Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini

TÜRKÇÜ DURUŞ, TÜRKÇÜLÜK, ATSIZCI GÜÇ => Türkçünün Günceli => Konuyu başlatan: Zeynep Açıkgöz üzerinde 06 Ocak 2014, 16:34:48



Konu Başlığı: Hollanda,İngiltere, Kıbrıs da olduğu gibi
Gönderen: Zeynep Açıkgöz üzerinde 06 Ocak 2014, 16:34:48
TURK KANI TASIYAN HERKES DEVLET GUVENCESI ALTINDA YASAMALIDIR.ISTER CALISSIN,ISTER CALISMASIN DEVLET ONA ASGARI YASAM ODENEGI YAPMALIDIR.


Konu Başlığı: Ynt: Hollanda,İngiltere, Kıbrıs da olduğu gibi
Gönderen: Bozkırın Ateşi üzerinde 06 Ocak 2014, 21:58:05
benim görüşüm bu ödenek Türk kanı taşıyan insanları tembelleştirir ama çalışacak durumda olmayanlar için düşünülebilir.


Konu Başlığı: Ynt: Hollanda,İngiltere, Kıbrıs da olduğu gibi
Gönderen: Alp77 üzerinde 06 Ocak 2014, 22:05:49
Kesinlikle katiliyorum Zeynep hanim, bizim devletimizin acilimi "laik sosyal demokratik hukuk devleti" lakin "sosyal devlet" olmak icin sizin bu dediginizin olmasi gerekmektedir. Sizin yazdiginiz bu guvence yokken, o devlete "sosyal devlet" demeye diyebiliriz ama vasif olarak "sosyal devlet" statusunde degildir.

Devletin her vatandasini belirledigi bir asgari ucretle gecimini saglamasi bir gorevdir, elbette devlet issizlere gidecek bu masraf icin vergilerde gereken ayarlamayi yapabilir, yeterki vatandaslar is bulamadiklari veya issiz kaldiklarinda devletin belirledigi o asgari meblagdan mahrum kalmasin. Bu yapiya gecen Turkiye'de fiili boluculuk azalacagi gibi, "fikr'i boluculuk"te azalacaktir.

Ilk bakista belki, ama o zaman kimse calismaz gibi bir durum gelebilir, lakin bunlar avrupada hep dusunulmus ayarlanmistir.
Calisamayan birisine bulundugu belediye bir prosedur uygulamaya sokabilir, bu topluma kazandirma, yeniden is bulma, cesitli kurslar, egitimler gibi seyler olabilir.

Turkiye bunca yildir batiya yonunu donerek, bunca kanunlar uyarlayarak bu sisteme hazirlandi, artik bu sisteme gecmenin zamanidir. Buyuk isletmeler daha fazla istihdam yaparlarsa onlara vergilerden indirim yapilabilir mesela, bu issizleri calistirmaya tesvik olur. Bu arada is bulunamayan kisiler, cevre temizligi gibi belediyelere zorunlu hizmet ettirilebilir ve devletin belirledigi o asgari olan ucreti alir, bu sayede hem devlete katkisi olur hem de kimse kotu yola dusmez veya caresiz kalmaz.

Ben konuyu ozet olarak yazdim carcabuk, bu konuda cok uzun seyler yazilabilir. Zeynep hanimin belirttigi tabi ki daha guzel olur lakin, bu biraz uzak ihtimal gibi geliyor bana. Sadece Turk soylular olarak boyle bir kanun cikarabilmek icin, ciddi bir milli iktidara ihtiyac var, bugun boyle bir milli iktidardan cok cok cok uzagiz. Tum vatandaslar icin cikarilabilir, elbette dilegimiz odur ki ilerde degistirilip sadece Turk uyruklu olanlara bu hak saglansin.

Bu konuyu acmaniz guzel olmus, Turkculer toplumsal meselelere de cozum uretmelidir, bu cozumleri kimse uygulamasa dahi, Turkculuk fikriyatinin komple bir ideoloji oldugunu, Turkleri ilgilendiren her mevzuda fikirleri oldugunu, dost dusman herkese gostermek lazim, bu bir guc gostergesidir bir nevi.


Konu Başlığı: Ynt: Hollanda,İngiltere, Kıbrıs da olduğu gibi
Gönderen: Erlik Tanrıöğen üzerinde 06 Ocak 2014, 22:25:57
Sosyal devlet, Türk kültüründe rastlanan bir şey. En basitinden 'imarethane' yapısı benzerini görmek için çaba harcamak gerektiriyor. Devletin koruyucu-kollayıcı rolü kadim Türk tarihinin her döneminde mevcut. TSK'nin en eski milli kurumumuz olarak köy köy yardımlaşma faaliyeti yapması boş iş değil.

Tabii Türk milleti çalışkan ve kalendermeşrep bir millet olduğundan bunun devlet eli ile gelişmediği zamanlar da olmuştur. Köylerdeki imece usulü, düğünlerde para atılma işlemi gibi hususlarla toplumsal dayanışma sağlanmıştır.

Anayasal olarak Sosyal devlet olmuş bulunmak bunun tamamen devlet eliyle yapılması anlamı taşımaktadır. Bu sıkıntılı bir iş. Bence yardımlaşmanın sıcaklığını ortadan kaldırıyor ve güveni zedeliyor.

Ekonomiye istediğiniz gibi bakınız, bu topluluktaki sosyal adaletsizliğin engellenmesi lazımdır. Gelir dengeleri arasındaki uçurumun azalması ve fakirliğin önlenmesi için devlet önlem almakla yükümlüdür. Elbette liberal ekonomi denilen namussuz düzende bu meşru olmadığı için toplum reflekslerine ihtiyaç vardır.

Fakirlik maaşı, iş desteği, mesleki rehberlik... Ne zaman adı duyulsa aynı insanların ortaya çıktığı konular. Dokuz on çocuklu 'aileler' bir yolunu zaten bulup bu desteği alıyorlar.

Peki ya Türkler?