Türkler Şamanizm'i Bırakmadı!
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 09 Aralık 2019, 05:48:37


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkler Şamanizm'i Bırakmadı!  (Okunma Sayısı 13595 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KÜR-AÇİNA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


Kurt Katun


« : 10 Eylül 2009, 02:12:40 »

Türkler Müslüman olduktan sonra dahi Şamanizmi bırakmadı...

“Bilindiği gibi Anadolu Türkmen dervişlerinden, Orhan Gazi’nin çağdaşı Geyikli Baba’nın geyiklerle beraber yürüdüğü ve geyiklere bindiği ‘Bektaş Veli’nin şahin kıyafetine girerek, uçup gitmesi, Karaca Ahmat Oğlu Hacı Doğrul’un doğan kuşu suretine girmesi, güvercin suretine giren Sultan Hacimi yakalamak istemesi’ gibi efsanelerin hepsi ‘evrak’ ve ‘ijö lül’ menşeli Şamanizm unsurlarıdır. Halen Geyikli Baba’nın geyiğine binerek gezmesi hakkındaki hikaye Altaylı Şamanların (kamların) okudukları dualarda, ‘bindiğim hayvan geyik’ sözlerini hatırlatmaktadır.

Görüldüğü gibi Anadolu; erenleriyle, evliyalarıyla, Türkmen dervişleriyle, kahramanlarıyla, efsaneleriyle, Türkçe diliyle, destanlarıyla, kendine özgü felsefesiyle, Mevleviler’in, diğer tarikat mensuplarının ve Aleviler’in kutsal sayılan sema samah ayinleriyle Anadolu Türk Kültürü’nün özünü oluşturmuştur.

Böylece, Türkler’in anayurdu Orta Asya’nın ve Şamanlığın, Anadolu Türkleri’nin yaşamında oluşturduğu kültür izlerini birçok açıdan sürebiliyoruz.”

(Sabiha Tansuğ, Anadolu Yaşamında ve Giyiminde Şaman İzleri, 5.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri 1997)


 
İçiçe geçmiş evrenler Şamanizm’in temelidir...


“Şamanizm evrensel bir eksenin gereğinde birinden diğerine geçiş imkanı vermek suretiyle evrenin gök ve yeryüzü, yeraltı şeklinde birbiri üstüne konmuş iki veya üç bölge şeklindeki elle tutulamaz bir görüntüsünü içerir, ayrıca kolaylık olsun diye kendilerine (Ruhlar) ismi verilen görünmez fakat zoomorf (hayvan) şekilli olan kalabalık bir varlıklar grubunun da mevcudiyetini gerektirir.”

(Sevgi Babaoğlu, Türk Mitolojisinin Halk Motiflerine Etkisi, 5.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri, 1997)


Güneş ve Ay Şamanlıkta ne anlama geliyordu?


“Güneş ana, Ay ata olarak biliniyordu. Türkler’de gök, güneş ve yıldızların kültü gelişmiştir. Çağdaş Şaman davulları üzerinde de yıldızların resimleri bulunmaktadır, bu davulları kullananlar bu sembolleri yolların görünmesini sağlayan vazgeçilmez aydınlatıcılar olarak kabul etmektedirler.

Marko Polo Kubilay zamanında ay ve güneş resimleriyle süslenmiş bayraklardan söz etmektedir.

Şamanın elbiselerinde de güneşi, ayı bazen onlarla birlikte dünyayı temsil eden metal süsler bulunmaktadır.

Bitkisel ve ayla ilgili biyolojik yaşamın birbiri ile kesişmesi ölümün ve yeniden doğuşun sembolleri olan Ay’ın ve ağacın açık şekilde birbirine benzetildiği düşünülebilir.

Su da yeryüzü gibi saflık timsalidir. Türkiye’de su kaynakları kutsal kabul edilir.

Yedi veya dokuz dalı bulunan ağaç, gövdesi üst delikten geçecek şekilde Yurt’un merkezine ekilir. Şamana evrensel yolculuğunda merdiven görevini görür.”

(Sevgi Babaoğlu, Türk Mitolojisinin Halk Motiflerine Etkisi, 5.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri, 1997)


Davul evrenin resmi midir?

“Ohlmark omuzlarına kanatlar takan bir Moğol Şamanının hemen ardından kendisini bir kuşa dönüşmüş gibi hissettiğini saptamıştır. Kimi zaman at gagalı bir değnek; evreni yansıtan ve gökte yazılı olanı okumaya imkan sağlayan tunçtan bir ayna, evrensel dansa tempo tuttuğu gibi onu süsleyen astronomik resimlerin de kanıtladığı üzere, davul evrenin resmi anlamına gelmektedir.”

(Sevgi Babaoğlu, Türk Mitolojisinin Halk Motiflerine Etkisi, 5.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri, 1997)


Dağ, Ötüken ve at Şamanlıkta ne anlama gelir?

“Dağ, (şamanın, b.n.) yeryüzü çekirdeğinden göğe doğru yükselişini temsil eder, tırmanmak suretiyle onu tanrıya yaklaştıran bir tür erişme ifadesidir. Dualar dağdan daha iyi işitilir, ölüler de sonsuz ikametgahlarında özellikle onu bulamadıklarında daha az uzaklaşmış olurlar.

Ötüken, 'dua eden' demektir
.

At, diğer yerlerde olduğu gibi ölülerin ruhlarına yol gösterici olduğuna inanılır. Oğuzlar’da birlikte gömülen atların, atlar tarafından onu cennete gotürüldüğüne inanılır. Azerbaycan’da koyun ve at figürlü mezarlar bulunduğu gibi lahitlerin yanında at figürü üzerinde süvari motifli Müslüman mezarlarını 19.asrın sonlarına kadar görmek mümkündür. Anadolu’da da böyle bir mezar Bitlis’te vardır.”

(Sevgi Babaoğlu, Türk Mitolojisinin Halk Motiflerine Etkisi, 5.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri, 1997)
    

İnsan hem tek hem de çoktur!..

“Varolan her şey gibi insanın da hem bir tek hem de birçok olduğuna inanılırdı. Ruhlarının tümü, aynı zamanda ve bir yerde bulunurdu. Bu ruhlar onun dışında, kanında, kemiklerinde soluğunda bulunur, vücudunda dolaşır ve her biri yaşamlarını, o insanın ölümünden sonra çeşitli yerlerde, ‘tıpkı yaşayanlar arasında bulunuluyormuş gibi’ var olunan gökte, ‘ataların totemik bölgesinde’, mezarın içinde, sancakta, ‘balballar’da sürdürebilir, başka bir vücutta yer alabilir, ayrıca, dolaşıp durur ve birer hayalet olarak yaşayanları tedirgin etmek için geri gelebilirdi.”

(Roux, Türkler’in Tarihi, S.113)


Şamanlık yalnızca Türkler’de mi vardır?

“...Şamanlık bir din değildir. Nitekim, Hıristiyan şamancılardan, Kırgız/Tatar Müslüman şamancılardan söz edilmesi bunu gösterir. Ayrıca, Şamanlık yalnız Orta Asya ve Sibirya’ya özgü değildir. Bunu Okyanusya’da, Kuzey Amerika ve Endonezya’da da buluruz. Ancak, Orta Asya ve Sibirya Şamanlığı içinde Altaylılar, özellikle Türkler en önemli kolu oluşturur.”

Şamanizm nereye aittir?

“Şamanizm, her ne kadar başka yerlerde izlerine rastlasak ve bugün hemen her yerde bu tekniği ortaya çıkaran olaylar gözlemlesek de, aslında Sibirya, Orta Asya ve Kuzey Amerika’ya ait bir olgudur. Evrenin birbirlerine bir eksenle bağlı katlardan oluştuğu inancına sahiptir ve hemen her yerde ve zamanda varlıklarını sürdüren genelde hayvan biçimli görünmez varlıkların olduğuna ve bunların her şeye can verdiğine inanır, ki biz bunları ‘ruh’ olarak tanımlayabiliriz.”

(Roux, Orta Asya, S.59)

Kam’ı kim tayin eder?

“Kamlar, tanrılar tarafından tayin edildiğine göre, ruhların kendisinin hizmetinde bulunduklarına inanan hayali geniş, mistik ve yaradılıştan zeki olan kişilerdir. Tabiattaki bazı sırlara da vakıftır. Kam (şaman) olacak kişi çocukluğundan beri çok düşünceli olur. Vakit vakit canı sıkılır, ta’an şairidir, irticalen şiirler, ilahiler söyler. Deruni ve gerçek vecd halindeyken ruhunun göklere çıktığına ve yeraltına inip, cehennemleri gördüğüne inanır. Urenhaların inançlarına göre , kamların kudreti ilahidir. Göklerden verilmiştir. Bu kudret, şamanın başı üzerinde bulut olarak gelir ve ‘ebekuşağı’ şekline girer, başını, vücudunu doldurur. Bunun içindir ki, her şamanın davulunda ‘ebekuşağı’nın resmi bulunur.”

(Sabiha Tansuğ, Anadolu Yaşamında ve Giyiminde Şaman İzleri, 5.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri 1997)
  
Kartal tanrının yeryüzüne inmiş şekli mi?

“Kartal göklerde en yükseklerde uçabilen, daha ileride Allah’ın habercisi, belki de Tanrı’nın yeryüzüne inmiş şekli olarak bilinmekte. Eskimolar’da Şamanın gerçek bir Şaman olabilmesi için kartala dönüşmesi inancı vardır. Kuş, insanın ruhunu temsil eder. Ejder, Altay toplumlarında ve çağdaş Sibirya’da gök gürültüsü olayını ejderhaya benzetirler.”

(Sevgi Babaoğlu, Türk Mitolojisinin Halk Motiflerine Etkisi, 5.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri, 1997)
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karlı dağların ardında biri yaşarmış...
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #1 : 10 Eylül 2009, 02:25:18 »

   Kandaşım çok güzel bir derleme olmuş ellerine sağlık çalışma için.

   Şamanizm'den veya Orta Asya Türk Kültürü'nden bir çok geleniğin Anadolu'da devam ettirildiği bir gerçek.Fakat bunun bilinçli olmaması nedeni ile beni pekte mutlu ettiğini söyleyemem.Bunların ırkdaşlarımıza anlatılması ve duyurulması lazım ki atalarını unutmasınlar.Damarlarındaki kutsal Türk Kanı'nın değerini bilsinler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
KÜR-AÇİNA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


Kurt Katun


« Yanıtla #2 : 10 Eylül 2009, 03:15:18 »

  Haklısın kandaşım, çok haklısın ! Farkındalık bambaşka bir meziyet. Fakat dediğin gibi, Atalarımızdan bizlere kalan bir çok geleneği,insanlarımız farkında olmadan,bilinçsizce yerine getiriyor. Nitekim tüm bunları bilmeden önce maalesef biz de öyle idik. Öğrenmeye başladıkça, insan hem seviniyor, hem şaşırıyor, hem de üzülüyor.

  Sevincimiz ; kendi öz kültürümüzü, tüm yozlaşmışlıklara rağmen yaşıyor ve yaşatıyor olmaktan.

  Şaşkınlığımız ; tüm bunları BİLMEDEN yapıyor olmaktandır.

  Üzüntümüz ise ; hâlâ bunları bilmeyen TÜRK'lerin olmasındandır.

  Bir de insan ister istemez bir öfkeye kapılıyor. TÜRK'ÜN ÖZKÜLTÜRÜ, TÜRK'ÜN TÜRESİ farklı isimler,sıfatlar ! ile yaşatılıyor. Ve maalesef, bunlara sebep olan yine BİZLERİZ !

  İsyanım şunadır ki ; İslamiyet adı altında TÜRK TÜRESİ arap kültürüne teslim edildi. Ancak büyük görev yine bize düşmektedir. TÜRK TÖRESİ'ni, TÜRKELİ'NE ve tüm acuna hakim kıldıracak bizleriz. UĞRAŞ KUTLU OLA !

  GÖKTANRI UTANDIRMASIN !
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karlı dağların ardında biri yaşarmış...
ATTİLABİLGEHAN
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 973



« Yanıtla #3 : 10 Eylül 2009, 18:16:24 »




                              GökTürk   UĞRAŞIMIZ KUTLU OLA KANDAŞLARIM.  KURT
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Bozkurt Eren
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.306



« Yanıtla #4 : 11 Eylül 2009, 05:12:06 »

   Ne kadar acı bir durumdayız.İçler acısı halimizden kendimizin bile haberi yok.

   Sen kültürün ile tüm acunu kendine hayran bırak.Yine bu kutsal kültürün ile koca devletler kur onlarca millete ve 3 kıtaya lider ol.Sonra Türk-İslam'ın zaferi olsun.

   Onca mimari eser yap;İslam mimarisi olsun.İlimadamları yetiştir Müslüman bilgeler olsun.

   İnadına TÜRK TÜRK TÜRK!Başka çare yok.

   Türk Kültürü'nü yaşatmak ve unutturmamak bizim en kutsal görevlerimizdendir.Tanrı hepimizin yardımcısı olsun.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Milli Türk Devleti, Laik Cumhuriyet ve kutlu Türk Silahlı Kuvvetleri Atamın mirasıdır. Korumak ve yüceltmek her Türk bireyin görevidir.
KÜR-AÇİNA
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 366


Kurt Katun


« Yanıtla #5 : 11 Eylül 2009, 22:43:38 »

  Ne kadar acı bir durumdayız.İçler acısı halimizden kendimizin bile haberi yok.

   Sen kültürün ile tüm acunu kendine hayran bırak.Yine bu kutsal kültürün ile koca devletler kur onlarca millete ve 3 kıtaya lider ol.Sonra Türk-İslam'ın zaferi olsun.

   Onca mimari eser yap;İslam mimarisi olsun.İlimadamları yetiştir Müslüman bilgeler olsun.

  İnadına TÜRK TÜRK TÜRK!Başka çare yok.

   Türk Kültürü'nü yaşatmak ve unutturmamak bizim en kutsal görevlerimizdendir.Tanrı hepimizin yardımcısı olsun.

Haklısın kandaşım, müslümanlıktan önce, insanlıktan ziyade, Türkiyelilikten bambaşka, TÜRK !

BİZ TÜRK'ÜZ.

ADIMIZ, ŞANIMIZ, CANIMIZ, KANIMIZ TÜRK !

ANLI, ŞANLI TARİHLER YAZAN TÜRK !

TARİHİN KENDİSİNİ, KILICI İLE YAZAN TÜRK !

DİĞER KİŞİOĞULLARINDAN ÖNCE, TANRI'NIN KILICI OLARAK ACUNA İNEN TÜRK !

ADINI YÜCE TANRIDAĞI'NDA ALAN TÜRK !


TÜRK'ÜM ! BU AD HER ÜNVANDAN ÜSTÜNDÜR !

ESEN OLSUN, TÜRK YİĞİT'LERİNE VE AYBALA'LARINA...
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Karlı dağların ardında biri yaşarmış...
yalniz_kurt0634
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 262



« Yanıtla #6 : 12 Eylül 2009, 00:58:02 »

Asena kandaşım değerli bir araştırma yapmışsın, teşekkürler paylaştığın için.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
ATTİLABİLGEHAN
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 973



« Yanıtla #7 : 12 Eylül 2009, 01:15:42 »

Tüm acunda ki kutlu Türk kanlara esen olsun. Tabi coşkuyla o kanı taşıyanlara!
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Köprülerin (Linklerin) Görülmesine İzin Verilmiyor.
Köprüleri (Linkleri) Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
KökTürk
Normal Üye
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 45



« Yanıtla #8 : 14 Eylül 2009, 03:51:22 »

Alevilik Samanizmin hala var oldugunun en güzel kanitidir. Türkler aslinda batini tarzinda bir Islami kabul etmistir. Türklerin Islam'la tanisir tanismaz 5 vakit namaz kilip, 1 ay oruç tutan sünni-ortodoks bir Islami aldiklari düsünmek saçma olur. Göçebe hayati yasayan Türklerin bu düzene girmesi mümkün olamaz. Esasinda 1500'lü yillardan sonra Anadolu'da bir sünnilestirme hareketi baslamistir. Ayni zamanda Türklügü yok etme hareketidir.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

"Türk'ün alamet i farikası brakisefal kafatasındadır" Basbug Atatürk.
doğanbey
Normal Üye
*
ileti Sayısı: 3



« Yanıtla #9 : 16 Eylül 2009, 20:57:12 »

Şimdi birazcık düşünelim. bir millet neden başka bir milletin dinini kabul eder__??

bize söylenilen neydi? talas savaşı öncesi ve sonrası mevcut olan sempatinin, savaş nedeniyle, araplar ve dini lehine geliştiği .... vb..... vb.... Türklerin tek Tanrı inancının, arapların tek Tanrı inancı ile birbirlerine benzer olması..... .

Bu yazılanları tarih bilimi kabul etmez. Hukukta bir şey vardır. "hayatın olağan akışı" dediğimiz şey. yukarıda anlattığım hikaye sizce hayatın olağan akışı ile örtüşüyor mu? Tarihte hangi millet " kardeş bir bu güne kadar bir salak gibi yaşamışız. esas hidayet sizin dininizdeymiş. bir hata ediyoruz. o halde hatamızdan dönüyoruz ve sizin dininize ihtida (din değiştirme) ediyoruz." demiştir.

sevgili düşünce arkadaşlarım. görüşlerinizin hepsini okudum. naçizane bir kaç şey daha eklemek istiyorum. aranızdaki tarihçi arkadaşlar benden daha iyi bilirler. islam devletinin ilk yayılma evresinde halid bin velid'in ordularının Türkistan seferlerini anlatan kitaplar vardır. o kitapları elbette orjinalden okumak uzmanlık ister. ama bu güne kadar orada burada okuduğum alıntılardan edindiğim intiba şudur; Türkistan zaten o dönem kendi iç karışıklıkları ile kavrulmaktadır. gerçekten günahsız ve tek derdi hayvanlarını otlatmak olan, doğa ile barış içinde yaşayan atalarımız bu yayılma esnasında çok başsız kalmıştır. bunun acısınıda gençleri paralı asker olmak suretiyle ödemiştir.

kendilerini devlet sananlar ise din değiştirmeye kendi saraylarından başlayarak kendilerince araplar ile iyi geçinmeyi denemişlerdir. ilk yayılma dönemi (emevi dönemi) bitip bu sefer araplar karışıklık içine girdiklerinde, o güne kadar hiç tanışmadıkları bir iç dinamikle karşılaşmışlardır. Türkler. çünkü o kadar çok Türk paralı asker olarak arap ordusuna girmiştir ki, politikaya bulaşmamaları imkansızdır. şimdi sıra Türklere geçmiştir.

peki bu esnada tam, tekparça bir Türk milletinden bahsedebilirmiyiz? elbette hayır! hala müslüman olmayanlara baskı vardı. hatta hiç müslümanlıkla tanışmamış, islam misyoner ve tüccarlarının ulaşmadığı iller vardı.

sonuç olarak; her olay ve olgu kendi tarihi döneminde irdelenir. bu müslüman olma hikayeleride o dönemin millet ve devlet anlayışları içerisinde değerlendirilmeli. dolayısıyla tek parça bir Türk milleti yoktu, sadece birbirlerini Türkçe anlayan insanlar topluluğu vardı. bundan dolayı Türkün Türke baskısı hatta kıyımıda yaşanmıştır.

benim anladığım zamanında atalarımız bu davalarda çok çekmiş, çok acı görmüş, köle olarak kullanılmış hatta aşağılanmış. ama asil ruhları ve becerikli bünyeleri bu girdikleri organizasyondanda da (islamda) onları lider yapmaya yetmiş.

aleviler konusunda ise, şu söylenebilir; o kadar yaşadıkları baskılara rağmen, kıyımlara rağmen hala inatla direnmeleri takdire şayan. ama bu demek değildir ki tamamen saf kaldılar. alevilerin ataları anadoluya gelirken veya geldikten sonra iran menşeili (şiilik) alicilik denilen akıma kapıldılar. elbette bu anlaşılabilir bir durum. geldikleri yolu haritadan incelediğimiz zaman islamı öğrenecekleri başka merkezler yoktu. bir bağdadı bir mısırı bir hicazı dolanarak anadoluya girmediler. azerbaycanı, iranı geçerek anadoluya girdiler. zaten dikkat edilirse, anadoluda zuhur eden ilk tarikat örgütlenmeleride (bektaşilik, mevlevilik, bayramilik...) bir miktar alicilik sezilir.

şuan bize çok saçma gelen , araplar arası bir iktidar, bir güç mücadelesi olan ali-muaviye çatışmasının hala, konuyla hiç bir alakası olmayan Türkler arasında ihtilaf oluşturması, yukarıdaki anlattıklarım ışığında biraz anlaşılabilir.

konu ile ilgili görüşlerinizi okumak zevk verir. esenlikler dilerim.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan. Vatan Büyük ve Müebbet bir ülkedir Turan!
Sayfa: [1] 2 3
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.051 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.011s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.