Cumhurbaşkanı Gülllüyan´dan Fransa'ya yasa tepkisi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 11 Ağustos 2020, 19:30:31


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cumhurbaşkanı Gülllüyan´dan Fransa'ya yasa tepkisi  (Okunma Sayısı 4691 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hun_Kurt
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 951


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« : 24 Ocak 2012, 16:11:17 »

Cumhurbaşkanı Gül'den Fransa'ya yasa tepkisi
Fransa'da kabul edilen 'soykırım yasası' ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den açıklamalar geldi
24 Ocak 2012 Salı, 14:39:17

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Fransa senatosunda kabul edilen Ermeni teklifine ilişkin ''Senatodan çıkan bu kanunu esefle kınamis gibi yapiyorum. Fransa gibi Avrupa'nın önemli bir ülkesi dünden itibaren ifade özgürlüğünde ,isabetli bir karara imza atarak, soykirim özgürlügünü kısıtlayan ülkeler kategorisine girmiştir'' dedi

               
         
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hun_Kurt
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 951


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #1 : 24 Ocak 2012, 16:36:52 »

Fransanin aldigi karar AKP nin gönlünden gecen görüs degilse benimde adim Tanri dagi degil allah dagi olsun . Dersim isyaninda geberen on bin kisi icin özür dileyen iktidar on binlerce gebermis ermeni lesi icin özür dilemezmi ? Öyle olmasa cumhurbaskani güllüyan soykirim vardir diyen Orhan pamuku niye kirmizi hali sererek karsilasin ? Bunlar degilmi Özalin izinden gidiyoruz diyenler ? Özal ABD ye bir resmi gezisinde yanindaki yaveri Kaya toperiye dönerek aynen su ifadeleri kullaniyor Artik taniyalim bu ermeni soykirimini her yerde önümüze engel cikariyor .  Simdi bizim hükümet cikip ermenilere soykirim yaptik diyemedigi icin , ne malum Fransayi konusturuyorlar ? RTE Dersim icin özür dileyerek ermeni yalaninin önünü acmis olamazmi ? Fransayi cesaretlendirdi sonucta Tehcirde öyle veya böyle on binlerce ermeni geberdi Simdi bunlari soykirim kategorisinde üzerimize yikmak istiyorlar . Bunlar göstermelik tepkiler Kamuoyunun gazini almaya yönelik . Fransanin tutumu avrupa geneline yayilirsa RTE cikar özür diler .
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

çakırtunga
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 32


« Yanıtla #2 : 24 Ocak 2012, 16:59:14 »

Gönüllerinden geçen tabiki soykırımın tanınmasıdır.Kafa adamlarının kanında gürcülük,k*rtlük,ermenilik,araplık olan bir parti.Bunlar Türklüğe zarar verecek herşeyi gönüllerinde sinsince saklar.Aynı b*kları osmanlı zamanında da yemişlerdi.Devşirmeler,azınlıklar yine yakacak Türk Milleti'ni.Koskoca bir millet pat diye yok olmaz.100 yıl önce bir vurdular millet yok olmadı.Şimdi yine aynı şeylerle vuruyorlar.Yine yok olmazsa 50 yıl sonra bir daha vururlar.Din kardeşi diye arkanı kollamazsan yapacaklarını yaparlar.Onlar müslüman olsada Türklükten nefret ediyorlar.Bir tek bizim saf milletimiz gerçekten kardeş görüyor diğer müslümanları.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 24 Ocak 2012, 17:01:25 »

 Dua edelim de Ermeniler müslüman değil. Eğer olsalardı, bugün 2000 yıllık kardeşilerimiz olacaklardı. Çok şükür Tanrım!!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Altay Kağan
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 287


« Yanıtla #4 : 24 Ocak 2012, 17:19:26 »

Dua edelim de Ermeniler müslüman değil. Eğer olsalardı, bugün 2000 yıllık kardeşilerimiz olacaklardı. Çok şükür Tanrım!!!
Sırıt Sırıt
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Hun_Kurt
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 951


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #5 : 24 Ocak 2012, 17:56:34 »

Gönüllerinden geçen tabiki soykırımın tanınmasıdır.Kafa adamlarının kanında gürcülük,k*rtlük,ermenilik,araplık olan bir parti.Bunlar Türklüğe zarar verecek herşeyi gönüllerinde sinsince saklar.Aynı b*kları osmanlı zamanında da yemişlerdi.Devşirmeler,azınlıklar yine yakacak Türk Milleti'ni.Koskoca bir millet pat diye yok olmaz.100 yıl önce bir vurdular millet yok olmadı.Şimdi yine aynı şeylerle vuruyorlar.Yine yok olmazsa 50 yıl sonra bir daha vururlar.Din kardeşi diye arkanı kollamazsan yapacaklarını yaparlar.Onlar müslüman olsada Türklükten nefret ediyorlar.Bir tek bizim saf milletimiz gerçekten kardeş görüyor diğer müslümanları.


                   Kutlarim Cakirtunga anda Aynen dedigin gibi .


AKP'li vekil Ermeniler'den özür diledi!
''Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum”
AKP'li vekil Ermeniler'den özür diledi! “1915’te Osmanlı Ermenileri’nin maruz kaldığı Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”

                         Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
http://haber.gazetevatan.com/akpli-vekil-ermenilerden-ozur-diledi/425110/1/Haber


                           
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

ANKARALI GÖKTÜRK
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 2.261


BİR HAKAN GİDER BİN HAKAN GELİR !..


« Yanıtla #6 : 24 Ocak 2012, 18:44:45 »


              Siyaset yutacak adam arar. Bu tip söylemler bomboş işler. Gerçek düşünceleri besbelli. herşey ortada. Sonrada bir kandırmaca. Ne de olsa millet yiyecek !.. Ama budun bunları yemez. Bu arada Tayeçem doğru demişsin. Bunlar umarım din değiştirmez. Benim bildiğim Karadeniz'de ki hemşinliler müslümanlaşmış ermeni. Bu konuyu bilen varsa desin Kandaşlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
ULAK_ KURT
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 440



« Yanıtla #7 : 25 Ocak 2012, 00:02:05 »


              Siyaset yutacak adam arar. Bu tip söylemler bomboş işler. Gerçek düşünceleri besbelli. herşey ortada. Sonrada bir kandırmaca. Ne de olsa millet yiyecek !.. Ama budun bunları yemez. Bu arada Tayeçem doğru demişsin. Bunlar umarım din değiştirmez. Benim bildiğim Karadeniz'de ki hemşinliler müslümanlaşmış ermeni. Bu konuyu bilen varsa desin Kandaşlar.


Hemşin Gerçeği


Biz insanlar farkında olalım veya olmayalım dünya
tarihi ve Türk tarihi yeniden yazılıyor. İnsanoğlu ister istemez bunun canlı
tanıklarıdır. Eğer bugün burada bir şeylere ilgisiz kalınıyorsa, bu durum
bilgisizlikten kaynaklanıyor. Dünya hızla büyük çatışmalara sürükleniyor. Pek
çok olayın arka planında ülkelerin veya milletlerin “var olma mücadelesi”
vardır. 3.bin yıldaki küresel algı ise”Herşey benim olsun” bencilliği ve
dayatması ile insanlığı tehdit eden bir sürece girmiştir.

“Hemşin’in Tarihi Köklerine Doğru” adlı tarih
araştırması yaptığım sırada, bazen İstanbul’daki Ermeni kilisesine (Kumkapı
-Patrikhane karşısı) giderdim. Elimdeki Ermenice metinlerin tercümesi için
A.S’den yardım istedim. “1885’te Kafkasya’da Halkların Münasebetleri” adlı bir
metin uzun gayretlerime rağmen tarafıma verilmedi. Nedenini tahmin etmekteyim.
Zira bu kitaptaki bazı gerçekler Ermenileri rahatsız edecek türdendi. Orjinali
Ankara’da Milli kütüphanededir. Bu süreç içerisinde direktör A.S ile çok uzun
sohbetlerimiz oldu. Hatta birgün bana, “Biz Ermeniler kimiz, bizim tarihimizi
de yazabilirmisiniz? diye sorunca ; gayet doğaldır ki, şaşırdım. Ciddi olup
olmadığını kestiremedim. Telefondan yanımıza kilise kütüphanesinin müdürü K.
Beyi çağırdı. Benimle tanıştırdı. Yanında Ermenileri anlatan küçük çaplı bir
kitabı bana takdim etti. Latin harflerle Türkçe yazılmıştı. Kitabı okudum.
Ancak bu kitapta Ermenilerin kökeni hakkında bir fikre ulaşamadım. Vatanları
hakkında ise, Hint-Avrupa, Anadolu, Kenan Ülkesi ( İbrani yurdu ), Balkan’lar
derken karışık bir durumla karşılaştım.

Araştırma kitabım “Hemşin’in Tarihi Köklerine Doğru”
adlı eserde bu ve benzeri sohbetlerdeki bilgi ve istihbarat niteliğindeki
duyumların hiçbirini yazmadım. Amacım polemik yaratmak ve birilerini istismar
etmek değildi. Bu hem etik kurallara hem de vicdan sınırlarını zorlardı. Ancak
anlaşılmaktadır ki, bu tür münasebetlerde artık bizde muhataplarımızın metodunu
kullanmak zorundayız. Bu bakımdan Ermenilerin Rize-Hemşin ve doğuya doğru
Batum’a kadar yaşamakta olan Hemşin halkı üzerinde “Etnik Ayrılık” boyutunda
gizli faaliyetlerini bilmekteyiz. Yöresel Hemşin şivesi içindeki bazı Ermenice
kelimelerin varlığı bilinmektedir. Bunu yadsımak mümkün değildir. Bunun üç
önemli ayağı vardır. Dini telkin ve vaazlar yoluyla bugünkü Hemşinlilerin
ataları olan Arsak-Partlar( Saka’ların bir kolu) Oğuz’un Gregoryen mezhebine
bağlı Hristiyandılar. Nur saçan Aziz Greguvar Oğuz Türkü idi. Zamanla Oğuzlar
içinde Ortodoks ve Gregoryen mezhepler çatışması doğdu. Bu iktidar mücadelesine
dönüştü. Hem bu konu hemde Ermenilerin Bizans’la olan sorunlarını aşmak için,
M.S 632’de “Divin Konseyi” toplandı. Ermeniler tarihlerinde soykırımını
Bizans’tan görmüştür. M.S 200.yıllarda Balkanlara sürgün edilen 170 bin Ermeni
Bizans İmparatoru emri ile katledilmişlerdir. Bu konseyde alınan karalar
gereğince; Oğuz’un Gregoryan boyları Erivan’daki Ermeni Kilisesi’ne, Oğuz’un
Ortodoks olan boyları ise, Tiflis’teki Gürcü Ortodoks kilisesine bağlandı.

Bugünkü Hemşinliler Oğuz’un Üçoklar boyuna mensup
,Bayındır koluna intisap ederler. Ermeniler Hristiyan dinini Türklere Ermenice
anlattıkları için Türk boyları içinde Ermenice kelimelerle Türkçe Dil
bilgisinde (Grameri) uygun bir ağız ortaya çıkarmıştır. Doç.Dr. Turgut Günay,
“Rize ili ve Ağızları” isimli kitapta; Hemşinliler’in Balkar Türkü olduklarını,
‘’Göçebe ve koyuncu Türkleridir” demektedir. Ayrıca yazar “Hemşinlilerin
Başkurt ve Kazak Türklerinin geleneklerini yaşatıyor olmasını, bunların
köklerinin Türk olduğunu göstermektedir” diyor. Düğünde, damat evinde koç
istenmesi, damada şekerleme baklava vs. ikram edilmesi , eski Türk
geleneklerdendir. Bu durum bu gün halen Hemşin toplumunda yaşatılmaktadır

Hemşinliler çok iyi at binerler. Yayla düğünlerinde at
yarışları düzenlenir. Bu yarışlarda usta biniciler atın kuyruğunu “gopça”
şeklinde bağlarlardı. Bu gelenek Malazgirt savaşında Alparslan; süvarilerine bu
şekilde bağlamalarını emreder. Savaş sırasında Bizans Ordusu içindeki Kıpçak,
Kuman ve Bulgar Türkleri bunu görünce ; “ Bunlar Türk, biz bizden olanlarla mı
savaşıyoruz” diyerek saflarını değiştirmişlerdir. Doğu Karadeniz’de Hemşin
köylerinin pek çoğunda “cirit düzleri” nin olması bunu kanıtlayan yerlerdir.
Ayrıca İngiliz Kraliyet askeri tarihçisi William David Allen “Kafkasya
Harekatı” Türk-Rus savaşlarının tarihi adlı eserinde; Kars’ın Ruslar tarafından
kuşatıldığında Gazi Ahmet Muhtar Paşa çok hızlı hareket edebilen gayri nizami
bir seçkin süvari birliği oluşturulmasını ister. İşte bu gençler Hemşin’den
seçilir. Ali Reis öncülüğünde o güne kadar hiçbir savaşta görülmemiş bir
taktikle, düşmanın (cephenin) arka planlarına sarkarak lojistik imkanlar,
yatakhaneler ve yemekhaneler tahrip ediliyor. W.Allen bunun tarihte ilk
“gerilla usulü savaş” taktiği olduğu ve Hemşin gençlerinin cesaretini
hayranlıkla anlatıyor. Ayrıca geçmişte bununla ilgili Hemşin’de bir espri
vardır. “Ata binemeyen Hemşin gencine kız vermezler” derlerdi. Ata iyi binene
lakap olarak “Polo” denir. Bu isimde kişiler halen mevcuttur. Ayrıca Amerika’da
yine at üstünde oynayan Polo Sporu geliştirilmiştir. Oyunun menşei OrtaAsya
Türklüğüdür.

Her Hemşin ailesinde mutlaka bir cirit yapabilen biri
olurdu. Diğer bir at sporu ise; atla sürüden kuzu yada oğlak kapmadır. Bunun
benzerini Kazakistan’ın eski başkenti Almaata’da seyrettim. Hemşin düğünlerinde
at yarışları düzenlenirdi. Şimdilerde at sayısı çok azaldı. Bu yarışlarda ilk
dört sırayı alan atlar, kırmızı,sarı, yeşil ve sonuncu olan siyah renkte şal ve
yazma hediyeler atın boynuna takılırdı. Bu renkler Türk/Türkmen milli renkleri
gibidir. Kilimlerde/Keçelerde, işlenen yün çoraplarda ve yazmalarda bu renkler
çok belirgindir.

Bir insanın doğuştan milliyetini seçmek yada tercih
etmek gibi bir yeteneği yoktur. Irk “insan türünün nispeten sabit biyolojik
özellikleriyle oluşur” diyor L.N. Gumilev. Bu ünlü Rus tarihçisi tarihe önemli
bir gerçeği not düşmüştür. “1800’lü yıllarda Kuzey Kafkasya ‘da ki (Batum,Hopa,
Ahiska,Poti vs) gibi yerlerdeki Hemşinliler, Ermeniler tarafından asimile
edilmeye çalışılmıştır. “ diyor. O halde şöyle bir soru sorma hakkımız doğal
olarak ortaya çıkmaktadır

-Kendilerinden olan birilerini neden asimile etmeye
kalkışsınlar ki? İşte hakikat burada kendisini açığa çıkarmaktadır.

Ne var ki aynı yüzyıllar da Osmanlı’nın hiçte böyle bir
etnik derdi olmamıştır. Dinsel bir baskıda yapmadığı bilinmektedir. Artık her
şeye rağmen gerçekler gün ışığı gibi ortadadır. İdolojik ve politik taleplerle
ırk veya soy tayini yapılamaz. Bu oynanan oyunu ne zaman fark edeceğiz? Bugün
bize dayatılan Ermeni sorunu değil. Sorun bir Türkiye/Türk sorunudur. O da
Türkiye’den Türkleri çıkarmaktır. Sorunun başlangıçtaki esas ayağı “şark
sorunu” dur. Bunun da arka planında Hıristiyan Batı vardır. Batı, Kafkasya’daki
politikalarını “hep Ermenilerin sırtından uygulamaya kalkmıştır.” Eski general,
sonra İstanbul’da Büyükelçi olan Rus komutan V.Mayevsky; Bir yabancı elçinin
gözüyle ‘’Ermeni Sorunu’’ isimli hatıra eserde; “Doğuda olup bitenleri
seyrettik.
Hatta bugün çoğu kez sahiplenmeye kalktıkları “Sarı Gelin” Türküsü aslında Kıpçak
Türklerinden kalmıştır. Özü Türk ve Türkçedir. 
Vatanseverlik tarihin yetki alanına girer. Bu yüzdendir
ki, yurdunuzu sevmeden, atalarınızı sevmeden , saygı duymadan, halkınızı,
milletinizi sevemezsiniz. Kimse halkını ve topraklarını sevmekle de kınanamaz,
suçlanamaz.

Hemşin Gerçeği - Remzi Yılmaz
MİLLİYET GAZETESİ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ULAK_ KURT
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 440



« Yanıtla #8 : 25 Ocak 2012, 00:05:55 »



Asırlardır komşularımız olan Gürcüler bugün bile
Hemşinlilere “Sumehi” Üçoklular demektedirler. Cumhuriyet kurulduktan sonra
uzun yıllar Türkler serbestçe Gürcistan’a geçerlerdi. Batum’a geçişler “Hudut
Tahdit Komisyonu” nezaretinde serbestti. Batum’a gidilir serbest ticaret
yapılırdı. Bu maksatla Hemşin mal (koyun) sahipleri kışı kışlamak için Batum’a
giderlerdi. Buradaki halk; Hemşinlilere, “Türkmenler kışlamaya geldi” derlerdi.
Yine Artvin’in Ardanuç ilçesinden sürülerle yayla vaktinde, Üçırmak köyünden
geçilirken, köyün ileri (yaşlı) gelenleri, “yayla vakti geldi, koç burunlu
Türkmenler yaylaya çıkıyorlar” diye söylerlerdi. Yine başka bir belgede
Hemşinlilerin Türk olduğunu bize kanıtlamaktadır. Şöyle ki; bugün bile her
Hemşin evi giriş kapısı üzerinde Koç boynuzu asılıdır. Bu Türk-Türkmen/Akkoyunlu
sembolüdür. Türk olmayan hiçbir aile bunu yapmaz. Yakın tarihlere kadar
Erivan’da ,Türkler evlerine koç boynuzu asarlarken, Ermeniler ise haç
(kapılara) asarlardı. Bu durum hanenin (evin), ailenin milliyeti hakkında bilgi
verirdi. Türkmen tarihçi Agacan Begoğlu (şimdi ABD’de)bir sohbetimizde bu
bilgileri teyit eder nitelikle, bu geleneğin “Akkoyunlu Türkmenlerinden ve eski
Türk/Şaman dininden geldiğini; “Koç boynuzunun kötü ruhlardan evi-çadırı
koruduğunu “ söyledi.

Yine belge nitelikte diğer bir kanıt ise; Sümerlerden,
Sakalardan ve Uygur Türkleri’nin de kullandıkları “keçe” dir . Keçe deyip
geçmeyiniz.Çünkü keçe Türk icadıdır ve başka milletler bilmezlerdi. Bu bakımdan
tarihte koyunu ilk kez evcilleştiren ve onun hertürlü ürününden faydalananlar
Türklerdir. Keza at yine Türkler tarafından insanoğlunun hizmetine girmiştir.
Bu bilgi ve belgeleri Fransız tarihçi-elçi Fernard Grenard ‘’ Asya’nın
Yükselişi ve Düşüşü’’ adlı eserde sunmaktadır. Bu iki canlı, yakın zamanlara
kadar bugün ki Hemşinlilerin en önemli varlık sebebiydi. Hemşinliler bu Türk
Keçesini halen bugün yaşatmaktadırlar. Bilhassa yaylalarda, göçerken en çok
sağlıklı yün ürünüdür. Macar tarihçi Czegledy. “Keçe Türk olmanın mührü
gibidir” demektedir. Daha sonra başta Araplar ve diğer doğu halkları da keçe
kullanmayı Türklerden öğrenmiştir.

Doğu Karadeniz’de hemen her evin yanında Serander denen
ahşaptan yapılmış ve dört ana direk üzerinde yükselen yapı, bu direklerin
radyal ( temelden bağlantılı) olarak irtibatlıdır. Şimdilerde sebze, meyve,
kışlık yiyecekler buralarda saklanır. Üst bağlantıyı sağlayan yerlerde
tekerliğe benzer yatay halka vardır. Haşare, böcek, fare vs. buradan
geçemezler. Ürünler sağlıklı şekilde korunmuş olur. OrtaAsya’da Türkler henüz
göç etmeden Göktürkler, Uygurlar,Avarlar, sonra Hunların “Serandar”
kullandıkları, ve bunların Uygur mimarı tarzı ile yapılmış olduğu
bilinmektedir.

Ser-Ander: Sahipsiz baş, garip/yalnız baş anlamındadır.
Göktürkler ölülerini Göktanrı’ya adarlardı. O yüzden ölünün kötü ruhlardan arınması
için 40 gün bu “serandar” lerde bekletirlerdi. İşte günümüzde “kırkı çıktı”
kültürel veya dinsel rituel bu gerçekten kaynaklanmaktadır. Hemen bu konuya
yakın önemli bir durum ise; Biz Hemşinliler, ölüleri için çok ağlarlar. Kadın,
çoluk-çocuk, herkes yüksek sesle, neredeyse bağırarak bazen kendi yüzlerini
tırnaklamak suretiyle kan akıtırlar. Bunu göz yaşıyla silerler. Ayrıca ölüye
ait elbiseleri ortaya koyarak, onun üzerine saatlerce ağıtlar söylenir. Buna
“kovuş” denir. Türkçemizdeki Kov-mak fiilinden türemiştir. Eski Türk Şaman
dininde kötü ruhların ölüden ayrılması için bağırarak feryat etmedir. Bu ve
benzeri durumları cenup(güney) Türkmenlerinde görmek mümkündür. Kovuş’taki
‘’uş’’ eki Türkçedeki mastar eki olan ‘’–mek –mak’’ eki ile aynıdır. Bu ise
eski Türkçede ( Çuvaş, Avarca/Hun dili) görülmektedir. Bu bilgiler
Hemşinlilerin çok eski bir Türk kavmi olduğunu işaret etmektedir.

Asya’dan göç eden (M.ö. 380)ilk Türk kafileleri Doğu
Karadeniz’e yerleşmiştir. Yörede halen bugün yaşatılan atmacacılık /atmaca avı
yine Avar Türklerinden intikal eden bir Türk geleneğidir.

Saha çalışması sırasında Yığılı yaylalarından (
Ardahan, Göle yakınları) Ardala yaylasında evlerine su getiren çocuklara,
yaşlılar suya gönderirken; “Bizim sudan getir, Ermeninin suyundan getirme”
derler. Yaylada iki su kaynağı vardır. Bir zamanlar Ermeniler burada yaylacılık
yaparmış. Bu emir bir gerçeği ifade ediyor. Sosyolojik olarak “ kendini tarif
ve aidiyet duygusunu öne sürüyor. Günümüzde bunun sosyolojik açıklaması
“milliyet bilinci” dir. Hemşin halkı gerçekten derin bir halktır. Son otuz
yıllık hızlı değişimi ideolojik ve siyasi tercihleriyle ilginç görüntüler de
veriyor. Teknoloji ve sanayinin gelişmesi ister istemez ciddi kültürel
değişiklikler ve beraberinde kültürel sapmaları da getirmiştir. Hemşin kültürü
geleneksellikle modernlik arasında sıkışıp kalmıştır. Okuma oranı belki de
Türkiye ortalamasının çok üstündedir. Ancak bu cehalet ve geriliği önlemede
doğru orantılı değildir. Ne yazık ki, Hemşin toplumunda “okumuş cahiller” de
çoktur. Hemşin aydını ve gençliği bugün yaşadığı coğrafyayı iyi algılamak
zorundadır. İşte o zaman Kafkasya’nın kavimler kapısı bu bölgesinde çirkin
siyasi hesapların analizini daha gerçekçi olarak yapabilir.

Hemşin konusu veya Hemşinlilerin kim olduğunun
anlaşılması için okuyucuların şunu önemle bilmelerini isterim. Bugün “Hemşin”
kelimesi herhangi bir kavmi, budun/etnik veya ırkı tarif etmiyor, etmez de.
Sonra Hemşin o kadar çok kavim ve boylara “yurtluk” olmuştur ki, içlerinden her
hangi biri ,Hemşin bizimdir diyemez. Hemşin sanıldığı kadar da küçük bir alan
değildir. Trabzon’un Of ilçesinin doğusundan ,Batum ve Artvin’in Borçka ilçesi
hudutlarına kadar uzanmaktadır. Bu geniş alanda sadece tek bir kavmin yada
ırkın yaşadığını, geçmişte iddia etmek gerçekçi ve akılcı bir yaklaşım
değildir. Bu anlamda 1489’a kadar bu bölgede Hemşin ve civarında Ermenilerin
yaşadıkları bilinmektedir. Zaten Osmanlılar 1461’den beri bölgeye yavaş yavaş
egemen olmaya başlamışlardır. Bölgeye göçlerle gelen Türkmen bölükleri Ermenilerin
bu yörelerdeki hakimiyetlerine son vermiştir. Ermeni krallığı 1492 de fiilen
kalkmıştır. Ermeni ileri gelenler Türkmen ordusu askeri komutanlarına yakın
durmak suretiyle onları damat edinmek yoluyla güvenliklerini sağlama
almışlardır. Pontus Devletine ve Gürcülere karşı Türkmenlerden büyük bir askeri
birlik meydana getirmişlerdir. Bu evlilikler yine Türkmen aile içinde, anneden
Ermenice kelimelerin geçtiği bir vakadır. Yine bu anlamda ekilecek tarla ve
mera (otlak) gibi yerlerin hediye şeklinde sunulduğu biliniyor. Bu ortak
alanlardaki yaşam, doğal olarak konuşulan dilleri karşılıklı olarak
etkilemiştir. Türkçe’den Ermenice’ye , Ermenice’den Türkçe’ye ciddi kelime
transferlerini görmekteyiz. H.Açaryan 1902’ de Ermenice’ye geçen Türkçe kelimelerinin
envanterini çıkarmıştır. 4232 Türkçe kelime Ermenice’nin içindedir. Bunu
günümüzde Ermenilerin Türkçe’ye ne kadar hakim olduklarından anlıyoruz. Rusya
gezisinde Sochi ve Tuyapse sahil şehirlerindeki Ermenilerin yoğunlukla Türkçe
konuştuklarına şahit oldum. Tuyapse şehrinde misafir olduğum Ermeni Rafik’ın
babaannesi yemekten sonra yaptığımız sohbette, “Hopa, Kemalpaşa, Batum ve
buradan batıya doğru Hemşinliler Türktürler. Bizimle çok düşmanlıkları
oldu.Bizi öldürdüler. Yukarıda (?) buğdaylarımızı yaktınız. Sizler Mustafa
Kemal’in çocuklarısınız” demişti.  Ünlü gezgin tarihçi
Aleksander Dumas “Kafkasya Seyahatleri” adlı eserde, “Erivan’a vardığımda
Arapça,Türkçe,Farsça,Gürcüce,Rusça karışığı bir karmakarışık dille karşılaştım”
demektedir. Doğrudur. Çünkü Kafkasya’da diller o kadar iç içe girmiştir ki, dil
bir kavmi yada soyu tarif etmekten uzaktır. Arap gezgin ve tarihçi Dimaşki
(Şamlı) “1260 yılında Kafkas’da üçyüz lisan ile danışılırdı” demekten kendini
alamamıştır. Bu yüzden bu coğrafya’ya Tarihçiler “Diller Dağı” ya da “Kavimler
Kapısı” demişlerdir. Tüm bu nedenlerden dolayı Fransız dilci (etimolog) ve
arkeolog J.De Morgan “Merkezi Kafkasya’da dil bir kavmi tarif etmek için başlı
başına bir sebep değildir” demektedir. Tam da bu yıllarda bu karışıklığı önlemek için
Kaşgarlı Mahmut ilk Türk Lügatını yazmak zorunda kalmıştır. Tüm bu bilgileri ve
nazariyeleri de göz önüne alarak, Hemşin Şivesi içindeki Ermenice kelimelerin
bulunmasından ötürü onları Ermenilikle itham etmek büyük bir haksızlıktır. Oysa
Ermeniler asırlardır Türkçe ön isim ve Soyadlarını bir sakınca görmeden
kullanıyorlar. Biz Türkler bunu bir sorun yapmadık. Ya da onlara “siz
Türk’sünüz” diyen oldu mu?


Hemşin Gerçeği - Remzi Yılmaz
MİLLİYET GAZETESİ
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Hun_Kurt
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 951


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #9 : 25 Ocak 2012, 01:21:01 »

Dua edelim de Ermeniler müslüman değil. Eğer olsalardı, bugün 2000 yıllık kardeşilerimiz olacaklardı. Çok şükür Tanrım!!!

                  Oğuz’un Gregoryan boyları Erivan’daki Ermeni Kilisesi’ne, Oğuz’un
Ortodoks olan boyları ise, Tiflis’teki Gürcü Ortodoks kilisesine bağlandı.


            Ne duasi Acina andam Ermeniler özbe öz kardeslerimiz cikti ! Oguz boyuna iki pic kardesimiz daha ilave edildi . Arslan bulutun tezine göre kürtlerde Oguzun kürtmen boyundanmis ! Cok sürmez listeye ruslari cinlileride eklerler Maksat Türklügü sulandirmak degilmi ?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.247 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.