Lüks Tüketim Politikasıyla Halkları Esirleştirme
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Temmuz 2018, 07:12:04


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Lüks Tüketim Politikasıyla Halkları Esirleştirme  (Okunma Sayısı 476 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TurkSoyu
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 95



« : 24 Aralık 2017, 05:06:33 »

Bu konu hakkında uzman değilim ancak kendi gözlemlerime dayanarak bir şeyler yazacağım. Lütfen sizinde konu hakkında fikirleriniz varsa belirtiniz.

Türkiye ve Dünya üzerinde pek çok yerde ekonomi hızla büyürken bazı ülkelerde aşırı uç şekilde düşüş gösteriyor. Bunu hepiniz fark etmişsinizdir. Düşüşün asıl nedeni savaş, iç savaş, siyası çatışmalar ve istirkarsızlık. Peki bunların altında ne var?

Kafanızı Türkiye'den kaldırıp dünyaya baktığınız zaman zengin ülkelerde ne görüyorsunuz? Sizce gelişmiş diye tabir ettiğimiz Avrupa toplumu gerçekten demokrası ile mi yönetiliyor? Benim bakış açımda Avrupa ülkeleri irili ufaklı şirketler tarafından yönetilmekte. Özellikle Amerika bunun en saf örneği.
Bir ülke ile çıkar çatışması içerisine girildiğinde gerek şirketleriyle gerek kurulan örgüt faaliyetleriyle o ülkenin yönetimi şuana kadar sürekli bastırıldı. Ambargolar, barış gücü hamleleri, ülke içinde ayrıştırılıp silahlandırılan gruplar. İllaki dikkat etmişsinizdir buna. Ancak bir ülkeyi yok etmeden de bütün kaynaklarını sömürebilirsiniz. Bunu ancak lüks tüketim ile yapabilirsiniz ve günümüzde şuan bu yöntem özellikle ülkemizde işliyor.

Herkesin kullandığını cep telefonlarını ele alacak olursak;


Cep telefonları konusunda Lüks tüketim ile kendisine bağlayan markalarda iPhone'un üstüne rakip tanımam. Normalde telefon temel ihtiyaçlar ile ele alındığında mesajlaşma, konuşma aracı olarak kullanılır oldukça basit bir kavram. Daha sonra bu kavramın içerisinde müzik, video, kamera, fotoğraf, sosyal medya vs. eklendi. Bu kavramda oldukça basit. Ancak bir logo ve bir marka oluşturduğunuz zaman kavram basitleşmekten çıkıyor. Kendi kitlenizi yaratmaya başlıyorsunuz. iPhone kurulduğundan itibaren Nokia, IBM vs. gibi büyük ve dünya pazarında söz sahibi olan şirketlere kafa tutarak yükseldi diyebiliriz. Şuan belli bir kullanıcı kitlesi var ve bu kullanıcı kitlesi dünya çapında. Peki hiç iPhone 3 veya 4 kullanan birisini gördünüz mü?

Ancak nokianın eski siyah beyaz telefonları hala kullanılmakta. Tuşlu basit telefonlar ile temel telefon ihtiyaçları giderilebiliyorken iPhone ile giderilememesinin nedeni nedir.

Lüks tüketim burada devreye giriyor işte. İlk başta sizlere mükemmel tasarlanan reklamlar ile büyük meblalardaki paraları küçültürler. Daha sonra eski telefonunuza gelen sürüm güncellemeleri ile telefonunuz zamanla yavaşlatılır ve bir süre sonra oldukça sinir bozucu hal alır. Reklamlarda verilen alt metinler, firmalar arası anlaşmalar ile uygun görünen ödeme seçenekleri, telefon almanız için kredi veren bankalar sayesinde 5000 TL'lik bir telefonun gözünüzdeki değeri "5 liraya muhteşem bir şey aldım." ile eş değere düşer. Ayrıca dizilerde, filmlerde özendirilir bu durum. Birinin elinde iPhone 6-7 gördüğünüz zaman yadırgamazsınız ancak 3310 kullanan birini gördüğünüz zaman illaki dikkatinizi çeker. Farkında bile olmadan kendinizi o telefona bakarken görebilirsiniz.

Aynı kavram ülkemiz üzerinde alternatif enerji ve fosil yakıt kullanımında uygulanıyor.


Basit veriler ile konuşacağım. Kıçı kırık ermeni köpeklerinde bile Nükleer santral var ve ülkedeki enerji ihtiyacının çoğu bu santralden karşılanıyor. Nükleer santralden çıkan enerjiyi en basit olarak şu şekilde özetleyebilirim sizlere. Nükleer santrallerde atom çekirdeği parçalanır veya kaynaştırılır. Bu şekilde ortaya toryum ve uranyum yakıtları çıkartılır. 1 gram uranyum yaklaşık 4 ton kömür ile aynı enerjiyi verir.

Dünya üzerinde birleşmiş milletlere üye olmayan 206 adet ülke var. DİKKATİNİZİ İYİCE YOĞUNLAŞTIRIN 206 ADET ÜLKEDEN BAHSEDİYORUM.
Peki bu 206 ülkenin kaç tanesinde nükleer santral var bundan haberiniz var mı? Sadece 31 ülkede 437 adet Nükleer santral bulunmakta. Bu 31 ülkeyi hiç konuyu araştırmadan aklınıza gelen ilk ülkeleri sıralayarak sayabilirsiniz. Sadece Fransa'da 59 adet Nükleer santral bulunmakta ve ülkenin enerji ihtiyacının %73'ü bu santrallerden sağlanmaktadır.

Bizim ülkemizde ise Nükleer santral kurulmuyor, Güneş enerji panelleri için tarlalar kurulmuyor, Rüzgar Türbinleri kurulmuyor. Doğalgaz, petrol ve fosil yakıtlar ile sürekli ihracat halindeyiz. Alternatif enerji için herhangi bir çalışma göremiyorum. Şu sürekli spekülasyonları dönen yerli ve elektrikli otomobil dışında.

Ağabeylerimiz daha iyi bilirler eskiden okullarda "Türkiye kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biridir." diye bir söylem kullanılırdı. Şuan oldukça gelişmiş büyük bir ülke gibi görünüyoruz ancak sizce kendi kendine yetebiliyor mu? Lüks tüketim ile kaynakları eriyen bir cumhuriyetiz.

Bu gün avrupanın çöpe attığı 92-98 model araçları en aşağı 5 bin dolardan alıyoruz. Daha ucuza bulduğumuz zaman bundan mutluluk duyuyoruz. Alım gücü yeterince düşük ve lüks tüketim ile batı medeniyetinin teknolojisine köleleştiriliyoruz.

Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 24 Aralık 2017, 13:19:51 »

Bir ülkenin ekonomik durumu için en normal şey kendi kendine yetebilmesidir. Türkiye böyle mi değil mi tartışılır. Fakat olsa bile söylediğiniz gerçekleri değistirmez.

Bizim şu lüks tüketim politikası olarak bahsettiğin şeyden kurtulmamız gerek. Hamilton nasıl zamanında amerikayı süper güç haline getirmek için üretimi millileştirmek için tedbirler aldıysa bizim de o tedbirleri almamız gerek. Ama o tedbirleri bu hükümetin almasını beklemek aptallıktan başka bir şey değil.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Buga Yaktu
Tuva
Turancı BOZKURT
******
ileti Sayısı: 3.706


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #2 : 18 Nisan 2018, 14:16:30 »

Tüketim toplumundan milli üretim toplumuna geçilmedikçe, domuzların oyunlarını bozamayız.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
TurkSoyu
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 95



« Yanıtla #3 : 18 Nisan 2018, 16:50:43 »

Bir ülkenin ekonomik durumu için en normal şey kendi kendine yetebilmesidir. Türkiye böyle mi değil mi tartışılır. Fakat olsa bile söylediğiniz gerçekleri değistirmez.

Bizim şu lüks tüketim politikası olarak bahsettiğin şeyden kurtulmamız gerek. Hamilton nasıl zamanında amerikayı süper güç haline getirmek için üretimi millileştirmek için tedbirler aldıysa bizim de o tedbirleri almamız gerek. Ama o tedbirleri bu hükümetin almasını beklemek aptallıktan başka bir şey değil.

Tüketim toplumundan milli üretim toplumuna geçilmedikçe, domuzların oyunlarını bozamayız.

Tedbirler hükümet tarafından alınmalı. Ancak hükümetin başına milliliği propaganda yapan birisi değil, gerçekten milli olan birisi getirilmeli.

Şimdi Tüketimlerin bizi tükettiğinin farkına vardığımız bir dönemdeyiz. Bunun ile alakalı foruma bir makale yazacağım zaten.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bozkurt58
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 24 Nisan 2018, 13:56:01 »

Bir ülkenin ekonomik durumu için en normal şey kendi kendine yetebilmesidir. Türkiye böyle mi değil mi tartışılır. Fakat olsa bile söylediğiniz gerçekleri değistirmez.

Bizim şu lüks tüketim politikası olarak bahsettiğin şeyden kurtulmamız gerek. Hamilton nasıl zamanında amerikayı süper güç haline getirmek için üretimi millileştirmek için tedbirler aldıysa bizim de o tedbirleri almamız gerek. Ama o tedbirleri bu hükümetin almasını beklemek aptallıktan başka bir şey değil.

Tüketim toplumundan milli üretim toplumuna geçilmedikçe, domuzların oyunlarını bozamayız.

Tedbirler hükümet tarafından alınmalı. Ancak hükümetin başına milliliği propaganda yapan birisi değil, gerçekten milli olan birisi getirilmeli.

Şimdi Tüketimlerin bizi tükettiğinin farkına vardığımız bir dönemdeyiz. Bunun ile alakalı foruma bir makale yazacağım zaten.
Güzel lakin düzeltmen gereken bir konu var. Forum değil, OTAĞ!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
TurkSoyu
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 95



« Yanıtla #5 : 25 Nisan 2018, 00:35:19 »

Bir ülkenin ekonomik durumu için en normal şey kendi kendine yetebilmesidir. Türkiye böyle mi değil mi tartışılır. Fakat olsa bile söylediğiniz gerçekleri değistirmez.

Bizim şu lüks tüketim politikası olarak bahsettiğin şeyden kurtulmamız gerek. Hamilton nasıl zamanında amerikayı süper güç haline getirmek için üretimi millileştirmek için tedbirler aldıysa bizim de o tedbirleri almamız gerek. Ama o tedbirleri bu hükümetin almasını beklemek aptallıktan başka bir şey değil.

Tüketim toplumundan milli üretim toplumuna geçilmedikçe, domuzların oyunlarını bozamayız.

Tedbirler hükümet tarafından alınmalı. Ancak hükümetin başına milliliği propaganda yapan birisi değil, gerçekten milli olan birisi getirilmeli.

Şimdi Tüketimlerin bizi tükettiğinin farkına vardığımız bir dönemdeyiz. Bunun ile alakalı foruma bir makale yazacağım zaten.
Güzel lakin düzeltmen gereken bir konu var. Forum değil, OTAĞ!
daha yeniyiz ağabey alışacağız Gülümseme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Buga Yaktu
Tuva
Turancı BOZKURT
******
ileti Sayısı: 3.706


Türk var oldukça,Türkçülük ateşi de yanar durur.


« Yanıtla #6 : 25 Nisan 2018, 10:07:41 »

Kapitalizm halkları köle ve beyinsiz yapmak için ne gerekiyorsa yapıyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük, din gibi derin, tasavvuf gibi mistik bir sistemdir. Ondaki ihtişamı ve bu uğurda ölmekteki ululuğu ancak ruhunda istidat olanlar duyabilir.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.094 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.031s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.