Bu hapı çocuklar bile yutmaz!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Ekim 2019, 19:48:53


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bu hapı çocuklar bile yutmaz!  (Okunma Sayısı 1285 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« : 08 Nisan 2010, 19:42:07 »




 
Bu hapı çocuklar bile yutmaz!



Artık haberleri hepimiz “aklıma sahip çık Yarabbi” diye okuyoruz. Ergenekon’undan Anayasa’sına olaylar, konuşmalar öyle çığırından çıktı ki anlamak, akla mantığa sığdırmak mümkün değil. Birkaç noktaya değinelim bakalım,
 Van saldırısı: Van’da CHP otobüsüne yapılan yumurtalı saldırının arkasından AKP İl Başkan Yardımcısı ile Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı çıkmış, fotoğraflarla tespit edilmiş. Zaten BDP de “Bu olayı yanlış buluyoruz ve kınıyoruz” açıklaması yapmış.
Hangi parti, hangi partiye yaparsa yapsın, ancak bir terör örgütünün eylemi olabilecek bu olay çok çirkindir, bunun açıklaması filan da olamaz. Hele de Hüseyin Çelik’in ortada böyle dehşet bir olay dururken Baykal’ın “yaşından söz etmesi” olayın kendisi kadar gariptir. Ne alâka? Ne gerek?.. Varsa iddiada yanlışlık; “O fotoğraftakiler bu şahıslar değildir” dersiniz, ispatlarsınız, ancak o zaman CHP’nin haksız suçlamada bulunduğu ortaya çıkar, yaşla başla olmaz bu işler.
İmza meselesi: Sanki AKP’nin hazırladığı Anayasa teklifiyle diğer partiler uzlaşmıyormuş gibi bir hava yaratıldı. Aynen ‘Kürt açılımı’ diye başlanan açılımda olduğu gibi... Oysa burada da (hele burada Anayasa “toplumsal kontrat” olduğu ve uzun yılar tüm ülkeye yön vereceği için daha da önemli) kararlar kimseye danışılmadan, tartışılmadan, yalnızca muhalefet partilerinin değil, en önemli sivil toplum kuruluşlarının da, neredeyse tümü yüksek mahkemelerin yapısını değiştirmekle ilgili olduğu halde yargının da görüşleri alınmadan yapıldı. Oysa her demokratik ülkede uzun yıllardır Anayasalar toplumsal uzlaşmayla, tüm kesimlerin görüşü, önerileri alınarak yapılıyor. Bundan önce Türkiye’de de (geçen Pazar Hüsamettin Cindoruk’un Her Açıdan’da açıkladığı gibi) değişiklikler için uzlaşma komisyonları kurulmuş ve pekalâ da uzlaşılmış.
Ya bu hastalara ne demeli?
Bugün ise içine en önemli demokratikleşme şartlarının hiçbirinin konmadığı, tam aksine yüksek mahkemeleri de iktidarların emrine sokacak değişikliklerin yapıldığı tasarı Türkiye’ye dayatılıyor. Muhalefet ve diğer partilerin hemen hepsi karşı, sivil toplum kuruluşlarının hepsi karşı, üniversiteler susturulduğu için ses yok ama tek tek konuşan önemli bilim adamlarının hemen hepsi karşı ve iktidar yine de tek başına “İnadım inat, bunu da mutlaka gerçekleştireceğim” diyor.
Değişikliğin teklif halinde sunulması için gerekli imzalar için AKP’li milletvekillerinden “daha önce toplanmış olan imzaların” kullanıldığı ve içinde TBMM Başkanı Şahin’in imzasının da olduğunun ortaya çıkması üzerine “Anayasa Mahkemesi usul yönünden iptal etmesin diye” birçok taktik oyunları yapıldı. Başbakan Erdoğan, bu olay gayet önemli olmasına rağmen “Muhalefetin sıkıntıları, hastalıkları var, onları giderelim dedik” diyor, Bekir Bozdağ da “Gereksiz tartışmalar” diyor oysa sıkıntısı olan, hastalığı (!) olan yalnız muhalefet olmadığı gibi tartışmalar da kesinlikle “gereksiz” değil. İktidar partisi içinde de bu şekilde “oldu bitti”ye getirilen, toplumsal uzlaşma yerine halka “anlaması çok zor olan birçok maddeyi, üstelik birlikte oylatarak” sorumluluğu millete yüklemeye çalışan bu girişimi onaylamayan, onaylayamayan ve biat psikolojisine tüm baskılara rağmen katılmayan deneyimli, sağduyulu milletvekilleri var.
Nitekim AKP Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem de “Parti boş bir listeye bütün milletvekillerine imza attırıyor” dedi. “Oylama gizli yapılacak sonu ne olur bilmem” dedi. “Anayasa değişikliği partilerle mutabakat yapılarak olmalı, yoksa hükümete maddi manevi külfet getirir” dedi. Daha ne desin? Türkiye öyle bir dönemde ki artık bu noktada particilik yapılamaz, dürüst, onurlu insan ancak ülkesinin geleceğini düşünür.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin hâlâ “Uluslararası standart”lardan söz ediyor. Hangi standart? Avrupa ülkelerinde yetkili yargı konseyleri, komisyonları yüksek yargı üyelerinin “yargı kurumları tarafından seçilmesini” öneriyor, bu yapılmıyorsa “parlamentonun 2/3 nitelikli çoğunluğu ile yani uzlaşma ile seçilmelidir” diyor. “Parti kapatmaya parlamentolar karar veremez, ‘şiddet’in tarifi de sadece fiziki şiddet değildir” diyor. (Meclis’in karar verdiği tek ülke Almanya, orada da sonuç hüsran.) Haydi şimdi getirin AB standartlarını... Niye saptırıyorsunuz?
Siz “mekanizma” mısınız?
Oysa AKP burada Cumhurbaşkanı Gül’ün itirazını bile hiç dikkate almadı. Neymiş efendim “AB ilerleme raporlarında Türkiye’de partilerin sık ve kolay kapatılması eleştirilmiş, araya bir mekanizma konması” gerekiyormuş. Parti kapatmaya karar verecek mekanizma “partilerin kendisi” midir?
Çocuklara sınav sorusu olarak verseniz, hepsi “hayır” der. Peki neden AB uygulamaları uzmanı Anayasa Hukukçusu Ekrem Ali Akartürk’ün önerdiği; Yargıtay Ceza Daireleri başkanlarından oluşmuş, bağımsız “Parti Yasakları İnceleme Kurulu” gibi bir kurulun mekanizma olmasını düşünmüyorsunuz? Açıklayın da millet duysun lütfen.
Özel yetkili savcılar “Başsavcı veya vekiline haber vermeden gözaltı yapmayın” talimatına rağmen bir anda 86 subaya gözaltı emri çıkarıyor, bu durumda haklı olarak görevden alınınca Başbakan “Bu anayasa değişikliğinde HSYK üzerinde neden böyle bir yaklaşım olduğunu anlıyorsunuz. Yargının yaklaşımını görüyorsunuz” diyor. Madem ki “yargıya saygı gösterilmeli”dir, “müdahale edilmemeli”dir, bu ne şimdi?
Hükümet istediği her kararı kimseye, hiç kimseciklere danışmadan alabiliyor da yargının işleyişine neden karışıyor?
Bu akıl almaz dönemde hangi kurum suçlanıyorsa, ya da hangi kurumla oyuncak gibi oynanıyorsa onun konuşmaya hakkı vardır. Çok şükür henüz (bu Anayasa değişikliği yapılmadan önce) demokrasi -hastalıklı da olsa- mevcut. Ve demokrasi sadece bir kitlenin konuşabildiği rejimin adı değildir.

Ruhat MENGİ
 
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.041 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.