Doğu Akdeniz'e Enver'in Karadeniz'e Çıktığı Gibi Değil, Kemal'in Samsun'a Çık.
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 19 Kasım 2019, 15:28:03


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Doğu Akdeniz'e Enver'in Karadeniz'e Çıktığı Gibi Değil, Kemal'in Samsun'a Çık.  (Okunma Sayısı 2214 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« : 06 Eylül 2011, 23:40:02 »

Murat Yetkin Radikal'deki köşesinde "üst düzey bir yetkiliye" dayandırarak şu sözleri aktarıyor :

"Cehenneme kadar yolları var"

Kastedilen İsrail ve son yaşanan olaylar. "Üst düzey yetkili" İsrail'e uluslararası hukuka nasıl uyacaklarını göstereceklerini belirtiyor.

Şizofren toplumların şizofren devletler üreteceği veya şizofren devletlerin şizofren toplumlar yaratacağı tezi için ideal bir test ortamı Türkiye-İsrail ilişkileri.

Bir yanda boynunda dünyanın en güçlü musevi lobisinin taktığı cesaret madalyası
Diğer yanda "one minute" show...

Bir yanda dünyanın en güçlü Yahudilerine (Bkz. Soros) açılan kapılar...

Diğer yanda İsrail hükümetine ultimatomlar...

Bir yanda AKP'ye övgüler düzen, Tayyip Erdoğan'ı yükselten İshak Alaton

Diğer yanda AKP hükümetinin hedefindeki Netanyahu....

Aslında dünyadaki kırılmaları takip ettiğinizde çok da şaşırtıcı bir tablo değil. ABD içinde yaşanan İsrail  kırılması ile İsrail devleti içindeki kırılmalar Tayyip Erdoğan'a istediği delikanlı pozunu oynama fırsatını veriyor.

ABD, iç politika dengeleri nedeni ile  İsrail'e karşı açıktan alamadığı tavrı Tayyip Erdoğan'a ihale etmiş durumda.

İsrail içindeki "sol" kanat, mevcut aşırı sağcı ve deli saçması (Lieberman) hükümetin yediği şamardan memnun.

Ve tabi bütü bu hengame arasında, Türkiye'yi İran'ın hedefi haline getiren ve nihai olarak İsrail'in stratejik hedeflerine birebir uyan füze kalkanının onaylandığını da unutmayalım.

Anlayacağınız Türk devletinin gördüğü emperyal rüyaları birileri çok güzel manipule ediyor ve en az 50 sene sonra çıkılması gereken emperyal yolculuğa beşeri, teknolojik sosyal ve ekonomik altyapısını olgunlaştırmadan erken çıkararak tuzağa çekiyor. Hakkari'ye hakim olamayan bir devlete Akdeniz rüyaları gördürüyor.

Daha yeni kendi gemisini yapmaya başlayan bir devletin, Alman teknolojisi ile donatılmış bir donanma ile Akdeniz'de emperyal rüyalar görmeye başlaması bu tür bir hallüsinasyon projesi.

Aynı Almanya'nın İsrail'e, Doğu Akdeniz'de kullanması için  nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip Dolphin sınıfı denizaltıları yeni  sattığı ve 2012 yılına kadar yeni teslimatların yapılacağı gerçeğini de bu tabloda bir yere oturtmak gerekiyor.

Almanların Türk Devleti'ni tarihte nasıl daha önce gaza getirip savaşa soktuğu hatırlandığında benzetme kaçınılmaz :  Doğu Akdeniz yeni Sivastopol, Tayyip Erdoğan yeni Enver olabilir mi?

Bu benzetmelerin bilimselden çok sezgisel temellere dayandığının farkındayız fakat bu önümüzdeki daha bilimsel bir gerçeği görmemize engel değil. O da şu ....

Kıbrıs'a hakim olmayan Doğu Akdeniz'e hakim olamaz...

Hele hele Doğu Akdeniz'de İsrail'e kafa tutmaya başlayan bir devlet için Kıbrıs temel şarttır.

Peki sizce Kıbrıs'ı Rumlara ve AB'ye teslim etmek için elinden geleni yapan AKP hükümetinin mevcut Kıbrıs politikası ile yeni İsrail politikası ne kadar uyumlu?

Bir taraftan Kıbrıs'ı AB ve Rumlara peşkeş çekip, diğer taraftan "Doğu Akdeniz'de ben de varım" demek mümkün mü?

Bu sorunun cevabı net.

En azından Tayyip Erdoğan'ı yönlendiren üst düzey devlet yetkililerinin kafasında bu sorunun cevabının çok net olması lazım.

Bu durumda; İsrail gibi terörist bir devlete karşı benimsenecek ve benimsenmesi gereken bu yeni siyasi stratejinin başarılı olması için, aynı devletin Kıbrıs konusunda bu güne kadar sürdürdüğü politikada geri vitese takması gerekiyor.

Daha geçenlerde İsrail'in sınırlarını delerek Suriye'yi bombaladığını hatırlayan bir devletin, Kıbrıs'ı AB ve Rumlara terkettiği durumda, İsrail'e değil Doğu Akdeniz'de İskenderun limanında bile kafa tutamayacağını görmesi lazım.

Görüyor mudur?

Kesinlikle.

Sorun görmek değil, yıllardır sürdürülen , müttefik eksenli denge politikaları ile paralize olmuş bir vücudu gördükleri doğrultusunda harekete geçirmektir.

Sorun Davudoğlu'nun hayalperest akademisyenliği ile dünya gerçekleri arasında sıkışıp kalmaktır.

Ermenistan Devlet Başkanının açıkca topraklarına göz diken demeçlerine gülümseyerek susan bir Cumhurbaşkanı ile karşılayan bir devletin İsrail'e karşı sergilediği bu cevvalliğin arkasındaki temel yapısal çelişkiler giderilmezse Türkiye Akdeniz'de ancak İDO feribotları ile varolabilir, savaş gemileri ile değil.

Muavenet'in hesabının soramamış bir devletin Mavi Marmara'nın hesabını geç de olsa sormaya yeltenmesine itirazımız olamaz.

Fakat bu gibi durumlarda ülkelerin başbakanlarının donanmalarının motor ve seyrü-sefer teknolojilerinin ayrıntılarına bile hakim olması gerekir.

Bu gibi durumlarda ülkelerin başbakanlarının USS liberty vakasını bilmeleri gerekir. (Bkz. İsrail Doğu Akdeniz'de Sahibini Bile Isırmıştı başlıklı yazımız)

Bu gibi durumlarda , en büyük kazığın düşman İsrail'den değil, Ortadoğu'da denge politikaları için şeytanla her türlü pazarlığa oturabilecek dostlardan (Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan) geleceğini bilmesi gerekir.

Tayyip Erdoğan'ın bunlardan haberi olmadığına eminiz.

İshak Alaton'un gölgesinde yeşermiş bir fidanın İsrail'e gerçek ve uzun vadeli temel bir karşı siyaset geliştiremeyeceğinden de eminiz.

Umarız, Murat Yetkin'e telefonda "cehenneme kadar yolları var" şeklinde tavır koyan devletin üst düzey yetkilisi farkındadır.

İsrail gibi terörist bir devlete karşı hukukun, hakkın ve ulusal çıkarlarımızın bayraktarlığını yapmak güzeldir. Emperyal rüya görmek güzeldir.

Umarız bu rüya Enver'in değil, Mustafa Kemal'in gördüğü cinstendir.

Açık İstihbarat
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Kurultay Bozkurdu
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 604


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #1 : 06 Eylül 2011, 23:48:05 »

Bu andavalın, Enver Paşanın ne kadar başarılı olacağını ama Paşayı harcadıklarını bilmediği aşikar, böyle beyinsizlerin yazılarını koyarak bence otağı kirletme, başlığa bakan Enver Paşa karşıtıyız sanar. Bu arada yazıda geçen, ikilemlerin tek kaynağı günümüzde geçerliliği olan kapitalizm ve onların su başıcılarıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #2 : 07 Eylül 2011, 00:07:31 »

Başlığa bakıp geçenden hayır gelmez zaten kimseye birşey kanıtlamak zorunda değiliz.Senin sevdiğin kişileri ben sevmek zorunda değilim.Beyinsiz dediğin kişinin yaptığı işi milyonda birini yapamayan sana ne demeli bilemiyorum artık.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
KANIKEY
Kurultay Bozkurdu
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 604


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #3 : 07 Eylül 2011, 00:34:03 »

Benim sevdiğim kişiler hakkında hükme varırken dikkatli ol malumunuz burası Türkçü bir otağ ve Türkçülük, turancılık için mihenk taşı olmuş değerleri birbirleriyle kıyaslamak yanlışına hic birimiz düşmemeliyiz, Başlığa bakan kendi içimizden değil dışarıdan olur ve '' işte kendi içlerinde bile değer unsuru gördüklerini birbiri ile kıyaslıyor'' derler,  biz biliyoruz ki taş yerinde ağırdır ve her taşın da kendine göre  bir ağırlığı vardır. Gerek Mustafa Kemal ATATÜRK gerekse Enver Paşa, birbirleriyle kıyaslanamayacak başarılara imza atmiş birer yolbaştır. Biri bu ülkenin temelini atmış diğeri ise destanlara yakışır bir Turan ülküsü, sevdası ile bize örnek olmuştur. Böyle bir başlık kesinlikle yanlıştır, neye, kime göre diye soracak olursan, Türkçü çizgide ilerleyen gençlerin olduğu bu otağa yanlıştır.. Ama bu başlığı git kemalist geçinen şahısların sitelerinde aç, sorun teşkil etmez bile çünkü şuursuzca kabul gördükleri bazı doğrular var ve gerisinde kalanı yok sayma huyları var, orda yer bulur bu başlık ve oraya aittir. Ama bu otağda nispeten bile olsa, kinaye bile olsa, asla kıyaslamalı başlıklar açılmamalı, sözkonusu iki büyük Türk ise hele... Sen şimdi bana ,ben kimi sever severim dersen, burda bu kadar insanı çiğnemiş olursun, bizler kendi liderlerimizi, büyüklerimizi, herkes gibi görmeyiz ve kim diye adlandırmayız onları.. Bana gelince, benim ne yaptığım ve nelerle ne kadar meşkale olduğum bir beni bir de beni ilgilendirir. Sen ne yaptın, sayacağın şey kafa - göz dağıtmaksa tamam sen bunları yapamay devam et, Tüm milletim adına... Bende yazınsal olarak bin okuyan bulmasam da bir okuyan umuduyla yazmaya devam edeyim. Olur mu?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Hun_Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 952


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #4 : 07 Eylül 2011, 00:45:59 »

Atatürk İttihatçılar için ne diyordu?

“İttihat ve Terakki reisleri hükümet kuvvetini meşruluk prensiplerine aykırı olarak, şahıslarında toplamışlar ve serbest seçimle gelen bir millet meclisi yerine asker kuvvetine dayanarak zor ve şiddet kullanmışlardır. Bu fikrimi İttihatçı arkadaşlarıma söyledim, durdum, fakat anlatamadım.”

“Sofya’da ataşemiliter bulunuyordum. Harp çıktı. Alman askeri ıslahat başkanı Liman Von Sanders’in Çanakkale’yi savunacak ordunun başına geçtiğini de henüz bilmiyordum. Osmanlı ordusunda hemen seferberlik yapılması bile düşünelecek bir mesele iken devletin Karadeniz’de hâlâ bugün bile nasıl geçmiş olduğunu öğrenemediğim bir olay üzerine harbe girilmiş olmasından şikayetçi idim. Bu şikayetlerim o vakit ne kadar manasız sayılmıştı. Çünkü ben yalnız şikayetçi olduğumu söylemiyordum. Almanlarla beraber olanlar yenileceklerdir diyordum.”

“İtiraf ederim ki, eski Osmanlı devletinin harb-i umumiye nasıl bir maksat ve gaye ile girdiğini, yani harbe iştirakten maksud olanın ne olduğunu anlamış değilim. Harbe girdikten sonra idare nokta-i nazarından yapılan hatalar çoktur. Bir milletin kuvayı asliyesi kendi hayatını ve mevcudiyetini müdafaa içindir. Fakat kendi mevcudeyetini unutup da kuvvetini herhangi yabancı bir gaye için istimal etmek katiyyen gayrı caizdir. Harbi sevk ve idare edenler, harb-i umumide kendi mevcudiyetimizi unutarak, tamamen Almanların esiri olmuşlardır. Esasen memleketi müdafaaya gayrı kafi olan kuvvetlerimiz Galiçya’ya, Makedonya’ya, İran ovalarına gönderilerek, serserilik etmişlerdir. Bu sebeple idarei harpte tadad olunamayacak kadar hatalar vardır. Bu hataların mesul-i yeganesi Enver Paşa’dır.”

“1.İçerde hükümeti güçlendirmek. Beslenmeyi sağlamak. Yolsuzlukları en aşağı haddine indirmek. Harbin uzaması yeni kayıplara sebep olsa da, elimizde ve gerimizde kalacak bölgeleri ve halkı dayanmaz ve çürük halde bulmamalıyız. Memleket sağlam bir hareket üssü halinde kalmalıdır.

2. Askeri politikamız bir savunma politikası olmalı, elimizde bulunan kuvvetleri ve bir tek neferi sonuna kadar saklamalıyız. Memleket dışında da bir tek Türk askeri kalmamalıdır.” (İttihatçı liderlere sunduğu 1917 tarihli eleştiri raporu)

“Enver Paşa bana Hindistan’a doğru sefer yapmak isteyip istemediğimi sordu. Emrime üç alay vereceklerdi. İran’dan halk ayaklandıra ayaklandıra Hindistan’a kadar gedecektim. Ben o kadar kahraman değilim, dedim. Talat Paşa niçin bu görevi kabul etmediğimi sorduğunda da, bize bir harita getirsinler, dedim. Durumu gösterdikten sonra da ‘Hem niçin üç alay? Tek bir adam gönderin yeter. Nasıl olsa kendi kuvvetini kendi yapmaya mahkum değil mi?’

‘Bu fedailiği üstüne almalı idin.’

‘Eğer böyle bir şeye imkan olsaydı, sizin emrinizi beklemezdim. Kendim gider, kuvvetler bulur, Hindistan’ı fetheder ve imparator olurdum’ cevabını verdim.”
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KANIKEY
Kurultay Bozkurdu
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 604


kün tuğ bolgıl kök kurıkan...


« Yanıtla #5 : 07 Eylül 2011, 00:54:39 »

Ne güzel belgelerle geliyorsunuz ama biliyor musunuz herkes için bir belge vardır, Başbuğumuz ATATÜRK için, Atsız Atam için, Gaspıralı için, Akçura için, Galiyev için.... Doğru dediğimiz şey eğer bir ülküyü oluşturacaksa; İnandığımız şeydir, neye inanıyorsak o bizim doğrumuzdur, o bunu , şu şunu dedi gibi raporlar, belgeler sadece fettullahçi bir zihniyetin, kendini haklı çıkarma eyleminin, ılık su dan sıcak suya politikasıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
oguz sad
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 07 Eylül 2011, 12:59:48 »

Başlığa takılıp kalmayın, yazıda tek satır hata yok.

Yazar günümüzü geçmişte yaşanan olaylarla kıyaslayıp son derece güzel bir yaz yazmış.

İlave olarak; yazıyı okumadan tek satır yazan olursa iletileri silinecektir. Yorumlar yazının içeriğine dair olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.067 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.