Günlük Hayatımızda Kullandığımız Bazı Deyimler Kültürümüzde Ne Anlama Gelmektedi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 21 Kasım 2019, 13:36:17


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Günlük Hayatımızda Kullandığımız Bazı Deyimler Kültürümüzde Ne Anlama Gelmektedi  (Okunma Sayısı 2711 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« : 13 Nisan 2014, 17:28:06 »

Günümüzde hâlâ devam eden, günlük hayatımızda da kullandığımız bazı deyimlerin, kültürümüzde ne anlama geldiğini lütfen bu başılık altında paylaşalım. Teşekkürler.

Cuk Oturdu: Eskiden çocuklar yaratıcılıklarını daha çok kullanırmış, değişik oyunlar oynarlarmış. Bunlardan biri de aşık oyunudur. Aşık kemiği (çift tırnaklıların) kuzuların ve danaların, sığırların arka yağındaki eklem kemiğidir. Buna aşık kemiği denir. Aşık kemiğinin değişik konumları vardır. Oynarken kibrit kutusu gibi atılarak, dik getirilmeye çalışılır. Rakibe göre daha dik getirebilmek için, atışlarda ustalık ister. Kazanan taraf daha usta olduğunu ifade etmek için 'Sen benimle aşık atamazsın' der. Şayet aşık kemiği tam dik gelirse (kibritin tam dik gelişi gibi) 'Cuk Oturdu' denir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BÖRÜ:TİGİN
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 13 Nisan 2014, 17:52:18 »

Mürekkep Yalamak: Sanıldığı gibi çok okuyan kişiler mürekkep yalamış değildir. Mürekkep yalamak deyimi çok yazanlar için kullanılır.  Eskiden yazılar, çoğunlukla, kaygan kağıtlara yazılırdı. Çünkü kaygan kağıt üzerinde mürekkeple yazılan yanlış yazı kolayca silinirdi. Yanlış yazılan yazıyı silmek için yazan kişi parmağını yalayarak mürekkebin üzerine sürer ve mürekkep de oradan giderdi. Bu işlemi birçok kez tekrarladığından her yaptığında parmağındaki mürekkebi yalardı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #2 : 13 Nisan 2014, 18:17:39 »

Yazgara: Mahalli giysili kızların elbisesinde çatal iğne ile tutturulmuş özel bir takısı vardır. Bu elbiseye (deyre), göğüse yakın bir yere takılır. Bu takı kızın becerisini - iç dünyasını vs. yansıtır. Her kız bu takıyı kendisi hazırlar. Elbisesinde devamlı bu takıyı taşır. Herkes tarafından görülen bu takı zamanla o kızın simgesi halini alır. Hangi genç oğlan anlaşarak ikna ederek o takıyı kızdan alabilirse, kız - oğlan evlenmek için anlaşmış sayılır. Oğlan kızın takısını, erkek arkadaşlarına gösterdiğinde, diğer gençler kızla evlenme hayalinden vazgeçerler. Çünkü kızın evlenmek istediği genç belli olmuştur.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #3 : 13 Nisan 2014, 18:28:53 »

Ay Eskisin: Ay yeni doğduğunda, hilal iken bahçelere domates, biber, patlıcan vs. fidesi dikilmez. Tohum ekilmez. Bu zamanda dikilen fideden düşük ürün alınacağına inanılır. Bahçeye fide dikeceklere 'Ay eskisin', 3 - 4 gün geçsin öğüdü verilir. Eskiden dağlarda tahta - ağaç biçenler de ay yeni hilal ise 3 - 4 gün kesim yapmazmış. Bu dönemde kesilmiş olan ağaçların kerestesi çabuk bozulurmuş. Onun için 3 - 4 gün tatil yapılırmış. Bunların yazılı hale gelmemesi zamanla unutulmasına yol açmaktadır. 25 Temmuz - 10 Ağustos arası kesilen ağaçların kurtlanıp, çevresindeki ağaçları kuruttuğu söylenmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #4 : 14 Nisan 2014, 21:29:02 »

Kaz Tüyü: Gelinlere duvak olarak takılır. Kutsal bir tüy anlamı vardır. Kepez olarak ifade edilir. Başımın üzerinde yeri var ve kadın ömründe bir defa kaz tüyü takar, o da en kutsal töreni gelin olurken. Kaz'a gösterilen saygıdan dolayı. 'Kaz ayağı' da Orta Asya Türk Mühürü kabul edildiğinden, işlemelere, halı motiflerine ve mezar taşlarına kaz ayağı motifi işlenir. 'Bu mezarda Anaerkil, Oğuz Boyu'ndan bir Salur Türk'ü yatıyor' denir. Anadolu'da hâlâ yaygın olarak kullanılır. (Kaz Tüyü - Kaz Ayağı) 'Kazın ayağı öyle değil' deyimi buradan gelir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Çiğdem ATSIZALP
Deli Sarı
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 1.317



« Yanıtla #5 : 16 Nisan 2014, 18:36:33 »

İnne Değişme: Köyde iki kadın 40 gün içerisinde doğum yapmışsa, birisi diğerinin evinin önünden geçemez. Geçmek zorunda kalırsa, diğerine haber gönderir. İki anne çocukları ile beraber buluşurlar. Uygun bir yerde çocukları değişip emzirirler. Fakat çocuklar süt kardeşi sayılmaz. Emzirme bitince anneler birbirine dikiş iğnesi vererek iğnelerini değiştirirler. Buna iğne 'İnne Değişme' denir. Ondan sonra geçmek isteyene geçiş hakkı tanınmış demektir. Bu yolla çocuklara kötülük - nazar vs. gelmeyeceğine inanılır. Eskiden eğitimin düşük olduğu yıllarda birisi yaşını bilemezse 'Falanın annesi ile benim annem inne değişmiş' diyerek yaşını belirtmeye çalışırmış. Günümüzde İnne Değiştirme adeti geçerliliğini sürdürmektedir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.109 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.