MEĞER BİZ NEYMİŞİZ!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Kasım 2019, 20:20:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: MEĞER BİZ NEYMİŞİZ!  (Okunma Sayısı 1457 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Urungu yko
Ziyaretçi
« : 04 Mart 2010, 14:37:15 »

MEĞER BİZ NEYMİŞİZ!

“Ermeni Soykırımı” kazanı her yıl olduğu gibi bir kez daha kaynatılmaya başlandı. Bu yılki başlangıç çok çarpıcı ve bir o kadar da sarsıcı bilgilerle donanmamızı sağlamış oldu.

Bir kez daha “Biz neymişiz” dedirtecek türden bilgiler! Belge mi dediniz? O da getirilir ve konur önünüze Çağımızda değişen hukuk anlayışına göre önce suçlu bulunur, belge ve kanıt nasılsa üretilir! Biraz sabır lütfen!

ABD’de çok izlenen ve tanınan bir TV kanalı olan CBS’deki belgeselde İkinci Dünya Savaşı’nda Yahudileri soykırıma uğratan Nazi Almanyası’na bile esin kaynağı olmuşuz artık yapmadığımızı bile söylememiz yasak olan “Ermeni Soykırımı” ile!

Saçma sapan bir TV izlencesidir denilip geçilmesin! Bugüne kadar bu kadarının dile getirilmediği de anımsanırsa “Ermeni Soykırımı” adı altında sürdürülen baskı ve kuşatma politikasının sertleşeceği ve sonuç almaya doğru yöneleceğinin habercisi de sayılabilir bu hızlı giriş.

Bugüne değin bu konuda bir çelişki yaşanagelmekteydi. Her nedense Osmanlı döneminde yaşanan bu sözde soykırımdan Cumhuriyet sorumlu tutulmaktaydı. Bu da çözüme kavuşturuldu. Geçmişte 1915 yılına sınırlanan sorun günümüzde 1915’ten başlayarak 1923’te sonlanan bir sürece yayılarak çelişkiden sıyrılınmış oldu.

Bir taşla iki kuş vurmak bu olsa gerek!

Unutulmasın, Almanlar da biraz olsun rahatlatılmakta böylelikle.Hiç olmazsa akıllarına karpuz kabuğunu düşüren başkalarıymış demezler mi?

Hem bu olaydan Cumhuriyet’i ve onu kuran kadroları sorumlu tut, hem de şimdilerde “Beşinci Kol” işlevini üstlenmiş olan ve gerçekte   Osmanlı ile ilintisi olmayan sözde Osmanlıcılık akımlarını suçlamadan bağışık tut!

Geçtiğimiz aylarda bu olumlu iklimi fırsat bilen Bulgarlar’ın bile ayranının kabardığını işi tazminat istemeye vardıran bir tutum içinde olduklarını yaşayarak öğrenmiştik.

Anadolu, sıradan bir toprak parçası olmanın ötesinde “soykırım müzesi” gibi de algılanacak artık!

Ermeniler, Bulgarlar derken başkaları da geri kalır mı?

Süryani, Pontus, Kürt soykırımları da patent almaya hazır görünüyorlar.

Nasılsa kapı ardına kadar açık!

Bu çok önemli ve can alıcı gelişmelerin kimi kesimlerde duyarlılık yaratmasına karşılık kimilerindeki aymazlık ve duyarsızlığın sürdüğüne de şaşırarak tanıklık ediyoruz.

Keşke aymaz olunacak kadar önemsiz bir konu olsa!

“Üç T” olarak adlandırılan kimi kavramları anımsamakta yarar var!

İlk “T” Tanıma anlamına geliyor. Adı ne olursa olsun bir soykırımı tanımak daha baştan teslim olmak anlamına geliyor. Tanıdık, özür de diledik. Artık bu suçlamaları bir kenara bırakalım diyerek sorunu çözemiyorsunuz!

Madem ki; tanıdınız!

Sıra 2. T’ye gelmiş demektir. Tanıdığınız ve dolayısı ile sorumlu olduğunuz durumu “tazmin” etmelisiniz! Tazminat yükümlülüğü ile baş başa kalmışsınız demektir.

Milyonu aşkın can yitimi olduğuna göre “tazminat” bugünün koşullarında bile olsa ödenebilir gibi olacak mıdır?

Öyle bir fatura çıkartılır ki karşınıza; ödemeniz neredeyse olanaksızdır.

Hemen karalar bağlamayın!

Çaresiz değilsiniz!

“Toprak” verirsiniz! Azımsanmayacak nicelikte toprağınız var nasılsa! Bir bölümünü verseniz ne çıkar? Sonuçta tarihsel bir trajedideki sorumluluğunuza karşılık yapacaksınız bunu. Yani, “insanlık namına”!Böylelikle üzerinize yapışmış bir lekeden de biraz olsun kurtulacaksınız.

Bu bilgilerle anlayabilir miyiz bilemiyorum, ama denemekte yarar var!

Ermenistan devleti anayasası neden  “Batı Ermenistan” kavramını özellikle içerir?  Neden, bir çok Ermeni kuruluşunun logosunda bizim sınırlarımız içinde yer alan Ağrı Dağı (onların deyişiyle Ararat) kendini gösterir?

Siz kimliğinizi, tarihinizi ve kazanımlarınızı unutursanız bu dertler başınıza bir bir açılır! Buna şaşırmaya ve üzülmeye hakkınız da olmaz!

Ne de olsa “Kendi düşen ağlamaz!”

Ceyhun BALCI, 02.03.2010
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.095 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.