Agzı olan KONUŞUYOR!....
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 26 Ekim 2020, 18:27:17


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Agzı olan KONUŞUYOR!....  (Okunma Sayısı 3011 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Börü_Bilge
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 238



« : 30 Kasım 2011, 07:34:26 »

Esen olsun Kandaşlarım.
ziyasen lakapli Kişinin acıklamaları ve yazısı!..... Sözü sizlere bırakıyorum Kandaşlarım....                               

IRKÇILIK-TURANCILIK VE ATATÜRK                             
Türkiyedeki bütün siyasi gruplar Atatürkü kendilerinden yana gösterme yarışındadır. Öyle ki , Atatürkü ve Kemalizmi can düşmanı olarak gören, laik düzeni yıkmayı amaçlayan bir siyasi partinin genel başkanı “Atatürk sağ olsaydı bizim partiye girerdi” diyebilmektedir. Bu türden yalanlara herkes gülüyor. Ne var ki kimi siyasi grupların Atatürkü kendilerinden göstermeleri de amacına ulaşıyor. Kitleler, bunun ayrımına varamıyor.
Bunlardan biri de temelinde ırkçı-Turancı şovenizm olan ve Nazi ordusunun Kafkasyada ilerlemesi sırasında Türkiyede güçlendirilen siyasi akımdır. Buna göre Türkiye, Almanlarla birlikte Kafkasyadan Turan’a geçerek tutsak Türkleri kurtarmalıydı. Bu, aslında Almanların planıydı. Almanlar, bu amaçla Türkiyedeki Turancıları desteklemişler, hükümetin izlediği dengeci siyaset nedeniyle amaca ulaşamamışlardı. Almanların yenilgisi kesinleşince Türkiyedeki Turancıların tasfiye edildiğini görüyoruz.
                         
Irkçı -Turancı düşünce, Z.V. Togan, İsmail Gaspıralı, Sultan Galiyev gibi öncülerce Rusyada ortaya atılmıştır. İkinci meşrutiyet döneminde, özellikle Türk Ocağı’nın kurulmasından sonra Türkiyede de yayılmıştır. Fikrin öncülerinden bazıları Türkiyeye gelerek çalışmışlardır.
20. yüzyılın başında şekillenmeye başlayan Türk ulusçuluğuna geniş anlamda Turancılık diyebiliriz. Rusyada doğmuş, Balkan ve 1. Dünya Savaşları sırasında Osmanlı yönetimini etkilemiştir.
Anadoluda ulusçuluk, Kurtuluş Savaşı ve sonrasında şekillenmiştir. Bu nedenle Anadolu Türklerinin ulusçuluğu, Atatürk ulusçuluğudur.
                               
Turancılık, “Müdafa-i Hukuk” öğretisine dayalı, “misakı milli” ile sınırlı Kemalist Ulusçuluk karşısında tutunamadı Fakat, siyasal ve toplumsal yaşamımızda bazen etkili olmuştur. 1970’li yıllarda da, ABD emperyalizmi tarafından desteklenerek Türkiyedeki sol hareketlere karşı kullanılmıştır. 1980’li yıllardan bu yana süren PKK terörü, bu siyasi akımın daha da güçlenmesine ortam hazırlamıştır. Bugün Türkiyede, önde gelen siyasi bir güçtür.
Atatürk’ün ırkçı-Turancı ( şoven milliyetçi) olduğuna ilişkin örneklere bakarak, kendilerine sosyalist diyen kimi gruplar ve Kürt şoven ulusalcıları, Atatürk’ü ırkçı, faşist, hatta sömürgeci olarak görüyorlar. Irkçı-Turancı çevreler ise zaten kendilerinden sayıyorlar.Hepsi de yanılıyor.
                               
Atatürk, şu sözleri söylemiştir:
“Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
“Bu vesileyle milletime şunu tavsiye etmek isterim ki, başına geçireceği insanların kanındaki cevheri anlamaktan bir an vazgeçmesin.”
Bu sözlerde kastedilen,ırk ve kan farklılığı değildir. Söylenen sözler, ulusal savaşta ve kalkınmadaki başarıların sahibi olan bütün Anadolu insanlarını onurlandırmak içindir. Türkçede sözler, sadece sözlük anlamıyla değil, deyim olarak da bir anlam taşırlar. Yoksa, Türk ulusu, başına getireceği insanların kanndaki cevheri nasıl anlayacaktır? Başımıza getireceğimiz insanlara öncelikle bir DNA testi mi yaptıracağız? O dönemde bu testler de yapılmadığına, bugün bile böyle bir testten sonuç alma olanağı tam olmadığına göre sözü şöyle anlamak gerekmez mi : “Ulusuma şunu önermek isterim ki, başına geçireceği insanların kişiliklerini, yeteneklerini, dürüstlüklerini, çalışkanlıklarını iyi değerlendirsin. Her an uyanık olsun, değerlendirmeye devam etsin. Ola ki aymazlık, sapkınlık,işbirlikçilik yapabilirler..”
Yapmıyorlar mı ?
Gelelim,” Bir Türk Dünyaya bedeldir” sözüne. Yine kastedilen, Türkiye sınırları içinde yaşayan yurttaşlardır. Dünyaya bedeldir, demesi ise ulusuna olan sevgisinin büyüklüğündendir. Sevdiklerimiz için hepimizin kullandığı bir deyimdir.

“Öğün,çalış,güven...” de öyledir. Osmanlı, Türk adını aşağılamak için kullanırdı. “İdraksız Türk”, yani kafasız Türkler deyimi Osmanlınındır. Herkesin kimliğiyle övünmesi en doğal hakkıdır. Hele bu denli ezilen, sömürülen, itilip kakılan ulus bir şanlı destan yaratmışsa, övünmelidir. Başarmak için çalışmak ve kendine güvenmek gereklidir. Bu ve benzeri sözler, yüzyıllardır kendi bilincini, kendine olan güven duygusunu yitirmiş bir toplumun canlandırılmasını, ayağa kaldırılmasını amaçlayan söylemlerdir.
                               
Güzel ve yerinde söylenmişlerdir.
Öteki kanıtları da gösterelim ve açıklamaya çalışalım:
Atatürk Türk tarih Kurumunu kurdurmuş ve tarih araştırmaları yaptırmıştır. Bu bağlamda Hititler, Sümerler, Etrüskler vb eski uygarlıklar daTürk olarak gösterilmiştir. Tatar, Yakut, Kırgız, Kazak yok; Türk vardır, propogandası yapılmıştır. Türklerin kan özellikleri belirlenmeye çalışılmış, kafatasları ölçülerek “Türk ırkı” nın özellikleri araştırılmıştır.
Bu araştırmalar o dönemde dünyada yaygın olarak yapılıyordu. Türkiyeye özgü değildir.
Türkler, hem Osmanlı, hem Araplar ve hem de Avrupalılar tarafından yüzyıllarca aşağılanmıştı. Şimdi, bağımsızlığını elde etmiş, dünyada örnek bir savaş kazanmışlardı. Ulus bilincinin “islam” olarak bilindiği bir toplumda, gerçek bir ulusal devlet kurmak gerekliydi. Dünyada tarih araştırmaları Türklerin tarihi konusunda aydınlatıcı bir yere ulaşmıştı. Gene de Türkler, tarihsiz,beceriksiz, kaba, yıkıcı bir topluluk olarak görülüyordu. Bütün dünyada arkeoloji ve tarih araştırmalarının hız kazandığı bir dönemde kendi geçmişini araştırmak doğaldı. Ayrıca, sağlam bir ulusal bilinç için zorunluydu.Ayrıca,o güne değin, islam öncesi Türk tarihi yok sayılmıştı.
   
Bütün bunlara karşılık, Türklerin uygarlığı orta Asyadan göçlerle dünyaya yaydığı, aslında Sumer, Hitit vb. birçok eski uygarlığın Türk kökenli olduğu şekinde savlar işlendi. Bunlar, Avrupanın tek yanlı tarih anlayışına bir tepkiydi. Aynı zamanda bir gereksinmeyi de karşılayan romantik (coşumcu) bir tarih yaklaşımı oldu. Bütün uluslaşma süreçlerinde bu türden yaklaşımlar görülmüştür.Sonradan aşırı olduğu görülen ve kanıtlanamayan bu savlardan vazgeçilmiştir.
Yeri gelmişken bu tepkisel ulusçuluğun batıdan kaynaklanan nedenlerine bir göz atalım:
Avrupa, batıda Pirene dağlarından Arap müslümanların, doğuda Viyana’dan sıkıştıran Türklerin baskısından kurtulunca yüzyıllardır beslediği intikam duygularını tatmin etmek için saldırıya geçti. 1683 te kurulan Kutsal İttifak, 1815 yılında yenilendi. Amaç ,Türkleri Avrupadan atmaktı. Bu bağlamda uygulanan siyasetler, yeni propogandalarla desteklendi. 19. yüzyılın sonunda İngiliz başbakanı Gladstone, Türkler konusunda şunları diyor: “İnsanlığın tek insanlık dışı tipi Türklerdir.Türklerin kötülüklerini önlemenin tek çaresi vardır.O da yeryüzünden vücutlarının kaldırılmasıdır.”
Bu söz Amerikalıların, ”en iyi kızılderili, ölü kızılderilidir, sözünü anımsatıyor.
1917 Yılında, ABD, İtalya, İngiltere,Fransa savaşyaki amaçlarını açıklıyorlar: “..Uygar dünya bilmelidir ki müttefiklerin savaş amaçları her şeyden önce ve zorunlu olarak Türklerin kanlı yönetimine düşmüş halkların kurtarılmasını ve kesinlikle yabancı olan Türklerin Avrupadan atılmasını içerir..”
1918 ve 1919 yıllarında yine bir İngiltere başbakanı Lloyd George’ un sözleri de şunlardır: “Türkler cennet Mezopotamyayı çöle, Ermenistanı mezbahaya çevirmiştir... Mezopotamyada bir Türk ,bir Alman kadar yabancıdır.” “..Türkler ulus olmak bir yana sürüdür. Devlet kurmalarının olasılığı bile yoktur. Yağmacı bir topluluk olan Türkler, bir insanlık kanseri, kötü yönettikleri toprakların etine işlemiş bir yaradır...”
Batının böylesine aşağıladığı, Osmanlının ve Arap’ın adam saymadığı Türk’ler, dünyaya kafa tutarak ilk kez ulusçu bir devlet kurmuşlardı. İlk dönemde tepkisel ve aşırı bir ulusçuluğun görülmesi de olağandı. Önce de belirttiğimiz gibi her ulusal devletin kuruluşunda aşırı ulusal anlayışlar görülmüştür. Üstelik bu dönem, İtalyada Faşizmin, Almanyada Nazizmin yükseldiği bir dönemdir.
Öte yandan,”üzerinde yaşadığımız yurt” binlerce yıldır çeşitli uygarlıkların beşiği olmuştur. Bu uygarlıkların mirasçıları, bugün anadoluda yaşayan Türk ulusudur. Afet İnan;”..Hititler ya da Urartular buradan başka yere göç etmemişlerdir. Yurdumuzdaki uygarlık yapıtlarına bugün, burada yaşayan Türk ulusu sahip ve mirasçidır. Yani bu yapıtlar, bugün burada yaşayanların atalarından kalmadır...”demektedir.
Doğru mu, değil mi ?
Atatürk de 1 Kasım 1936 tarihli TBMM açış konuşmasında; “Türk tarih kurumunun Alacahöyükte yaptığı kazılar sonucunda ortaya çıkardığı 5500 yıllık nesnel Türk tarihi belgeleri...” demektedir. Yani Anadolu uygarlıklarını eskisiyle, yenisiyle Türk olarak benimsemektedir.
Lise tarih kitabında şöyle yazılıydı: ” bugün ırklar arasında görülen farkların tarih açısından önemi pek azdır. Kafatası biçimi ırkların sınıflandırlmasında kullanılıyorsa da toplumsal hiçbir anlamı yoktur.”
Atatürk, “medeni bilgiler” kitabında ulusu ; “ dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı vatandaşların siyasal va toplumsal kuruluşu “ olarak tanımlar. Dikkat edin, burada ırk ögesi yoktur.
Atatürkün anlayışında ırkçılığa yer yoktur.


Irkçı-Turancı görüşte savaş ve savaşçılığa övgü (N.Atsız ) vardır. İlerleme savaşla olur. Kemalist görüş ise, içte ve dışta barışçıdır.


Irkçı-Turancı anlayışta vatan Türklerin yaşadığı bütün alanlardır ( Rıza Nur). Orta asya bugün de yurdumuzdur. Kemalizme göre vatan, misakı milli sınırları içindeki yurttur.


Irkçı_turancı görüşte Türk ırkı diğer ırklardan üstündür. Kemalist görüşte, Türk ulusu dünya uluslar ailesinin eşit bir üyesidir.
Z.V.Togan, İsmail Gaspıralı, Sultan Galiyev gibi Turancı ideologlar, islamlığı hiçbir zaman temel bir dayanak olarak görmezler. Oysa bugün;”Atatürk milliyetçiliği yoktur.Türk milliyetçiliği vardır” diyerek kendisini Türk milliyetçisi sananlar arasında aslında Osmanlıcılık, İslamcılık ya da Turancılık yapanlar çoğunluktadır. Soğuk savaş döneminin ABD politikaları gereğince ırkçı-turancı milliyetçilik büyük ölçüde islamcılığı da kullanmaktadır.
Osmanlıyı, İslamcılığı, ırkçılığı ve Turancılığı savunanlar gerçekte milliyetçi (ulusçu) değildirler. Sadece, tarihin bazı dönemlerini ve bazı temel kavramları yanlış öğrenerek düş görmektedirler.Uyanıp gerçek dünyaya dönmeleri gerekmektedir.


Ulusal dile sahip çıkmak, Türk milliyetçilerinin görevidir. Ulus olmak, dille başlar. Atatürk, bu konudaki çalışmalara önayak olmuş, kişisel mallarından bir kısmını da TDK’na bağışlamıştır. O’nun 1927 de yazdığı “Söylev”in dili ile 1935 te parti kurultayındaki söylevinin dilini karşılaştıranlar aradaki farka inanmakta zorlanırlar. Irkçı-Turancı milliyetçiler ise, dil konusunda Osmalıcıdırlar. Oysa, Turan denilen ülkelerde dil, Türkçe’dir. Türkçülük akımı da önce dilde başladı. Türkçeyi iyi bilmeyen,güzel kullanamayan,Osmanlıcaya özenenler milliyetçi olabilir mi ?
Görüldüğü gibi Atatürk ırkçı veya Turancı değildir. Üstün ırk siyaseti güden Hitler ve Mussolini’ye karşılık yurt, dil, kültür, ülkü birliğine dayalı homojen bir ulus anlayışına sahiptir. Bu ulusçuluk anlayışı, günümüzün en uygar, en çağcıl ulusçuluk anlayışıdır.
Son olarak sözleri Atatürke bırakalım:
“.Hiçbir sınır tanımayarak, dünyadaki bütün Türkleri bir devlet olarak birleştirmek,ulaşılamayacak bir amaçtır. Bu, yüzyılların ve yüzyıllarca yaşamakta olan insanların çok acı, çok kanlı olaylar ile ortaya koyduğu bir gerçektir.
(...) Turancılık siyasasının başarı kazandığına ve dünyayı uygulama alanı yapabildiğine tarihte rastlanamamaktadır. Soy ayrımı gözetmeksizin bütün insanlığı kapsayan tek bir dünya devleti kurma hırslarının sonuçları da tarihte yazılıdır.Baskıncı ve yağmacı olmak hevesleri konumuzun dışındadır. İnsanlara her türlü özel duygularını ve bağlantılarını unutturup, onları kardeşlik ve tam eşitlik içinde birleştirerek, insancı bir devlet meydana getirme kuramının da kendine özgü koşulları vardır.
Bizim aydınlık ve uygulanabilir gördüğümüz siyasal yöntem,’ulusal siyasa’dır. Dünyanın bu günkü genel koşulları, yüzyılların kafalarda ve karakterlerde yerleştirdiği gerçekler karşısında düşçü olmak kadar büyük yanılgı olamaz.Tarihin dediği budur; bilimin, aklın, mantığın dediği böyledir.
Ulusumuzun güçlü, mutlu ve sağlam bir düzen içinde yaşayabilmesi için, devletin bütünüyle ulusal bir siyasa gütmesi, bu siyasanın iç örgütlerimize tam uyumlu va dayalı olması greklidir. Ulusal siyasa demekle anlatmak istediğim şudur: Ulusal sınırlarımız içinde, her şeyden önce kendi gücümüze dayanarak varlığımızı koruyup, ulusun ve yurdun gerçek mutluluğuna ve bayındırlığına çalışmak. Gelişigüzel, ulaşılamayacak istekler peşinde ulusu uğraştırmamak ve zarara sokmamak; uygarlık dünyasının uygarca ve insanca davranışını ve karşılıklı dostluğunu beklemektir.”
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Neresinde bir Türk varsa Yeryüzü Küresinin….
Sınırı ordan başlar Bozkurt mefkuresinin…
Yürü sensin umudu bütün esir illerin…
Yürü nutku tutulsun Emperyalist dillerin....
YigitKam
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 30 Kasım 2011, 13:57:01 »

Hani derler ya allah kimsenin ayağını bir birine dolandırmasın Gülümseme))) varmıydı böyle söz..

Adam güya Türkçülüğe verip veriştiriyor, Atatürkün Türkçü deyimlerini ardı sıra sıralıyor maksadı Atatürkün Irkçı olmadığını çeşitli enstrümanlarla dile getirmek,  ben ise okurken kahkahalara boğuluyorum, Atatürkün ırkçılığı bu kadar güzel anlatılamazdı, bu yazıyı Okuyan herkes Atatürkün kim olduğunu alanen görecektir.

Adamın birisi yanında eşi ile birlikte Kuyumcuya girmiş, hanım bak bunlara altın diyorlar ama sen inanma bunlar şeftalidir, adam karısına böyle dedi diye o günden sonra altına herkes şeftali demeye başladı. Yazıdan anladığım bu..
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Börü_Bilge
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 238



« Yanıtla #2 : 30 Kasım 2011, 15:44:31 »

Andam o yüzden dedim Ağzı olan konuşuyor diye... Şuursuz konuşmuş yazmış ama ne kadar boş konuştuğunun farkında değil. Zavallıya söyleyebileceğim kelimelerime acıdığımdan dolayı bende okurken güldüm zavallılığına Gülümseme
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Neresinde bir Türk varsa Yeryüzü Küresinin….
Sınırı ordan başlar Bozkurt mefkuresinin…
Yürü sensin umudu bütün esir illerin…
Yürü nutku tutulsun Emperyalist dillerin....
Bozkırın Atlısı
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 63



« Yanıtla #3 : 01 Aralık 2011, 07:26:10 »

Irkçı-Turancı milliyetçiler ise, dil konusunda Osmalıcıdırlar.

Bı kısıma kadar sıçmış, bundan sonra sıvamaya başlıyor Peynir
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Dağ eğildi de üzengi oldu asıldık
Çeliği pek tutacak suyumuz vardı
Münzevi
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 113


« Yanıtla #4 : 01 Aralık 2011, 18:27:50 »

Yazıya şöyle baştan aşşağıya göz gezdirdim Kemalist kelimesini görünce okumadım.Kemalist nedir ya nerden çıktı bu herşeyin sonuna -izm eki -ist eki koymak.Başbuğ Atatürkün yolundan gitmek ona inanmak vaatlerini yerine getirmek Türkçülüktür Türk milliyetçiliğidir.Atatürkçülük Kemalistlkşuyluk buyluk yoktur tamamen Türkçüleri hor görmek yeni kavramlar çıkartarak insanların aklını bulandırmaktır.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Tunçyürekli
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.149



« Yanıtla #5 : 01 Aralık 2011, 20:15:04 »

 Bizim için şahısların da hiç bir önemi yoktur. Önemli ve baki olan tek şey Türkçülüktür. Bu sığır devletin resmi ideolojisini savunmaya çalışmış ama bu ideolojiye bugünlerde hiç kimsenin pas vermediğini göremeyecek kadar da dimağ yoksunudur.
 Birincisi Türkiye de yaşayan herkesi Türk sayması ve ulusu buna göre tanımlaması... Bu o kadar komik kaldı ki artık,bırak k.rtlerin kendini Türk kabul etmesini,diğer etnik dışkılara mensup herkes Türk e olan kinini açıkça,alenen kusmaktadır(çerkez,laz,gürcü-başbakan hazretleri-,arap,ermeni vs...)
 İkincisi Atatürk İslamı kullanarak ulusu oluşturmuş gibi bir laf uydurmuş kıçından. Buna cevap vermeye tenezzül etmiyorum,nutuktan rastgele  5 sayfa okusa görür kendi kendini mat ettiğini.
 Bir diğeri de orta asyadaki soydaşlarımızı Türk saymama gafleti. Bunlar Türk değilse kim Türk,senin kardeş dediğin k.rtler mi? Bunla ne kadar ortak özelliğin var onla ne kadar var?
 Velhasıl,bunu yazan adamın kesinlikle ve kesinlikle Türk kanından geldiğine inanmıyorum! Hangi etnik dışkıya mensupsa onun ezikliğini yaşayarak kendisini Türk ulusuna monte etmeye çalışan soysuz bir p.çtir,bu kadar yeter!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

DEME BANA KAYI, OĞUZ, OSMANLI/TÜRK'ÜM BU AD HER ÜNVANDAN ÜSTÜNDÜR/YOKTUR ÖZBEK,AZER,KIRGIZ,KAZANLI/TÜRK MİLLETİ BÖLÜNMEZ BİR BÜTÜNDÜR!
Börü_Bilge
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bayan
ileti Sayısı: 238



« Yanıtla #6 : 06 Aralık 2011, 07:07:37 »

Hürriyet gazetesi yazarı Rahmi Turan
Arınç'a cevap olarak kaleme İskilipli Atıf Hoca olayı!

Ülkemizin bin bir sorunu varken nelerle uğraşıyoruz?
ESKİ YARALARI KAŞIYORLAR
Geçim sıkıntısı, PKK terörü, soğuk kış şartlarında yaşam savaşı veren depremzedeler... Son günlerde hepsi ikinci
plâna atıldı...
Ülkemizi yönetenler tarih sayfalarında dolaşıyor, eski yaraları kaşıyorlar!
Bunları yaparak ülkemizin birliğini, insanlarımızın kardeşliğini sağlayabilirler mi?
Sağlayamazlar!
Eski acı günleri gündeme getirerek halkın dertlerine çözüm getirebilirler mi?
Getiremezler!
O halde neden yapıyorlar bunları?
Ülkenin gündemini değiştirip dikkatleri başka tarafa çekiyorlar!
Sonuçta acılar derinleşiyor!

ARINÇ NEDEN İSKİLİPLİ ATIF HOCA MESELESİNİ AÇTI

Bu faydasız tartışmalara Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç da çanak tuttu.
AKP'nin 2 numaralı ismi olan Sayın Arınç, Dersim olaylarından bahsederken ortaya İskilipli Atıf Hoca'nın ismini de attı. (İskilip, Çorum'un bir ilçesidir.)
1926 yılında vatana ihanetten idam edilen Atıf Hoca'nın, bugünkü adı Tunceli olan Dersim 'le hiçbir ilgisi yok ama Bülent Arınç, lafı evirip çevirip İskilipli Atıf Hoca 'ya getirerek şöyle dedi:
"... Ve Türkiye sadece Dersim'i değil, merhum İskilipli Atıf Hoca'yı da konuşmalıdır. İskilipli Atıf Hoca olayı, üzerinde durulması gereken bir konudur. Atıf Hoca'nın neyle suçlandığını, niçin idama mahkûm edildiğini ve ona yapılan zulmü Türkiye'nin artık konuşması lazım!"
Eee... Konuştuk diyelim...
1926 yılındaki bu olayın, 85 yıl sonra gündeme getirilmesinin ne anlamı var? Bunun ne faydası olacak?
Anlamak zor ama Sayın Arınç bunda bir fayda umuyor demek ki..

İSKİLİPLİ ATIF HOCA KİM?

1875 yılında doğan ve 1926 yılında Ankara İstiklâl Mahkemesi'nde yargılanıp idam edilen İskilipli Atıf Hoca kim?
Ne ile suçlandı ve niçin idam edildi?
Tarih bize şöyle diyor:
Çalışma hayatına köy hocalığı ile başlayan İskilipli Mehmet Atıf Hoca 1902 yılında Fatih Camii'nde ders vermeye başladı, 1905 yılında İstanbul Kabataş Lisesi'nde Arapça öğretmeni oldu.
1919-1922 yılları arasında Padişah yanlısı davranarak Anadolu 'daki Kuvayı Milliye hareketi ile Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına karşı çıktı.
(Kuvayı Milliye , Yunanlıların İzmir'i işgal etmeleri ve Anadolu'da ilerlemeleri üzerine kurulan ve düşmana karşı savaşan ulusal direniş kuvvetlerine verilen isimdir.)
Atıf Hoca 'nın kurucularından olduğu "Teali-İslâm Cemiyeti" adına yazılan ve bastırılan bir bildiri, Yunan ordusunun uçakları tarafından Anadolu'ya atıldı.
Bildiride Türk ulusunun Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkılıyor, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, padişaha başkaldıran asiler olarak niteleniyordu.
Bu olaylar İskilipli Atıf Hoca'nın acı sonunu hazırladı.

26 Aralık 1925 günü yakalanan Hoca, tutuklu olarak Ankara'ya gönderildi.
26 Ocak Salı günü Ankara İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı.
İddia edilen suç vatan hainliği idi...
Şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek, Atıf Hoca'yı anlattığı kitabında, Hoca'nın mahkemede savunma yapmadığını ve hazırladığı savunmasını yırttığını yazar.
Mahkeme Reisi Ali Çetinkaya, sanığın "Vatana ihanet" suçundan idama mahkûm edildiğini açıkladı ve İskilipli Atıf Hoca bir hafta sonra Ankara Samanpazarı Meydanı'nda asıldı.
Ankara İstiklal Mahkemesi'nin zabıtlarına göre olay budur!

ÖMRÜMÜZ LAKLAKLA GEÇİYOR

Şimdi Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç, İskilipli Atıf Hoca'yı zulme uğrayan bir din adamı olarak açıklıyor ve "İskilipli Atıf Hoca olayı üzerinde durmalı ve Türkiye ona yöneltilen zulmü konuşmalı" diyor.
Bir faydası olacaksa konuşalım ama... Bunun, ortamı germekten ve kafa bulandırmaktan başka ne faydası olabilir ki?
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri, ülkemiz sürekli olarak, Atatürk devrimleri ile din istismarcılarının kavgasına sahne oldu.
Kavga, günümüzde de devam ediyor.
Dersim İsyanı'nın idam edilen elebaşısı Seyit Rıza gibi bunlara da sahip çıkanlar var.
Ulusumuza hiçbir faydası olmayan çekişmeler ülkemize büyük zarar veriyor.
Leyleğin ömrü gibi bizim de ömrümüz laklakla geçiyor.
Yazık değil mi bu millete?

Alıntı….


Sözde adam soru soruyor?
“ Ülkemizin bin bir sorunu varken nelerle uğraşıyoruz? “

Bin bir dediği sorunlar Van’daki deprem, PKK sorunu, Devşirme ve Kırma olanların ülkemizdeki soygunlukları, soysuzlukları ve kendilerini açındırma politikasi ile Türk halkının bu güne kadar boynundan düşmeyen ve vatanında barınmanın kalleşçe yollarını arayanların bin bir sorunu mu var dediği bu mu?

“Ülkemizi yönetenler tarih sayfalarında dolaşıyor, eski yaraları kaşıyorlar! “

Adamlar saltanatlığa dogru kaptırıp gidiyor, Hükümet tahtına oturmaya hazırlanıyor, bu kendine yazar sanan tarihin defterlerinden bahsediyor!....

“Bunları yaparak ülkemizin birliğini, insanlarımızın kardeşliğini sağlayabilirler mi? “

Yine kımıl kımiı, alengirli kelimeler “ülkemizin birliği, Kardeşlik, Bariş “. Sözde adam kalkıp Hükümeti suçluyor boş konuşuyorlar boş işler yapıyorlar diye sanki kendisi TÜRK insanı TÜRK oluşumu, TÜRKIYE için bir şeyler yazdığını sanıyor dangalak.

“Eski acı günleri gündeme getirerek halkın dertlerine çözüm getirebilirler mi? “
Herkez birer mum alıp kendı derdine yanıyor.. Ulan bize ne üç beş capulcunun ölümünden yok oluşundan
asılmasından falandan filandan. Halkın derdi sizin gibi kendine bilmez satılmış medyanın bu güne kadar yıkadığınız beyinler ve Türk çocuklarından çaldığınız ve çalmaya devam ettiğiniz gerçekler.

“ O halde neden yapıyorlar bunları? “

Hepsi birer O. Ç olduğundan. Başka neden yapsınlar bu güne kadar yaptıklarını!... Bunu görmek yada bilmek için bilim adamı yada medyum olmak gerekmiyor.

“Ülkenin gündemini değiştirip dikkatleri başka tarafa çekiyorlar! “

Bu hükümet ne zaman gündemi konuştuki bu güne kadar dikkatleri başka yöne çeksinler!...
Konuşulması gereken TÜRKLÜK, TÜRK KARDEŞLIĞI, TÜRK OLUŞUMU yerine bu güne kadar bu konular kapatılması için zaten hep dikkatleri gereksiz gereksiz konularla uğraşmadılarmı?

“Sonuçta acılar derinleşiyor! “

Evet içimiz kan ağlıyor, Biz Türkçüler böyle ahmaklıkları gördükçe, cahillikleri gördükçe, körleşmiş, sağırlaşmış kendini satan vatanını satan şahısları gördükçe acılarımız derinlesiyor.


 ÖMRÜMÜZ LAKLAKLA GEÇİYOR diye birde sonuclandırmis yazısını? Yazık değilmiş mi bu millete? Pes, pes doğrusu… Lafa bak hizaya gel….Ne güzel kendi ağzı ile düştükleri cahilliği anlatıyor. Evet sizlerin ömürleri LAKLAKLA geçti geçiyor.. Sanki Millet çok umurlarındaymış gibi birde alengirli laf soyluyorlar ya sinir ediyorlar adamı…
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Neresinde bir Türk varsa Yeryüzü Küresinin….
Sınırı ordan başlar Bozkurt mefkuresinin…
Yürü sensin umudu bütün esir illerin…
Yürü nutku tutulsun Emperyalist dillerin....
Delikurt27
Atsızcı
*
ileti Sayısı: 650


ANTEPLİ BOZKURTLAR!!!


« Yanıtla #7 : 06 Aralık 2011, 15:27:11 »

Geçmiş defterleri karıştırmalarının sebebi topluma bilinç altından birşeyler empoze etmeye çalışıyorlar. Yavaş, yavaş alıştıra, alıştıra daha sonra başarılı olduklarını, mesafe kateddiklerini hissetdikleri anda Atatürk'ü yargılamaya başlayacaklar dolayısıyla'da Cumhuriyeti'de, o zaman neler olur? Ak koyun,Kara koyun belli olur gibi geliyor bana!Kaçmaya fırsat bulacaklarmı? acaba.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

“Türk sayısını çoğaltmak ulusal büyük amacı, tabii gelişmeye bırakılmamalıdır. Alınacak ve hayata geçirilecek olağanüstü önlemlerle bir ulusal politika izlenmeli ve Türk sayısı çoğaltılmalıdır.” M.KEMAL ATATÜRK
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.264 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.019s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.