İşte akapeli zihniyeti!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 09 Aralık 2019, 17:27:16


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İşte akapeli zihniyeti!  (Okunma Sayısı 1224 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ATSIZALP
OTAĞ BEKÇİSİ
Türkçü BOZKURT

ileti Sayısı: 8.931


Orta Asyadan Anadoluya , Metehandan Mustafa Kemale


« : 04 Mart 2014, 13:38:37 »

Cuma günü öğleden sonra telefonum çaldı. Arayan kişi, adının Hilmi olduğunu söyledi, sonra sordu:

“Soyadımı söylemesem olur mu?”

“Olur elbette, buyurun nasıl yardımcı olabilirim” dedim; sonra aramızda aynen şu konuşma geçti:

***

“Ben bir AK Parti seçmeniyim. Hatta seçmenden de öte üyeyim. Yazılarınızı gazetenizin internet sitesinden okuyorum.”

“Ne mutlu bana… “

“Biliyor musunuz; sizin hiçbir fikrinize katılmıyorum.”

“Memleket sevdasında bile mi?”

“Onda bile… Sizim memleket sevdanız benim için hiçbir anlam ifade etmiyor. Benim için din kardeşlerimin yaşadığı her yer memleketimdir…”

“Ya insan sevdası?”

“Yaratan da ötürü tüm yaratılanları seviyoruz biliyorsunuz… Ama bir dinsizi ya da başka dinden olan birini elbette din kardeşim kadar sevmiyorum.”

“Din kardeşiniz hırsızsa, yalancıysa, zalimse…”

“Bütün bunlarla benim dinime hizmet ediyorsa; hepsi sevaptır.”

“Nasıl yani, çalıyorsa, bu da mı sevaptır.”

“Dinimizin ve din kardeşlerimizin refahı için, inanmayanlardan alınan paralar, asla çalıntı değildir.”

“Sanırım siz sırf bu yüzden vergi vermeye de sıcak bakmazsınız… Ne de olsa, anayasasında ‘laik’ olduğu yazılı olan bir devlette yaşıyorsunuz…”

“Evet; vermek zorunda kaldığım dolaylı vergiler dışında vergi vermemek için elimden geleni yapıyorum.”

“Askerlik?”

“Çürük raporu aldım.”

“Ama aslında sağlamsınız değil mi?”

“Elbette ama bu anlayışta bir orduya hizmet etmem.”

“Peki Atatürk? Yurdu birlikte düşmandan kurtardıkları, bağımsız bir devlet kurdukları dava arkadaşları?”

“Atatürk için ne düşündüğümü elbette tahmin edebilirsiniz? Hilafeti kaldıran biri benim ‘Ata’m değildir. Dini bütünlere yaptığı baskılar, koyduğu yasaklar ortadadır…”

“Siz Başbakan’ı gerçekten çok seviyor olmalısınız. Onun, belediye başkanı seçilmeden önceki hali gibi konuşuyorsunuz. Bunların hepsinin yalan olduğu ortada.”

“Yalan değil; ayrıca Başbakanımızı seviyorum tabii…”

“Peki; son çıkan ‘tape’leri nasıl karşılıyorsunuz?”

“Başbakanımız dedi ya; dublaj, montaj hepsi…”

“Dublaj mı, montaj mı?”

“Kimi dublaj, kimi montaj olmalı…”

“Ya doğruysa?”

“Hiç önemli değil!”

“Anlamadım… Onca parayı nasıl kazanmış olabilir ki bir Başbakan?”

“Nasıl kazandığı önemli değil. Önemli olan nede harcadığı ve harcayacağı… Ezilen din kardeşlerimize gidiyorsa o para; haram sayılmaz ki… Hem Başbakan’ımızın ve ailesinin nasıl yaşadıkları ortada: Herhangi bir lüksleri yok. Demek ki çok paraya ihtiyaçları da yok. Eğer evlerinde tuttukları bu kadar bir para varsa; onun mutlaka dinimiz için kullanılacağı bir yer vardır.”

“İyi de Başbakan, bu ülkenin Başbakanı… Her şeyinin yasal olması, bu yüzden de o paraların kaynağını açıklaması gerekmez mi?”

“O, kanunu bir mecburiyet. Dini bir mecburiyet değil.”

“İyi de bu yasalara aykırı!”

“Ne anladıysanız, o…”

“Çok şey anladım. Peki; beni neden aradınız?”

“Açık söyleyeyim mi?

“Lütfen…”

“Sinir etmek için!”

“Bakın bunu anlamadım.”

“Hani ortaya paralel devletçilerin attığı kasetler var ya… Onlara çok güvenip Ak Parti’nin iktidardan düşeceğini sanıyorsunuz. Ama böyle bir şey asla olmayacak. En azından Başbakanımız yaşadığı sürece olmayacak… Bunu görün artık!”

“Peki; görelim de… Bugün ‘paralel devlet’ dediğiniz tarikatçılara daha düne kadar ‘hizmet’ diyordunuz. Nedir bu değişikliğin nedeni?”

“O zaman dine çalışıyorlardı, şimdi ABD’ye ve CHP’ye çalışıyorlar.

“Partide bir göreviniz var mı?

“Var. Ama söylemem… Yeterince sinir oldunuz, benim işim bitti.”

“Durun, daha yeni başlamıştık. Nereye…”

***

Son sözümün bitmesini bile beklemeden kapattı telefonu…

Peki; bu garip konuşmayı neden mi yazdım?

Hani ikide bir “Bu partiye oy veren insanlar bu dar mı cahil?” diye sorup duruyorsunuz ya…

Cehalet değil bu; daha da ötesi…

İşte; bunu artık görmenizi istedim.

Mustafa Mutlu
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hiçbir, bölücü, yobaz, kansız ve abd emperyalizminin uşağı, TÜRK'ü yıldıramaz!
BUNA İNANIYOR, BUNUN İÇİN SAVAŞIYORUZ!
ANKARALI GÖKTÜRK
Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.263


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #1 : 04 Mart 2014, 16:21:43 »



             Bunlar tam anlamıyla arap yarımadasında ve çevresinde olan kendi peygamberlerinin soyunu kesen zenginlik ve refah için talan ve riya için ve ve türlü çıkar için kendilerine din icat edenlerdir. Çok görmüyorum bunlara. Böyle bir din varsa bana da söylesinler hangi din diye???
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
Mergen Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.023


« Yanıtla #2 : 04 Mart 2014, 18:11:16 »

Bu adamın yaptığına sadakat mi diyelim bağnazlık mı? Uygun olmayan bir davranışı yapanı savunmak yapılanı benimsemektir. Bunu benimseyen de karşısına çıkan ilk fırsatta uygulamaktır.

Telefonu arayan kişinin o psikolojide olduğu açık. Arama sebebi de bir tür baskı kurmak. Baskıyı neden kurduğunu anlamadım ama kendimce sorguladım.

Telefonu arayan kişi konuşma öncesi neyi amaçladı, konuşma sonrasında ne kazandı?

Ne karşısındakini ikna etti ne karşısındakini dinleyip ele alınacak bir bilgi elde etti. Konuşma sonunda herhangi kazancı yok gibi görünüyor ama bunu yapan eğer ki telefonunun dinlendiğini düşünüyorsa o zaman tarafını belli etmek için böyle bir konuşma yapmış olabilir. Ya da karşısındakine bağnaz ve bağlı bir kesime taraf değiştiremeyeğini düşündürüp karşısındakinin kararlılığını azaltmaya çalışmış da olabilir.

Telefon konuşmasını bitirirken de işim bitti diyor ve amacına ulaşmış oluyor. Peki ama bu amaç ne? Kaçırdığımız bir şeyler mi var? Eğer yoksa baskı kurmaktan öte bir şey değil bu. Hangi baskı tipi olduğu da önemli ama bir yazarla bunları konuşarak konuşmanın yazıda yer alması toplumla paylaşılması ve dolaylı yoldan yazarı takip eden kesime bir mesaj verilmek de isteniyor olabilir.

Yazarı sinirlendirerek o yazarı okuyan okuyucuyu da sinirlendirecekler ve okuyucu ile okuyucuya muhalif düşünceyi daha sert biçimde tartıştıracaklar ve kutuplaştıracaklar. Bu şüpheci bir yaklaşım da olsa kutuplaştırarak kazanma sisteminin küçük bir parçası, bir özeti olabilecek, yönteme dahil bir çaba olabilir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.096 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.