KANDAŞLARIMIZIN BAYRAMI KUTLU OLSUN
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Ekim 2019, 05:26:28


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: KANDAŞLARIMIZIN BAYRAMI KUTLU OLSUN  (Okunma Sayısı 934 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Karluk Han
Ötüken'den yayılan KAN
APTAL OLDUĞUNDAN ATILDI
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 490


Tanrı Türkü Korusun


« : 01 Eylül 2017, 09:26:59 »



Türk Müslümanı Irkdaşlarımızın Bayramı kutlu olsun...

Bayram aile büyüklerini ziyaret için önemlidir.

Aile büyüklerini ziyaret Türk töresinde vardır..

İyi bayramlar






Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Tanrı dağları Bozkurdu
Tengri Yolcusu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 146


Tengri Biz Menen


« Yanıtla #1 : 01 Eylül 2017, 10:19:16 »

Benim için bayram olmasa da İslam'ı benimsemiş Türk soydaşların bayramı kutlu olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Saygı olsun bu çelik atlıların demir tuğuna,
Tuğu kaldırmış olan orduların başbuğuna.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #2 : 01 Eylül 2017, 10:58:29 »

"Tanrı inancı ve dolayısıyla din, fert olarak da, millet olarak da vazgeçilmez manevi ve ahlaki büyük bir dayanaktır. Bu sebeple, bugünkü Türk dünyasının dayandığı iki esaslı temelden birisini teşkil eden İslam dininin, milli varlığımızdan ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz." (Atsız Ata)

Atsız Atamız burada inancı mı milli varlığa dayandırmıştır, yoksa İslamı mı yüceltmektedir?

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #3 : 01 Eylül 2017, 11:01:38 »

ATSIZIN BAZI SÖZLERİNİ ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUM   Ha? Ha?

Benim kapasitem hala Atsızı defalarca okumama onu yaşamama rağmen anlamamda yetersiz kalıyor, biraz daha okumam gerekiyor demek ki!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #4 : 01 Eylül 2017, 11:04:55 »

Eğer islam dini varlığımızın bir parçası ise ARAP MUHAMMEDE YADA ARAP ALİYE BİAD ZORUNLULUK OLMAZ MI!

Bir Türk ırkçısı için Türk olmayana biad ne kadar anlamlıdır?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
TÜRKÇÜGÖKHAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 352


%100 Türk!


« Yanıtla #5 : 01 Eylül 2017, 11:09:54 »

Her ne kadar kökü Araplara dayansada, artık bizimde kültürümüzün bir parçası olmuştur. Bayram ziyareti vesilesiyle, akraba ve dostlarımızla olan bağımızı kuvvetlendiriyoruz. Dolayısıyla bu tür bayramların kutlanmasını, Türk ırkının birlik ve beraberliğinin korunması bakımından yararlı buluyorum.
Kurban bayramı, tüm Türklere kutlu olsun..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ben ve milletim Tanrı'nın kırbacıyız. Tanrı yoldan çıkan milletleri cezalandırmak için bizi gönderir.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #6 : 01 Eylül 2017, 12:27:50 »

Aynen katılıyorum Veysel Abi.

Farklılık arz eden bu düşünce dönemine kısa bir özetle giriş yapalım.

Atsız Ata aslında, 1400 yıl önce gerçekleşen Türklük adına bir kırılma yaşatan arabın dininin kabulünü şu yönüyle içselleştirmiş. Atsız Ata din değiştirmeyi “medeniyet” değiştirme olarak yorumlamakta ve aynı 'yanlış'lığın “batı medeniyeti” içerisine girildiğinde, Hristiyanlığın menfi tesirleri ile tekrarlanacağına inanmaktadır. Zira Atsız Ataya göre, İslam'a girişte yaşanan medeniyet değişimiyle, İslam sadece “din” yoluyla değil, medeniyeti oluşturan dil, kültür gibi unsurlar yoluyla da girmiştir ve Türklerin Hristiyan olmasıyla birlikte batı medeniyetinin de bütün unsurları Türklüğe zerk edilecektir. Yani bu bakış açısı ile dini milli varlığa dayandırmıştır.

Atsız‟a göre, “din bir mefkûre olma kuvvetini” kaybetmiştir. Burada Atsız, açıkça Türkçülüğü “din” olgusunun yerine ikame edilmesi gereken bir düşünce olarak sunmaktadır.

“Sen Arap Muhammed’in mezarını artık bıraktıktan sonra senin kaben Çanakkele, Sakarya ve Dumlupınar değil midir? Sen kabene, rahat bir geminin içinde cazbant dinleyerek mi, yoksa yalçın yollarda, vaktiyle Çanakkale‟de Türk vatanını korumaya koşanların çektiği zahmeti çekerek, yayan mı gitmek istersin?” Burada Atsız Ata, İslamiyet’in peygamberi olan Muhammed’in etnik kimliğini öne çıkartmakta, Türk gençliğinin artık İslam’ın kutsal mekânı olan “kabe”yi bıraktığını söylemekte ve artık Türk gençliğinin yeni kutsal mekânının “milli” öneme haiz olan, mezkûr yerler olması gerektiğini savunmaktadır.
” Çanakkale’ye Yürüyüş” adlı eserinde ise, Atsız Ata, “Kâbe” öznesini Arap Muhammed’in mezarı olarak değiştirir ve Araplar’ın ‘ihanet’ine vurgu yaparak, artık o mezarı bırakanların topraklarının “Kâbe” olarak sayılamayacağını ifade eder.

Atsız Ata, Cumhuriyet dönemi ile birlikte “muasır medeniyete ulaşma” parolası ışığında “batı medeniyeti” dairesi içerisine girme arzusuna karşı çıkmaktadır. Bu hususta tarihi referans alan Atsız Ata, dilde yaşanabilecek yabancılaşmayı öne çıkarır. Türklerin tarihte, Manihaizm, Budizm ve İslamiyet dinine girerken dillerini koruyabildiklerini ancak Türkçe’nin edebiyat dilinin bu medeniyetlerden dolayı oldukça bozulduğunu belirten Atsız Ata; Türklerin İslamiyet’i kabul ettiği dönemde, bu tehlikeyi anlatabilecek kimselerin bulunmadığından söz etmektedir.

Atsız Ata, İslamiyet’in girmesi ile “medeniyet dairesi” değişikliği içerisine giren Türklerin, Arapça ve Acemcenin “istila”sına uğradığını ifade ederken öncelikle, “Allah” ve “Muhammed” lafızlarının girdiğini ve zikredilen kelimeleri bu dillerden gelen yabancı menşeli klişelerin takip ettiğini ifade etmektedir.
Bir başka makalesinde ise Atsız Ata bu hususta başka bir yorum getirerek, “Dilimize önce Allah girerek Tanrı’yı kovdu. Arkasından ‘Muhammed’ geldi” ifadesini kullanarak açıkça İslamiyet’in Türklük nazarında yabancılaştırıcı etkisi olduğuna işaret etmektedir.

Atsız Atanın yapmış olduğu “millet” tanımı ilgi çekicidir. Türk olmak için ilk önce Türk kanından gelinmesi şartını ifade eden Atsız, daha sonra “dil” unsurunu daha sonra da “dilek birliği” olgusunu ifade etmektedir. Burada, Atsız Atanın, milleti oluşturan unsurlar dâhiline “din” ünitesini almadığı görülmektedir. Atsız bu yıllarda yazdığı bir başka makalesinde ise milliyetçilik ile “hilafetçilik-İslamcılık”ın birbirine tamamen zıt iki fikir olduğunu söylemiştir.

Ancak Atsız Ataya göre ırkçılığın unsurları arasında da “milli ülkü”, “milli gurur”, “gelenek” ve “din” vardır.

Burada Atsız Atanın, Türkçülük ile özdeşleştirdiği, “ülkü” düşüncesini “din” düşüncesiyle bir tuttuğunu veya başka bir ifadeyle “Türkçülük” düşüncesini “din”leştirdiği çıkarımı yapılabilir.

Mesela Atsız Ata bu yıllardaki bir yazısında 30’lu yıllarda söylediği fikre paralel olarak, “milli kabe” terimini kullandığı bilinmektedir. Türk milletinin kahramanları adına bir ‘şeref şehrah (yol)’ı yapılması gerektiğini ifade ettiği bir yazısında, bu şehrahın “Meçhul Asker” anıtı ile birlikte Türk milletinin ‘milli kabe’si olacağını dile getirmektedir.

Atsız Atanın ‘din’in işlevsel yanları olduğunu ve manevi anlamda ‘din’i gerekli gördüğünü düşündüğünü gösteren ifadelere de rastlamak mümkündür.

Atsız Atanın kitaplaştırdığı Çanakkale’ye yürüyüş adlı eserde, Çanakkale Savaşı’nda yaşanan ‘kahramanlık’ları anlatırken şu sözleri kullanması dikkat çekicidir:

“ Umumi seferberlik dolayısıyla orduya gelen en ihtiyar efrat bile hiç olmazsa su taşımak suretiyle vazifelerini yaptılar ve bazıları ezan okuyarak maneviyatı takviye ettiler… Bu harpte Türkler büyük bir aşk ve şevkle çarpışmışlardır. Birçok efrat ayak üzerinde çamaşır değiştirip abdest alarak temiz elbise ile şehit olmak üzere harbe giriyorlardı. Bu suretle seçme ve birkaç misli faik Avustralya fırkasını yüz geri ettirmişlerdi…”

Atsız Ata, başka bir makalesinde, Hun devrinde yaşayan Türkleri referans olarak vererek, o dönemde askeri ruhun, toplumun ve hayatın her yerinde hâkim olduğunu belirtir ve bu insanların savaşta ölmekten gurur duyduklarını hatta yatakta ölmekten çekindiklerini ifade eder. Atsız, bu insanların İslamiyet’in “cennet vaadi” gibi bir menfaatlerinin olmadığı halde ‘şeref’leri uğruna öldüklerin ifade ederek bu dönemi yüceltmektedir.

Burada Atsız Atanın İslamiyet öncesi dönemi “ahlak” babında daha üstte tuttuğu yorumu yapılabilir. Atsız Ata, burada Türklerin “kam” inancına mensup olduğu dönemi kast etmektedir.

Atsız, “milli din” olarak tanımladığı Kam İnancını (Şamanizm’i) şu şekilde tarif etmektedir:

“Gök Türklerde ‘Tengri’ yani sema bütün dünyayı ve beşeriyeti yaratan bir Tanrı değil, Türk Tanrısıdır. Yine Gök Türklerde, ‘Umay’ adında bir kadın Tanrı tanıtılıyordu ki bu da iyilik ve acıma Tanrısı idi. İşte Türklerin bu milli dinine Şamanizm diyoruz”.

O dönemi betimleyen başka bir yazısında ise, şu sözleri sarf etmiştir: “Tanrı’nın Türk Tanrısı olduğuna, mavi gökle kara toprak arasındaki insanoğullarının yalnız Türklerden ibaret bulunduğuna, kendi ırklarının başkalarına hâkim olarak yaratıldığına inanan atalarımız için kahramanlık bir tabiat, fazilet bir huydu…”.

Atsız Atanın bu sözlerinden yola çıkarak, Şamanizm’i (doğrusu Kam İnancı) sadece Türkler adına “milli” bir din olarak görmediğini, bu dindeki “Tanrı” kimliğini de “Türk” olarak tasvir ettiğini görmekteyiz.

Atsız Ata birer İslami terim olan “şehit” ve “gazi” olarak adlandırdığı askerleri anarken ise Tanrı’ya meydan okuyacak kadar cesurdur: “Burada her şey bir savaştır. Tabiata karşı, düşmana karşı ve hatta Tanrı’ya karşı günümüz bir gazadır… Bu yurt baştanbaşa şehitler ve gaziler diyarıdır. Bu vatan bir boydan bir boya tunç heykeller otağıdır… Bu ebedi heykeli artık, dünyanın nizamını kurmuş olan Tanrı bile deviremez.” Burada Atsız Atanın Tanrı kavramını geniş mana da mı kullandığı, yoksa semavi dinlerin “Tanrı” olgusunu mu kast ettiği açık değildir.

Hatırlanacağı üzere Atsız Ata, 1930’lı yıllarda yazdığı bir makale de Türklerin İslamiyet’i kabul etmesini “iktisadi” amillere bağlamıştır.

Atsız Ataya göre Türklerin bir kitle halinde İslamiyet’i kabul etmesinin sebebi, Abbasi Hükümeti tarafından takibata uğradıkları için Horasan’dan kaçıp Türklerin arasına sığınan Ebu Müslim taraftarlarıdır. Türkler müslüman olmasa dünyanın siyasi ve toplumsal koşullarının çok daha farklı olacağını ifade eden Atsız Ata, Türklerin ilk kabul ettiği İslamiyet’in öz müslümanlık olmadığını, Şamanizm ile karışık bir müslümanlığın hâsıl olduğunu ifade etmektedir.
Burada dinin, siyasi menfaatler uğrunda kullanılmasının sebep olacağı zarar da dile getirilmektedir. Türklük, sözde gayelerin adiliği ve paranın esareti içinde boğulmaktadır.

Atsız Ata, Şah İsmail’in siyasetini şu sözlerle eleştirmektedir: “Şah İsmail kendisi Türk olduğu halde, malumdur ki şeceresini siyasi maksatlarla Peygambere ulaştırıyordu. Böyle düşünen bir adamın mensup bulunduğu uruk veya boyun adını taşımayacağı şüphesizdir”. Bu bilgiler ışığında Atsız Atanın “din”in siyasi amaçlar uğruna kullanılmasına eleştiri ile yaklaştığı söylenilebilir.

Atsız Ata bu yıllarda verdiği eserlerde de Türklerin İslamiyet’e girişinin Türklük nezdinde yabancılaştırıcı ve olumsuz tesirleri olduğu kanısındadır. Karahanlılar devletinin kuruluşunun, Türk tarihinin en önemli meselelerinden biri olarak niteleyen Atsız, bunun sebebini bu dönemde İslamiyet’in kabul edilmesine bağlamaktadır. Atsız Ataya göre Uzakdoğu medeniyetini bırakıp, Doğu ve İslam medeniyetini kabul eden Türkler, “büyük sarsıntılar” ve “büyük buhranlar” yaşamıştır.

Bütün bu bilgilere mukabil Atsız Atanın “din” olgusu ekseninde olumlu fikirlerini yansıtan görüşler de bu yıllarda makalelerine yansımıştır. Mesela, “savaş”ı yücelttiği bir makalede, bir “ülkü”yü ya da “din”i yaymak için girişilen savaşların “iyi” olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylemiştir.

Mehmet Akif’e övgüler düzdüğü bir başka makalede ise Mehmet Akif’in politik kişiliği ile ilgili sözleri ise şaşırtıcıdır: “İslamcı olmasını kusur diye öne sürüyorlar. İslamcılık dünün en kuvvetli seciyesi ve en yüksek ülküsü idi. Bugünkü Türkçülük ne ise dünkü İslamcılık da o idi. Esasen İslamcılık Osmanlı Türklerinin milli mefkûresiydi. On dördüncü asırdan beri Türklerden beri başka hiçbir Müslüman millet… İslamcılık mefkûresi görmüş değillerdi. Bir Osmanlı şairi olan Akif de milli mefkûre kemaline ermiş, fakat yeni bir milli mefkûrenin doğuş zamanına rastladığı için geri ve aykırı görünmüştür…”.

Bu iki örnek Atsız Atanın, “din” olgusunu bir ülkü olarak değerlendirildiği vakit yararlı olduğu kanaatinde oluşunu gösterir.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #7 : 01 Eylül 2017, 12:46:46 »

KESİNLİKLE ATSIZIN DİN MEVHUMUNU BİZLER ÜLKÜMÜZ OLARAK KABUL EDİYORUZ.
İslam sözü ile Müslümanlık kavramlarının arasında bocalamadan Türk müslümanlığı terimi bütün Türklerde gerçekten kabul görmüştür.
İslam sanki bize yabancı gibi çünkü içerisinde o kadar çok akla uymayan franksiyonlar taşıyor ki, hangisinin islam olduğu karmaşası içinde boğuluyoruz. Atsızında dillendirdiği gibi bir Türk müslümanlığı inancı ırkımıza uymaktadır.

Atsızın değişik zamanlarda yazmış olduğu makalelerden öğrendiğimiz odur ki Türklerin kabesi Çanakkale, dini Türk müslümanlığıdır, olası bir Turan kurulduğunda bütün Türklerin dini bu olacaktır.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ATSIZALP
Kurultay Bozkurdu
Türkçü BOZKURT
*****
ileti Sayısı: 8.834


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« Yanıtla #8 : 01 Eylül 2017, 15:52:35 »

Kurban derilerini LÖSEV'e, daşşağını Ensar'a bağışlayınız!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.063 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.