İngiliz belgesindeki şok iddia
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 13 Aralık 2019, 06:10:59


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İngiliz belgesindeki şok iddia  (Okunma Sayısı 4234 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KURTKAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 102



« : 11 Ekim 2010, 10:18:59 »

İngiliz arşivlerinde yaptığı çalışmalarla tanınan Türk Tarih Kurumu şeref üyesi olan Prof. Dr. Salahi R. Sonyel, Remzi Kitabevi'nden çıkan son kitabı "Kıskaç Altında" İngiliz arşivlerinden çıkan çok tartışma yaratacak bir belgeye de yer verdi.

Irak'taki bir İngiliz polis müfettişinin, İngiliz Yüksek Komiseri ve istihbarat örgütlerine gönderdiği raporuna göre, 1926'da 40 bin Kürt militanın Musul'da Türkiye'ye karşı emekli subaylarca eğitilmişti. Bu militanların önderleri, devrik Osmanlı Padişahı Vahdettin'le ve o sırada Türkiye'nin muhalefet partisiyle Mustafa Kemal'i yönetimden düşürmek için anlaşmışlardı. Vahdettin iktidarı ele geçirince, "Kürt bağımsızlığını" tanıyacaktı.

Irak'taki Polis Cürüm Araştırma Bölümü'ne mensup genel müfettiş yardımcısı J.F Wilkins 21 Ağustos 1926'da Irak İçişleri Bakanı, İngiliz Yüksek Komiseri ve öteki istihbarat örgütlerine gizli bir yazı göndermişti. Bu yazıya bir de rapor iliştirilmişti. Raporda, şu bilgiler vardı: "Doktor Ahmet Sabri ve Kracya Muratyan Musul'a gitmek üzere 16 Ağustos'ta Bağdat'a uğramış; 18 Ağustos'ta Hacı Raşit el Hava'yı ziyaret ederek, ona, amacı Kürdistan'da Türklere karşı harekete geçmek olan kendi partilerine katılmasını önermişlerdi. (...)
 

KÜRT BAĞIMSIZLIĞI TANINACAKTI

19 Ağustos akşamı her ikisi de doktor Şükrü Muhammed'in evine gitmiş ve orada Doktor Ahmet Sabri onlara Türkiye'de geniş kapsamlı bir isyandan söz etmişti. Bununla ilgili planın amacına da değinen Sabri, Büyük Britanya'dan kapsamlı bir yardım gelmesinin beklendiğini de söylemişti. Kürt asiler epey hazırlık yapmışlardı. 40 bin kadar Kürt militan emekli subaylarca eğitiliyordu. Bu militanların önderleri düşük Padişah Vahdettin'le ve o sırada Türkiye'nin muhalefet partisiyle şu koşullara göre anlaşmaya varmışlardı: Mustafa Kemal'i erkten düşürmek için bu kişiler yardımda bulunacak; iktidarı ele geçirince 'Kürt bağımsızlığını' tanıyacaklardı. Onların iddialarına göre, aralarında Rusya, Fransa ve İtalya olmak üzere, çeşitli yabancı yönetimlerle görüşmelerde bulunmuşlardı."
 

ÜÇ AY ÖNCE ÖLMÜŞTÜ

Yazar Sonyel'in kitabın dipnotlarında bu raporun, İngiliz Dışişleri Bakanlığı Foreign Office-FO Arşivi'nde 371/11480/E5456 numarayla bulunduğunu yazdı. Ayrıca Sömürgeler Bakanlığı'ndan Dışişişleri Bakanlığı'na 22.09.1926 tarihli yazıda bulunduğunu; ilişiğinde H.Doobbs'un Sömürgeler Bakanlığı'na gönderdiği 2.09.1926 tarihli gizli yazının da ilişikte olduğu bilgisini de verdi.

Ancak Sultan Vahdettin'in 1926'nın mayıs ayında, yani bu istihbaratın ağustosta alınmasından 3 ay önce ölmüş olması da dikkat çekti.

SONYEL: ÖNCEDEN KONUŞMUŞ OLABİLİRLER

Kitabında 1923'ten günümüze, belgeler ve gizli yazışmalar eşliğinde Türkiye Cumhuriyeti'nin yıpratılarak bölünmesi üzerine yapılan dış çabaları irdeleyen Prof. Dr. Sonyel, belgeye nasıl ulaştığını şöyle açıkladı: "Ben İngiliz arşivlerini didik didik etmiş bir tarihçiyim. İngiltere Dışişleri Bakanlığı Arşivi'ndeki yüzlerce dosyanın hemen hemen tümünü inceledim. Söz konusu belgenin fotokopisini çekmedim ama notlarım arasına almıştım. Devrik Padişah Vahdettin'in ölüm tarihinin bu istihbaratın verildiği tarihten önce olması ilginç bir nokta. Belki de önceden konuşmuş olabilirler. Ayrıca raporda yazılanların tamamıyle doğru olup olmadığını da bilemeyiz. Ben bir tarihçi olarak sadece belgeyi koydum."

HANEDAN ÖLENE KADAR UĞRAŞTI

Konuyla ilgili diğer tarihçilerin görüşleri ise şöyle:

Yrd. Doç. Dr. Orhan Çekiç (Tarihçi-Yazar): Vahdettin ölene kadar Mustafa Kemal'in ölmesini ve rejimin değişme ihtimalini hep güttü. Kendisini bu amaçla Türkiye'den ziyaret edenlere maddi yardımlar da yaptığını biliyoruz. Bazı kesimlerin 'hanedanın yurt dışına çıktıktan sonra hiçbir şekilde Cumhuriyet aleynhine faaliyette bulunmadığı' yönünde iddiaları vardır. Bu iddialar tamamen mesnetsizdir. Hanedan mensupları, tekrar padişahlığın dönmesi için her türlü faaliyette bulundular. 1938'inde Mart ayında Ankara'da Atatürk'ü öldüreceklerdi. Türk devleti, 30 Mart 1938'de Atatürk'ün hasta olduğunu ilk kez resmi olarak açıklayınca bu suikasttan vaçgeçildi. Bunun kaynağı İngiliz arşivleridir ve oraya giren kişi de yine Prof. Salahi R. Sonyel'dir. Hanedan mensuplarının İngiltere'de yaşayan kolu, 1937'de İngiltere Dışişleri Bakanlığı'na yazılı başvuruda bulunarak "Bize 100 bin pound yardım edin. Bu suikastı biz düzenleyelim. Mustafa Kemal'i ortadan kaldırırsak, rejim çöker, tekrar padişahlık gelir. Taht sırası da Vahdettin'in kolundan devam eder' dedi. Bunu söyleyen Vahdettin'in oğlu Şehzade Burhanettin'dir. İngilizler kendi aralarında olayı tartıştılar. Ankara'daki Büyükelçi Sir Loraine'e sordular. Loraine onlara, "Sakın ha muhatap bile almayın, çünkü bu olay duyulursa Türkiye'yi kaybederiz. Burada rejim oturmuştur. Karizmatik liderdir. Bu laik düzen değişmez" diye uyarıyor. İngiltere bunun üzerine olayı teklifi kapatıyor. Bu olay Vahdettin öldükten 11 yıl sonra bile hanedanın, Mustafa Kemal'i ortadan kaldırmayı planlıyorlardı. Bu nedenle Vahdettin'in Irak'ta Kürtleri toplayıp Cumhuriyeti yıkmak için bir girişimde bulunmuş olma ihtimaline şaşırmam.

ŞEYH SAİT ABDÜLHAMİD'İN OĞLUNU GERİ GETİRECEKTİ

Mustafa Armağan (Tarihçi-Yazar): Abdülhamid'in torunu Abdülkerim Efendi'nin Çin Türkistanı'nda Türkler'e yeni bir devlet kurmak için bir çaba gösterdiğini biliyorum. Diğer hanedan üyeleri arasında bu tür ilişkilere bulaşmış kişileri gösteremiyoruz. İstihbarat raporlarının doğruyu yansıttığını söylememiz mümkün değildir. Düzmece belge de üretirler. Fransızlar güya '12 Eylül 1919'da Vahdettin İngilizlerle gizli bir anlaşma yaptı' diye sahte bir belge de üretmişlerdir. Bunun sahte bir belge olduğunu da yine Salahi R.Sonyel ortaya çıkarmıştır. Tabii insanı duyguları da düşürsek, bir insanı bir işten atsalar haksızlığa uğradığını düşünebilir. Kendisini işten atanlara iyi hisler beslemeyebilir. Şeyh Sait isyanında Abdülhamid'in oğlunun Kürdistan sultanı yapılması gibi bir düşünce Şeyh Sait çevresinde oluşmuştur. Bir Peyanname'de Selim Efendi'nin ismi geçiyor. Dolayısıyla bir takım yerlerde bu tip şeyler düşünülmüştür. Ancak o isimlerin, o işlerin içinde olduğunu ispatlamak için başka güçlü karineler gerekir.


Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Benim yegane üstünlüğüm,TÜRK olarak doğmuş olmamdır" MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Onbaşı Yamtar
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 446



« Yanıtla #1 : 11 Ekim 2010, 10:46:24 »

İngiliz belgelerine, kompo teorilerine, sör bilmemkimin görüşlerine falan ihtiyacımız yok; Bizim Başbuğumuz, Söylev'de vahidettin'in ne olduğunu yazmış. Bunun üzerine laf söylemeye araştırma yapmaya gerek yok. Vahidettin tüm Türkçülerin gözünde aşağılık bir haindir.

Alıntı
ASİL BİR MİLLETİ UTANILACAK BİR DURUMA DÜŞÜREN SEFİL

Kamuoyunu gerçek durumla karşı karşıya bırakmayı tercih ederim. O zaman, Saltanat'ı atadan oğula geçirmek gibi yanlış bir usulün sonucu olarak, büyük bir makam, tantanalı bir ünvan kazanabilmiş birsefilin, gururu çok yüksek asil bir milleti nasıl utanılacak bir duruma düşürebileceği kendiliğinden anlaşılır.

Gerçekten de, her ne sebeple ve ne şekilde olursa olsun, Vahdettin gibi hürriyetini ve hayatını milleti içinde tehlikede görebilecek kadar âdi bir yaratığın, bir dakika bile olsa, bir milletin başında olduğunu düşünmek ne hazindir! Şükre değer bir durumdur ki, bu alçak, mirasına konduğu Saltanat makamından millet tarafından atıldıktan sonra, alçaklığını sonuna kadar getirmiş oluyor. Türk milletinin bu işte önce davranması elbette takdire değer.

Âciz, âdi, duygu ve anlayıştan yoksun bir yaratık, kendisini kabul eden herhangi bir yabancının koruyuculuğuna sığınabilir; ancak, böyle bir yaratığın bütün Müslümanların Halifesi sıfatını taşıdığını ifade etmek elbette doğru değildir. Böyle bir düşünce tarzının doğru olabilmesi, öncelikle, bütün Müslüman milletlerin esir olmaları şartına bağlıdır. Halbuki, dünyada gerçek böyle midir? Biz Türkler, bütün tarihimiz boyuncahürriyet ve istiklâle sembol olmuş bir milletiz! Değersiz hayatlarını ikibuçuk gün daha fazla ve sefilce sürükleyebilmek için, her türlü düşkünlüğe katlanmakta bir sakınca görmeyen halifeler oyununu da sahneden kaldırabildiğimizi gösterdik. Böylece, devletlerin, milletlerin biribirleriyle olan ilişkilerinde, şahısların, özellikle bağlı bulundukları devlet ve milletin zararına da olsa şahsî durumlarından ve kendi hayatlarından başka birşey düşünemeyecek pespavelerin herhangi bir önemi olamayacağı şeklindeki bilinen gerçeği bir defa daha ortaya koymuş olduk.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarınkiler biçecektir ektiğimizi,

Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır!
Gümüş Kurt
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 11 Ekim 2010, 13:29:40 »

Padişah Vahdettin'nin Atatürk ve arkadaşları hakkında ölüm fermanı imzalaması tescilli vatan hainliğinin kanıtıdır. Genelde yobazlar Vadidettin'e vatan haini yerine vatan sever derler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
SARUKAN
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 184



« Yanıtla #3 : 11 Ekim 2010, 16:30:34 »

Birde Osmanlinin kirinti picleri bir araya gelipte sosyete partiler vermezler mi.Son Osmanli denen kahpenin tabutunuda, RTE omuzlarinda tasimisti.Her nedense sehit cenazelerinden urkerek gitmeyi red eden bu sahiz ile Vahdettin denen hain arasinda cok buyuk benzerlikler var.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

atilapars
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 190



Site
« Yanıtla #4 : 11 Ekim 2010, 18:57:23 »

Neyin ne olduğunu zaten biliyordukta belgelerin ortaya çıkması belgeleyici olmuş.Şu dönem dikkat ederseniz osmanlıcılık yeniden moda yapılmaya,vahdettin vatanseverdi gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Ya hepsin ya hiç,Ya TÜRK'sün ya piç..
TIEN SAN
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 11 Ekim 2010, 19:29:45 »

 It,(kürt) bagimsizligi karsiliginda,yüce Basbuga,suikast yapilmasini,teklif edenlerin devami,ne yazikki Türkiyeyi yönetmektedirler. Din kardesligini,ileri sürerek,iti kürtü ugursuzu,bu milletin ,basina bela edip,cesitli irklar icat edip,devleti parcalanmanin esigine getirenler,büyük bir basari saglamislardir. Yüce devletimizin topraklarinin tartisildigi bir dönemde,Türk ordusunun pasifligi,yüzde 42 olarak kabul ettigimiz milletimizi,derinden yaralamaktadir. Türk ordusu,osmanlinin son döneminden,farkli bir sekilde,terhis edilmeye zorlanmaktadir. Askerligin kisaltilip,12 aya indirilmesi,bedelli askerlik gibi icatlar,buna en iyi örnektir . Yapilmak istenen,ordunun etkisini,azamiye indirmekten,baska birsey degildir. Dünya devletleri ordularini güclendirirken,bizim zayiflatmaya calismamiz,milletimize bir fikir vermiyorsa,tek kelime ile yaziklar olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ERGENOKON
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 11 Ekim 2010, 20:20:11 »

Bu konuyla ilgili başka belgelerde var. Bu kadar uğraşlara rağmen itlere devlet kuramadılar bu belgeleri okuyan her Türk yurttaşının Şu anki hükümetin politikalarına dikkat etmeleri ve tehlikenin ne kadar yakınımızda olduğunun farkına varmalıdırlar.


CIA'nın gizli ''K,rdistan'' raporu

CIA raporunda, Türkiye'deki Kürt isyanlarından da bahsediliyor ve şu satırlara yer veriliyor: "I. Dünya Savaşı'nın ardından Kürtler, bağımsızlıklarını kazanacaklardı, fakat Mustafa Kemal, Sevr Anlaşması'nı kurtuluş mücadelesiyle çöpe atınca, bu gerçekleşmedi." deniliyor.

* * *

İşte CIA'nın gizli "Kürdistan" raporu




CIA'nin gizli "Kürdistan" raporunda Kürtlerle ilgili Aptal, vurdumduymaz ve de dolikosefal olduklarına dair çok ilginç bilgilere yer veriliyor

Aşağıda CIA'nin gizli "Kürdistan" raporundan bazı alıntılar var (Bu raporda Kürtlerle ilgili çok ilginç bilgilere yer veriliyor (Aptal, vurdumduymaz ve de dolikosefal oldukları vb.) ve de şekilde görüldüğü gibi Türkiye'nin doğusunu içine alan "Kürdistan"dan bahsediliyor CIA'nin "Kürt Azınlık Problemi" (Kürdish Minority Problem) başlıklı raporu 1948 yılında "Gizli" kaydıyla hazırlanmış. Rapor, ABD'nin o yıllarda bile bir Kürdistan devleti kurulması için uğraştığının kanıtı olması açısından ilginç...




Raporda, Kürtler'le ilgili ilginç bilgiler bulunuyor. Örneğin, raporun üçüncü sayfasında, Kürtler anlatılırken, "vurdumduymaz, cahil, sessiz ve de aptal" göründükleri belirtiliyor. Ayrıca Kürtler'in "dolikosefal" (Uzun kafa biçimi. Brakisefalin karşıtı ve daha çok ilkel kavimlere yakıştırılan kafa biçimi.) olduklarının altı çiziliyor. Bu sayfada ayrıca, Kürt dilinin, lehçelerden oluştuğu ve bir bütünlük taşımadığı saptaması yapılarak bir alfabesinin olmadığına dikkat çekiliyor.

CIA raporunda daha sonra, Kürtler'in, Türkiye, İran, Irak ve Suriye'deki durumları ve "asimilasyona" karşı verdikleri mücadele anlatılıyor. Rapor, ilkel görünmelerine rağmen Kürtler'in isyancı oluşlarına övgüler düzüyor. CIA raporunun ilerleyen sayfalarında, Türkiye'deki Kürt isyanlarından da bahsediliyor ve şu satırlara yer veriliyor:

"I. Dünya Savaşı'nın ardından Kürtler, bağımsızlıklarını kazanacaklardı, fakat Mustafa Kemal, Sevr Anlaşması'nı kurtuluş mücadelesiyle çöpe atınca, bu gerçekleşmedi."

Raporda daha sonra "Kürdistan"ın sınırlarını gösteren bir haritaya yer veriliyor. İşin ilginci bu haritanın, Kuzey Iraklı Kürt aşiret lideri Mesut Barzani'nin duvarında asılı haritayla hemen hemen aynı olması...




Haritada, Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu Kürdistan sınırları içinde gösteriliyor.

kaynak: GençTürk Haber
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BozkurtKursad
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 94



« Yanıtla #7 : 12 Ekim 2010, 07:35:28 »

Bildiğimiz şeyleri sadece belgelerle kanıtlamış oldunuz. K.rtler sorun degildir sorun haline gelecek kadar büyümesine izin veren bu hükümettir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.079 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.036s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.