Kemalizm Nedir?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 01 Nisan 2020, 14:31:03


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kemalizm Nedir?  (Okunma Sayısı 6299 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ERGENOKON
Ziyaretçi
« : 30 Ekim 2010, 04:49:02 »


(Bu yazı, Cumhuriyet Gazetesi , Aydınlık dergisi , Radikal gazetesi ve mudafaai-hukuk dergisi tarafından çeşitli bahaneler ileri sürülerek yayınlanamamıştır.)- yazar dip notu.-

Bu makale, aslında itiraf etmek gerekir ki, biraz zamansız yazıldı. Ne "sağ"cıların, nede solcuların hatta anadan babadan kalma yöntemlerle "solculuk" yapan "sahte sosyalistlerin" üzerine alınması ve de "anlaması" beklentisi içinde değiliz. Gelecekte, "Mülkiyeden (!) birileri çıkar da "Gerçek Kemalist'lerin akılları neredeydi denildiğinde, vereceğimiz bir cevabın olması açısından bu makalenin sadece kayıtlara girmesi temel amacım. İşte o zamana kadar, önce 'Atatürk' yerine "Mustafa Kemal", sonra da "Atatürkçülük" yerine "Kemalizm" kavramını kullanmaya devam edeceğim. (Hem biçim, hem de içerik olarak! ).
Önce 1923 Kemalizm Tanımlaması:
Kemalizm ;, Aydınlanma döneminin ürünü olan sağ ve sol evrensel değerleri aynı anda kapsayan ve her iki değerler kümesini tek bir ulusal devlet potasında içselleştiren, anti emperyalîst (bağımsız) yeni bir paradigmanın adıdır. Kemalizm "Demokrasi" yerine rahatlıkla kullanılabilir. Kemalizm, Türk devriminin bir ürünü olup, döneminin çok ötesinde "akılcı"(pozitivist) paradigmayı da içeren bir "üst bilinç" devrimidir. Kesinlikle, Kemalizm bir üçüncü yol olması nedeniyle Sosyalizme ( salt sosyalizm ) eşlenemez ve de indirgenemez. Kemalizm, bir ideoloji olmasının yanında,yurttaşlık bilincini de içeren, düşünsel bir paradigmanın 'bütüncül' (holistik) adıdır da aynı zamanda... Bilimsel Kemalizm, özgün bir ekonomik doktirin ile de temellendirilmiştir ve iktidarı hedefler.
Nadir Nadi'nin Varsayımı;
"Solcu!! bir gazetenin kurucularından olan Nadir Nadi, "Ben Atatürkçü değilim" adlı kitabında yıllardır vurguladığı bir cümlesi çok ilginçtir. Aynen aktarıyorum; "Devrim ilkelerini, ( Kemalizm'i kastediyor 1920-1938 kasım) dimdik ayakta tutmaya karar vermediğimiz surece çok partili demokratik rejimin yurdumuzda yaşamasına olanak yoktur.
İlk bakışta şirin gözüken bu varsayımın, orijinal Kemalizm tanımlaması ile karşılaştırdığında; hem teorik olarak hem de pratikte gerçekleştirilmesi konusunda bazı mantıksal zorlukları vardır.
Şöyle ki;
1- Kemalist bir parti veya örgütlenme Sağ ve Sol düşünsel motifleri zaten
içeriyor ve içselleştiriyorsa, bunun yanında çok partili bir demokratik rejimde yer alan
"Sağ ve Sol" partilerin kurulmasına gerek kalmayabilir. Kısacası; "Solculuk ve
"Sağ"cılık oyunu Kemalizm ve ilkelerinin hayata geçirilmesinde başlı başına bir engel
haline gelebilir. Bu iki indirgenmiş ve parcacı yapılanma, Kemalizm kavramına sahip çıkmada ve
benimsemede istekli olamayabilir. Her ne kadar yürekten! savunsalar da ! bazı okları işlerine gelmeyebilir.
2- Zaten yaşanan olaylar ve Türkiye'nin geldiği nokta, Mustafa Kemal'in
"Kemalizm" çizgisinden çok uzaktır. Acaba varılan bu noktada, aksaklığın nedeni sadece gericiler (dinciler) veya ikinci Cumhuriyetçiler midir ?
Bu noktada, temel hata şudur; "Kemalizm" yanlış yorumlanmakta yada işlerine geldikleri gibi yorumlanılmaktadır. Hem "Atatürkçülük"! adı altında Kemalizm'i dışlayan hem de aynı zamanda "Mustafa Kemale sahip çıkan (Sağ) ve (Sol) daki bu anlamsız kutuplaşmanın aslında demokrasimiz açısından "patolojik" ve samimi olmayan yan bir durum olarak yorumlanmaması için hiçbir neden yoktur. Zaten, bu konuları çok iyi bilen Nadir Nadi'de "Ben Atatürkçü Değilim" derken şakayla karışık acaba doğru mu söylüyordu diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Bir yol ayırımı:
"Salt" Sol'un, Kemalizm'i nasıl yorumlayarak "eklektik" bir yama gibi programına yapıştırdığı Murat ÖNER 'in kitabında vurgulanıyor.
CHP'nin "post" kavgası yaşadığı birinci kurultayında şu tanımlama yapılmaktadır. "Kurtuluş Savaşı, Batı kapitalizmine (?) emperyalizme karşı yapılmıştı. Bu niteliğiyle, CHP sol bir parti idi" denilmektedir. Böylelikle "Ortanın Solu"ndan, "Sol'a doğru kayış (yayılmacılık) başlamıştır.
Kemalist Devrimin sürdüğü 1938 Kasımına kadar geçen süre incelendiğinde görülecektir kî; Zaten toplumsal yapıda bir işçi sınıfı yoktur. Dolayısıyla, olmayan bir kesimin haklarını savunmayı "Sol"culuk olarak yorumlayan Kemalizm kendisi değil, bizzat dönemin (CHP) yönetimidir. Solculuk kırk yıllık bir politika olarak Kemalizm ile özdeşleştirilmiştir. (Tarih 1965) Kısacası pusula şaşmıştır.
Çözüm: Yeniden Kemalizm
Kuvâyi Milliye ruhuna temelli "Kemalizm"in bir şubesi olarak çalışan CHP yönetimi şunu iyi bilmelidir ki ; Ana bayii "Kemalizm"dir. Şubenin faaliyetine istediği ve istendiği zaman son verilebilir. Görüleceği üzere, ben salt "Sol'cuyum veya Sağcıyım diyen bir zihniyetin Kemalistliğinden şüphe etmek gerekir. Kaldı ki, zaten bu kesimler nedense Atatürkçülük yapmayı "Kemalizm'e" tercih etmektedirler. Günümüzde, bazı ileri derece zekalı Solcuların!, Atatürkçü parti enflasyonu yaşanan bir ülkede yeni bir 'Atatürkçü parti kurulmalıdır!' savlarını ise gülünç buluyorum.
Mustafa Kemal'in Leninden daha akıllı ve vizyonu geniş bir lider olduğu zaten bilinen bir olgudur. Çağdaşının dün heykeli yıkılırken, Mustafa Kemal'in bugün dimdik ayakta kalmasının temel nedeni budur.
Mustafâ Kemal "salt" sosyalizmi bir model olarak benimsememiştir. Üretim açısından getirdiği modeli yeterli görmediği gibi birey hak ve özgürlüklerini, demokrasiyi içermemesini de ülke amaçlarına uygun bulmuyordu. Devletçilik ve Halkçılık ilkeleri Mustafa Kemal'in "ılımlı toplumculuk" fikrini yansıtmaktadır. (Kışlalı, 1994). Avrupa Birliğinin Kemalizm raporuna göre Yeni Atatürkçülüğün Sol - Kemalist geleneğin izlerini taşıyan yoğun bir anti emperyalist vurguda olduğu belirtilmektedir. Belirtmeliyiz ki; sivil toplum kuruluşları arasında yapılan bu anket çalışmasının "gerçek Kemalistleri" örneklem kümesine almaması istatistik bilimi terimiyle söylersek büyük bir standart sapma verir. (Araştırmanın hata payı büyüktür.)
Günümüzde işçi (emek) kesimi içinde geçerli olabilecek bir görüşü; Mustafa Kemal, çiftçiler için zamanında şöyle dile getirmektedir; Milletimizin %80'i çiftçidir. Öyleyse Halk Fırkası dendiğinde bu asıl kitle kastedilmektedir. Yalnız çiftçilerim ve köylülerin haklarını sağlamak için öbür sınıflara karşı parti mi kuracağız.? HAYIR. Köylünün düşmanı olabilecek olanlar kimlerdir.? Çok çiftlikleri ve geniş toprakları olan insanlardır. Oysa, arkadaşlar bizim ülkemizde böyle geniş toprakları olan kaç kişidir.? Ve acaba mevcut olan geniş toprak ve çiftlik sahipleri düzeyinde her köylüye toprak vermek için ülkemizin toprakları yetmez mi? bu cümle aslında, Kemalizm'in, ideolojiler yelpazesinde nerede olduğunun açık bir göstergesidir. (Tabii ki anlayana!).Bir problemi , onu yaratan bilinç düzeyi ile çözemezsiniz.Kemalist bir bılınç düzlemini, iliklerimize kadar inen şekilde algılamamızı sağlayacak noktada içselleştirmeliyiz.
Atatürkçüleştirilen bir Kemalizm, Kemalizm değildir. Aklın ve yüreğin, TEK ve bütünsel ideolojisi, sivil toplum ve toplumsal örgütlerin çoğulculuğu ve iktidarı denetlemesi, ihtiyacımız olan budur. Böylelikle, adeta bir "kooperatif demokrasisi" içinde yönetilen idealist olmayan sivil toplum (dışı) örgütlerde partilerin müştemilatı olmaktan kurtulur.
Böylelikle, sivil toplum örgütleri de Parti yandaşlığından, demokrasi yandaşlığına doğru Kemalist iktidarı ve toplumu denetleyen ve çağcıl alternatif çözüm üreten, gerçek "demokratik toplumsal mevziler" olarak gelişebilirler. Çoğulculuk ve çok sesli siyasi yaşam, sivil toplum örgütleri ve iktidar arasındaki karşılıklı etkileşime dayalı olarak gerçekleştirilmelidir.
Ahmet Taner Kışlalı' nın ifadeleriyle; "ölümünün 67. yıl dönümünde (Sağ) dan ve (Sol) dan (!) en aşağılık saldırıların üzerinde yoğunlaştığı bir "diktatörü" (!) en içten saygı ve sevgilerimle anıyorum. (Hatırlıyorum)
GENÇLİK, hitabendeki üzerini son kertede karaladığın son cümlenin anlamını ve mesajını çok iyi biliyor!
Bilimsel Sosyalizme ve / veya Neo - liberalizme giden yolda Kemalizmi, İstanbula giden varan otobüslerinin Bolu dağındaki konaklama tesisi olarak algılayan kişilere de, Kemalizmin, iktidarı hedefleyen bir varış (destination) noktası olduğunu da bu vesile ile hatırlatmak gerekebilir..
Kemalizm, güncel düşünsel bir ideoloji olmanın yanında bilimsel, hedefsel ve aynı zamanda bütünsel bir bilme biçimidir.
A.B nin oynak ve Türkiyeyi dışlayan dış politikası ile Kemalizmin maalesef iç kamuoyumuzda yaşadığı bu zorlu engelleme (uyum) süreci ve varoluş mücadelesi aslında benzer kaderi paylasan iki sevgili gibi.
Bu açıdan; Tam Kemalist bir iktidar, hem Türkiyenin hem de A.B nin yolunu açması açısından da varılması gereken samimi bir iktidar hedefi olarak görülmesi gerekir. Aksi takdirde; Kemalizmi,ve Türkiyeyi
dışlamanın dayanılmaz kompleksi içinde, AB ve Türkiye daima birbirinin varlık alanı dışında kalmaya mahkumdur.
Ağaçlara bakmaktan, ormanın güzelliğini göremeyen, Türkiye'deki dogmatik "Sol" ve "Sağ" kemikleşmiş maskeli kafalara ve Bürüksel e sevgilerimle...

Tahir ÇALGÜNER

Kaynakça: 1) Kışlalı, A., "Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi" İmge yayınevi 3. baskı 1994
2) Nadir. N., "Ben Atatürkçü değilim" Çağdaş yayıncılık 1996. 13. baskı
3) Öner, M., "Bir yol Ayırımı" 1976 Orkide basımevi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ERGENOKON
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 30 Ekim 2010, 04:51:54 »

KEMALIZM: 'kemalizm' dir

Kemalizmin Doğuşu Kemalizm Nedir? Kemalizmin Atatürkçülükten Ne Gibi Farkları Vardır?

Günümüz Türkiyesinde hangi vatandaşa Kemalizm ile Atatürkçülük arasında bir fark var mıdır? diye sorsak, çoğu bir fark olmadığını, bu ikisinin aynı şeyler olduğunu söyleyecekledir ve hatta Kemalizmi bilmeyecek ve sadece Atatürkçülüğün olduğundan bahsedecektir. Hâlbuki Kemalizm ile Atatürkçülüğün arasında çok ince bir çizgi vardır. Öyle ki, eğer Atatürkçülükten bahsederken Kemalizmin içeriğini bilerek ve Atatürkçülük ile bağdaştırarak konuşuyorsak o zaman pek bir sorun yok. Pek bir sorun yok demek gerek, çünkü madem ki Atatürkçülük derken Kemalizmden bahsediyoruz, o zaman bunun adını neden doğru söylemiyoruz? Yok, eğer Atatürkçülük derken Kemalizmin içeriğinden habersiz konuşuyorsak, o zaman maalesef ister istemez Kemalizmin içini boşaltıyor ve bunu unutturuyoruz demektir.


Çok genel olarak bir giriş yaptıktan sonra, bu paragrafta yazının geri kalanında nelerden bahsedeceğimizi ve nelerden bahsetmeyeceğimizi söyleyerek konulara giriş yapmaya başlayalım.
Bu yazıda, başlıktan da fikir edinebileceğimiz gibi sırasıyla; Kemalizmin Doğuşu, Kemalizm Nedir? ve Kemalizmin Atatürkçülükten Ne Gibi Farkları Vardır? gibi başlıklar ele alınacak. Sadece bu yazı için nelerden bahsedilmeyeceği ise; Kemalizmin İlkeleri ve bu ilkelerin incelenişi, Kemalizm Neden Arka Planda Kaldı, Nasıl Kaldı?, Kemalizmin Günümüz Türkiyesine Uygunluğu gibi konulardır. Bu konular daha sonraki yazılarımızda tek tek ele alınarak, ayrı bir araştırma yazısı haline getirilecektir.

Kemalizmin Doğuşu

Kemalizm kavramının ortaya çıkışı biranda olmamıştır. Hatta bu kavram Atatürk öldükten sonra ortaya atılmış bir kavram hiç değildir. Bu tarihi bir süreç içerisinde kendi içerisinde yoğrularak, harmanlanarak, gerçeklerden oluşarak meydana gelmiştir. Kemalizm kavramı esas itibarıyla Kemalist kelimesinden gelmektedir. Cenk Yaltıraka (2004) göre, Kemalist, ilk defa Anadoluda örgütlenmeye başlayan Müdafaa-i Hukuk örgütlerinin vatanın bağımsızlığı için savaşan örgütlü bireylerine verilen bir adlamadır.(s.7). Bununla ilgili olarak Osmanlı hükümetinin İtilaf Devletleri ile olan yazışmalarına bakabiliriz. Örneğin, Sayın Şimşire (Aktaran Cenk Yaltırak, 2004) göre, Damat Ferit Paşanın İstanbulda İngiliz Yüksek Komiseri J. de Robeck e Kemalistlerin Yunan ilerlemesine dayanmasına imkân yoktur. der (s.7). Bu ve bunun gibi yüzlerce örneği o dönem için görebiliriz. Yine Yaltıraka (2004) göre, iç ve dış düşmanlar için ulusal Kurtuluş Savaşının lideri Mustafa Kemaldir ve onunla aynı ülküde birleşenler Kemalisttir.(s.7). Bu bilgilere dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Kemalizmin doğuşu daha 1919larda iç ve dış düşmanların da adını zikrettiği şekliyle, Kemalist, ortaya çıkmış ve ortaya konan o bağımsızlık hareketini iç ve dış basın bu kelimeyle özdeşleştirmişlerdir.

Kemalizm Nedir?

Kemalizm, Kemalizmin Doğuşu bölümünde de ele aldığımız gibi Kurtuluş Savaşı döneminde 1919dan başlayarak olayların kendisinin oluşturduğu ve adını koyduğu bir kavramdır ve ilk olarak Kemalist kelimesinden gelmektedir. Daha sonradan bir ideoloji şeklini alacak olan Kemalizmin temelini ve özünü tamamıyla hayattan ve onun gerçekliklerinden, yaşanan tecrübelerden almaktaydı ve hala almaktadır.
Kemalizmin yapılmış birçok tanımı vardır. Bu tanımlamaların bazıları yazımın en başında da belirttiğim gibi Atatürkçülük kavramı ile Kemalizm kavramlarını bir tutarak yapılmış olan tanımlamalardır. Atatürkçülük adı altında yapılan bu tanımlamaların Kemalizmin özünden sapmadığı sürece pek bir sorun olmadığını fakat madem aynı şeylerden bahsediliyor o zaman adının doğru konması gerektiğinden de bahsetmiştik. Bütün bunları yine bir hatırladıktan sonra, bu tanımlardan Atatürkün kendisinin dışında yapılan tanımlamalara ilk önce bakacak olursak eğer bunlardan ilki şudur;

Kemalizm İçin Yapılmış Tanımlar

Kemalizm, Atatürkün ortaya koyduğu eylemler ve belirttiği düşünceleri bir ideoloji olarak kendisi tarafından verilen isimdir.([Üye Olmadan veya Giriş Yapmadan Linkleri Göremezsiniz Üyelik İçin Tıklayınız...]. Burada Kemalizm adına yapılan açıklama hiç kimsenin bu ideoloji hakkında bir fikir edinmesini sağlamaz. Aksine, Kemalizmin Atatürkün ortaya koyduğu eylemler ve belirttiği düşünceler denerek sanki bu ideolojinin başka fikir ve eylem kabul etmeyeceği sanısına kapılabilir insanlar. Bu tamamıyla yanlış ve gerçek bunun tam tersidir.
Prof. Dr. İsmet Giritliye (2004) göre, Atatürkçülüğün bir ulusal modernleşme ideolojisi olduğuna ve milliyetçilik dışında pragmatizm, laiklik, ulusal egemenlik ve ampirik devletçilik gibi ilkelere de dayanan sürekli bir dinamizmi oluşturduğuna inanıyoruz.(s.6). İlk olarak, Giritli burada Kemalizmi Atatürkçülük kelimesinin içinde vermiştir. Yani Kemalizmin özünden haberdar olarak onu saptırmadan kullanmıştır. Ancak kitabında Kemalizm demesinin yanı sıra her yerde Kemalizm dememiş adını doğru koymamıştır. Burada ayrıca Giritlinin seçtiği şu kelimeleri burada yeri gelmişken vurgulamakta fayda görüyorum. Bunlar pragmatizm ve ampirik kelimeleridir. Pragmatizm, Türk Dil Kurumu sözlüğünden anlamı ile yararcılık anlamına gelmektedir. Kemalizm de ülkenin yararına, yani kalkınması ve ilerlemesi için ne yapılması gerekiyorsa onların yapılmasını öngören bir ideolojidir. Ampirik kelimesi ise yine Türk Dil Kurumu sözlüğünden anlamı ile görgül, deneysel anlamlarını taşımaktadır. Bu kelime de aslında Kemalizmin ne olduğu ve nasıl bir ideoloji olduğunu en iyi ortaya koyan kelimelerden birisidir. Çünkü Kemalizm sanıldığı gibi sabit değişmez fikirler topluluğu değildir, aksine esnek ve çağın şartları ne gerektiriyorsa onları öngören fikirlerin barındığı bir ideolojidir. Ampirik, yani deneysel demekle de Kemalizmin fikirlerinin hayattan aldığını çıkartabiliyoruz.
M. Güner Demiraya (1997) göre, Kemalizm durağan değildir. Onun mayasında canlılık, dirilik, gelişim, özünde devingenlik vardır. O sürekli oluşum içindedir, çağa ayak uydurur. (s.7). Yine sözlerine ek olarak Demiray (1997) şunları söylemiştir; Bağımsızlık başta Kemalizmle eş anlamlıdır.(s.). Burada da yine Kemalizmin sürekli olarak kendini yenileyen, çağın şartlarını yerine getiren bir ideoloji olduğu ortaya konmuştur. Kemalizmin en temel şartlarından birinin de yine bağımsızlık olduğu vurgulanmıştır.
Metin Aydoğanın (2006) yaptığı Kemalizm tanımı ise şöyledir; Kemalizmdeki anti-emperyalist bilinç, sosyal içeriklidir ve yüksek düzeylidir. Irkçılıkla bezenmiş yabancı düşmanlığından uzaktır. Ülke savunmasıyla sınırlı değildir. Ulusçu ve toplumcu temeller üzerinde yükselir. Evrensel boyutludur. Anti-emperyalist eyleme ve bilimsel araştırmaya dayanır.(s.717). Buradan da anlaşıldığına göre Kemalizm aynı zamanda Emperyalizme karşı doğmuş bir harekettir ve bu harekette 10 Kasım 1938 gününe kadar görevini başarıyla yerine getirmiştir.
Atatürkün haricinde yapılan Kemalizme hitaben yapılan son tanımlama ise Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan Atatürkçülük adlı (1984) kitabındandır. Burada aynen şöyle denilmektedir; Türk Milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması, devletin millet egemenliği esasına dayandırılması, aklın ve ilmin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılması amacı ile temel esasları yine Atatürk tarafından belirtilen devlet hayatına, fikir hayatına ve ekonomik hayata, toplumun temel müesseselerine ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere, Atatürkçülük denir.(s.7). Yine burada da en çok dikkati çekmesi gereken nokta Kemalizm değil de Atatürkçülük denmiş olmasıdır. Bu kelime değişikliğinin belli bir tarihten sonra hep uygulandığını görüyoruz. Ancak bunun neden böyle olduğu ile ilgili kısmı bu yazı da vermeyeceğimizi belirtmiş ve bunu başka bir yazının konusu yapacağımızı söylemiştik.
Bunlar gibi daha yüzlerde örnek tarih sayfalarında yatmaktadır. Bunları iyice irdeleyip gerçekleri gün ışığına çıkarmak ise bu ülkenin insanın görevidir kanısındayım.

Kemal Atatürk Kemalizm İçin Ne Diyor?

Şimdi ise Mustafa Kemalin kendisinin oluşturduğu Kemalizm ideolojisi için söylediklerine bakacağız.
Atatürkün 1 Kasım 1937 Millet Meclis Tutanak Dergisinde yer alan Kemalizm ile ilgili sözleri şöyledir (Aktaran Cenk Yaltırak, 2004); Büyük davamız, en uygar ve en refaha kavuşmuş ülke olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu, yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde köklü bir inkılâp yapmış olan büyük Türk Milletinin dinamik ülküsüdür. Bu ülküyü en kısa zamanda başarmak için, düşünce ve eylemi birlikte yürütmek zorundayız. Bu girişimden başarı, ancak hukuki bir planla ve en verimli bir biçimde çalışmakla gerçekleşebilir. Bu nedenle, okuyup yazma bilmeyen tek vatandaş bırakmamak, ülkenin büyük kalkınma savaşının ve yeni yapısının istediği teknik elemanları yetiştirmek, ülke davalarının ideolojisini anlayacak, anlatacak, nesilden nesile yaşatacak, kişi ve kurumları yaratmak, işte bu önemli ilkeleri en kısa sürede sağlamak, Kültür Bakanlığının üzerine aldığı büyük ve ağır görevler arasındadır. Belirttiğim bu ilkeler, Türk gençliğinin beyninde ve ulusun bilincinde her zaman canlı tutmak, üniversitelerimize ve yüksek okullarımıza düşen başlıca görevdir.(s.).
Bunun dışında ise beklide Atatürkün Kemalizmin özünü en iyi açıklayan sözlerini de buraya almalıyız. O sözler 1937de şöyle söylenmişti: Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz. Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt; bağrından çıktığımız Türk ulusu ve bir de, uluslar tarihinin bin bir acıklı olay ve sıkıntı ile dolu yapraklarından çıkardığımız sonuçlardır. Bu sözlerinden de anlıyoruz ki Atatürk her zaman için bilim ve aklı kendisine rehber edinmiş milletine de böyle yapmalarını salık vermiştir.
Atatürkün bu ve bunun gibi daha birçok kendisinin oluşturduğu Kemalizm ideolojisi ile ilgili açıklayıcı sözleri vardır. Ancak bu günümüzde maalesef pek bilinmemektedir, bilinmesi istenmemektedir. Bu duruma en güzel kanıt ise Cenk Yaltırakın (2004) da dediği gibi, Atatürkün el yazısı ile Kemalizm, Anıtkabir arşivinde ancak 1989da bulunmuştur.(s.10) sözleridir.

Kemalizmin Prensiplerinin Oluşum Süreci

Kemalizmin prensipleri başlı başına içinde yaşanılan olayların ve çağın gerektirdiği şekillerde vücut bulmuştur. Bu prensipler bir gün oturulup Mustafa Kemal tarafından yazılmamıştır.
Kemalizmin oluşum sürecinin önemli bir kısmını kısaca özetleyen Asım Aslan (1992) kitabında bunu şöyle anlatmıştır; Atatürk önce Sivas Kongresinde kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini, Halk Fırkasına (Partisine) dönüştürdü. Cumhuriyet Halk Partisi 9 Eylül 1923de resmen kuruldu ve ilk tüzüğü o gün kabul edildi. Bu tüzük 1927 yılına kadar yürürlükte kalmıştır. CHPnin İkinci Kurultayında (15-23 Ekim 1927) parti tüzüğünün umumi esaslar bölümüne temel ilkeler olarak partinin cumhuriyetçi, halkçı ve milliyetçi bir siyasal kuruluş olduğu belirtilmişti. CHPnin gerçekleştirdiği 3. Kurultayında (10-18 Mayıs 1931) 2. Kurultayda kabul edilen üç temel ilkeye başka bir üç temel ilke daha eklenmişti. Bunlarda; laiklik, devletçilik ve devrimciliktir. Daha sonra bu altı ilke partinin resmi görüşü haline getirilmiştir. 9-16 Mayıs 1935 tarihleri arasında toplanan 4. Büyük Kurultayda parti programına daha önceden alınmış ve temek ilkeler olarak kabul edilmiş olan prensiplere daha geniş bir açıdan bakılmış ve ele alınmış ve parti programın da Partinin güttüğü bütün bu esaslar, Kemalizm prensipleridir. denilerek CHPnin ideolojisinin Kemalizm olduğu nitelendirilmiştir. Daha sonra Kemalizmin prensipleri olarak nitelendirilen bu altı ilke ülkenin Anayasasına konulmuş ve bu prensipler ülkeye mal edilmiştir (s.131-133).
Kemalizmin temel prensiplerini oluşturan bu altı ilkeden başka olarak Asım Aslan kitabında bu ilkeleri daha geniş tutmuş ve Kemalizmin bu şekilde değerlendirilmesini uygun görmüştür. Aslana (1992) göre Kemalizmin daha geniş ölçekte ki ilkeleri ve kitabında da bunları teker teker açıkladığı sayfa numaraları da şöyle; Tam bağımsızlık (s.135), Anti-emperyalizm (s.137), Özgürlükçülük (s.139), Cumhuriyetçilik (s.140), Milliyetçilik (Ulusçuluk) (s.141), Halkçılık (s.142), Devletçilik (s.143), Laiklik (s.145), Devrimcilik (s.147), Akılcılık ve Bilimsellik (s.148), Çağdaşlık (s.152), Barışçılık (s.155). Bu ilkelerin tümünün anlaşılmadan bu ideolojinin de tam olarak anlaşılamayacağı aşikârdır.

Kemalizm Bir İdeoloji Değil Midir?

Kemalizm Nedir? başlığının altında böyle bir alt başlık kesinlikle gerekli idi. Çünkü daha Kemalizmi bir ideoloji olarak kabul etmeyen insanlar dahi vardır. Bunu söyleyen insanlar çoğu zaman Kemalizmi tam olarak araştırmadıklarından ve kulaktan dolma yanlış bilgilerin kurbanı olduklarından böyle söylemektedirler. Diğerleri, yani bilip de inkâra kalkışanları söylemiyorum bile. O kişiler şahsi menfaatleri uğruna tarihi bilgileri çarpıtarak milleti kandırma yoluna düşmüşlerdir. Burada Mustafa Kemal Atatürk tarihi yazanlardan namuslu olmalarını çok önceden Gerçekleri söylemekten korkmayınız. sözleri ile belirtmişse de, çok zor olmaması gereken bu cümleyi bile uygulamayanlar vardır.
İlk durumdaki insanlarımızın durumuna dönersek eğer bu insanların sonuçta ya Kemalizm konusunda bilgisiz ya da kulaktan dolma yanlış bilgilere sahip olmalarının sebebi az önce diğerleri diye belirttiğim kategoride ki insanlar yüzündendir. Bu insanların genelde verdiği örnek ise; Atatürkün Kemalizme karşı olduğu yönündedir ki bunun ne kadar temelsiz bir görüş olduğunu Atatürkün kendi el yazısı ile yazdığı Kemalizmin prensiplerinden biliyoruz. Bununla ilgili olarak anlatılan bir de olay vardır. O da şu ki Yakup Kadri Karaosmanoğlunun bir gün Atatürke Paşam partinin bir doktrini olsun demiştir ve Atatürk de geri cevap olarak donarız çocuk demiştir kendisine. Buradan çıkarılan sonuç ise gayet basit olarak; İşte gördünüz mü? Demek ki Atatürk böyle Kemalizmlere falan karşıdır. Böyle bir ideoloji yoktur. şeklindedir. Ne acıklıdır ki, burada doktrin ile ideoloji arasında ki farkı bilmemek bu insanları aslında gerçeklemiş olan yukarıda ki olayı yanlış yorumlamalarına ve Kemalist ideolojiyi reddetmelerine sebebiyet vermiştir. Hâlbuki kelimelerin anlamlarını sözlüklerden incelediğimizde doktrin in dogmalar bütünü olduğunu, dogmanın ise Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi. anlamına geldiğini görürüz. ideolojinin ise insan hayatına dair oluşturulan amaçlar, prensipler, fikirler bütünü olduğunu görürüz. Yani kısacası ideoloji düşüncelerin somutlaştırılarak ortaya konmuş varsayımlarıdır. Yani değiştirilebilirdir, sabit değildir. Anlaşıldığı gibi, burada Atatürkün Yakup Kadriye verdiği cevabı anlayabilmek için de önce bu kelimelerin anlamlarını iyi bilmek gerekiyor ki ondan sonra ne denmek istendiği konusunda net bir şey söyleyelim.
Görüldüğü gibi Kemalizm bir ideolojidir ve ülke meselelerini çözmeye yarayacak çok etkili bir ideolojidir. Günümüzde bu ideolojiden söz eden bir tek parti bile yoktur. Buna Atatürkün kurucusu olduğu CHP de dâhildir. Kemalizm göz göre göre ülkemizin yapısından sökülmüştür.

Kemalizmin Atatürkçülükten Ne Gibi Farkları Vardır?

Son olarak ise, hem yazımızın da başında biraz değindiğimiz gibi Kemalizm ile Atatürkçülük arasında ne gibi farklar olduğunu irdelemeye çalışacağız.
Daha önceden de çok kez belirttiğimiz gibi Kemalizm Mustafa Kemal Atatürk tarafında oluşturulmuş fakat bu oluşum sürecinde çok derin bir tarihi geçmişi olan bir ideolojidir. Olaylar, hayattan alınan tecrübeler, akıl ve mantığa dayanan, ülke problemlerini çözmeye yönelik, çağın şartlarına ayak uydurması açısından esnek bırakılmış ve bir zamanlar ülkemizin yapısında olan fakat henüz onu içimize sindiremeden, özümseyemeden bizlerden koparılıp uzaklaştırılan bizim olan bir ideolojidir, Kemalizm.
Atatürkçülük ise ne niyetle kullanıldığına göre değişen bir kavramdır. Öyle ki, ülkemizde ki herkes Atatürkçü olabilmektedir. Fakat bu insanlardan bazılarına Kemalizmin ilkelerinden birini bahsettiğinizde bunu kabul etmeyebilecektir. Yani, o kişinin Atatürkçüyüm demesi Atatürkün sadece bu ülkeyi düşman işgalinden kurtarmış olduğuna dair duyduğu sevgi ve saygıdan ibaret kalıyor olabilir. Bunun yanında, Atatürkçüyüm derken Kemalizm prensiplerinden yola çıkarak bu söyleniyorsa bu diğer Atatürkçülüğe göre biraz daha iyidir diyebiliriz fakat bu da bilinçli olarak Kemalizm kelimesinin kullanılmadığını ve bu ideolojinin de içini boşaltmaya yönelik olarak bir hareket gibi algılanmasına sebebiyet verebilir. Bunun için yapılması gereken en önemli şey, kavram karışıklıklarına ve sahip olduğumuz bir ideolojiye zarar vermemek adına kullandığımız adlara dikkat etmemizdir.
Kemalizm ile Atatürkçülük kavramlarının arasında ki farkı anlatacak son önemli nokta ise şu ki; Kemalizm kelimesini Atatürk döneminde hemen hemen her kaynakta bulabileceğiniz gibi o dönemin kayıtlı yazılı herhangi bir dokümanında Atatürkçü ya da Atatürkçülük kelimelerine rastlayamazsınız. Cenk Yaltırakın (2004) da dediği gibi, bu kavram Atatürk öldükten sonra ve ilk defa yazılı olarak Arın Enginin Atatürkçülük ve Moskofluk-Türklük Savaşları adlı 1953 yılındaki kitabıyla ortaya çıkmıştır (s.9).
Bu araştırma yazıma son verirken son paragraflarımı Mustafa Kemal Atatürkün yaptığı devrimleri, yani Kemalizm ile ilgili sözlerine yer vermek istiyorum. Bunlardan birincisi yine Prof. Dr. İsmet Giritlinin (2004) kitabında ki Mustafa Kemalin sözleridir. Kemalizmin sadece şekil değil, özellikle zihniyet meselesi olduğunu, 23 Nisan 1927de Ankarada toplanan Türk Ocakları delegelerine Atatürkün söylediği şu sözlerden de anlamak mümkündür: Arkadaşlar, inkılâplar henüz yenidir: dedikleri gibi kökleşip benimsendiği hakkındaki kanaatlerimiz, ancak ileride karşılaşacağımız hadiselerle gerçekleşecektir. Fakat şimdi şuna emin olmalısınız ki, bugün başına şapka giymiş, sakalını, bıyığını traş eden, smokin ve frakla cemiyet hayatında yer alanlarımızın çoğunun kafalarının içinde ki zihniyet hala sarıklı ve sakallıdır.(s.21). Mustafa Kemali anlamak için önce onun bütün fikirleri, sözleri üzerinde ciddi olarak düşünmemiz ve bu fikir ve sözlerin nasıl bir mantığa göre söylendiğini kendi içimizde samimiyetle sorguladıktan sonra eğer ki eksik bir şey gördüysek o eksiği gidermeye çalışmalıyız. Çünkü unutmamalıyız ki, Mustafa Kemalin fikirlerini ikmal etmek demek bu ülkeye hizmet etmek demektir.
Gerçeği konuşmaktan korkmayınız.
Vaziyeti muhakeme ederken ve tedbir düşünürken; acı olsa da, gerçeği görmekten bir an geri kalmamak lazımdır. Kendimizi ve birbirimizi aldatmak için lüzum ve mecburiyet yoktur. K. Atatürk


Yazan: Efe Büyük

KAYNAKLAR
1) Tek yol Kemalizm. [Üye Olmadan veya Giriş Yapmadan Linkleri Göremezsiniz Üyelik İçin Tıklayınız...] den alındı.
2) Yaltırak, C. (2004). Kemalizm ne zaman ve kimler tarafından yazıldı? Atatürkçülük kimler tarafından icat edildi? Kemalizm düşmanlığının çeşitleri. Aydınlanma 1923, 51, 5-12.
3) Aslan, A. (1992). Sömürülen Atatürk ve Atatürkçülük. Ankara: Şafak Matbaacılık.
4) Aydoğan, M. (2006). Yeni dünya düzeni Kemalizm ve Türkiye. İzmir: Umay Yayınları.
5) Demiray, M. G. (1997). Kemalizm üzerine. Ankara: Gündoğan Yayınları.
6) Giritli, İ. (2004). Bir ulusal modernleşme ideolojisi olarak Atatürkçülük. Ankara: Boyut Tanıtım Matbaacılık.
7) Atatürkçülük. (1984). İstanbul: Milli Eğitim Basımevi.





Yakup Kadri Karaosmanoğlu otuz yıl önceAtatürkün İdeolojisi adlı yazısında şöyle diyor :


Birtakım budalalar varmış, Atatürk geride kaldı diyen. Bunların adına aşırı solcular deniyormuş !
Atatürk sağ mıydı sol muydu ?
Herhalde ileriye koşmakta herhangi bir devrimciden çok daha aşırı idi. Nice yüz yıllık çağ merhalelerini bir atlayışta geçip gitti. Ufuk ona dar geliyordu.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Atatürk'ün İdeolojisi, Milliyet gazetesi, 13. XI. 1970
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #2 : 26 Eylül 2015, 23:00:53 »

"Kemalizm denilen muazzam safsata kısmen
Fransa kısmen de İtalya ve Rusya'dan alınmak
suretiyle dış âlemin bir değil, birkaç merkezine
birden bağlı olan, bu suretle diğerlerinden daha
çok ve karmakarışık bir şekilde dışarıya bağlı
bulunan bir ucubedir."


"Biz onların Kemalist rejimlerinin her marifetini,
tehdidini, iftirasını, hapsini, işkencesini,
tabutluğunu ve mezarlığını 1944'te gördük ve
şatafatlı Kemalizm'in ne olduğunu anladık."
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATSIZALP
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 9.080


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #3 : 27 Eylül 2015, 17:23:06 »

Biz her türlü izm'e karşıyız!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #4 : 28 Eylül 2015, 22:14:08 »

"Acaba ırkçılık milli birliği bozan bir düşüncedir de Kemalizm milli birliği sağlayan bir fikir midir? Bugün ırkçılar da, Kemalistler de Türk milleti için de birer küçük zümredir. Irkçılık Kemalistlerin hoşuna gitmiyorsa, Kemalizm de ırkçıların hoşuna gitmiyor."
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
AlpTürkHan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 26


Kün Tuğ Bolgıl Kök Kurıkan


« Yanıtla #5 : 02 Ekim 2015, 19:21:58 »

kemalizm ile Atatürkcülük aynı mıdır?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Bögü:Alp
Atsız'ın İzinde
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.991


Döğüşen Türk, oyanan Türk, kalkan Türk!


Site
« Yanıtla #6 : 02 Ekim 2015, 19:38:30 »

Başbuğ Atatürk Ziya Gök Alp gibi inandığı ve gerçekleştirmek istediği fikirlerini bir kitapta birleştirmemiştir. İkide bir kendilerine Kemalist/Atatürkçü diyen sol çevrelere "Atatürkten ne fikirler aldın" diye sorduğunda "yurtta sulh cihânda sulh..." gibi dönemin siyasî havasına göre söylenmiş sloganı bize söylüyorlar. Yanî Atatürkçüler Atatürk'ten bir şeyler alabilmiş değildir.

İsmet İnönü'de Atatürkçü idi. Müthiş dalkavuk olan Falih Rıfkı Atay da, Yahudi Ahmed Emin Yalman da Atatürkçü idi.

Atatürkçülük Gazi Mustafa Kemal'e ait hangi temel fikirlerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmış veya çıkarılmış bir fikir sistemi olmaktadır? Öncelikle buna cevap vermemiz lazımdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

«Dünyada en büyük iftiharım, Türk yaratıldığımdır!»
AlpTürkHan
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 26


Kün Tuğ Bolgıl Kök Kurıkan


« Yanıtla #7 : 02 Ekim 2015, 20:04:00 »

teşekkurler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tolga Akgöz
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 661


Kinimizin şiddetiyle gebereceksiniz!


« Yanıtla #8 : 02 Ekim 2015, 21:34:19 »

"Başkumandan Mustafa Kemal'i ulularım. Fakat cumhur reisi olan Atatürk'ü beğenmiyor ve sevmiyorum."

Kandaşım, Atsız Ata'nın hangi makalesinde geçiyor bu söz?  
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Vatan, bize kılıcımızın ekmeğidir.
Erlik Tanrıöğen
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 875


Nur'dan Rıza aldık.


« Yanıtla #9 : 02 Ekim 2015, 22:10:33 »

Savcı sorgusunda verilen bir cevap.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.065 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.