kaydedildi.
Vedomosti gazetesi, bu konudaki haberi, “Yeni güç” başlığıyla yayımlarken, Rusya’nın resmi gazetesi “Rossiyskaya Gazeta” da gezinin kısa ama çok etkili olduğu belirtti.
Dün yaşanan gelişmeler ayrıca dünya basınında da geniş yankı buldu. El Cezire, Agenzia Giornalistica (İtalya), Le Figaro (Fransa), New York Times (ABD), BBC (İngiltere), El Pais (İspanya), Press TV (İran) gibi medya kuruluşları konuyla ilgili olarak haber yapan kuruluşlar listesinde yer aldı.


GÜNEY AKIM PROJESİ NEDİR?

Rusya ve İtalya’nın Haziran 2007’de ortaya sürdüğü ‘Güney Akım’ projesi, Rus doğalgazının, Rusya’dan başlayıp Karadeniz’in 2 bin metre altından Bulgaristan’a ulaşmasını hedefleyen bir proje. 10 milyar dolarlık 900 kilometre uzunluğundaki Bulgaristan’a uzatılacak boru hattı projesi tamamlandığında kuzey ve güney Avrupa’nın gaz ihtiyacını karşılamış olacak.


NABUCCO PROJESİ NEDİR?

Avrupa doğalgaz açığının karşılanması amacıyla yürütülen ‘Nabucco’ projesi, Türkiye üzerinden AB ülkelerine doğalgaz taşımak amacıyla yapılması düşünülen uzun geçişli bir boru hattı projesi. Bulgaristan üzerinden Romanya ve Macaristan’ı izleyerek Avusturya’ya ulaşacak doğalgaz boru hattının inşasına 2011 yılında başlanması öngörülüyor. İlk gazın 2014’te pompalanması bekleniyor.


"GÜNEY AKIM PROJESİ",  "NABUCCO PROJESİNİ" TAMAMLIYOR

Türkiye ile Rusya arasında enerji alanında atılan tarihi imzalar, AB ülkelerini telaşlandırarak, “Türkiye rotasını mı değiştiriyor?” eleştirilerine yol açtı. Ankara, büyük bir kararlılıkla buna, “Rotamızı değiştirmemiz mümkün değil” yanıtını vererek, Nabucco ile Güney Akım’ın birbirinden ayrı olduğunu ve birbirine rakip olmadığını söyledi. Ankara, iki projenin birbirini tamamladığını vurguladı.
Diplomatik kaynaklar, “Nabucco bizim için öncelikli proje ve Türkiye Nabucco’nun ortağı. Güney Akım’da ise Türiye’nin ortaklığı ve katılımı diye bir şey yok. Yaptığımız tek şey, projenin münhasır ekonomik bölgemizden geçmesine izin vermek. Bunu da uluslararası hukuka uygun bir şekilde yapmayı amaçlıyoruz. Türkiye’nin Güney Akımı’na ilgisi bunun ötesine geçmiyor” dedi.


ÇALIK İMZALARI ATTI! (YİNE ÇALIK!!)

Kaynaklar, Rusya’nın uzun zamandır ilgisini çekmeyen Samsun-Ceyhan projesini Rusya’ya kabul ettirerek Türkiye’nin büyük kazanımlar elde edeceğini vurguladı.
Kaynaklar, İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yılda 180 milyon ton tehlikeli kargo taşındığını, bu yükü baypas etmek gerektiğini vurgulayarak, yapılan anlaşmalar çerçevesinde Rusya’nın hatta angaje olduğunu belirtti. Kaynaklar, bu kazanımlardan en önemlisinin, Ceyhan’ı bir enerji merkezi haline dönüştürmek olduğunu söyleyerek, Ankara’nın ana stratejisinin bu olduğu kaydedildi.
Bu arada, İtanyal ENİ’yle birlikte Samsun-Ceyhan’ın proje sahibi olan Çalık Holding, Gazprom ve Rosneft’le ayrı ayrı anlaşmalar imzaladığını duyurdu. Açıklamada Ahmet Çalık’la birlikte, Başbakan Erdoğan’ın damadı olan Çalık Holding CEO’su Berat Albayrak’ın da imza töreninde hazır bulunduğu belirtildi. İmzalanan anlaşmanın detayları açıklanmadı fakat enerji çevrelerinde rafineri için ilk adımın atıldığı belirtiliyor.


İNGİLİZ GAZETESİ FT'den ALAYLI YAKLAŞIM

İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times (FT), varılan mutabakatı “Boru hattı reel politiğinde dostluk yok, sadece ortaklar var” şeklinde yorumladı. Gazetede “Daha geçen ay Asya’dan Avrupa’ya doğalgaz getirilmesini öngören ve Rusya’nın Güney Akım projesine rakip olarak görülen Nabucco projesine Türkiye’nin nihayet imza atması, AB’de mutluluk yaratmıştı. Anlaşma, bu sevinçle alay ediyor gibi görünebilir. Aslında bu, hayati çıkarlar söz konusu olduğunda ortaklığın öne çıktığını doğruladı” ifadeleri yer aldı.
Gazete, kendine ait neredeyse hiç petrol ya da gaz kaynağı bulunmayan bir ülke olarak Türkiye’nin, kendisini beklenmedik şekilde güçlü bir stratejik konumda bulduğuna dikkati çekti. İngiliz Daily Telegraph gazetesi de anlaşmayı, “Avrupa’nın Moskova’ya olan enerji bağımlılığını azaltmaya yönelik çabalarına karşı bir meydan okuma” olarak değerlendirdi.


ANKARA ANAHTAR POZİSYONUNDA

Almanya’nın önde gelen siyasi dergilerinden Der Spiegel, anlaşmanın AB’nin Nabucco boru hattı projesini arka plana attığını yazdı. Alman basının bu konudaki haberleri şöyle sıralandı:
- Süddeutsche Zeitung: Güney Akım ve Nabucco boru hatları konusunda Ankara anahtar pozisyonda.
- Frankfurter Rundschau: Türkiye, Nabucco projesinin rakibi Güney Akım ile Rusya’nın ihracatı için kavşak olarak önem kazanıyor.
- Die Welt: Nabucco’ya rakip çıktı. Türkiye ve Rusya anlaştı.
- Deutsche Welle: Enerjide tarihi anlaşma.  Rusya ile ilişkileri son yıllarda hızla gelişen Türkiye, Moskova’nın büyük önem verdiği bir projeye destek sağladı. Rus gazını Avrupa’ya taşıyacak Güney Akım projesi Ankara’nın konumunu da güçlendirdi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

BAĞIMSIZLIK BENİM KARAKTERİMDİR!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!
Son Başbuğ M.Kemal ATATÜRK
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.093 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.029s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.