Başkanlık Sistemi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Kasım 2017, 21:43:41


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Başkanlık Sistemi  (Okunma Sayısı 151 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Bilge Tudun
Bozkurt
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1



« : 05 Kasım 2017, 13:31:29 »

Öncelikle hepinize esenlikler.Aranızda olmaktan şeref duyarım.Sizlere bir konudan bahsetmek isterim.Malum 3 gün önce 8 askerimiz şehit oldu.Ruhları şad olsun.Hani bu başkanlık gelince terör bitecekti.Hani her şey düzelecekti.Şimdi niye bu kadar asker şehit oluyor.Bunun hesabı sorulmalıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Vur Bozkurdum Tilkiye Vur Kurtulsun Türkiye...
Baturgan
Atsız'ın Kılıcı
turkcuturanci.com
Türkçü - Turancı BOZKURT
********
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.790


TÜRK BUDUN : ÖKÜN !


« Yanıtla #1 : 05 Kasım 2017, 18:55:19 »

Esenlikler getirdin kandaşım,

Bu gürcü allah bir dese ona da inanmam ben. Hayatı yalan olmuş.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TÜRKÜZ LAN!
Attilahunturk
BAĞA TARKAN
Normal Üye
*****
ileti Sayısı: 309


« Yanıtla #2 : 05 Kasım 2017, 19:07:12 »

Otağımıza esenlik getirdin kandaşım.

Öncelikle şunu belirteyim kandaşım, bir ülkenin rejimi ne olursa olsun , bir rejim o ülkenin sorunlarının çözümü değildir. O ülkedeki zihniyet, vatandaşların çalışkanlığı, o ülkenin kaynakları, insanların adalete önem verişi, ahlaki değerlere sahip çıkılması, dayanışma, duyarlılık , milli duyguların yüksek olması, yerel ürünlerin yabancı ürünlere tercih edilmesi , insanların karakterli oluşu, cesur oluşu, görgülü oluşu her tür rejimden daha kıymetlidir. Bir ülkenin sorunları varsa bu sorunları rejimler çözmez, insanların zihniyeti çözer.

Bir ülkede vatandaşlar işten kaçan , tembel , uyuşuk ise bu insanlara hiçbir yasa, yasak işlemez. Rejim değişse ne olur değişmese ne olur.

Bir ülkede bir işe torpili olan alınıyor, donanımlı, yetenekli kişiler alınmıyorsa , adam kayırmacılık varsa o ülkede işler  aksayacaktır. Rejim değişse bile zihniyet değişmezse ne fark edecek ? ( adam kayırmacılık derken, Türk soylular arasındaki adam kayırmacılığı kastettim, etniklerle Türk soylular karşılaştırılırken koşulsuz, şartsız Türk soylu tutulacaktır )

Biz cumhuriyete de başkanlığa da her sorunun çözümü olarak bakamayız.

Cumhuriyete her sorunun çözümü olarak bakıp , bu konuda aşırı hassas olunmasının en büyük nedeni , çocukluğumuzdan beri cumhuriyet dersleriyle yetişmiş olmamızdır.

Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda en büyük iki tehlike vardı. Bunlardan biri emperyalist Avrupa devletleri diğeri de saltanat yandaşlarıydı. Milli mücadelenin silahlı savaş dönemi sona ermişti ama içerdeki saltanat yandaşları ve mandacılar hala duruyordu. Olası bir hareketlenme Osmanlı hanedanlarının tekrar ülkeye gelişi , rejimi değiştirip tekrar başa geçme tehlikesi vardı.

Bunun önüne geçmek için Cumhuriyete haddinden fazla mana yüklendi, hanedanlar ülkeden defedildi.

Zamanla saltanat yandaşlarının yerini dinci irtica almaya başladı. Bu dincilerin de başlıca argümanları hilafet, laiklik idi. Bunları kullanıp cumhuriyeti dinsizlik olarak gösterip rejimi zayıflatmaya çalışıyorlardı.
İşte bu sebeple, en büyük tehlike dini odaklar görüldü. Rejim kendini korumak amacıyla tarikatları hedef aldı. Bu tüm sistemlerde olan bir durum, her ülke rejimini korumak için bazı savunma refleksleri gösterir. Irticaya bu denli vurgu yapılmasının nedeni budur. Bunlar olurken de cumhuriyet her sorunun çözümü olarak sunuldu. Medya, ders kitapları, söylemler ile cumhuriyete büyük değer verildi, beyinlere cumhuriyet kurtarıcı olarak işlendi.


Biz meşrutiyetle birlikte demokrasiyle tanıştık, sonrasında da cumhuriyet ilan edildi. Yaklaşık 200 yıllık bir demokrasi maceramız var. Bu demokrasiye geçmek için yeterli bir süre değil, hele ki yapısında hiyerarşi , disiplin olan Türk ırkı için çok zor bir durumdu. Demokrasiye alışamadık.

Demokrasi , Gök Bilge Atsız Atanın dediği gibi milletçe olgunlaşıp sağlanabilir. Atsız atanın örnek verdiği İngiltere bu olgunlaşmaya en uygun devlet mesela.
Nijer, Mısır gibi ülkelerde de demokrasi var. Ama o ülkeler gelişmiş, refah düzeyi yüksek, güvenli ülkeler mi yoksa terör yuvası, alt kademe ülkeler mi ?

Atsız atanın örnek verdiği İsveç krallığın olduğu (sembolik olarak ) bir ülkeydi. Ama gelişmişti.


Anlatmak istediğim, başkanlık da cumhuriyet de diğer herhangi bir sistem de çözüm değil. Çözüm insanların zihniyeti ve bakış açısıdır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tan Hu
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 600


Möngke Tenggeri-yin Küčün-dür


« Yanıtla #3 : 06 Kasım 2017, 01:41:10 »

Modern devlet, tek ve bölünemez bir egemenliğin sahibi olarak, şu üç gerekli koşula dayanmaktadır:

1.Belirli bir sınırla çevrilmiş topraklar (Bizce Vatan),
2.Bu ülke üzerinde yerleşik bir yaşam sürdüren insanlar (Bizce Türk Irkı-Millet)
3.Yönetim faaliyetlerini sürdürmek üzere kurumsallaştırılmış bir uygulama mekanizması olan siyasal iktidar.(Bizce Ordu)

Ancak her modern devlet bu üç koşulu sağlamakla birlikte, koşulların sağlanış biçimi devletten devlete farklılıklar gösterebilmektedir. Mesela her devletin “toprak genişliği” aynı olmadığı gibi, nüfus ve “homojenlik” ya da bir başka deyişle “etnik çeşitlilik” derecesi, dahası “yönetim sistemi” veya “siyasi rejimi/ideolojisi” de aynı değildir.

Misal; Rusya ile Malta “toprak genişlikleri”, Çin ile Vatikan “nüfus oranları”, ABD ve İzlanda “etnik çeşitlilik” dereceleri, Fransa “Yarı Başkanlık Sistemi” ile İngiltere “Parlamenter Demokrasi” gibi yönetim sistemleri ile karşılaştırıldıkları takdirde, birbirlerinden farklıdırlar ancak son aşamada adı geçen tüm bu devletler birer modern devlet örneği olarak adlandırılmaktadırlar.

Gerçekte günümüz demokrasisini, heterojenlik ve “kuvvetler” ayrılığı üzerinden değil, homojenlik ve “iktidarın tek bir noktada toplanması” şeklinde tanımlamak doğru olur. Zira her gerçek demokrasi, yalnızca eşitlere eşit muamele değil, mantığın kaçınılmaz sonucu olarak eşit olmayanlara eşitsiz muamele ilkesi üzerine kuruludur. O halde ilkin türdeşlik, ikinci olarak heterojen olanın –gerektiğinde– elenmesi veya imha edilmesi, demokrasi kavramının temelini oluşturmaktadır. Doğrudan ve temsili demokrasiyi yürürlüğe koyan başlıklar, birtakım önemli vatandaşlık haklarını ve siyasi hakları sağlayan başlıklardır. Parlamenter demokrasinin güç noktaları en başından beri anti-demokratik ve otoriter güçlerin de girdiği ve sonunda tamamen hakim oldukları yerler olmaktan ileri gidememiştir.

Sözde demokratik ülkelerde eşitlik sadece yasalar karşısında eşitlikten ibaret olmayıp, fırsat eşitliğini de içerdiğinden idareye geçmede demokrasi kurallarına en uygun uygulamaları zorunlu kılan liyakatlik ilkesi, ayrı bir anlam ve önem kazanmaktadır. Ancak liyakat sisteminde fırsat eşitliği bağlamında vatandaşlar arasında, dil, din, siyasal görüş, renk ve cinsiyet bakımından ayrım yapılması önlemek istenerek, işi hak edene verme amaçlandığında, Türk Milleti için çok tehlikeli sonuçlar doğuran homojenlik, üstüne bir de liyakat ilkesinden yoksun çarpık bir sistem doğurduğunda her şeyi tartışılmaz hale getirmektedir.

Tan Hu
06.11.2017
turkcuturanci.com
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.049 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.