Ahmet Taner Kışlalı'yı Anıyoruz! Ruhu Şad olsun!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 02 Nisan 2020, 18:23:34


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ahmet Taner Kışlalı'yı Anıyoruz! Ruhu Şad olsun!  (Okunma Sayısı 6502 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
oguz sad
Ziyaretçi
« : 21 Ekim 2010, 17:08:04 »

Zamanında Orhan Pamuk için ''Maskenin ardındaki yüzü görmek gerekir.'' diyen, Türklüğün ve gerçek Atatürkçülüğün yılmaz neferlerinden birisi olan Ahmet Taner Kışlalı'yı kaybettiğimiz kara günde anıyoruz! Ruhu Şad Olsun!

Ahmet Taner Kışlalı, Atatürkçülük etketinin ardına saklanan bir çok hokkabazın suratına inen tokattır! O, Türk Milleti'nin kalbinde ilelebet yaşayacak vatansever evlatlarından birisidir! Ruhu Şad Olsun!


Alıntı
BALO MASKESIZ OLSUN!

Kimileri "ortaoyunu"nu maskeli balo ile karistiriyor. Ortaoyunu güldür güldür, b...u
güldürmüyor...
Maskeli balonun bir gizemi vardir, bu ise
sadece çirkinlikleri gizliyor. Kimileri maskelerin ardindaki gerçegi bilmiyor.
Kimileri ise bildigi halde susuyor.
Ya çikar geregi... Ya da korkudan!
Balo maskesiz olmali ki, kimin kiminle dans ettigi bilinsin...
Maskeler inmeli ki, o maskelerin ardindaki suratlari begenmeyenler,aldatilmaktan kurtulsun!
* * *
Önce, bir romancimizin son kitabinin 50 bin adet basildigi
yazildi. Arkasindan kisa sürede 100 binlik bir satisin gerçeklestigi açiklandi. Derken, çiktigi günden beri ikinci cumhuriyetçi çizgisini korumaya özen gösteren Aktüel dergisi, romanciyi Türkiye'nin "bir numarali aydini" ilan etti.
Bu romancimizin adi Orhan Pamuk'tu!
Ben bu "Büyük" (!) yazarimizin bir romanini okumayi denemistim.Basladigim seyi bitirme konusundaki tüm inatçiligima karsin, bitirememistim.Ama "Kara Kitap" basinda öylesine övüldü ki, ikinci bir deneye girismekten kendimi alamadim. Ve o çabamda da, daha yariya gelmeden havlu atmak durumunda kaldim. Tahsin Yücel ve Emin Özdemir gibi, çok saydigim isimlerin bu yazarla ilgili oldukça agir elestirilerini animsadim. Ama begenenlerin de "begenme hakki"na saygi duydum. Ta ki... Bir okurum "Kara Kitap"ta gizlenmis bir bölüme dikkatimi çekinceye
kadar... "Çocuklugunda kiz kardesi ile tarlada karga kovalayan sapik bir padisah" gibi bir anlatim vardi bu bölümde!
* * *
Prof. Çetin Yetkin yönetiminde, "Müdafaa-i Hukuk"
adli çok degerli aylik bir dergi çikiyor. Ilginç bir
rastlanti olarak, derginin Aralik 1998 sayisinda, Prof. Fahir Iz'in bir incelemesi yayimlandi:"O. Pamuk'taki Atatürk
Anlayisi..."
Meger benim artik okumayi denemedigim
kitaplarinda daha neler varmis! Iste birkaç örnek: " Sonra kasaba alanina dolanir. Atatürk heykellerine
siçan güvercinleri ayiplar..." "Atatürk kendini içkiye vermis meyhane kalabaligina, cumhuriyeti emanet etmis olmanin güveniyle gülümsüyordu..." "Atatürk'ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket oldugunu..." "Sonra bir cumhuriyet, Atatürk, damga pulu havasina girdigimizi hatirliyoruz..."
Sayin Iz, 275 sayfalik bir kitapta, tam sekiz yerde ve" hiç gerekmedigi halde " Atatürk'e satasildigini saptamis. Söyle
diyor:"Bunlar kitaptan çikarilsa hiçbir sey degismez. Yalniz yazarin kimi ruhsal gereksinimleri tatmin edilmemis olur!"
Kim bilir, belki de Orhan Pamuk'un " en birinci aydin" ilan edilmesinde, bu incelemenin de büyük katkisi olmustur!
* * *
Ben, inandiklarini açikça savunanlara hep saygi duymusumdur...
O düsüncelere karsi olsam bile! Ama o yürekliligi gösteremeyip de bunu sinsice yapmaya çalisanlara... oraya buraya "bityenigi" sokusturanlara...hep tiksinerek bakmisimdir. Bunu hep zayif bir kisiligin, zavalli bir ruh
halinin yansimasi olarak görmüsümdür. Oyun maskesiz oynanmalidir! Çirkinlikleri gizleyen maskelerin indirilmesini de tüm" gerçek aydinlar" görev saymalidir! Ve de Pamuk adli yazari, isteyen okumali, isteyen sevmelidir...
Ama ne oldugunu, kim oldugunu bilerek!.. Maskenin arkasindaki gerçekyüzü görerek!...



A. Taner KISLALI 27 Ocak 1999


Facebook'a Ekle
Kayıtlı
turatbek_aytmatov
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 703


KIRGIZ TÜRK


« Yanıtla #1 : 21 Ekim 2010, 17:12:07 »

Ruhu şad olsun!!! Yeri uçmağ. Sözünü ettiği piçler şimdilik eylensin dursun bakalım gün gelir devran döner hesap sorulur!!!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

KIRGIZ TÜRK
KUDAY TÜRKÜ KORGOSUN!!!
LAİKLİK TÜRKÇÜLÜĞÜN DİREĞİDİR!!!
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #2 : 21 Ekim 2010, 17:27:30 »

Ruhu şad olsun. Değerli büyüğümüzü saygı ile anıyoruz.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
turanmavisi
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 15



« Yanıtla #3 : 21 Ekim 2010, 18:06:24 »

Büyük beyin.Ruhu Şad olsun.
Fakat sorgulamalı, sadece bu yazısıyla ettiği hizmet ölçülebilir mi?
Bülent Ecevit'in Kültür Bakanıydı sanırım.Cumhuriyet Gazetesi yazarıydı.
Bunların hepsinin ötesinde öldürenler kimdi?
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avı olacaklardır." Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #4 : 21 Ekim 2010, 18:12:31 »

Melih Aşık
21 Ekim 2010

Bugün çok değerli bilim adamı ve yazar Prof. Ahmet Taner Kışlalı’nın öldürülmesinin11. yıl dönümü… Onu bir kez daha saygıyla anıyoruz.
Kışlalı neden öldürüldü?
Atatürk ve devrimlerinin çağa uymadığını iddia edenlere karşı bilimle, akılla, zekâyla bunun tersini kanıtladığı için.
Kemalizm’in çağdaş yorumunu yaptığı, onu çekici ve güncel kıldığı için…
ABD’li akıl hocaları; Graham Fuller, Henze, Huntington gibiler yatıp kalkıp “Atatürk’ü terk edin” derken, Kışlalı, Atatürk ilkelerinin hâlâ en etkili yol gösterici olduğunu anlattığı için…
Ölümü diğer Atatürkçülere gözdağı olacağı için… Öldürüldü…
* * *
Damadı Sıtkı Uluç, Kışlalı ile ilgili belge, yazı ve notları inceledikten sonra onunla ilgili bir kitap yazdı. Adı:
“Prof. Ahmet Taner Kışlalı ve Kemalizm”
Kitabın geliri Anadolu Çağdaş Eğitim Vakfı Anaçev’e bağışlanıyor.
Kitapta Ahmet Taner Kışlalı’nın kaleminden “Demokrasinin Temel Nitelikleri”ni okuyoruz:
1. Siyasal iktidarın özgür genel seçimlerle oluşması.
2. Gerektiğinde siyasi iktidarın karar ve uygulamalarını da denetleyebilen bağımsız yargı.
3. Farklı toplumsal çıkarı ve görüşleri temsil eden siyasal partiler.
4. Farklı toplum kesimlerini temsil eden dernekler, sendikalar gibi kitle örgütleri.
5. Yurttaşların gelişmelerden doğru bilgi edinmelerini sağlayacak özgür kitle iletişim araçları.
Bu temel nitelikler ülkemizde mevcut mu?
Bunlardan birkaçı eksikse hangi demokrasiden söz ediyoruz…
Kışlalı’yı rahmetle anıyoruz..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
BOĞAÇHAN.
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 524



« Yanıtla #5 : 21 Ekim 2010, 18:14:23 »

Tolga Kale
21 Ekim 2010

Sevgili Kışlalı Anısına;

Hayatını Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı aydınlık yolda ilerlemeye adayan, hukuk devletinin, Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, katledileli on bir yıl oluyor.

Kışlalı hocanın ardından yazı yazmak çok zor. Bir yandan birlikte yaşamış olduğumuz olaylar, sınırlı birliktelikler içinde paylaştığımız anılar gözlerimin önüne geliyor. Diğer yandan da onun bilimsel kişiliği, yazdığı kitaplar, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde yayınlanan yazıları zihnime hücum ediyor.

Ahmet Taner Kışlalı kimdi?

Bu soruya verilecek en iyi cevap, böyle bir yazıda; Kışlalı’yı değil, Kemalizm’i anlatmak olacaktır. Çünkü Kemalizm’i ne kadar iyi öğrenir ve anlarsak, Kışlalı hoca’nın kim olduğunu, ne yapmak istediğini ve niçin katledildiğini daha iyi anlamış oluruz.

*** *** *** *** ***
Kemalizm nedir?

Kışlalıya göre “Kemalizm ilerici bir ideolojidir. Ne geçmişin bekçiliğidir, ne de kalıplaşmış bir inanç sistemi… Değişen koşullar içinde, sürekli ve akılcı bir yenilenmeyi ve yenilenmenin ilkelerini içerir.”

Kışlalı 2 Mart 1994′de Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde yazdığı “Atatürk suçludur” isimli yazısında, Atatürk’ün ne kadar büyük bir adam olduğunu, nefis bir ironiyle, Atatürk düşmanlarının yüzüne bakın nasıl çarpmıştı:

“Eğer bugün 60 milyon insanımız, Batı Trakya’daki Türk’ün durumunda değilse, bunun suçlusu odur!

Eğer Türk işçisi, Batı’daki gibi, çocuk yaşta yeraltında günde 14-16 saat çalıştığı dönemler yaşamamışsa, bir oy hakkı için bile, Fransız işçisi gibi, 59 yıl kanlı bir savaşım vermek zorunda kalmamışsa, bunun suçlusu odur!

Eğer Şeyhülislamlar fetva verip, Kuran’ın Türkçe basımını engelleyemiyorsa, ezanlar düşman bayraklarının gölgesinde okunmuyorsa, bunun suçlusu odur!”

Sevgili Kışlalı yazısının sonunda “Atatürk suçlu olmasına suçlu da. Haklı olanlar kim?” diye sormuş ve cevabı da yine kendisi vermişti:

“Erbakan’lar, Mezarcı’lar, Dicle’ler, holding solcuları, numaracı cumhuriyetçi liboşlar, şeriatçılar, Kürt ırkçıları, hepsi de haklılar!”

Kışlalı’nın ironik bir ifadeyle “haklı” diye nitelendirdiklerinden hangisi onu katletti bilinmez ama, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı bundan on bir yıl önce arabasına konulan hain bir bombanın patlaması sonucu katledildi.

*** *** *** *** ***

Ahmet Taner Kışlalı, benim için çok özeldi. Benim Kemalist bilincimin gelişmesindeki en önemli fikir önderimdi.
1999 yılının 19 Ekiminde Urfa’da yaptığım askerlik görevimi sonlandırmış, İzmir’e geri dönecektim. Ankara aktarmalı olan uçağın saatlerini Ankara’da Kışlalı hocayı ziyaret edebileceğim şekilde ayarlamıştım. Ama o gün ne ona telefon ile ulaşabildim ne de gittiğim Cumhuriyet Gazetesinde onu görebildim. İzmir’e döndükten iki gün sonra ise, onun katledilişi haberiyle şok olmuştum.
Onun cenaze töreninden dönüşte, ADD Manisa Şubesi’nin açtığı taziye defterine yazdığım, güncelliğini yitirmeyen ve tüm benliğimde hala yaşattığım şu satırları aradan geçen onca yıl sonra yeniden paylaşmak istiyorum..
“Fikir öğretmenim, Kışlalı hoca, “Bir Türk’ün Ölümü” adlı kitabının başında, önsözden de önce şu satırlara yer vermişti:

“Bir bilge kişi şöyle demiş: Işığa verdiği aydınlık için şükret; ama bitmeyen bir sabırla karanlıkta durarak lambayı tutan eli unutma!”

Sevgili Kışlalı:

Benim için orada sözü edilen ışık, büyük Atatürk ve onun devrimleri idi. Karanlıkta kararlılıkla durarak, lambayı tutan o elde sendin. Sen ömrün boyunca o lambayı tutarak, Atatürk ışığının tüm ülke ve dünya insanlarını aydınlatmasını sağladın. Bunu büyük bir başarı ve kararlılıkla, yaşamın pahasına yüreklice yaptın!

Büyük Kemalist:

    Atatürk’ün ülkemi emanet ettiği gençliğin bir üyesi olarak, emanetinin sorumluluğunu omuzlarımda onurla taşıyorum. Her zaman ve her koşulda, yanımda tek bir kimse kalmasa bile, o lambayı tutarak Kemalizm ışığının ülkemi aydınlatmasını sağlamaya çalışacağım.

Seni aramızdan koparan alçaklar şunu asla unutmasınlar:

“Işığı taşıyan eller değişir, ama taşınan ışık ölümsüzdür.”

Işıklar içinde yat..”

TOLGA KALE
İLK KURŞUN
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
oguz sad
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 21 Ekim 2010, 18:17:26 »

Büyük beyin.Ruhu Şad olsun.
Fakat sorgulamalı, sadece bu yazısıyla ettiği hizmet ölçülebilir mi?
Bülent Ecevit'in Kültür Bakanıydı sanırım.Cumhuriyet Gazetesi yazarıydı.
Bunların hepsinin ötesinde öldürenler kimdi?

Kışlalı hiç bir zaman Türkçü olduğunu iddia etmemiştir. Türklüğüne ve Atatürkçülüğüne olan samimi bağlılığıdır kendisini yad etmemize sebep olan... Bülent Ecevit köken olarak kürt kırmasıdır. Geçmişinde kızıllığı sebebi ile Atatürk devrimleri ve Türklük kimliği ile çoğu yerde çatışmıştır. Bunların hepsini iyi tahlil etmek gerekir.

Kışlalı'nın çizgisinde bir diğer önemli değerimiz hatta, Türkçülüğe söylemlerinde yakın olan Hablemitoğlu'dur.

Bunlar bizlerin değerleridir. Ne yazık ki; bu değerler bu ülkede kaybedildiğinde Hrant Dink adlı ermeni kadar gündemi meşgul etmemiştir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Gök Yeleli Asena
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 183


Gök Çeri


« Yanıtla #7 : 21 Ekim 2010, 18:59:26 »

Alıntı
Ben, inandiklarini açikça savunanlara hep saygi duymusumdur...
O düsüncelere karsi olsam bile! Ama o yürekliligi gösteremeyip de bunu sinsice yapmaya çalisanlara... oraya buraya "bityenigi" sokusturanlara...hep tiksinerek bakmisimdir. Bunu hep zayif bir kisiligin, zavalli bir ruh
halinin yansimasi olarak görmüsümdür. Oyun maskesiz oynanmalidir! Çirkinlikleri gizleyen maskelerin indirilmesini de tüm" gerçek aydinlar" görev saymalidir!


Mekanı Türk uçmağ olsun.. Destek olmak şöyle dursun köstek olanlara, nifak tohumu serpeceğim derken kendi senaryoları biryerlerinde paylayanlara bu gönderi kapak olsun!! Başta iktidar ve yalamaları olmak üzere tüm soysuzların maskelerini birbir düşüreceğiz elbet;

İşte o gün kuracağız Turan toyunu..



TTK
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Türkçülük dün bir kaynaktı, bugün bir çaydır. Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller yıkılacaktır. - Türkçülük insanlara hiç bir vaatte bulunmuyor, maddi veya manevi bir şeyvermiyor. Yalnız istiyor... Fedakarlık ve feragat istiyor. ATSIZ
açina
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 21 Ekim 2010, 19:09:39 »

                Mustafa filminin kimden esinlenerek yapıldığı bu yazıyla iyice anlaşılmıştır..AHMET TANER KIŞLALI' YI SAYGIYLA ANIYORUM.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
hun_turk58
or-ok-on
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 419


Rehber KAN, hedef TURAN


« Yanıtla #9 : 21 Ekim 2010, 19:21:36 »

 Ne yazık ki, kalemi keskin tüm Atatürkçü, cumhuriyet muhafızları, birer birer tasfiye ediliyor. Ya bir tertipten içeri alınıyorlar, ya çalıştıkları gazeteden atılıyorlar, yahut öldürülüyorlar. Oğuz Elinde er tükenmez elbet. Birimiz gider, binimiz geliriz. Ruhu şad olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

--"Biz dogrudan dogruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanagı Türk toplulugudur. Bu toplulugun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluga dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur." Atatürk
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.099 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.