MİLLİ İRADE SAFSATASI
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 11 Aralık 2019, 07:18:30


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: MİLLİ İRADE SAFSATASI  (Okunma Sayısı 526 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« : 21 Eylül 2017, 23:56:46 »

MİLLİ İRADE SAFSATASI

Son yıllarda bir “Milli İrade” safsatası ortalıkta dolaşır durur.

Milli irade, milletinin akıl sahibi olduğu modern toplumlarda vücut bulabilir. Zira egemenlik çeşitli çıkar gruplarından oluşan halka değil, bir bütünü ifade eden millete aittir. Şayet dil ve tarih gibi ortak unsurların ortaya çıkarılabileceği bilim alanlarından elde edilen bilgileri, eğitim aracılığıyla milletine ulaştırabiliyorsan bir iradeden bahsedebilirsin. Milleti oluşturan bireylerin siyasal toplulukla sürdürdüğü ilişkilerin nasıl olması gerektiğini belirleyen, onaylanmış kuralların bütününe millet ahlakı denir.

Comte’un siyasal-ideolojik pozitivizmi Türk aydınlarınca önceleri “ittihat ve terakki” yani “birlik ve ilerleme” olarak, sonraları Cumhuriyet ile birlikte ‘hürlük, birlik, düzenlik ve ilerilik’ şeklini alır.

Nüfusu artan bir ülkede milli akıl ile yürütülen bir iş bölümü yok ise o nüfustan birlik, ilericilik ve ortak akıl beklemek hayalperestlik olacaktır.

Türk milletinin çağdaş medeniyetler seviyesine yükseltilmesi, gelenekçi tutumun yok edilmesi ve onların yerine bu amaca uygun örgütlerin yerleştirilmesi şeklinde gerçekleştirilebilirdi. Öyle de yapılmaya çalışılmıştır.

Aynı dil, din, ırk, kan bağı ve ortak tarih şuurunu taşıdığını düşündüğümüz millet, milli irade unsuru olan kendini bağımsız bir devlet biçiminde ifade edebileceği bir “duygu birlikteliği”ni yakalayamamış ve kendine düşman olan milletler tarafından milli irade safsatasına kaptırmıştır.

Ancak Cumhuriyetin hedeflerinden biri olan esaslı din reformu sağlama işi başarılı olsaydı önceki hükümlerin dağılmış olması gerekirdi. Topluluk bu reform ile millet olma onurunu tekrar kazanacak ve evrimleşecekti. Din ideolojisi bulunduğu yeri zehirlemek istediğinde tek yapması gereken onu ortadan kaldıran etmenin saygınlığını yok etmek olur. Benim millet kuramımda bir milletin hayatiyeti; değerler, fikirler, emeller ve büyük şahsiyetler üzerinde ilerler. Bunların olmadığı yerde milli iradeden bahsetmek, aklımız ile alay etmek olsa gerek.



Tan Hu
21.09.2017
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #1 : 22 Eylül 2017, 00:37:45 »

Aklımız büyük olaylardan ders almayı emreder. Millî varlığı unutacak kadar küçüklük gösteren kimse Türk millî ruhunu geliştiremez. Manevî yapının yükseltilmesi için evvela bilinç olmalıdır. Ruh sağlamlığı olmayan kimsede beden sağlamlığının olması neyi ifade eder. Kişi varlığını nasıl koruyabilir? Sert kuvvet millî irade ile işbirliği yapmıyor ise, orada millî iradeden bahsedilemez. Dünya kesin tavır koyanların, yarım tedbir alanların değildir. Esaret zinciri millî irade dediği zaman, bu yalnızca aldatma ve kafa şişirmedir. Nitekim hayatını ileri sürmeyen biri hayatını kazanamaz.

Değerli paylaşımınız için çok teşekkürler Tan Hu
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.044 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.009s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.