Evde yemek yapmak yasaklanıyor !!!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 30 Mart 2020, 20:25:45


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Evde yemek yapmak yasaklanıyor !!!  (Okunma Sayısı 1653 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« : 17 Ağustos 2011, 10:42:37 »

Evde yemek yapmak yasaklanıyor

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından kurulan bir ortak komisyonun nüfusu on bini geçen kentlerde evlerde yemek yapmayı yasaklamak için bir yasa taslağı üzerinde çalışmalar yaptığını öğrendik. Komisyon üyelerinden bir uzman “evde yapılan yemeklerde sağlık koşullarına yeterince dikkat edilmediği için gıda zehirlenmeleri olduğunu ve tasarının halkın sağlığını korumayı amaçladığını” belirtti. Vatandaşlar yemeklerini fast food ve normal restoranlarda veya yemek şirketlerinde yiyebilecek veya eve ısmarlayabilecekler. Tasarıyı öğrenen çeşitli kuruluş ve kişiler tepki vermekteler. Tanığım bir uzman büyük bir Amerikan yemek firmasının Türkiye’deki yatırımlarını neden arttırdığını şimdi anladığını belirtti. Ziraat Mühendisleri Odası, GDO’ya Hayır Platformu, Tüketiciler Derneği ve Ekoloji Platformu tasarıya sert tepki göstermekteler. Bu kuruluşların sözcüleri amacın aslında halka ithal GDO ürünleri, zararlı trans yağları ve tarımsal ilaçlı, hormonlu gıdaları yedirmek olduğunu belirtiyorlar. Sözcüler restoran sahiplerinin hiç sevinmemeleri, çünkü fast food zincirleri ve yabancı yemek şirketlerinin kısa zamanda tekelci bir hegemonya kuracaklarını ekliyorlar. Tasarıda yemek şirketleri için getirilen minimum kapasite koşullarının bu amaca yönelik olduğu belirtiliyor. Bu konuda ilginç bir açıklama da Mehmet Altan’dan geldi. Altan “kapsama köylerin de alınmasını, böylelikle bu gerici katmanın dağılma yoluna gireceği, bunun da Türkiye’nin demokratlaşmasına katkı sağlayacağını” söyledi.

Yukarıda yazdıklarımın tamamen hayal ürünü olduğunu söyleyelim. Adına açıklama yaptıklarımdan özür dilerim. Umarım aceleci bazı okurlar yazının gerisini okumadan ona buna göndermeye kalkmazlar.

Neden bunları yazdım? Türkiye’de ekonomiye katkı sağlayan birçok kamu kuruluşu özelleştirildi. Şeker fabrikalarının altısı geçen haftalarda özelleştirildi. Birçok kişi sanıyor ki, özelleştirilecek pek bir şey kalmadı. Çok yanılıyorlar. Daha çok şey var. Akarsular, barajlar, metro işletmeleri, ormanlar, parklar hatta cezaevleri. Neo-liberal fanatiklerin özelleştirme konusunda vizyonları çok güçlü. Sağlık sektörü adım adım özelleştiriliyor. Bugünlerde Karadeniz’de yüzlerce özel hidroelektrik santrali ormanları, dereleri yok ederek ve üreteceği elektrikte devlete satış garantisi sağlayarak yapılıyor.

Yazımın ilk paragrafını okuyanlar “yok artık, bu kadarı da olur mu?” demişlerdir. Bir düşünelim. Henüz evde yemek yapmak yasaklanmadı ama tohum yasası ile köylülerin tohum veya fidan satmaları yasaklandı. Bu da kaliteyi arttırma gerekçesi ile yapıldı. Pazarlarda köylü fideleri kesiliyor. Kuş gribi bahane edilerek aynı bakanlıklar köy tavukçuluğunu yok etmek için çaba gösterdiler. Epeyce köyde köylü tavuğu katledildi. Aslında kuş gribinin dünyada endüstriyel tavuk işletmelerinden çıktığı biliniyordu. Sağlık gerekçeleri ile az kalsın köy tavukçuluğu tümden yok edilecekti.

Evet, henüz restoranlara büyüklük sınırlaması getirilmedi ama tütün yasası ile yeni sigara fabrikaları veya atölyelerinin kurulmasını engellemek için kapasite sınırlamaları veya yeni makine kullanma zorunlulukları getirildi.

Artık sadece özelleştirme silahı kullanılmıyor. Kamulaştırma da kullanılmakta. İzmir’de Efemçukuru köyünde arazilerini altıncı firmaya satmak istemeyen köylülerin toprakları kamulaştırılıyor ve şirkete veriliyor. Neo-liberal fanatiklerimiz bunun bir açıklamasını sanırım bulmuşlardır.

Neo-liberalizmin yapmak istediğinin bir çeşit köleliğe geri dönüş olduğu açık.

Prof. Dr. Tayfun Özkaya
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Giray-han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.212



« Yanıtla #1 : 18 Ağustos 2011, 13:11:33 »

Doğru tespitler bunlar, kandaşlarım. Ülkemizin bereketli topraklarının yabancı, terminatör geni ile dolu olan bu tohumları ile kirletmeye çalışanlar utansınlar. Bir avuç para için. Ülkemizde birazda özenmeyle gidip amerikan fast food restoranlarında yemek yiyen insan sayısı iyicene çoğalmaya başladı.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
ArslanYürekliTürkmen
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 295


Ergenekon'dan doğduk , Börteçine Ularken


« Yanıtla #2 : 18 Ağustos 2011, 14:59:42 »

Özelleştirme yapılabilir ama ne zaman yapılır? Ben söyleyeyim: Özelleştirme sadece kar etmeyen kurum ve kuruluşlar için yapılır.Ama bizim hain ve satılmış medya ve siyaset mensupları özelleştirmeyi gerekli ve normal birşeymiş gibi mankurt ırkımıza inandırmaya çalışıyor.Birde özelleştirmenin yapıldığı durumlar için küçük bir örnek vereyim.Özelleştirme kavramı ilk olarak İngilterede 1970 yılında ortaya çıkmıştır.2. dünya savaşından çıkan İngiltere ağır sanayisinin tamamına yakınını kamulaştırmıştır.Ve bu yüzden aralarında rekabet olmayan(memur zihniyeti diyebiliriz) ağır sanayi kollarının veririmliliği büyük ölçüde düşmüştür.Bunu önlemek açısından dolayı İngiltere'de ağır sanayinin bir bölümü özelleştirilmiştir.Yani burdan çıkaracağımız sonuç; verimsiz ve işlemeyen bir kurumu rekabeti arttırmak için özel sektöre devretmektir.Şimdi Türkiye'ye dönüp bakıyoruz.İlk olarak Türk Telekom'u inceleyelim.Bu verdiğim örnek ve açıklamalara Türk Telekom'um uyduğunu sanmıyorum.Çünkü Türk Telekom Türkiye'nin altın yumurtlayan tavuğudur.Çünkü kamunun en çok kar getiren kurumlarının başında gelmekteydi.Ve satıldığı zaman satılacağı miktarın çok yakınını kendi hesaplarında nakit olarakta bulundurmaktaydı(yıllık kazanç miktarı).Sadece Türk Telekom değil, bir çok önemli kazanç getiren kurumumuz yani ülkemizin ve ırkımızın bel kemikleri arap döllerine ve onun uzantılarına peşkeş çektirilmiştir.A.k.p denen hain kuruluştan kurtulmamız halinde, yeni kurulan hükümetin yapıcağı ilk iş yeni çıkartılan yasalarla özelleştirdiğimiz önemli kurum, kuruluş, ve madenlerimizin tekrar Türk Irkı'na kazandırılması hedef edinilmelidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK'ün Dini Türkçülüktür.
 
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.047 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.