ÇÜRÜK BİR TAHTA
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Kasım 2017, 19:46:18


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ÇÜRÜK BİR TAHTA  (Okunma Sayısı 67 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 600


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« : 29 Ekim 2017, 20:04:12 »


Türkçüler hürriyetinden, haklarından ve çıkarlarından vazgeçmek sureti ile disiplini ayakta tutmak ve onu korumak hedefiyle; kutlu saydığı değerlere saldıran ve kendi gibi serserilerden saygı gören pervasız soysuzlara yazı yazma gereği duyarak çok değerli zamanından bir an çalmak zorunda kalır. Bu pervasız serseriler bizim de kendisi gibi işkembe kazanında kaynadığımızı zanneder! İstenen bizim yara almamız değil, değerleri yaralamış olmaları ve küçük zaferleridir. Nitekim haysiyetsizlik Türkçünün başa çıkamadığı fakat her daim karşılaşacağı eski bir silahtır.

Milli bilince ve onura sahip olmak ancak Türk tarihi içinde yoğrulmayı, araştırıp, okumayı gerektirir. Kudretsiz çürük itirazlar yazgının belirlenmiş yükü altında, tezattan tezada düşmeye razı olan halk yığınlarının kaderidir. Erdemi, ümit ve sükunu kendilerinde bulamayan şuursuz akıllar başkalarında arar ve sessizce uzaklaşarak takip ettikleri laik koşucuların peşine takılırlar.

“Şimdi, insanlığın son merhalesi olan şuurlu, inançlı ve istekli “millet” dururken onu kaldırıp yerine şuursuz, her kalıba girmeye elverişli, ham madde halindeki “halk’ı koymakta ne mana var? Bu sözlerime karşın hemen Atatürk kalkanıyla karşımıza dikileceklerini, “Öyle ise Atatürk kurduğu partiye ne diye Halk Partisi dedi?” diye soracaklarını biliyoruz.”(Gök Bilge Atsız Ata)

 “Irkçılık, milleti parçalamak değil, mütecanis bir millet kurmak ülküsüdür. Irkçılığın milleti parçalamak olduğunu söyleyenler, bu milleti Halk Partili ve Halk Partili olmayan diye birbirine düşman iki bölüme ayıran İsmet İnönü gibi zavallı ihtiyarlarla ibn‐i zaman olan Hasan Ali ve Fatih Rıfkı gibi biçarelerdir….Görülüyor ki ırkçılığın milli birliği bozduğu hakkındaki iddia boştur. Bu memlekette, zaten bir vatan hainliği olan komünizmden başka milli birlik bozan fikir yoktur. Irkçılığın aleyhinde bulunanlar Türkçülüğün düşmanı olan dönmelerle, masonlar ve Halk Partililer yani Kemalistlerden ibarettir.” (ORKUN, 1951, Sayı:21-Gök Bilge Atsız Ata)

Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan ılımlı laik siyasi hareketler, sert bir Türkçü hamle ile cereyan etseydi, çürük ulusalcı kafaların mevcudiyetinden mevzubahis olunmayacak, Türkçü Devrimlerin hayata geçirildiği bir “ülkü cennetinde”, inkılapların gündelik sosyal değerlerinden bahsediyor olacaktık.

“Irkçılıkla Kemalizm arasında bir ölçüştürme yapmak gerekirse şöyle denebilir: Irkçılık, bizden olmayanların bize hep ihanet ettiklerini bilmekten doğan tarihi bir gerçeğe, Kemalizm ise otuz yılın yalan‐dolan propagandasına dayanmaktadır. Onlar şunu bir lahza unutmasınlar ki dayandıkları sahte mabut yıkılmakta, onun yerine hakikat ve fazilet gelmektedir. Hani, nerede kaldı o eski çığırtkanlıklar? Artık gözleri açılan çoğunluk şirretçe tahriklerin ardından gitmiyor, değil mi? Artık Kemalizm bayrağını açan dergiler yaşamıyor değil mi? Muzdarip Türk milleti ağır başlı hakikatlerle karşılaşmak ve biraz refaha kavuşmak istiyor. İşte, Moskof hayranı milli şefleri çürük bir tahta gibi yıkılıp bir paçavra gibi kenara atıldı. Bugün herhangi bir adamdan farkı var mı? Olamaz, çünkü kıymeti hakikaten değerli olduğundan değil, sahte reklâmlardan doğuyordu.” (ORKUN, 1951, Sayı:21-Gök Bilge Atsız Ata)

Atsız Ata, tevkif edilmesine sebep olacak olan “Konuşmalar” adlı bir dizi makalesinin ilkinde şu şekilde seslenmektedir: “Türkler acayip bir millet oldu. Kendisine yapılan fenalıkları unutuyor. Kendisinden başka hiç kimseye düşmanlık gütmüyor. Evet, Türkler kendilerine düşman bir millet oldular. Kendilerini yok edecek ne varsa ona sarılıyor, kendisini yükseltecek ne varsa onu tepiyor. Nurcu oluyor, Arapçı oluyor, Moskofçu oluyor fakat Türkçü olmuyor…”

Türklük aleyhinde yapılan türlü dalaverenin beyinleri bulandırdığı bir zamanda, bütün gayelerin sefaletinin farkına varmak Türkçülere düşer. Türkçülük ışığı ile nice karanlıklarda yolumuzu bulmayı öğrendik. Düşüncelerimize yıkıcı istikamet veren boş ihtirasları çoktan yerle bir ettik. Zira çürük tahta çivi tutmaz.

Türkçüler ne komünistlerin tehditlerine, ne de Cumhuriyetçilerin adi nümayişlerine hesap vermeye mecbur değildir. İrademizdir..

………………………..

Tan Hu Emre
29.10.2017
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.043 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.