LAF KITLIĞINDA ASMA BUDAMAK
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2017, 12:04:07


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: LAF KITLIĞINDA ASMA BUDAMAK  (Okunma Sayısı 71 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 600


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« : 29 Ekim 2017, 14:34:37 »

“Biz ve başkaları, hepimiz, bizden başka türlü düşünenlere tahammül ediyor, onları ancak fikir tartışmasıyla kazanmayı düşünüyoruz. Çünkü biz insanız ve bizim de her insan gibi fikrimiz var. Fakat Kemalist yobazlarının donmuş beyinlerinde herhangi bir "fikir" olmadığı için kendi dar prensiplerinin dışındaki her şeye diş gıcırdatmaktan başka bir şey yapamıyorlar. Biz onların Kemalist rejimlerinin her marifetini, tehdidini, iftirasını, hapsini, işkencesini, tabutluğunu ve mezarlığını 1944'te gördük ve şatafatlı Kemalizm’in ne olduğunu anladık. Fakat henüz Üniversitede okuyan ve Kemalizm maarifi neticesinde yanlışsız bir dilekçe yazmak kabiliyetinden mahrum bulunan bazı tek tük gençlerin de bu yobazlığa katılması hazindir. Demek ki bu gençlerde daha ilmi bir kafa teşekkül etmemiştir. Kendilerinin değer verdiği şeylere değer vermeyen insanların atılmasını, kovulmasını, kim bilir, belki de öldürülmesini istemenin cahil köy yobazlarıyla aynı derekeye düşmek olduğunu bile idrakten acizdirler.” (Milli Birlik Makalesi-Gök Bilge Atsız Ata)

Birtakım şahsiyetlerin içimizdeki ulusalcılara yaranacağım diyerek dolaylı anlatımlarla Türkçülüğü atıllık ile ilişkilendirdiği diş gıcırdatmalarında ve siyasi manevracılıklarında tıpkı Mayıs 1944 günü olaylarının korkusu ile "ırkçılığa" karşı tepki argümanı olarak konuşmasında ırkçılığın politika malzemesi edilmesinin doğurduğu kötü sonuçlardan bahsetmiş olan kürt İsmet İnönü ile benzer ağızlar takınması bizce garip karşılanmamıştır.

Gerçekler, yalnızca zihinlerde ve kimseyi tedirgin etmeyecek kadar belirlenmiş bir hayalin içine hapsedilmiştir. Kendi hayalleri içinde hakiki felaketlerini göremeyen biri, tarihi mukadderatı muhakeme edemeyerek sağa sola kuduz hayvanlar gibi saldırmaktan geri duramaz.

Türkçülük idealinin tahakkuku Türkümsülerin dünyasında Atatürk Milliyetçiliği’nin meşrutiyeti kadar bile yer almadığından, takındıkları “ulus milliyetçiliği” tavrı bizce anlaşılabilir niteliktedir. Ancak bu laf kıtlığında asma budamaya benzer hesapları, Türk Irkçılığı’na bulaştırmalarına kanaatimiz ile asla izin vermeyeceğimizi daha önce de her mecliste bildirmişizdir.

Türk milletinin yüksek şeref ve menfaatini müdafaa edecek yegane ülkü Türkçülüktür. Bunun dışında yer alacak ulusalcılık, halkçılık, cumhuriyetçilik ve kemalizmi kendimize yamamak en yüksek zavallılık belirtisidir.

“Türkçülüğün değişmeyen tarafı ırkçılığı ile Turancılığı ve bunun neticesinde Türk milleti ve vatanı hususundaki düşünceleridir. Bu iki temelde bütün Türkçüler birleşmiştir. Bunun dışında kalan meseleler; meselâ iktisadî, sosyal ve hukukî görüşler Türkçülerin ileride halledecekleri meselelerdir.” (Orkun, 18 Ocak 1952,68. Sayı)

Bu iki temelde birleşmeyen ve kendini Türkçü olarak addeden hareketlerindeki her amilin korku olduğu kişiler asla bizimle aynı yolda yürümeyeceklerdir.  

Türkçüler, hainleri vatanın yurttaşı olarak gören siyasi sınırlar ile sınırlı Cumhuriyet’in tek kurtuluş kalesi olarak telakki edilmesine asla izin vermeyecektir. Bizim dünyamızda hiçbir sınıra yer olmadığı, düşmanlarımız tarafından iyi bilinmektedir.

Kasıtlı bir biçimde demokrasi ya da Cumhuriyet’e karşı Meşrutiyet’i ve padişahı, seküler kurumların dinsel olanlarla yer değiştirmesini ve Osmanlı nizamına geri dönülmesini savunan siyasi etnik hareketler içine Türkçülüğü katıştırmaya çalışan kör budalalar, Atatürk kalkanı ile karşımıza dikilmekten kendilerini alı koyamamakta, Türkçülüğün ahlaki argümanları ile muhafazakar düşünce sisteminin içine bizi yerleştirmeye çalışmaktadırlar.

Zira gizlice yürütülen fenalık, niyetlerde aranınca önce küçük süslü bir yalana sığınılır, sonra da pek çok hainliklere, uzun bir anlam tarifi yapılır. İstenen, en çok inandırdığı şeye inanan, aldanan kimselerin yabancılığıdır.

Tüm arayışlar, buluşlar ve kayboluşlar içinde gelip geçen, nice insanlara tanıklık eden tarih, kimilerini sessiz sedasız bağrından uğurlamış, kimilerini ise onlarda kaybettiklerine inat hayat bularak kendini onların isimleriyle mühürleyip ölümsüzlüklerini tescil ederek yaşamıştır. Türk tarihinin ölümsüzlüğünü tescil eden isimlerinden en büyüğü olan Türkçülüğün simgesi Gök Bilge Atsız Atamız’ı saygı ve minnet ile anarım.

…………………………………..

Tan Hu
29.10.2017
turkcuturanci.com

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.043 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.