Araba üretemeyen, anayasa da yazmasın !
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Şubat 2020, 23:49:08


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Araba üretemeyen, anayasa da yazmasın !  (Okunma Sayısı 1333 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
T A R K A N
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 181



Site
« : 25 Mart 2011, 20:13:19 »

Habertürk yazarı Serdar Turgut, TÜSİAD isimli kuruluşa çok güzel ve yerinde bir cevap yazmış köşesinden..Gerçekten de öyle ! Yıllardır bu ülkeyi iliğine kadar sömüren,sadece kendi çıkarını düşünen,ülkenin ekonomik menfaatlerini geri planda tutan ve ülkeyi ekonomik manada daha ilerilere taşımak yerine siyasete burnunu sokmayı kendisine görev edinen zararlı bir kurumdur TÜSİAD...

Bunların kafa adamlarından biri olan Aydın Doğan'ın, bir zamanlar ''Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Mesut Yılmaz'ı pijama ile karşıladığını'' unutmadık..Bir zamanlar TÜSİAD denen kurumun ağzından çıkan tek bir cümle ile ekonominin sarsıldığını ve doların-faizlerin nasıl yükseldiğini hala hatırlıyoruz..Ülkemizde İngiltere,Fransa gibi ülkelerin gönüllü ve daimi elçiliğini yapan bir kurum olmuştur hep TÜSİAD..Türkiye'yi, Avrupa Birliği'nin peşinden koşturmak ve Avrupa Birliği ne derse ''Tanrı'nın buyruğu imiş'' gibi Türkiye'ye kabul ettirmeye çalışmak da başka meziyetidir TÜSİAD'ın.. Açtığı eğitim kurumları ve kolejlerde; İngiliz,Amerikalı ve Fransız öğretmenler çalıştıran ve gençlere önemli dersleri İngilizce yada Fransızca lisanlarında vererek, onların beyninin yıkanmasını ve adeta bir ''Türkçe konuşan Amerikalıya'' dönmesini sağlayan da yine bu kurumun üyesi olan işadamlarıdır..Gençlerin ahlaki yapılarını bozmak, toplumun çekirdeğini teşkil eden aile kavramını tahrip etmek ve bu yolla toplumu bozmak da başka hünerlerindedir TÜSİAD'ın..

O yüzden Serdar Turgut az bile söylemiş bu Avrupa Birliği aşığı, şımarık ve haddini bilmez kurum için..


Alıntı
Araba Üretemeyen Anayasa da Yazmasın

"Türkiye'nin adeta varmış gibi yapan burjuvazisinin kısa ve acıklı tarihinin en zavallı anı, yerli araba üretmenin kendi boylarını aştığını itiraf ettikleri andır."


O an, ülkede burjuvazinin bir sınıf olarak var olmadığını, sadece paralı birtakım kişilerin oluşturduğu bir grup olmaktan öteye gitmediklerini gösterdi. Bu çok acılı bir şeydir. Burjuvazi bir sınıf olabilseydi, bugün Türkiye'de yaşanan çoğu sorun yaşanmazdı, ama olmadı, onlar da olmak için fazla uğraşmadılar zaten.

Her türlü sınıf bir kültürdür. Burjuvazi de, işçi sınıfı da aslında kültürel bir varlıktırlar. Batı âleminde burjuvazi demokrasi, sınıf savaşları, çoğulculuk, özgürlük kültürüyle birlikte oluşur, kapitalizmini de bunlara göre kurar. Bizim olamayan burjuvazimizin üyeleri ise kültürü, güzel müzik dinlemek, iyi şarap içmek ve yabancı dil konuşmaktan ibaret sanıyorlar, ancak bütün bunlar bu bireylerin kaliteli bir burjuvazi oluşturmasına yetmiyor.

21 'inci yüzyılda artık kapitalizm yeni teknolojilerle şekil değiştirirken, bu dünyada işadamlarının yerli araba üretmeye güçlerinin yetmeyeceğini açıklayabilmeleri acıklıdır, trajiktir. Olmayan burjuvazisinin üzerine kapitalizm inşa etmeye çalışan Türkiye'nin durumu, onlar yüzünden zordur.

Şimdi bu bir türlü olamayan sınıfın temsilcisi bir kurum, ülkeye anayasa yazmaya girişti. Kimse, "Senin sınıfın bir araba üretmeyi bile beceremiyor; anayasa yazmak senin neyine" demiyor. Bunu burjuva sınıfının işleri ele alması olarak görmek isteyenler bile var. Olamayan bir sınıf işleri nasıl ele alacak, bakalım göreceğiz. Bence yakında Başbakan'dan bir azar daha işitirler ve vazgeçerler anayasa yazma hevesinden.

Sınıf olarak varlık nedeni oluşturamayan bir insanlar topluluğunun, "Ben gerçek bir burjuvazi olsaydım, Türkiye bugün yeniden anayasa yazmaya ihtiyaç duyar mıydı" sorusunu sormadan, bu hale gelmemizdeki sınıf olamayışlarının sorumluluğunu üstlenmeden anayasa yazmaya girişmesi, isteyene acıklı isteyene de komik gelebilir, ikisi de yanlış olmaz.

Bu çabayı daha da trajikomik yapan nokta, bu yaşam stili kulübünün örgütünün başındaki Ümit Boyner'in, Cem Boyner'in eşi olmasının getirdiği handikaptır. Cem Boyner, Türkiye'nin siyasi yakın tarihindeki en fantastik siyasi girişimine imza atmış kişidir. Yeni Demokrasi Hareketi denilen tuhaflığı umarım çoğunuz unutmuşsunuzdur. O hareket, Türkiye'nin yakın gelecekte bile burjuvazisinin olamayacağının bir deliliydi. Çünkü burjuvazi, tarihsel olarak gerçekçi bir sınıftır. Batı'da demokrasi bu sınıfın rasyonel adımları nedeniyle gerçekçi temelde büyüyüp gelişmiştir.

Ümit Boyner, araba bile üretemeyen bir sınıfın temsilci örgütüne anayasa yazdırırken, bence eşi Cem Boyner'in fikirlerinden çok etkilenmiş. Bu tehlikeli bir gidişattır. Sonu YDH'nin sonu gibi olmaya mahkûmdur. Bu kulübün, hayatımızla anayasalar üreterek filan oynamaya hem zamanı hem de imkânı var. Ama bizim onları ciddiye almamız için ne gerekçe var, bu açık değil.

Bence araba üretme aşamasını bir geçsinler de belki ondan sonra gerçek bir sınıf olma yolunda adım atabilirler. Hele bir sınıf olabilsinler, sınıflarının gereğini tam yapsınlar da anayasa yazmayı başkalarına bıraksınlar. Nasıl olsa birileri bu işi onlardan daha iyi mutlaka yapar.
[/font]
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Genç Börü
Genç Börü
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 508


TANRI TÜRK'Ü KORUSUN


« Yanıtla #1 : 26 Mart 2011, 19:44:06 »

Onlar kim ki anayasa yazıyor. Bu ülkede hak iddia ediyorlar.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.