Gerçek Nerede Hapsedilmiştir?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Ekim 2019, 05:27:20


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gerçek Nerede Hapsedilmiştir?  (Okunma Sayısı 368 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 594


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« : 14 Ekim 2017, 13:24:27 »


“Şimdi kehaneti bırakıp bugünkü durumumuza gelelim: Türkiye, Tanrı'ya havale olunmuş bir devlettir. Devletliliği de yalnız adındadır. Çünkü devlet vasıfları bulunmayan devletimsi bir topluluktur. Hükümet milletle değil, büyük işlerle, hayallerle uğraşmaktadır.” (Gök Bilge Atsız Ata)

İnsan hakları, demokrasi, hak ve özgürlüklerin işlevselliği hususlarında hassaslaşmış gibi görünen uluslararası kamuoyu ve bunları etkileyen diktacı aktörler; küreselleşmenin ulvi değerleri olarak gösterdikleri liberal değerlere sarılıyor, Türk Milletinin bekası karşısında öldürücü tutumlar takınarak iktisadi, siyasi, ticari, iç ve dış politika alanında her türlü yaptırımı uygulamayı kendilerine hak görüyorlar.

Bireyciliği öne çıkaran liberalizmin gerileyişi artık kesindir. Milliyetçiliğe eşlik eden toplumcu düşüncenin yükselişine zemin oluşturan şartlar tekrar doğmuştur. Kesin olarak belirlenmiş bir sınıfın karşılıklı menfaatlerini nazarı itibara alan, vatan, millet ve devlet gibi bugünkü içtimai hayatın en büyük hakikatlerini inkar etmeğe yeltenen bir enternasyonalizm yıkılmaya mahkumdur.

Dışa bağımlı politikacıların önceliği milletini temsil etmek değildir, bulunduğu kokuşmuş mevki korumaktır. Bu yüzden siyasiler milletinin değil, dış işleri temsilcilerinin dostları olarak nefes almaktadırlar. Siyasetin yolu hiçbir vakit bilimle aydınlatılmadı. Cahiller ve talimli sınıflar siyaset sahnesini işgal etti. Tarih; ilim ve hakikatin, siyasetin oyuncağı olamayacağını bize göstermektedir.

Bize ellerinde net bir programla iktidara gelmenin mücadelesini verecek, iktidarında ise ideolojinin gereklerini yaşama geçirebilecek Türkçü kadrolar gerektir. Belirli bir amaç; birden çok insanı bir araya toplayabilecek gücü kendiliğinden bulamaz. Söz konusu amaca bu gücü kazandıran ve aynı zamanda toplanan kişileri gerekli fiziksel araçlarla donatıp amaca kilitleyerek etkileşime kavuşturan bir enerjiye ihtiyaç vardır ki; bu enerji yönetim enerjisidir. Bu da bizlerin akıl ve ruhunda doğuştan yer etmiştir.
 
Rüzgar hangi yöne eserse o tarafa yatan bir dal parçası ya da oyunu sadece metinden izleyen bir tiyatrocunun hislerine sahip olan siyasilerin milletleri ruhlandırmakla ilgili bir düşünceleri yoktur. Gerçekler, yalnızca zihinlerde ve kimseyi tedirgin etmeyecek kadar belirlenmiş bir hayalin içine hapsedilmiştir. Kendi fenalıklarının içinde hakiki felaketlerini göremeyen bir toplum, tarihi mukadderatı muhakeme edemez. Suni siyasi gündemler, kutuplaşma, adalet ve ahlak sisteminin çöküşü ile filizlenen dünyamız, adeta dört bir yandan kuşatılmış ve karantina altına alınmış ülkemizde her bir ferdin yaşamını esir almış durumda pusuda beklemektedir.

Bu zinciri kıracak, hiç mühimsenmeyen bir hareket, her şeyi altüst edecek kadar beklenmedik sonuçlar doğurabilecek bir ruh olacaktır. Her türlü pislikle yozlaşmış uydurmaları ani bir hakikatle sarsmak, ahlaklı ve iradesi sağlam Türk Irkı’nın hakkıdır.

Devletlerin dış politikalarında ulusal-yerel, etnik-dini, bölgesel-küresel kimliklerin baskın rol oynaması ve bu yapıların tamamen farklı kavramsal isimler altında gerçekte ırkçılık davaları gütmeleri, Türk iç ve dış politikasında da kimliksel analizin iyi bir şekilde yapılması sonucunu doğurmuştur. Zira gizlice yürütülen fenalık, niyetlerde aranınca önce küçük süslü bir yalana sığınılır, sonra da pek çok hainliklere, uzun bir anlam tarifi yapılır. İstenen, en çok inandırdığı şeye inanan, aldanan kimselerin yabancılığıdır.

“Irkımıza, devletimize, yurdumuza, mukaddesatımıza, şerefimize fenalık etmiş olan her millete, her dine, her rejime, fikre, cemiyet, ferde düşmanız. ‘Kinimiz Dinimizdir.’ (Gök Bilge Atsız Ata)

Tan Hu
14.10.2017
turkcuturanci.com







Facebook'a Ekle
Kayıtlı
AttilaHunTürk
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.922


« Yanıtla #1 : 14 Ekim 2017, 16:11:24 »

Benim inancım tam, Atsız gibi olacak ve onu geçecek kardeşlerimin olacağına inanıyorum. Değerli paylaşımınız için var olun kandaşım.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.047 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.