İYİ OKU ŞEYTAN PİÇİ
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 24 Ocak 2018, 07:02:14


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İYİ OKU ŞEYTAN PİÇİ  (Okunma Sayısı 309 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Gök Türk Beyi
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 7.726


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« : 17 Aralık 2017, 12:12:41 »


Bundan önceki anayasa referandumunun evet kampanyasına Hakan Şükür başlatmıştı "Ülkemizin geleceği için evet diyorum" demişti. Şu anda trrörist olarak arannıyor, yurtdışına kaçmak zorunda kaldı, babasını bile tutukladılar, malına mülküne el kondu.

Nazlı Ilıcak evet'in en büyük destekçisiydi " tahakküm edici havadan kurtulmak için evet diyeceğim" diyordu. Şu anda hapiste.

Ahmet Altan "evet" başlıklı makale yazmıştı. "Evet çıkmasını ümitle bekliyorum, çünkü bu evet, zalim sistemin temeline şahmerdan gibi vurup, o temeli kıracak" diyordu. Şu anda hapiste.

Şahin Alpay "bin kere evet diyorum" diyordu. Şu anda hapiste.

Mehmet Altan hayır diyenleri ayıplıyordu, "toplum ikiye ayrılmış evet mi diyeceğiz, hayır mı diyeceğiz, ayıp bir şey, bu anayasanın bu güne kadar değiştirilmediğine isyan etmeliyiz" diyordu. Şu anda hapiste.

Ali Bulaç "hayır diyeler aslında askeri darbeye evet demiş olurlar, demokrasi adına evet" diyordu. Şu anda hapiste.

Hasan Cemal evet demeyi tarihi bir fırsat olarak görüyordu. "referandum Türkiye için tarihi bir fırsat, hukukum üstünlüğü için tarihi bir fırsati bu nedenle referandum sürecinin başından beri evet'i savnuyorum" diyordu. İşinden ayrıldı, herhangi bir gazetede yazmamsına izin verilmiyor, yutdışına taşınmak zorunda kaldı.

Mümtazer Türköne hayır diyenleri darbe yanlısı olmakla suçluyordu. "buu berbat statükoyu tarihin çop sepetine atmakla geç bile kaldık" diyordu. Şu anda hapiste.

Baskın Oran, göğsünde "yetmez ama evet" yazılı tişört yiyiniyordu. sokakta bu tişörtle dolaşıyordu "ne kadar değişse o kadar sevaptır" diyordu. "Tayyip Erdoğan demokrasi kahramnı" diyordu. Şimdi aynı bBaskın Oran "Türkiye yönetilemiyor, hayatımda Türkiye'nin bu kadar bataklığa girdiği bir dönemi görmedim" diyor.

HDP sandığa girmedi, Selahattin Demirtaş "evet veya hayır çerçevesine sıkışmayarak, Türkiye de başka umut var demek için boykot ediyoruz" diyordu. Başka umudu gördük... Selahattin Demirtaş başta olmak üzere, HDP şu anda komple hapiste.

Murat Belge evet"i savunurken Atatükçülere küfrediyordu, "merkezinde Kemalizm'in yeraldığı cephe, sırf hükümete duyduğu nefret nedeniye hayır diyor" diyordu. Şimdi "doğrusu ben kendimi kandırılmış hissediyorum, elim kırılsaydı da oy vermeseydim diyecek halim yok ama, bizim desteklediğimiz adam uydurma bir Tayyip Erdoğanmış, aklımızı kullanmıyroduk, konu mankeniydik" diyor.

Cengiz Çandard Türkiye'nin önü açılıyor, hukukun üstünlüğüne evet demkten başka yol var mı?" diyordu. İşten atıldı. Şimdi "pişman mısın dersen, pişmanım, daha uyanık davranmalıydık" diyor.

Bülent Arınç "hayır diyenlere acıyorum" diyordu. "kurban olduğum Allah verdikçe veriyor" diyordu. Şimdi aynı Bülent Arınç'ı boş süt şişesi gibi kapının önüne koydular, Tayyip Erdoğan telefonuna bile çıkmıyor, yandaş medyada "Manisalı Lavrence" deniyor.

Eruğrul Günay o zamnlar bakandı, "hayır demek, bilerek veya bilmeyerek darbeci zihniyetle işbirliği yapmak demektir" diyordu. Kapının önüne kondu. Şimdi "ülke ateşler içinde" diyor.

Orhan Pamuk "evet diyeceğim, darbecilerle hesaplaşmanın yolu açılıyor, Ak Parti Türkiye'yii çok iyi yönetiyor" diyordu. Şimdi aynı Orhan Pamuk "insan hakları her gün ihlal ediliyor, otoriter askerlerin yerini otoriter ve İslamıc hükümet aldı" diyor.

Aydın Engin "harbiden evet dedim, duraksamadan evet dedim, ülke demokrasisine çok yararlı olduğuna kanaat getirdim, hiçbir kuvvet bni evet demkten alıkoyamazdı, alıkoyamadı" diyordu. Tutuklandı, genel yayın yönetmeni yurtdışına kaçmak zorunda kaldı, birlikte çalıştığı Cumhuriyet gazetesinin yazarları şu anda hapiste.

Adalet Ağaoğlu sadece evet demekle kalmıyor, açık çek veiyordu, "evet diyerek hakkımızı arama hakkını elde ediyoruz, yetmez ama evet diyorumi atılan her adıma evet diyorum" diyordu. Şimdi "evet dediğim içi çok pişmanım, enayilik etmişim, bunlara kandığım için hala başımı duvarlara vuruyorum" diyor.

Sezen Aksu "tabi ki evet diyeceğim, evet demeye devam edeceğim" diyordu. Sonradan Akp'nin işine gelmeyen laflar söyleyince yandaş medyada linç edildi, "kart serçe" manşeti atıldı.

Cemil İpekçi "evet diyorum, buna hayır diyenlerin çoğ*unluğu eski diktanın, eski despotluğun sürmesini isteyenlerdir, hakiki kitap okumuşsanız unay hayır demeniz mümkün değil" diyordu. Şimdide ise "yetmez ama evet derken sanatçı olmanın hayaline kapılmışım, demokrasi diyorlar, bunun neresi demokrasi anlamadım, güzelim ülkemize yazık oluyor, bir daha ak partiye oy yok" diyor.

Fettulah Gülen'e "büyük vizyoner" diyen Sinan Çetin "bir daha dabe olmamasını garanti altına almak adına evet" diyordu. Tam tersine.... 15 Temmus darbesi o evetlerr sayesinde garanti altına alınmadı mı?

İbrettir.

Evet demeye niyetli olanlar bunları iyi okursa, memleket için hayır'lı olur.

Hakan Şükür İmam bikah'ların "kanlı bıçaklı" olmasına dair pekçok örnek verilebilir ama, Hakan Şükür sanırım en çarpıcı örneği olanıydı. Akp'yle cemaat'in hem kesiştiği, hem kapıştığı noktaydı. 1995'te ilk evliliğini yaptığında, nikah şahidi Fettulah Gülen'di, nikahı kıyan ise Tayyip Erdoğan'dı. Kafasına Akp şapkası takıyor, Akp mitinilerinde kürsüye çıkıyor. TRT'de spor yorumculuğu yapıtırılıyor, eşşek yükü kadar para ödeniyordu. 2011'de Akp milletvekili oldu. Kendisine siyasetle alakalı sorular sorulduğunda "gündemi takip edemedim, büyüklerim bilir" diyordu. Milletvekillerinin bir başka işte alışması etilk olarak uygun değil iken, avukat milletvekilleri avukatlık yapamıyorken, öğretmen milletvekilleri öğretmenlik yapamıyorken, Hakan Şükür eşşek uükü parayla lig TV'de yorumculuk yapıyordu. Bu konuda eleştiriliği zaman da, sırtını Tayyip Erdoğan'a yaslayarak, küstah şekilde "beyefendiye sordum, gerisi laf-ı güzal" diyordu. İkinci eşinin saçı başı açıktı, evleneli 13 yıl olmuştu, miletvekili olduktan bir yıl sonra, şak, türbanlı taktı. Hakan Şükür 16 Aralık 2013'te zehir zemberek suçlamalar yaparak, kendi kalesine doksana taktı, Akp'den istifa etti, Ertesi gün, 17 Aralık yolsuzluk skandalı patladı, Hakan Şükür'ün istifası, cemaatin Akp'ye yönelik operasyonun işaret fişeğiydi. Hakan Şükür'ün ismi Esenyurt'ta ve Sancaktepe'de stadyunlara verilmişti, derhal silindi, Çanakkale 18 Mart Üniv.'nden fahri doktora verilmişti, derhal gri alındı. Yurtdışına kaçtı. haziran 2016'da ABD'ye taşındığını açıkladı, temmuz 2016da darbe girişimi oldu, feto'ya üye olmaktan yakalama kararı çıkarıldı, Türkiye'deki malvarlığına el konuldu, o günkü döviz kuruyla 50 milyon dolar değerindeydi. 2017 itibarıyle, feto'nun ABD'deki üniversitesi olarak bilinen Nort American University'de futbol dersleri veriyordu.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.062 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.