CHP HAKLIMI HAKSIZMI ?
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 14 Ekim 2019, 20:04:42


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: CHP HAKLIMI HAKSIZMI ?  (Okunma Sayısı 3130 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hun_Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 952


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« : 08 Temmuz 2011, 16:47:50 »

TUFAN TÜRENÇ: CHP MANİFESTOSU


07.07.2011 12:33


Kriz… Kriz… Kriz…

Hangisi?

Şike mi?

Yemin mi?

Deniz Feneri mi?

Terör mü?

Seç seç, beğen beğen al. Türkiye krizler ülkesi. Bitmeyen tükenmeyen, arkası hiç kesilmeyen boy boy, cins cins üzücü hatta utanç verici krizler…

Biz bugün CHP’nin yemin etmemekte sürdürdüğü duruşu irdeleyelim.

Şöyle bir anket yapalım en iyisi. Bakalım sizler nasıl bir sonuç çıkaracaksınız?

CHP “Milli irade tutuklu… Bu demokrasi ayıbına karşı olduğumuz için yemin etmiyoruz” diyor.

HAKSIZ MI?

“Yargı üzerindeki vesayeti kabul etmiyoruz” diyor.

HAKSIZ MI?

“Vatandaşın attığı her oya sahip çıktığımız için yemin etmiyoruz” diyor.

HAKSIZ MI?

“Demokrasinin, hukuk devletinin, milli iradenin ayaklar altına alınmasına karşıyız” diyor.

HAKSIZ MI?

Yargının, (Silivri Mahkemesi’nin)  yürütmenin (Hükümetin) yasama organına (Milli iradenin temsilcisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne) müdahalesini kabul edemeyiz” diyor.

HAKSIZ MI?

“Masumiyet karinesi , insan mücadelesinde insanlık tarihinin en  büyük kazanımlarının başında gelmektedir. Mevcut durum bu en temel insan hakkının en ağır ihlalidir. Biz yasama faaliyetinin saygınlığı bakımından da bu tutumu almaktayız” diyor.  

HAKSIZ MI?

Kılıçdaroğlu “Bedel ödemeye hazırız. Tehdit ve şantaja asla boyun eğmeyiz” diyor.

HAKSIZ MI?

“Durun bakalım daha başka milletvekilleri de tutuklanacak, diyen AKP Milletvekili gözdağı veriyorsa CHP o gözdağının önünde kaya gibi duruyor” diyor.

HAKSIZ MI?

“AKP’nin yarattığı hukuk sisteminde iki gizli tanık ifadesiyle herkes, her milletvekili, her yurttaş gözaltına alınabilir, aylarca tutuklu kalabilir” diyor.

HAKSIZ MI?

***

Yukardaki ”HAKSIZ MI?” sorularına yanıtlarınız olumsuzsa gidişatı onaylıyorsunuz demektir. Demokrasi konusunda herhangi bir endişeniz yok demektir.

Yanıtlarınız olumluysa CHP’nin duruşunu destekliyorsunuz demektir.

Hiç kuşkusuz takdir sizlerindir.

Tufan Türenç

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Hun_Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 952


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #1 : 08 Temmuz 2011, 16:58:29 »

CHP köpek olali bir av yakaladi. Yaptigi is dogru,gittigi yere kadar gitsinler.Yarin u dönüsü yapip vaz gecme ihtimalleride var. Tutuklu iki vekilleri icin gösterdikleri dayanisma taktire sayan. Ayni durusu gösteremeyen zürriyetsiz bahceli utanirmi bilemeyiz. Bu ara imralidaki köpek´de terörist vekillerine yemin etmeleri icin cagrida bulunmus.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Erlik Adana
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 08 Temmuz 2011, 17:04:44 »

Evet Tien ağabeğ.. Buyruğu almışlar.





Abdullah Öcalan avukatları aracılığı ile yaptığı açıklamada, barış konseyi için mutabakata varıldığını söyledi. Öcalan BDP'lilerin devletle yapacakları yazılı mutabakat neticesinde yemin edebileceklerini ifade etti.

İmralı'da ömür boyu hapis cezasını çeken PKK elebaşı Abdullah Öcalan, heyetle görüşme yaptığını ve 15 Temmuz tarihinin kendisi için bir hükmü kalmadığını söyleyerek, son görüşmesinde Barış Konseyi’nin kurulması için mutabakata vardıklarını belirtti.

Fırat Haber Ajansı'da yer alan habere göre Öcalan, “Barış Konseyi ne resmi bir devlet organı olacak ne de sadece sivil bir organ olacaktır. Barış Konseyi, barış çalışmaları, barışın gerçekleşmesi ve çözüm için çalışacaktır. Bir ay veya bir aydan daha kısa bir sürede Barış Konseyi kurulmalıdır” dedi.

Öcalan’ın 6 Temmuz günü gerçekleşen haftalık görüşmesinde İmralı’da devam eden görüşmeler, daha önce sunduğu protokoller, 15 Temmuz tarihi, Çatı Partisi, yemin krizi ve çatışmasızlık sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulunduğu öğrenildi.

PROTOKOLLERDE İMZA SÖZKONUSU DEĞİL

Öcalan, kendisiyle görüşen heyete ve Kandil’e sunduğu protokollere ilişkin şunları söyledi: “Benimle görüşen heyet ve onlara daha önce sunduğum protokollere ilişkin şunları belirtmek istiyorum. Protokoller konusunda kamuoyunda bir yanlış anlaşılma ve algılama olmuştu. Karayılan da söz etmiş. Protokoller kamuoyunda yanlış anlaşıldığı gibi bizim ve devlet tarafından karşılıklı imzalanmış bir şey değildir. Protokollerde imza söz konusu değildir. Bu konularda bir yanlış anlaşılma olmuştur. Protokoller karşılıklı imza şeklinde değil de çözüme ilişkin üzerinde mutabakata varılan bir metin şeklindedir. Protokoller ön açıcı, çözüm geliştirici ve çözüme ilişkin devletle üzerinde uzlaşmaya vardığımız ve bağlı kalacağımız çözüm metinleridir, çözüm protokolleridir. Protokoller önümüzdeki süreçte atılması gereken somut ve pratik adımlara ilişkindir. Protokollere imza atma söz konusu değildir. Daha o aşamaya gelmiş değiliz. Halen heyetle protokoller üzerinde görüşmeler ve çalışmalar devam ediyor, üzerinde çalışılıyor.”

15 TEMMUZ’UN ARTIK HÜKMÜ KALMADI

Öcalan, daha önceki açıklamalarında dile getirdiği 15 Temmuz tarihinin “artık bir hükmet ve anlamı kalmadığını” söyledi: “Daha önce bahsettiğimiz 15 Temmuz tarihi yanlış algılanmasın. 15 Temmuz dememizin sebebi heyetle yapacağımız son görüşme tarihinin 15 Temmuz'a yakın tarih olmasındandır. Zaten heyetle yapacağımız görüşmeyi daha erken gerçekleştirdik. Benim için esas olan bu görüşmeydi 15 Temmuz tarihi değil. Bu görüşmeyi de bugün gerçekleştirdiğimizden artık benim için 15 Temmuz'un bir hükmü ve bir anlamı kalmamıştır.”

BARIŞ KONSEYİ’NİN KURULMASI İÇİN MÜTABAKATA VARDIK

Heyetle son görüşmesinde Barış Konseyi’nin kurulması için mutabakata vardıklarını söyleyen Öcalan şöyle konuştu: “En son heyetle yaptığımız bugünkü görüşmede üzerinde uzlaştığımız en önemli ve atılması gereken pratik adım, Barış Konseyi'nin oluşturulmasına-kurulmasına ilişkindi. Heyetle Barış Konseyi'nin kurulmasına ilişkin bir mutabakata varmış durumdayız. Zaten bu durum protokollerde de yer almaktadır. Barış Konseyi'nin kurulması, atılması gereken ve atılacak en önemli somut adımdır. Barış Konseyi, mutlaka kurulmalıdır. Barış Konseyi ne resmi bir devlet organı olacak ne de sadece sivil bir organ olacaktır. Barış Konseyi, barış çalışmaları, barışın gerçekleşmesi ve çözüm için çalışacaktır. Bir ay veya bir aydan daha kısa bir sürede Barış Konseyi kurulmalıdır.”

ANAYASA KONSEYİ KURULMALI

Öcalan şöyle devam etti: “İkinci ve en önemli diğer bir husus da Anayasa Konseyi'nin kurulmasına ilişkindir. Anayasa Konseyi, anayasa yapım çalışmalarını yürütecektir. Anayasa Konseyi ‘Anayasa Meclisi’ şeklinde ayrı bir meclis olmayacaktır, klasik meclis şeklinde algılanmamalıdır. Anayasa Konseyi, yeni anayasa yapımı çalışmalarını yürütecek bir konseydir. Bu konseyin içinde BDP de yer alıp anayasa çalışmalarını yürütebilir. BDP de Anayasa yapım çalışmalarında yer alacak ve bu çalışmaları yürütecektir. Anayasayla ilgili diğer çalışmalar da var ama beni ilgilendiren Blok'tur. Aynı şekilde anayasa konseyi çalışmalarına ben de katkı sunarım.”

YEMİN KRİZİ NASIL AŞILIR?

Öcalan, “Yemin krizi nasıl aşılır?” diyerek şöyle konuştu: “Bu kriz çözülür mü çözülmez mi bilemiyorum. Ancak BDP daha önceki gibi oyunlara gelmemelidir. Daha önce söylediğimiz gibi hükümetle bir mutabakata varılarak yemin edebilirler. Bu mutabakat mutlaka olmalı ve önemlidir. Yapacakları mutabakat metni, devlete sunduğum protokollerle paralel olabilir veya kendi koşulları ve durumlarına göre yapabilirler. Örneğin bu protokollere Hatip Dicle'nin durumu, diğer beş tutuklu vekilin serbest bırakılması, KCK'lilerin serbest bırakılması, hatta tüm tutsakların serbest bırakılması, yüzde on barajının düşürülmesi ve TMK'nın değiştirilmesi gibi hususlar eklenebilir. Öyle hemen Hatip Dicle meselesi ve diğer meseleler çözülmeyebilir, öyle hemen serbest bırakılma olmayabilir. Ancak bu koşulların yerine getirilmesi için zaman içinde devletin-hükümetin yapacağı şeyler bir yazılı metne bağlanır ve zamanla yerine getirilir. Bu metinle, bu sorunların gelecekte çözümü için bir mutabakat sağlanmış olur. Bu mutabakat, sorunların çözümü için ön açıcı ve çözüm geliştirici olur. CHP’nin de yemin krizine ilişkin hükümetle bir protokolleri olur mu olmaz mı bu değil de beni asıl ilgilendiren Demokratik Blok'tur.

Cemil Çiçek ÜZERİNE DÜŞENİ YAPABİLİR

Devletin, BDP'nin bu yazılı mutabakatı konusunda çok da sıkıntı çıkarmaması gerekir. Zaten basına yansıdığı gibi Cemil Çiçek de çözülmesi gereken en önemli birinci sorunun Kürt sorunu olduğunu söylüyor. Bu konuda Cemil Çiçek, üzerine düşeni yapabilir. Bu şekilde yazılı bir mutabakat sağlanırsa BDP de yemin edebilir ve Meclis'e dahil olur, çalışır. Çalışmalarında başarılar diliyorum.”

 



Alıntıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Karagerey
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.865



« Yanıtla #3 : 08 Temmuz 2011, 21:12:57 »

Eğer chp yemin etmeme olayını gerçekten Haberal ve Balbay için yaptı ise hiç oy vermedim ama gelecek seçim oyumu veririm. Ama eminim bu sadece aldatmaca.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karagerey Altemur
Karagerey
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 1.865



« Yanıtla #4 : 08 Temmuz 2011, 21:18:04 »

Bizim buralarda meşhur iki söz vardır:bitim kadar sevmem ve ağzı ile kuş tutsa bana yaranamaz!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karagerey Altemur
GöKTÜRK KÜRŞAD
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 400


TTK


« Yanıtla #5 : 08 Temmuz 2011, 23:28:17 »

cehepe kendince birşeyler yapmaya çalışıyor.Takdir etmiyorum.bedepeyle gözümde aynı şeyleri yapıyorlar.TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRK,bu ülkenin yegane efendisi,yegane sahibidir.Saf TÜRK soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır;hizmetçi olma hakkı,köle olma hakkı.Dost ve düşman,hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler.                          M.Esat Bozkurt
Gökşad
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 191



« Yanıtla #6 : 08 Temmuz 2011, 23:33:01 »

Haksız Tien andam neden dersen Kılıçdaroğlu denen ermeni dölü Chp den tasviye edileceğini anladı, tam bu arada yemin etmeme  bahanesiyle tasviyesini engellemeye çalışıyor.  Türkiyeyi avrupa sosyalist bilmem ne derneğine şikayet ederek,  milletin seçtiği 8 vekili  mejlise sokmuyorlar demeside kanındaki pisliği gösteriyor. Millet imralıdaki  köpeğe  oy verse, bu şerefsiz yine terörist başını mejlise sokmuyorlar diye Türkiyeyi şikayet ederdi.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Hun_Kurt
Türkçü - Turancı BOZKURT

ileti Sayısı: 952


TANRI DAĞLARI TIEN SAN


« Yanıtla #7 : 09 Temmuz 2011, 01:34:28 »

İşte özlenen Kılıçdaroğlu!

CHP’nin Meclis’teki yemine katılmama kararı tam isabettir. Kılıçdaroğlu dün verdiği bu kararla gerektiğinde tavır alabileceğini ve hatta meydan okuyabileceğini gösterdi ki bu özelliği lider olabilmenin ön şartıdır.
Evet Kılıçdaroğlu her yanına gelene sen de haklısın deme tavrından vazgeçip köşeli olmaya, yani ilkesel davranmaya başlıyor ki bu sadece CHP için değil, lider sıkıntısı çeken Türkiye muhalefeti için de kazançtır.
CHP’nin aldığı boykot kararında beni en çok sevindiren husus, Kılıçdaroğlu CHP’sinin Paxamericana’ya ram olduğu yakıştırmalarını da bir ölçüde olsun bertaraf etmiş olmasıdır.
Öyle, çünkü artık herkes biliyor ki yaşananlar ayrıntılara kadar ABD projesidir.
Dolayısı ile de CHP’nin emperyalizme figüran olmaması takdire şâyândır.
Diyeceksiniz ki kararı Kılıçdaroğlu değil, CHP’nin gövdesi aldı!
Sakın inanmayın buna!
Bir partide lider ne derse o olur!
Kemal Bey eğer yemin etmeye teşne olsaydı, diğerleri misali parti MYK’sına bile danışmaya gerek duymadan kendini angaje eder ve partisini de arkasında sürüklerdi.
Kemal Bey öyle yapmayarak hem demokrat olduğunu, yani danışmaya önem verdiğini ortaya koydu, hem de birilerinin direktifi ile hareket eden kukla olmadığını kanıtladı.
Dün de yazdık, bulunulan süreçte metot artık sokak muhalefetidir.
Muhalefet demokrasi içinde kalmak kaydı ile alanlara inmeli, zira zaten başka bütün muhalefet etme araçları iktidar tarafından teslim alınmıştır.
Medyanın tamamen kontrol edildiği, iş dünyası ile sivil toplum örgütlerinin sindirildiği bir zeminde TBMM’de şeklî muhalefet oyunu oynamak, ancak majestelerinin yani Tayyip Erdoğan’ın istediği muhalefet biçimidir.
Kimse kendini kandırmasın, tablo ortadadır.
Tayyip Erdoğan’ın herkesi sindirdiği Türkiye’de, diklenebilen sadece BDP kalmıştır ki buna şimdi CHP de eklendi.
Altını çizerek yazıyorum, BDP ile biz gece ve gündüz gibi farklı kulvarlardayız, lakin yanlışa tepki noktasında yaptıkları doğrudur.
Şimdi bazıları bu yapılan TBMM’yi boykot ya da BDP ile aynı çizgiye girmek gibidir diyebilir ama emin olun tablo öyle değil.
Ne yani, BDP kazara namaza durursa, o durdu diye namazdan vaz mı geçeceksiniz?
Tekrar ediyorum kim Tayyip Erdoğan’ın istediğini yapıyorsa o dolgu malzemesi olma görevinde olduğunu ortaya koymuş demektir.


                        Göksad andam yorumun icin kutlarim. Yalniz madalyonun birde diger yüzü var. Hani derler ya,denize düsen yilana sarilir. Benimkide öyle birsey. Bugün kamuoyuna mal  olmus,tarafli tarafsiz ,bircok insanin taktir ettigi,Sabahattin Önkibar,chp söyle dursun,bdp´yi bile yemin etmedigi icin hakli buluyor.üstelik Önkibar eski bir mhp´li. Mesela Bahceli cikti , Engin  Alan pasamiz icin ,dediki,yargiya saygiliyiz yemin edecegiz. Daha bir ay olmadi, RTE cikip beyefendi  ayaga kalkmadi,yerini buldu diyerek,Engin pasaya olan,sahsi kinini kustu. Bahceli bunu bilmiyormu ? Bu durumda bagimsiz olmayan bir yargiya güvenmek ne demek oluyor ? Yine RTE iki gün önce chp´yi kastederek,tükürdüklerini yalayacaklar. Son haberlere göre,yemin meselesinde,yüzde 99 mutabakata varmislar.Bir aksilik cikmazsa chp tükürdügünü yaliyacak.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

DAĞLICA KURDU
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 502



« Yanıtla #8 : 09 Temmuz 2011, 05:21:06 »

Chp her yaptığı eylemde  akp yi yüceltiyor. Geçenlerde  başbakan ne dedi '' göreceksiniz tükürdüklerini yalayacaklar, kuzu kuzu gelip yemin edecekler ''  dedi bu gün ise chp yemin edebilmek için her yolu deniyor.

Madem chp mejlisi  kilitlemek istiyordu o zaman içinden  25 vekili istifa ettireydi olayı kökden halledeydi , aynı  durum  bdp içinde geçerli, bu dümbükler ne şiş yansın  ne kebap bizi  seçenlere bişeyler gösterelim diyorlar  yapıyorlarda iyi yada kötü.

MHP ye gelince mhp  cennetle  cehennem arasında kalmış  ne bana yaranabiliyor bu  dönem nede öbürüne 
SİNAN OGAN'I   MHP NİN BAŞINDA GÖRMEK İSTİYORUM ARKADAŞ  DOĞRU YADA YANLIŞ  NE BİLİM BEN .
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KURT   OTAĞI  ÇAKAL   GİREMEZ
Gökşad
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 191



« Yanıtla #9 : 18 Temmuz 2011, 01:35:12 »




Tien andam, tarih yine tekerrür etti ve bizi yanıltmadı. Tayyip diz çökecekler, tükürdüklerini yalayacaklar dedi  ve bunlar paşa, paşa gidip yeminlerini ederek Atatürk'ün kurduğu partinin onurunu beş paralık ettiler. Yargıya saygılıyız diyen Mhp ve Chp nin gerçek yüzünü görmüş olduk. Saygılı oldukları yargıdaki  Ergenekon hakimi Köksal Şengün'ün Bolu'ya sürgün edilmesi  yargının tamamen akp nin emriyle hareket ettiğini kanıtladı.  Bu olay medyada 1 gün konuşuldu ve akabinde hemen unutuldu gitti. Köksal Şengün  Ergenekon davasında hep 2 ye 1 alınan kararlarla red oyu veren hakim olarak tanınıyor. Bunlar bu yargıya saygı duyarak  Tsk nın tasviyesini de onaylamış oldular.

Chp nin içinden sadece İsa Gök'ü ayırmak  lazım. Mersinli Yörük Türk'ü olan bu soydaşımız yemin etmeyerek bize onurlu bir siyasetçi nasıl olunur haykıra, haykıra gösterdi.




İsa Gök: Aç kalırım, yine diz çökmem"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin milletvekili İsa Gök, maaşının kesilmesi suretiyle hem kendisinin hem de ailesinin ekonomik olarak sıkıntıya sokularak diz çöktürülmeye çalışılmasını ahlaki bulmadığını belirtti.

"Sayın Başbakan'ın, 'tükürüğünü yalatmak, diz çöktürmek' gibi sözleri benim yüreğime kurşun gibi düştü. Bu lafları yemek, yutmak mümkün değil. Beni ve ailemi diz çöktürmeye çalışmaları nafile. Ben aç kalırım, yine direnirim, hiçbir şekilde de diz çökmem. Bu ülkede demokrasi mücadelesinde sözünün eri olarak asılanlar oldu. Bunu unutmamak lazım" dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yemin etmeyen tek CHP'li milletvekili olarak adından söz ettirmeye devam eden Gök, 'yemin krizi' ile ilgili son gelişmeleri İHA muhabirine değerlendirdi. Yemin etmeme gerekçesini bir kez daha açıklayan Gök, kendisinin gerçek bir CHP'li olduğunu belirterek, "28 Haziran 2011 Salı günü, CHP Merkez Yürütme Kurulu toplantısında ve Meclis grubunda bir deklarasyon yayınlandı. Bu deklarasyonda, 'Tutuklu milletvekili arkadaşlarımızın yemin etme yolu açılmadıkça biz CHP milletvekilleri olarak yemin etmeyeceğiz' denildi. Ardından 5 Temmuz 2011 tarihinde 16 maddelik demokrasi manifestosu yayınladık.

 Burada da yemin etmeme gerekçelerini ve yeminden dönüş şartlarını belirttik. Ben bu kararlara sadakatimi sürdürüyorum. Çünkü partimiz iki ayrı kararı ile yemin edilmeyeceğini ve neden edilmeyeceğini belirterek yeminden dönüş yollarını da gösterdi. Daha sonra bir mutabakat metni yayınlandı. Mutabakat metnini o zaman da defalarca okudum, şu anda da okuyorum. Bu, partimizin almış olduğu hem 28 Haziran Salı hem de 5 Temmuz tarihli kararlarında beyan edilen hiçbir şartın gerçekleştiğini göstermeyen ve esasen içi boş bir mutabakat metni. Ben parti kararına sadakatle yemin etmeme eylemimi, milletvekili arkadaşlarımın yemin etme yolu açılıncaya kadar devam ettirme kararı aldım. Tabii ki bu mücadele demokrasi mücadelesidir, bu insan hakları mücadelesidir, bu evrensel hukuk mücadelesidir, millet iradesinin Meclis'e yansıması mücadelesidir.O yüzden mücadelemi sürdürme kararı aldım" diye konuştu.

"İNANDIĞIM DEĞERLER SATILIK DEĞİL"

Yemin etmediği için milletvekilliği maaşının yatırılmaması konusunu da değerlendiren Gök, şöyle konuştu: "Tabii üzüldüğüm nokta şu: Daha dün Güneydoğu'da 13 gencimizi, askerimizi şehit verdik, ardından Demokratik Toplum Kongresi demokratik özerkliği ilan etti. Bu olayların olduğu gün, benim Meclis Başkanlığım İsa Gök'ün maaşının kesilmesi ve özlük haklarının askıya alınması için toplantı yapıyor. Bu çok ayıp, bunu kabul etmek mümkün değil. Maaşım kesildi, maaşlarım ödenmiyor. Nedeni nedir?

Benim yemin etmeme kararırım, demokrasi mücadelesi, insan hakları, evrensel hukuk, uluslararası sözleşmeler, milletin iradesinin Meclis'e yansıması. Bu mücadelede para konuşulmaz. Hele hele benim inandığım değerlerin satılık olmadığını birilerinin anlaması lazım. Ben değerlerine tümü ile bağlı bir insanım."

Maaş ödemeyerek hem kendisini hem ailesini ekonomik anlamda sıkıntıya sokarak diz çöktürülmeye çalışılmasını ahlaki bulmadığını vurgulayan Gök, "Ben diz çökmem. Biliyorum ki, Sayın Başbakan hem Meclis grubunda genel kurulda yaptığı konuşmada hem de AK Parti grubunda yaptığı konuşmada, 'tükürüğünü yalatmaktan, diz çöktürmekten, omurgasızlıktan' bahsetti. Bunlar benim yüreğime kurşun gibi düştü. Yalnız benim değil, bütün CHP'lilerin hepsinin yüreğine kurşun gibi girdi. Bu lafları yemek, yutmak mümkün değil. Beni ve ailemi diz çöktürmeye çalışmaları nafile.

 Ben aç kalırım, yine direnirim, hiçbir şekilde de diz çökmem. Bu ülkede demokrasi mücadelesinde sözünün eri olarak asılanlar oldu. Bunu unutmamak lazım. Çok sevdiğim bir hikaye vardır. Hazreti Davut, kötü kral Nemrut tarafından ateşe atıldığında bütün insanlar seyrediyor. Karıncanın birisi ırmağa koşuyor, ırmaktan su alıyor, yanan Davut'u söndürmek istiyor. Fil, karıncaya, 'Sen küçücük bir karıncasın, bunu nasıl söndüreceksin?' diyor. Karınca, 'Hiç önemli değil. Ben kimin yanında olduğumu, doğrudan yana olduğumu gösteriyorum ya bu bana yeter' diyor. Benim bu hikayeye büyük bir bağlılığım vardır ve o karıncaya duyduğum saygıyı kolay kolay kimseye duymuyorum. Ne mutlu o karınca gibi olanlara" ifadelerini kullandı.

MİLLETVEKİLLİĞİ DÜŞEBİLİR Mİ?

Yemin etmediği için milletvekilliğinin düşürülebileceği yönündeki iddialara da yanıt veren İsa Gök, "Biz CHP olarak 5 Temmuz'da demiştik ki, 'Tehdit ve şantaja boyun eğemeyeceğiz' ve yine demiştik ki, 'Biz Türkiye'de evrensel hukukun, demokrasinin, insan haklarının, seçme ve seçilme hakkının eksiksiz uygulanması için her bedeli ödemeye hazırız.'. Bu cümleler Genel Başkan'ımın ağzından 5 Temmuz'da okunan demokrasi manifestosunun 3 ve 4. paragraflarıdır.

Milletvekilliğim düşürülecekse buyursunlar düşürsünler. Ben bu mücadelede verilecek olan bu bedelin aslında Türkiye'de demokrasinin kazanımı olacağını düşünüyorum. Ben her türlü bedeli ödemeye hazırım. Hiç de korkmuyorum. Hele hele değerlerimi hiçbir şekilde satılığa çıkarmayacağımı tüm Türkiye'ye deklare ediyorum. Bu bir direnme, bu bir direniş. Direnebildiğim yere kadar, gücümün yettiği yere kadar direneceğim. Beni direnişe iten, direnmek zorunda bırakanları ise en büyük yargıç olan zamana ve yüce milletime havale ediyorum" şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU'NUN TAVRI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, yemin etmeme eylemiyle ilgili olarak kendisi ile görüşüp görüşmediği ve tavrının ne olduğu yönündeki soruya da yanıt veren Gök, "Ben gerçek ve eski bir CHP'liyim. Parti iiolayların olduğu gün, benimçi sorunlarımızı basın önünde kamuoyu ile asla paylaşmam, bu konuda hiçbir beyanda bulunmam. Bunlar benim partimin iç işleridir. Kendi içime atarım onları" ifadelerini kaydetti.

Vatandaşların, kendisinin 'yemin etmeme' eylemine büyük destek verdiğini anlatan Gök, şöyle devam etti: "Gözlerim yaşarıyor çünkü yürüyemiyorum kaldırımda. Herkes geliyor, kucaklıyorlar, öpüyorlar, ağlıyorlar. Hele Köy Enstitüsü mezunu bir hoca gördü, 'Aşk olsun sana çocuk, aşk olsun' dedi ya, o öyle yüreğime işledi ki. Herkes kucaklıyor, partili partisiz. 'Omurgalı durmak budur, dik durmak budur, aferin sana Yörük' diyorlar. Meclis'te iken o kadar çok ziyaretçim geldi ki, Isparta'dan bir Yörük Türkmen Vakfı'ndan temsilci geldi.

Sırf tebrik için, el sıkmak için, 'Helal olsun' demek için gelmiş Ankara'ya kadar. Tabii insan bunları görünce duygulanıyor. Bizim insanımız temiz, bizim insanımız sözünün eri, bizim insanımız dosdoğru giden insanlar, bizim insanımız doğru bildiği yolda canını veren insanlar. Ben de onlardan biri olunca, kendilerinden birini görünce, tabii bizim Mersin'de Yörük kültürü çok yaygındır, 'İşte bizim efe, işte bizim oğlan' diyorlar. O da ayrı bir gurur kaynağı oluyor benim için."

 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.077 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.015s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.