IRKÇIYIZ LAN!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2019, 02:45:09


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: IRKÇIYIZ LAN!  (Okunma Sayısı 1367 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« : 13 Kasım 2015, 20:37:18 »

Yeni bir moda akımı daha türedi.

Milliyetçiliğin mutlaka ırkçılık ve faşizmle eklemlenmek zorunda olmadığı, bu iki kavram ile milliyetçilik arasında varoluşsal bir ilişki bulunmadığına ilişkin moda akımı..

Faşist, islami, komünist ve kapitalist rejimlerin tamamı ve hümanist düşünce ulusal bütünlüğü sağlama, düşüncelerini yayma ve rejimin meşruiyetini tesis etmede kendi doktrinleri ile milliyetçilikten yararlanmış ve doğal döngü içinde diğer oluşumları ötekileştirmişlerdir.

Moda akımına kapılanlar biz ırkçıyız ama…biz milliyetçiyiz ama…diye dursun diğer milletler fezayı keşfe çıkmış, atmosferdeki ve gezegenlerdeki canlı fizyolojilerini incelemeye başlamıştır.

Osmanlı topluluğunun kozmopolit yapısını korumak için Cumhuriyet dönemine geçişteki etnik ve dini açıdan daha türdeş bir ulus inşasına girişmek arasındaki milli kararsızlıklar şimdiki kuşaklara da sirayet etmiş durumda..

Zaman kaybetmeyeceğiz..

Irkçıyız…Irkçıyız..Irkçıyız…
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #1 : 23 Kasım 2015, 13:36:23 »

Nesil, saf ırka bağlı bir milletin mensubu olduğu sürece insan olacağından, kültür ya da sosyal varlık kavramı üzerinden değil, kan esasına dayanan bir ırk anlayışı üzerinden ruhlanabilir. Mutlaka dil, kültür, vicdan, ahlak, kanın hükmü ve emrinde olacak şekilde tali olarak şekillenmelidir. Kanda doğanın ve tarihin bütün cevherleri işlenmemiş olarak gücünü korur.

Atsız Ata bu düşünceyi şöyle kaleme almıştır.

“Türkler için milliyet her şeyden önce bir kan meselesidir. Yani Türküm diyecek olan adam Türk neslinden olmalıdır. Türk nesli de malum ve meşhur olan Türklerdir. Sibirya’nın buzlu bir bucağında yaşayan bir Saka veya Litvanya’da yaşayan bir Kıpçak Türk’tür. Sakanın dili bize pek aykırı gelebilir, Litvanyalı Kıpçak çoktandır öz dilini unutup Litvan diliyle konuşmuş olabilir. Fakat onlar kanca Türk oldukları için Türk’türler. Bunun için biz onlara bir yakınlık duyarız. Fakat yabancı kanı taşıyan Türkçe’den başka dil bilmese bile o Türk değildir. Bunu şöyle bir misalle izah edebiliriz: Memleketimizde epeyce zenci vardır. Bunların hepsi Türkçe konuşur. Bazılarının dili tam bir İstanbul şivesidir. Başka dil bilmezler. Kanun bakımından da Türk sayılırlar. Fakat onlar Türk müdür? Bir Türk köylüsü onun Türk olduğuna katiyen inandırılamaz. Hakikatte de onun Türk olduğunu iddia etmek gülünçtür.”

Atsız Ata, kan esasından hareketle Türk olmanın şartlarını hiyerarşik bir sıraya koymuştur. Buna göre; “Türk olmak için önce kanı Türk olmak”, “ondan sonra dili Türk olmak”, “ondan sonra dileği Türk olmak” gerekmektedir ve bir millet ancak böyle güçlü olabilecektir:

“Kanı Türk olan fertlerden bir Türk Milleti bugünkü melez topluluktan, şüphe yok ki kat kat kuvvetlidir. Bu, kanı Türk olan fertlerin dilleri de Türk olursa (başka bir ihtimale göre hepsi aynı ağızla konuşan Türkler olursa) o millet daha güçlü bir millet olur. Üstelik bir de bu milletin fertleri dilek birliğiyle birbirine bağlıysa, bu ülkücü (mefkure) bir millet demektir.”

“Milliyet asla kültür meselesi değildir. Milliyet, ırk, kan meselesidir. Dil, zihniyet, edebiyat ve emsali gibi kültür unsurları milliyet binasının ikinci derece malzemelerindendir.”(Rıza NUR)

Bizce ırk muhite tabi değildir, yani insanların karakteristik özelliklerini içerisine doğdukları maddi ve kültürel ortam belirlememektedir, esas belirleyici olan kandır ve kan kuşaktan kuşağa aktarılarak bir ırkın sahip olduğu niteliklerin değişmeksizin devamını sağlamaktadır.

Atsız Ata bu konu üzerine;

“Asırlardan beri kılıç sallamış ve ömrünü er meydanında geçirmiş Türk milletinin bir çocuğu ile asırlardan beri sahtekârlık ve dolandırıcılıkla yaşamış Yahudi milletinin bir çocuğu nasıl müsavi (eşit) olabilir? Aynı günde doğan bir Türk çocuğu ile bir Yahudi çocuğunu aynı terbiye müessesine alıp ikisine de yalnız Esperanto dili öğretseler ve aynı şartlar altında aynı terbiyeyi verseler bile muhakkak ki Türk çocuğu yine yiğit, Yahudi yine korkak olacaktır. Türk çocuğu yine doğru, sahtekâr yine sahtekâr yetişecektir.” ifadelerini kullanmıştır.

Reha Oğuz Türkkan, “Bozkurtçunun Amentüsü” isimli yazısında kanın saflığının bozulması ile ilgili şunları söylemektedir:

“Türk kanını taşımayan insanlarla Türkler evlenirlerse, doğan çocuklar, Türk hususiyet ve üstünlüğünü taşımayan, bize ve atalarına benzemeyen melezler olacakları gibi, bu kan karışmaları arttıkça, Türk milletinin kan terkibi de değişecek, atalarımızın maruf ve sevgili hususiyetleri yarınki Türk milletinde bulunmayacaktır. Bu maddi-manevi hususiyetler ve bu Türk üstünlüğü terbiye ve kültürle verilemediğine ve ancak kanla intikal ettiğine göre, Türk milleti ebediyen piçleşmiş ve mahvolmuş olacaktır. Bozkurtçular bunun için Türk ırkından, Türk soyundan olmayanlarla evlenmelere muhaliftirler.”

Yaşam bir kavgadır. Kavga ve mücadelede zafiyet gösteren ırklar tarih sahnesinden silinip gitmiş ya da bir sömürge niteliğinde nesillerini yitirmişlerdir. Irk yaşayacak, saf bir şekilde korunacak ki gelecek nesillere ortak bir akıl nüfus edebilsin. Türlerin doğadaki var kalma mücadelesi her daim bir savaş ortamı yaratmıştır.

“Biyoloji bakımından canlıların, yani hayvanlarla bitkilerin gayesi, kendi soyunun bütün dünyayı bürümesidir. Hiçbir hayvan veya bitki cinsi dünyayı kaplayamıyorsa, bunun sebebi, aynı gayeyi güden başka cinslerin mukavemetiyle karşılaşılmasıdır. Cinslerin, aynı gaye için yaptıkları bu tesir ve karşılaştıkları tepkiden ‘hayat kavgası’ doğuyor. Bu arada güçsüzler eziliyor, azalıyor; güçlüler yayılıp çoğalıyor. Bazı soylar ise yeryüzünden büsbütün kalkıyor” ifadelerini kullanan Atsız Ataya göre, “Milletler arasında da aynı yasa hüküm sürer. Millet adeta bir şuuraltı itişiyle, dünyaya yayılıp hâkim olmak ister. Fakat yayılırken, başka milletlerin mukavemetine çarpar. Böylelikle aralarında savaş başlar. Sonunda güçlüler kazanır.”(Ülküler Saldırıcıdır. Orhun, Sayı 14)

Milletlerin hayatının bir var olma mücadelesi olarak kodlanmasının doğal sonucu, küresel ve ebedi bir barışın mümkün olabileceği fikrinin bir millet için ‘en büyük tehlike’yi teşkil ettiği inancı ile Atsız Atamızın ifadelerini aktarıyoruz: “Bir millet için en büyük tehlikelerden biri barış ve dostluk afyonu yutarak uyumaktır. Büyümek istemeyen millet küçülmeye mahkûmdur. Saldırmayan millete saldırılır. Hayat bir savaşken ve onu kazanmak için mutlaka saldırmak gerekirken, milli ülkü yolunda yapılacak saldırının çirkinliğini haykırmak ya gaflet ya ihanettir.”(Atsız Ata)

Biz bu dünyanın nesindeyiz?

“Ülkü yolunda ölenlerin, ebedi karanlık içinde kaybolurken hafızalarda bir ışık gibi parlamaları güzel, fakat hafızalardan ve gönüllerden de uzakta bulunarak karanlıkta bir olmaları ondan daha güzeldir. Yaşamak sadece kısa bir an yaşamaktır. Ölüm ise kainatın ebediliğinde, hatıralarda ve gönüllerde asırlarca yaşamak, yahut hatıralardan ve gönüllerden de silinmekten sonra sonsuzlukta sonuna kadar yaşamakta devam etmektir. Yaşamak hakkından vazgeçmek ne kadar güzel, hatırlanmadan, gönüllerden silinerek, unutularak yaşamak ondan da ne kadar güzeldir. Her fedakarlık muhteşemdir. Fakat eserine imza koymamak, ülkü uğruna ad bırakmadan silinmek her şeyden daha muhteşemdir.”(Atsız Ata)

Tan Hu"Emre"
23.11.2015
turkcuturanci.com


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.123 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.