Lozan delik deşik papaz ‘Ekümenik’
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ekim 2019, 21:03:28


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Lozan delik deşik papaz ‘Ekümenik’  (Okunma Sayısı 1769 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Türkçü Kasırga
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.018


IRKÇI


« : 16 Mayıs 2011, 01:40:04 »

AİHM, yetimhanenin tapusunun Fener Rum Kilisesi adına tescil edilmesi kararıyla Lozan’ı ortadan kaldırdı. AKP ise mahkeme kararını temyiz etmeyerek papazın “Ekümenik Patrik” olmasına göz yumdu.
AİHM Lozan’ı tanımadı Türkiye ‘Ekümenik’ yaptı
AİHM, yetimhanenin tapusunun Rum kilisesi adına tescil edilmesi kararıyla Lozan’ı ortadan kaldırdı, Türkiye ise papazın ‘Ekümenik’ olmasına yol açtı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Büyükada’daki Rum Yetimhanesinin Fener Rum kilisesine verilmesine yönelik kararının bilgisizlikten kaynaklandığı, AİHM’in bu kararla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini uygulayabilmek için Lozan Antlaşması’nı görmezden geldiği belirtildi. Gerekçeli kararı inceleyen İstanbul Barosu Genel Sekreteri avukat Hüseyin Özbek, AİHM’in Rum yetimhanesi kararını iç hukuk açısından şöyle değerlendirdi:

Cemaatler mülk sahibi olamaz
“Büyükada’da bulunan taşınmaz, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde ve 1936 yılına kadar Rum Yetimhanesi Vakfı’nın tüzel kişiliği olmadığı için Yetimhane Vakfı adına tescil edilmemiştir. Rum Patrikhanesi bu nedenle zilyed görülmektedir. 1936 yılında kabul edilen ve yürürlüğe giren Vakıflar Kanunu uyarınca vakıfların mülk edinmesi kabul edilmiştir. Hükümet bir bildirim süresi veriyor. Bu süre içinde bildirimde bulunan Rum Yetimhanesi Vakfı binaya sahip oluyor. Rum yetimhanesi bu kazanımla binanın sahibi olduğu halde tapudaki kayıt değiştirilmediği için tüzel kişiliği olmayan Rum patrikhanesi adına tescilli gibi gözükmektedir. 2004 yılında devlet bu durumu düzeltmek için dava açınca yerel mahkeme de Rum Yetimhanesi adına düzeltmeyi yaparak tescil işlemini gerçekleştiriyor.”

AİHM anlam veremiyor
Özbek, AİHM’in kararının hukuki değerlendirmesinde ise şu tespitlerde bulundu: “Türkiye savunmasında Rum Patrikhanesi’nin adı geçen mülkü hukuken hiçbir zaman kazanamadığını, çünkü hem vakıf senedinde malvarlığının yetimhane olarak kullanılması gerektiği yani yetimhaneye bırakıldığını, bundan dolayı zaten baştan beri Patrikhanenin bu taşınmaza sahip olmadığını söylüyor. AİHM bu savunmaya karşılık verdiği kararda Patrikhanenin parasını ödeyip bu mülkü 1902 de satın aldığını, hükümetin neden böyle bir mülkiyete sahip olunamadığı konusundaki ısrar ve itirazına anlam veremediğini söylemektedir. Burada üzerinde durulması gereken en önemli nokta tüzel kişilik sahibi olmadan Türk hukukunda medeni haklara sahip olunup olunamayacağının belirlenmesidir.”

Lozan’ı görmezden geldiler
Özbek, Türk hukukunda vakıf senedinde olan bir taşınmazın satışının ve Fener Rum Kilisesinin mülk sahibi olmasının mümkün olmadığını ve AİHM’in bunları gözardı ettiğini iddia etti. Özbek, AİHM kararı dikkatle okunduğunda iki hususun göze çarpmakta olduğunu belirtiyor: “1-AİHM’in Vakıf senedinde var olan taşınmazın (malın) parayla satılmasının mümkün olamayacağını anlayamadığı görülmektedir. 2-AİHM’in yukarıda kısaca bahsedilen nedenlerle Patrikhane’nin kesinlikle mülk sahibi olamayacağını da anlayamadığı görülmektedir. Kanaatimizce bu durum  AİHM’nin karar verirken Lozan Antlaşmasının ilgili ve bağlayıcı hükümlerini görmezden gelmesinden kaynaklanmaktadır. AİHS ve Lozan birlikte değerlendirildiğinde AİHS uygulamak için Lozan’ın görmezden gelinmesi mi gerekmektedir?”
Türk hukukuna göre Fener Rum Kilisesinin davacı ya da davalı olmasının dahi mümkün olmadığını belirten Özbek, “Teknik hukuk açısından bakacak olursak, AİHM, Türk Hukukunun mülkiyet sahibi olmak, davacı-davalı olmak, noterde vekalet vermek gibi hususları sadece tüzel kişileri ile şahıslara sağlamış olduğunu görmemektedir. Patrikhanenin tüzel kişiliğe sahip olmadan dava açması, açılan davada mülkiyete hak kazanması bizim hukukumuza göre mümkün değildir” dedi.
 
Devlet temyiz etmedi
Özbek, Fener Rum Kilisesinin, “Ekümenik Patrikhane” olarak uluslararası anlamda tanınması, hatta Türk devletinin zımni (üstü kapalı) tanımasının dahi Türk hukukuna göre tüzel kişilik yaratmasının olanaksız olduğunu söyledi. Özbek, şöyle konuştu: “Birilerinin dediği gibi bu konuda zımni (üstü kapalı) tanıma da olamaz. Hukukumuzda devletin tanımasıyla tüzel kişilik kurulmaz. Bu tamamen atmasyon, hukuk dışı bir yorumdur. Adalar asliye hukuk mahkemesi kararında yeniden yargılama sonucu AİHM kararını uygulamak adına olmayacak bir şekilde bir hüküm tesis etmiş, bu hükmü devlet temyiz etmemiştir. Netice olarak devlet kendi eliyle mülkiyeti tapu siciline Ekümenik Patriklik adına tescil ettirmiştir.”

Ekümeniklik vurgusu
Sonuç olarak AİHM’in mahkeme tutanaklarında ve karar metninde başvurucu Fener Rum Patrikhanesi’ni “Ekümenik” Patrik 1. Bartholomeos tarafından temsil edildiğini vurguladığını belirten Özbek, bunun, iktidarın dışarının güçlü telkinlerine boyun eğerek yakın zamana kadar bir devlet politikası olarak sürdürülen ilkesel ve kararlı tutumdan siyasal ve hukuksal anlamda vazgeçmesinin somut bir örneği olduğunu söylüyor.
Lozan’ı delmek adet oldu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 13 Nisan 2011’de Avrupa Komisyonu Parlamenter Meclisi (AKPM) Genel Kurulu’nda konuştu ve parlamenterlerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, bir Fransız parlamenterin “azınlıkların ibadetleri”yle ilgili sorusu üzerine bütün dünyanın gözü önünde “Lozan Antlaşması’nı çiğnediğini” itiraf ederek şöyle konuştu:

“Göz yumduk”
“Ortodoks Patriği seçilmesi Lozan Antlaşmasına göre Sensinot Meclisi’nde yapılır. TC vatandaşı olmadığı halde şu andaki Ortodoks Patriğinin seçimine biz göz yumduk. Ben bundan önceki Başbakan değerli dostum Karamanlis’e şunu söyledim: ’Söyleyin, müracaat etsinler. Vatandaşlığa alalım, Lozan’ı çiğniyorlar, Lozan’ı çiğnetmeyelim. ’O dönem olmadı. Şimdi değerli dostum Yorgo’ya da aynı şeyi söyledim, ’Bunları vatandaşlığa alalım, bu işi meşrulaştıralım.’ Daha sonra bunu Patriğe de söyledim. ’Lütfen müracaat etsinler, bunları vatandaşımız yapalım.’
Sonunda müracaat ettiler, şu anda bizim vatandaşımız durumundalar. Bununla kalmadık. Dediler ki ’Sümela Manastırı’nda ayin yapmak istiyoruz.’’Hay hay’ dedim.”
Yeniçağ süreci adım adım duyurdu
Yeniçağ Gazetesi, 6 Eylül 2010’da “Papazla da anlaşmış” manşetiyle bugün olacakları duyurmuştu. “Obama isteyince olmuş!” alt başlıklı haberde “6 Nisan 2009’da Türkiye’ye gelen ABD Başkanı Obama’nın ön ayak olmasıyla Başbakan Erdoğan ile Bartho’nun anlaştığını yazdığı” yer aldı. Haberde, 15 Ağustos 2009’da Büyükada’daki ’dinler buluşması’ etkinliğinde bir araya gelen 2 liderin detayları belirlediği belirtildi. Konu daha sonraki günlerde de Yeniçağ tarafından, “Azınlık maskeli trilyonluk rant” ve “Yetimhane’nin Truva Atı” başlıklarıyla gündeme getirilirdi. Bir süre sonra da Kilise, “Yetimhane’nin otel olacağını” açıkladı. Yeniçağ, yetimhanenin AİHM tarafından Fener Kilisesi’ne devrini AKP Hükümeti ve Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün sağladığı skandalını ise 11 Nisan 2011 günü “Yetimhaneyi hibe etmişiz” manşetiyle ortaya koymuştu.


15/05/2011/ Yenicag
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Türkçü Kasırga
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.018


IRKÇI


« Yanıtla #1 : 16 Mayıs 2011, 01:47:18 »

Bir zamanlar Türkiye´yi "Dar-ül Harp" ilan edip, vergi basta olmak üzere kafir ülkede askerlik yapmak caiz degildir diyen bunlar, bugün Haclilarin her istediklerini yerine getirmektedirler.

Fazla söze ne hacet Türk milletinin inancini suistimal ederek Islam eziliyor diye oy alan bunlar, haclilarin yüzyillar boyu Türk yurdunda gerceklestiremedikleri emellerini tereyagindan kil ceker gibi bir bir gerceklestiriyorlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Hun_Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 952


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #2 : 16 Mayıs 2011, 07:18:56 »

Demekki cumhuriyeti kuranlar cahil cühela oldugu icin ekümenikligi tanimayi akil edemediler sayin seyirciler!!!  Laik kafir atalarimiz islamin düsmani oldugu gibi ehli salibinde düsmani olduklari icin ikinci Vatikanin Türk topraklarinda kurulmasini kabul etmediler! Medeniyetler ittifakcisi müslüman iktidar allahin lütfu olarak iktidara gelince Fatih sultan mehmetin kemikleri üzerine ikinci vatikani kurup aristokrat milletimize nasip oldu. Hayirli ugurlu ve kutlu olsun allah RAZI OLSUN!!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Kam - Şaman
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 217


Bozkurt


« Yanıtla #3 : 16 Mayıs 2011, 09:32:11 »

Maalesef ki bunların bu kadar kabarmasının temellerini Osmanlı yanlış siyaseti ile yapmıştır. Ortodoksluk yok olmak üzere iken Fatih Sultan Mehmed'in onları toparlaması, güç sağlaması neticesinde ayakta kalabilmişlerdir. Hatta ayakta kalmak bir yana adeta yeniden dirilmiş ve oldukça nüfuzlu hale gelmişlerdir. Bu ileride Osmanlı'nın aleyhine dönecek ve Küçük Kaynarca anlaşması ile Rusların ortodoksları manipüle edebilme yetkisini alması neticesinde içeride ciddi karışıklıklar doğurmasına kadar gidecektir. Cumhuriyetin ilanından sonra fesat ve ihanet odağı olarak tanımalanan patrikhanenin kapatılması ile de nispeten kopması gereken kafalar kopartılmış ve sükunet sağlanmıştır. Bugün ise yine aynı oyun sahnelenmektedir, elbette asil milletimiz buna bir dur demelidir, aksi halde kanı ile kazandıklarını kalem ile vermek üzeredir. Teñri Türk'ü ve vatanını korusun!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'ün yüreği çelikten kuvvetli, aklı kılıçtan kesindir. Türk orman gibi sessizdir fakat öfkesi ateş gibi yakıcıdır. Türk dağ gibi ağır ve sarsılmazdır fakat saldırışında rüzgâr gibi hızlıdır! Yeryüzünde Türk'ün bir eşi daha görülmemiştir...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.06 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.016s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.