Yerleşik Türk Kültür ve Medeniyetine Tanıklık
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 29 Ekim 2020, 11:25:26


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yerleşik Türk Kültür ve Medeniyetine Tanıklık  (Okunma Sayısı 372 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 611



« : 26 Ekim 2017, 16:43:29 »


Türkistan şehir yapılarının temelinde toprağın büyük önemi vardır. Orta Asya’nın ustalara, mimarlara sunduğu hediye topraktır. Kubbe şeklinde yoğrulmaya, oyulmaya, sırlanmaya müsait olan malzeme, Türkistan sanatının istikbalini tespit etmiştir. Türkistan’da her devirde, en muazzam binalar bile kaleler, saraylar, hep topraktan, ‘hapsa' denilen terkipten veya tuğladan yapılmıştır. İçleri ve dışları, pismiş toprak veya kerpiç heykellerle süslenmiş, İslamiyet devrinde çini ile kaplanmıştır. Hatta bu toprak mimari geleneği, Türkistan coğrafyasından Türkiye’ye de gelmiştir. Memleketimizde başka malzemelerde olduğu hâlde, biz toprak, tuğla ve çiniyi hâlâ mimari eserlerimizde sıklıkta kullanmaktayız (Esin, 1997, s.4).

Hunların evlerini dövülmüş topraktan yaptıklarına dair bilgiler Çin kaynaklarında mevcuttur. Fakat Türkler daha çok ahşap meskenler de yasamışlardır. Bunun sebebi de ağaçların taş ve kerpice nazaran daha sağlıklı olmasıydı. Ayrıca yaşadıkları coğrafyada hammadde olarak ağacın bulunması da önemli bir etkendi. Attila’nın kasabalarının ana unsuru ağaçtır. Buna karşılık Hazarların meşhur şehri Sarıgel (Sarkel) taş ve tuğladan yapılmış olup içinde ahşap binalar da bulunuyordu (Selçuk, 2014, s.41).

Bugün Moğolistan Halk Cumhuriyeti sınırlarında yapılmış olan araştırma ve incelemelerde eski Türk kültür ve medeniyetine ait pek çok anıtın, yazıtın, heykelin, balbalın yanında çoğu Köktürk ve Uygur dönemlerine ait şehir kalıntılarının da bulunduğu saptanmıştır (Alyılmaz,2002, s.303).

Bu şehirlere ait kalıntıların büyük bir bölümü, aradan bin yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hâlâ ayaktadır. Moğolistan’da yapılan araştırmalar sonucunda Hunların; bazıları surlar ile çevrili birçok yerleşim merkezine sahip oldukları ve bu yasadığı şehirlerde ise tarım ve el sanatları ile uğraştıkları kanıtlanmıştır (Sarıtaş,2010, s. 147).

Moğolistan’da sürdürülen kazı çalışmaları sonucunda Uygurların yanında, Hun ve Köktürk dönemine ait yüzlerce kurgan ortaya çıkarılmıştır. Bu şehirlere ait kalıntıların büyük bir bölümü, aradan bin yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hâlâ ayaktadır (Alyılmaz, 2002, s.303).

Yerleşik hayatı tanımadığı iddia edilen Hun İmparatorluğu milattan 58 yıl önce küçük bir grup olarak dahi bir kale inşa ettirmiş, devletin merkezini oraya nakletmiştir. Moğolistan’da yapılan araştırmalar sonucunda Hunların; bazıları surlar ile çevrili birçok yerleşim merkezine sahip oldukları ve bu yaşadığı şehirlerde ise tarım ve el sanatları ile uğraştıkları kanıtlanmıştır (Sarıtaş, 2010, s. 147).

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın


Büyük Hun Devleti’nin medeniyetinin eski Orta Asya kültür sahasının yerine geçtiğini ve Orta Asya kültürlerini Çin ve İran modasına rastlanacak şekilde fakat tamamen Orta Asyalı ve Hun olarak yine Büyük Hun Devleti’nin birleştirdiğini görmekteyiz (Ögel, 1991, s.46).

Özellikle Moğolistan ve Altaylardaki Hun çağı mezarlarında Çin ve İran mallarının bulunması, Orta Asya’dan geçen İpek Yolu’nu elinde tutan Hun prens ve hükümdarları Uzak Doğu ve batı ticaretinde bizzat rol oynamışlardı (Ögel, 1991, s.43).

Planlı bir şekilde inşa edilmiş olan bu şehirler, yerleşik Türk kültür ve medeniyetine tanıklık etmekte ve eski Türk yasayış ve inanışından derin izler taşımaktadır. Türk kültür ve medeniyetinin bu eski ve köklü tanıklarına ait ayrıntılar ise (kağanlık sarayı, surlar, gözetleme kuleleri, bina kalıntıları, mezarlar, yazıtlar, dikili taslar, sütunlar, sütun altlıkları, heykeller, döşemeler, tuğlalar, künkler, kiremitler, sulama kanalları, metal, taş, ahşap ve seramik kullanım eşyaları) insanı ister istemez "Bunların öncesinde ve sonrasında da şehirler olmalı" düşüncesine sevk etmektedir (Sümer,1994, s.3).

Tan Hu
26.10.2017
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.275 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.