Alın size, "ülkemizin ilk eşcinsel evliliği".
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 17 Şubat 2020, 21:50:11


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Alın size, "ülkemizin ilk eşcinsel evliliği".  (Okunma Sayısı 1869 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Giray-han
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.212



« : 22 Mart 2011, 04:43:47 »

Alıntı
Türkiye'nin ilk eşcinsel evliliğine hazır olun


BİZ ONLARA EVLİLİĞİ SORDUK, ONLAR ŞİDDET GÖRMEMEK İSTEDİKLERİNİ SÖYLEDİLER




Ben evlilik hakkını sordum, onlar önceliklerinin ‘şiddet görmeme, ayrımcılığa uğramama, öldürülmeme’ olduğundan bahsettiler. Bir insanın “Evlenme hakkı ne ki, ben öncelikle saklanmadan yaşamak istiyorum” demesi, size ne ifade ediyor?

Hepimizin malumu, bu ülkede çıkıp rahatça “Ben eşcinselim”, “Kendimle aynı cinsten birini seviyorum” diyebilmek, ‘hasta’ diye etiketlenmemek, ‘fark edilince’ nefrete, tacize, şiddete maruz kalmamak mümkün değil. Siz aslolanın, hangi cinsiyetten olursa olsun, iki insanın birbirini sevmesi olduğunu düşünen azınlıktansınız diyelim... ‘Eşcinselliğin hastalık olduğunu’ düşünen bir aileden sorumlu devlet bakanını, onunla hemfikir milyonları ne yapacağız peki?

Hal böyleyken, iki kadın ile onların sperm bankası aracılığıyla dünyaya gelmiş iki çocuğundan mürekkep ‘farklı bir aile’nin anlatıldığı film ‘İki Kadın Bir Erkek’ (The Kids Are Allright) vesilemiz oldu. Eşcinsel çiftlerle, ‘eşcinsel evlilik’ kavramını konuşalım istedik. Mevzunun, LGBT (Lezbiyen, gey, biseksüel, trans) topluluğunda da aile kurumunun sorgulanması yönüyle tartışmalı olduğunu atlamadan sorduk. Üç eşcinsel çift hiç çekinmeden öykülerini, aşklarını, düşüncelerini paylaştı.
Sorularımıza cevap ararken öğrendik ki Türkiye’nin ilk heteroseksüel olmayan evliliği çok yakında. Barış ile Aras büyük bir düğüne hazırlanıyor...

Barış (solda) 33 yaşında, Kaos GL dergisinde çalışıyor. Aras, 28’inde. LGBTT derneği Pembe Hayat’ta proje koordinatörü. Ankara’da yaşıyorlar, kasımdan beri birlikteler. Durumları, LGBTT içinde bile tartışmalı. Aras, biyolojik olarak kadın ve pembe kimlikli. Ama kendisini ‘trans erkek’ ve ‘eşcinsel’ olarak tanımlıyor. Nüfus cüzdanının ya da cinsel organının aksine, o bir erkek. İki erkek eşcinsel olarak evlenecekler, evliliklerini ‘politik bir eylem’ olarak duyurup, “Biz iki eşcinsel erkek, bu ülkede evlendik” diyecekler.

BARIŞ: Hak ihlali
Aynı cinsten kişilerin evlenememesi insan hakları ihlali. Nasıl ayrı cinsten insanlar evlenip sağlık, miras, mal paylaşımı gibi haklara sahip olabiliyorsa eşcinseller de bunların hepsinden yararlanmalı.
Kimliğinizi penis ve vajina üzerinden tanımlamayınca, beyninizi ve bedeninizi özgürleştiriyorsunuz. Eşcinseller de bu toplumda yetiştiği için bu kimlikleri heteroseksüeller gibi taklit edebilir, ilişkide mutlaka bir kadın ve erkek olduğunu görmek isteyebilir. Ama biz bunu tercih etmiyoruz.

ARASüğünümüz var
Sevgilim cezaevine giriyor görüşe alınmıyorum, hastalanıyor refakatçi olamıyorum, öldürülüyor davacı olamıyorum, ölüyor cenazesine gidemiyorum... “Yakını mısınız?” deniyor. Onun her şeyiyken, heteroseksist sisteme göre, hiçbir şeyiyim. Sosyal güvenlikten hastanede ziyarete durum aynı.
Türkiye’de iki mavi ya da iki pembe kimlik evlenemez. Bizim durumumuz diğer eşcinsel ilişkilere göre farklı: Birimizin pembe kimliği var, birimizin mavi. Evlenmek için yasal engelimiz yok! Politik bir eylem olması ve eşcinsel evliliği tartışmaya açmak için evlenmeyi planlıyoruz. Büyük bir düğün planlıyoruz. Tüm eşcinsel, biseksüel, trans ve queer’lerin davetli olduğu, her yerin gökkuşağı bayraklarıyla süslendiği, salonun, kıyafetlerimizin özel tasarlandığı (aynı kıyafeti giyeceğiz) bir düğüne hazırlıklı olun! İlk kez sizin vesilenizle duyurmuş olalım.



İpek (solda) 24 yaşında ve reklamcı. Funda öğretmen, 23 yaşında. Bir buçuk yıldır birlikteler, beş aydır da Ankara’da aynı evde yaşıyorlar.

İPEK: Evlilik hakkı da herkes için olmalı Evlilik kurumu, devletin bireyleri aile merkezinde toplayarak yönetmek için ürettiği bir kavram. Ama birbirini seven iki kişinin diledikleri gibi karar almasını olağan karşılıyorum. Mevcut sistem, bireyi ve aileyi tanıyan, onu da sadece heteroseksüellere tanıyan bir noktada… Yok sayılmanın kendisi zaten ayrımcılık. Evlilik hakkının da birçok başka hak gibi herkes için olmasını savunuyorum. Eşcinsel evlilik
varoluşu gereği heteroseksüel evlilikten farklı olacaktır. Birlikteliğimizi birilerine ya da kurallara göre değil bize göre şekillendiriyoruz.
Eşcinsel olmak kendi başına bir devrimi ifade etmez. Eşcinsel de olsanız birçok durumu içselleştirebiliyorsunuz. İlişkimizde rolleri sorgulayan iki kadın olarak, görece rolsüz bir durum var. Her şeyi birlikte yapmaya çalışıyoruz. Çocukları çok seviyorum ve sevdiğim kadınla
bir çocuğum olmasını istiyorum. Bir gün evlat edinmeyi ve çocuk yapmayı düşünüyoruz. Tabii yasalar değişse de toplumsal yön de önemli. Belki yurtdışına gidebilir, orada çocuk sahibi olup, çocuğumuz belli bir yaşa gelince dönebiliriz.

FUNDA: Doğurmam engellenemez!
Evlilik, İpek’le tanışıncaya kadar olumlu baktığım bir şey değildi. Çünkü heteroseksüel çiftlerde gördüğüm, iki insanın birlikteliğinden çok, birbirini tamamlayan rollerin birlikteliğiydi. Artık birbirini seven iki insanın evlenme isteğine olumlu bakıyorum. Eşcinsel evlilik hakkı elbette verilmeli ya da alınmalı. İpek hastanede kalacak olsa, refakatçi olamam. Yasaya göre aileden değilim. Ama ülkede birçok LGBTT birey şiddete, ayrımcılığa maruz kalır ve öldürülürken evlilikten önce konuşmamız gereken şeyler var.
İlişkimizde herkes kendini oynuyor, başkalarının olmamızı istediği rolleri değil. Ev içinde de durum aynı. Kimse hiçbir şeyi yapmak zorunda değil. Bir çocuk en çok istediğim şey. Bu çocuğu sevdiğim biriyle yapmak da... Bu ilişki böyle iyi giderse, beni hiçbir yasa doğurmaktan alıkoyamaz. Meydan okuyorum! Ama çocuk sadece istemekle olan bir şey değil. Çocuğumuza sevgiden fazlasını vermemiz lazım.


Batu (solda) 25 yaşında, öğrenci. Uğur 32 yaşında, medyada. Beş yıldır birlikteler ve İstanbul’da aynı evde yaşıyorlar.

BATU: Benim için aile, kendi seçtiklerimle yarattığımdır
Evliliğe karşıyım. Birçok alanda hakla donatılsan da devlet veya toplum tarafından onaylanan bir paketin parçası olmak istemiyorum. Bu haklara kavuşmak için çift olmanın zorunlu kılınmasını kabul etmiyorum. Benim için aile, kendi seçtiklerimle yarattığımdır. Ne devletin, ne de toplumun onayına ihtiyacı var. Büyür, küçülür, illa bir çekirdeği olmak zorunda değildir.
Bizde rol dağılımı değil, iş dağılımı olabilir ancak. Uğur temizlik düşkünü olduğu için temizlik yapar, kimin canı isterse bulaşığı o yıkar. Faturaları Uğur takip eder, kimde para varsa o öder. İkimiz de yemek yapmaya bayılırız.

UĞUR: Korktuğumuz aileyi nereye koyacağız peki?
Eşcinsel aşk, doğası gereği devrimci bir şey, öyle olmalı.Yüzlerce kurumu, kuralı yıkmaya çalışırken karı-koca olmayı istemek anlaşılır gelmiyor. Çok genç yaşta öğrendim; seçtiklerimdi ailemi oluşturan…
Toplumsal cinsiyet rollerinden oldum olası kaçtım. Karşımdakinin kadın ya da erkek rolünü oynamaya kalkışması, ondan uzaklaşmam için yeterlidir.
Eşcinsel hareketin peşine düştüğü çok hak var bu ülkede ve evlilik bunların başında gelmiyor. Doğduğumuz andan beri dışlanmayalım diye gizlenmek zorunda kaldığımız, şiddete uğramayalım diye istediğimizi giyemediğimiz, söyleyemediğimiz, sevemediğimiz bir ülke burası. Çoğumuzun anne-babası bilmez eşcinsel olduğumuzu, kendi cinsimizi sevdiğimizi, onunla nasıl mutlu olduğumuzu. Bu nasıl bir aile peki? Korktuğumuz, saklandığımız bu aileyi nereye koyacağız?


GÖRÜŞLER


Avukat Hüseyin Hatemi: Evlilik önlenmeli
Eşcinsellik suç sayılmamalı ama buna giderilmesi gereken bir travma, doğal ruhi bozukluk gibi bakılmalı. Toplum, eşcinselliğin sevgiyle giderilmesinde yardımcı olmalı. En kötüsü de evlat edinme ve sperm bankası yoluyla gelecek nesilleri de tahrip etmek... Eşcinsel evlilik Türkiye’de kesinlikle önlenmeli.

Anne Zehra Özlevent: Yasa şart
Kızım eşcinsel. Aile olarak ilk beklentimiz sivil beraberliğin kabul görmesi, toplumun kabul etme duygularını yönlendirecek ve şiddeti önleyecek yasaların çıkarılmasıdır.

LAMBDA Avukatı Fırat Söyle: Kanun sorunlu
Kanunda, ‘evlenecek erkek ve kadın’ deniliyor. ‘Birbiriyle evlenecek kişiler’ denilseydi eşcinsel bireyleri de kapsardı. Başka ülkedeki evlilik de Türkiye’de kabul edilmiyor. Durum hem anayasanın 10. ve 90. maddelerine hem de Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı.

Kaynak:http://gundem.milliyet.com.tr/turkiye-nin-ilk-escinsel-evliligine-hazir-olun/gundem/gundemgalerihaber/20.03.2011/1366785/default.htm?PAGE=5


İslamcı kesim yine ağır faka basmış durumda..Şu ana kadar kendilerinin en ateşli savunucuları, ülkemizin naçizane liboş aydın takımı, bu ibneleri destekliyor.
Bir keresinde hepinizin büyük ihtimalle bildiği genç sivil(ce)ler, topluluğu, türbana özgürlük, k*rtçeye özgürlük, yok bilmemneye özgürlük diye ortalıkta gezerken, "demokrasi demokrasi" diye küçük dilleri gözükene kadar bağırırken, islamcılar onların en yakınlarıydı. Sürekli yorumlarında islamcılar kendilerine övgüler yağdırır, demokratlıklarını överlerdi. Bir gün ama sitelerinde ibneler ile ilgili bir yazı yayımlandı. Ve islamcılar tam tersine, yazıyı yazana ağır sitemler etmeye, "bunu nasıl yazarsınız" diye atıflar göndermeye başladılar. Şimdi de bu. Aha!
Alın size demokrasi. Alın size özgürlük. Tepe tepe kullanın. Artık tesettürünüzle girdiğiniz üniversitenin bölüm binasının köşesinde iki tane ibneyi öpüşürken gördüğünüzde benden selam söylemeyi de unutmayın.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türk'üz Türkçüyüz. Bu ülkeyi kimseye kaptırmayız.
T A R K A N
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 181



Site
« Yanıtla #1 : 22 Mart 2011, 06:50:48 »

Bu aşağılık yaratıklardan nefret ediyorum..Bu aşağılık yaratıkların alenisi olduğu gibi gizlisi de var..En tehlikelisi gizli olanları..Çünkü gizli eşcinseller, çoğu kez çocukları da taciz ederek, onları da kendilerine benzetirler..Bu pisliği yayabildiğine yayarlar..Bu tip kişilerin idam edilmesi ve toplumun bu pislikten temizlenmesi gerekir..

Eğer erkek erkek gibi, kadın kadın gibi yetiştirilirse böyle bir durum meydana gelmeyecektir.Öte yandan eşcinselliğin bir hastalık olmadığını sadece çevresel faktörlerin tetiklediği bir ''psikolojik sapma'' olduğunu kabul ediyor bilimadamları..Yani eşcinsellerin savunduğu gibi bu durum bir hastalık yada genetik kusurdan değil düpedüz kendi pisliklerinden ve yanlış yetiştirilmelerinden kaynaklanıyor.

Eşcinselliğin bu kadar artmasının nedenleri:

** Yanlış modelleme...(( Çocuğun çevresinde bulunan karşı cinse bakarak, kendisini onlarla özdeştirmesi ve karşı cinse göre hareket etmesi durumu..))

** Kız ve Erkek çocuklarını iç içe büyütme ve eğitme...(( Özellikle karma eğitim sistemi, erkek çocuğuna kadın öğretmenler verme gibi durumlar, eşcinselliğin bu denli artmasına yol açmıştır...Nihal Atsız Ata'nın da savunduğu askeri eğitim sistemi uygulanırsa, bu pislik de azalacaktır..))

** Bazı yetiştirme yanlışları...(( Erkek çocuğunun ''kişiliğin oluştuğu 3-8 yaş arasında'' saçını uzatma, kız çocuğunun saçını kestirme; erkek çocuğuna kız çocuğu için alınan yada unisex olarak tabir edilen oyuncaklardan alma durumları yada tam tersi..))

** Çocukların cinsel istismarı...(( Bu durum da eşcinselliğe yol açan nedenler arasındadır.. Bu durumla mücadele için katı cezai yaptırım içeren yasalar çıkartılması, erken yaşta evliliğin özendirilmesi, ahlaki eğitimin iyi bir biçimde verilmesi vb önlemler alınmalıdır..))

** Çocuklara yönelik fiziksel ve psikolojik şiddet... (( Çocukları dövmek,yaralamak yada onlara sevgisiz-ilgisiz davranmak...))

** Çocuklara yönelik aşırı sevgi dolu, gözetmeci tavır..(( Bu durum da çocukların kişiliğinin zayıf ve bağımlı şekilde oluşmasına neden olup eşcinsellik gibi psikolojik sapmalara neden olur..))

Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.053 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.013s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.