Türk Kültür Coğrafyasında Süpürge İnancı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 20 Ekim 2020, 09:49:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Kültür Coğrafyasında Süpürge İnancı  (Okunma Sayısı 4190 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.926


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« : 09 Şubat 2011, 22:14:10 »

TÜRK KÜLTÜR COĞRAFYASINDA  SÜPÜRGE İNANCI        

Süpürge, Türk kültürlü halkların halk inançlarında sık rastlanılmasına rağmen, mahiyeti pek anlaşılamamış bir fenomen/görüngüdür.

  
            Bazen evin konulacağı yeri, bazen fonksiyonunu gösterdiği dönem ile olan ilişkisi anlamlandırılır. Süpürgenin etrafında uğurla ve uğursuzlukla, gelecekten haber verme ile ilgili inançlar da geliştirilmiştir. Süpürge üzerine mavi bocuk da alarak iç mekânda, bazen nazarlık olmuş, bazen de sarsmak tuz ve benzerleri ile birlikte nazara karşı koruyacağına inanılmıştır. Bazen de üzerine ayna konularak ondan beklenilene farklı bir fonksiyon eklenmiştir. Aynalı süpürge örneklerini, salon ve bina nazarlığı olarak, Antalya ve çevresinde de görmekteyiz. Ayna, Türk kültür coğrafyasında hoş bahtlık aydınlık gelecek anlamını taşır.

  
             Süpürge otunun Orta Toroslarda üzerlik olarak kullanıldığı da olmuştur. Güney ve Kuzey Azerbaycanlar ile Kuzeydoğu Anadolu’da yaşamakta olan Ayrumlu Türk boyunda Ağ/Ak Süpürge, Türkeçare olarak bilinen şifa otları arasında yer almıştır.

  
            Erzurum’da kısmetinin açılmasını isteyen kızlar güneş doğmadan oklavayı kıbleye bakan çeşmenin oluğuna sokarak, aynı amaçla, iç ve güney Anadolu’da bacaya veya minareye çıkarak süpürgenin sapını, sopasını da at gibi binmek suretiyle kısmet açılması ile ilgili kafiyeli ezgiyi söylerler.

  
            Türk kültür coğrafyasında, Azerbaycan’ın Karaçilerinde ve Tacikler de insana süpürge ile vurulması şer alameti olarak kabul edilir. Azerbaycan’ın Ağdaş bölgesi ve Türkiye’nin birçok yerinde Kars ve dolaylarında keza Antalya’da süpürge ile insana vurulmamalı, dokunulmamalı inancı vardır. Dokunulan kimseye iftira edileceğine inanılır. Muhtemel bir iftiradan korunmak için ‘tu tu tu Bismillah’ denilmesi gerektiğine inanılır. ‘tu tu tu’ lama olarak bilinen bu uygulama Türk kültürlü halklar arasında bir efsunlama yöntemidir.

  
            Hakas ya Türk kültür coğrafyasında kut’un akşamdan sonra dağıtıldığı gece süpürülen hanedeki kutların süpürülen diğer şeylerle birlikte dışarıya atılmış olacağı inancından hareketle Hakas Türklerinde akşamdan sonda süpürge yapılmaz. Anadolu Türk kültür coğrafyasından şöyle bir tespit hatırlıyoruz. Akşamdan sonra ev süpürülecek ise oda yukarıdan aşağıya doğru değil aşağıdan yukarıya doğru süpürülmelidir. Ayrıca yolcunun ve cenaze çıkan evin süpürülmelerinin de esasları vardır.

  
            Anadolu’nun birçok yerinde mesela Kars’ın susuz ilçesi Ermişler köyünde 06 Mayıs Hıdrellez günü ev süpürülmez Türk kültürlü halklarda Hıdrellez Temizliği bir gün evvel 5 Mayıs’ta yapılır.6 Mayıs’ta yani Hıdrellez’de Hızır gelip bereket getireceği için süpürge yapılmak sureti ile Hızır’ın izlerinin silinmesi istenilmez. Hızır’ın izinin tespiti un elenerek iz aramak suretiyle yapılır. Bütün ambarlar, kilerler, para çantalarının ağzı açık tutularak Hızır’ın bereketli elinin deymesi istenilir.(M. Öcal Oğuz, Seval Kasımoğlu, Türkiye’de 2005 Yılında Yaşayan Geleneksel Kutlamalar, Gazi Üniversitesi THBMER Yayını, Ankara 20007) , Bu inanç ve bununla ilgili inançlar göl ve deniz kenarlarında bazı farklılıklar gösterse de mahiyeti anıdır. Hıdrellez’de süpürge yapılmayacağı inancı Antalya ve ilçelerinde de vardır. Trabzon’da ev süpürülmez anlamında ‘Hıdrellezde süpürge sapı tutulmaz’ ve Batı ve güney Anadolu’da aynı anlamda ‘süpürgeye el vurulmaz’ denir.

  
            Altaylardaki evlere kut akşamdan iner akşamdan sonra ev süpürülmez inancı ile Anadolu’daki Hızır gün battıktan sonra gelir, gün doğmadan dilekleri görür ve gider inancı arasındaki ortaklık açıktır. Keza mecbur kalınınca evi yukarıdan aşağıya değil de aşağıdan yukarıya süpürülmesi gerekçesi de aynı içeriklidir.

  
            Süpürge ile ilgili inançların en fazla yoğunlaştıkları, nokta rahmet ve berekettir. Kuzey Kafkasya ve Azerbaycan’da yaşamakta olan Türk kültürlü halklardan Avarlarda yağış/yağmur/rahmet yağması için süpürgenin etrafında sağdan başlanılarak tavaf edilircesine 3 defa dolanılır? Keza Avarlarda defin için açılmış mezara yağış, yağmur veya kar yağar ise, bu yağışın 7 veya 40 gün süreceğine inanılır. Yağmurun durması için süpürgenin tepe kısmı yakılır. Bu noktada 7 ve 40 gibi rakamlar, Türk kültürlü halkların inanç tefekküründe yer almışken, süpürgenin sayısal mistisizmle bağlantısı nedir? Tavaf’ın veya ‘başına dönmenin Türk kültür coğrafyasında yeri bilinirken, bir ulu zat veya pir gibi süpürgenin etrafında dönülmesinin sebebi ne olabilir. Onda bir kuvve bir hikmet mi aranılmıştır. Muhtelif uygulamalarda süpürge otu, eski süpürgenin yakılması ile süpürge tepesinin yakılması bir inanç bütünün farklı tezahürlerimidir?


  
            Karapapah Türklerinde yağış, kar veya yağmur yağmış davarın, koyun sürüsünün üzeri süpürge ile temizlenmez, bu durumdaki hayvanın sırtına süpürge vurulmaz inancı vardır.  Bilhassa ‘şer karışan vakit/güneş battıktan sonra’ ev süpürgesi davarın sırtına sürtülmez. Şer karışma vakti birçok iş yapılmaz, ya daha evvel yapılır veya sonraya bırakılır. Esasen şer vakti sadece karanlığın çökmesinden sonraki zamanı değil, ‘günün anasına kavuşma vakti’ havanın kararma vakti olarak bilinir. Buradan hareketle Gün, güneş kültü ile süpürgenin ilişkisi nereden gelmektedir?

  
            Kars’ta Bayburt’ta Antalya’da olduğu gibi Kuzey Afganistan’ın Türkmen, Özbek, Kırgız ve Afşar Türklerinde de yağmur duası için ‘Godi-Godi’, ‘Çömçe Gelin’, ‘Fakirek’ gezdirilirken bir süpürge veya süpürge sopası gelin gibi bezetilir süslenir.

  
            Afşar/Avşarlarda kışın gidişini temsil eden ‘Köse’ oyununda kösenin başının sağ ve soluna birer tane süpürge bağlanır.

  
            Anadolu Türk kültür coğrafyasında Kars’ta Erzurum’da daha birçok yerde, bu arada Antalya’da yemek masası süpürgesi ayrıdır. Temiz yerlerin sürülmesinde kullanılıyor olsa da başka bir süpürge ekmek yenilen masaya sürülmez. Bu sadece maddi temizlik açısından yaşanan sakınca değildir Bereketle, günahla ilgili boyutu da vardır.Nitekim eşik süpürgesi ile içeriler süpürülmez.


  
            Lenkeran Talişlerinde gelin kızın cehizine un eleği ve ekmek kırıntılarının dökülüp çiğnenmesini önlemekte kullanılan sofra bezinin yanı sıra muhakkak süpürge de konulur. Bunlardan ilk ikisinin ekmeği temsil ederek Türk kültürlü halklarda bereketi simgeledikleri bilinmektedir. Süpürgenin de bereket anlamında bir fonksiyonu mu var?

  
            Anadolu Türk kültür coğrafyasında akşamdan sonra ev süpürülmez. Bir zaruret var ise, süpürülen çöpler gece dışarı atılmazlar Bu inanç ve uygulama Antalya’da da vardır. Kars ve yöresinde akşamdan sonra çöp gibi, dışarıya sıcak su da dökülmez. Ayrıca boy abdesti suyu da dökülmez. Sıcak su dökülmemesi için kara iyelerin yanmak türünden zarara uğramamalarını, buradan hareketle de onlardan gelebilecek bir fenalıktan korunmak içindir. Temizlik için de olsa, belirli suların belirli zamanlarda uygun yerlere dökülmeleri inancı vardır.

  
            Bütün bu benzeri tespitlerden hareketle, Türk kültür coğrafyasında derlenilmiş süpürge ile ilgili inanç içerikli bilgiler anlamlandırılamazlar mı? Bu konuda bildiklerimizden hareketle bir manalandırma yapılamaz mı? Neden Karakalpakıstan’da üzerlik yakılırken birçok yerde olduğu gibi ateşe tuz atılmakla yetinilmeyip, süpürge otu da atılmaktadır. Mesele, yanınca koku çıkaran bitkilerin yakılması mıdır? Bitlis gibi bazı yörelerimizde, ilkbahar tam gelip havalar yeterince ısınmadan evvel, yumurta verimini artırmak için kümeslerde eski süpürge de yakılır. Bu tespit’teki süpürge sadece çalı çırpı anlamında mıdır? Od/ateş iyesi ile süpürge otunun bir ilişkilendirilmesi mi düşünülmelidir.

  
            Görülebilen odur ki, süpürge ile süpürmenin iki ayrı bağlantısı vardır. Bunlar akları yok etmemek ve karalardan korunmaktır. Süpürgenin bir iyesi mi var veya süpürge bir iye mi? Bununla beraber süpürge ve süpürme inancının derinliklerinde Şamanizm/Kamizm, Zerdüşizm veya başka bir inanç mı var, her ikisi ve diğerleri bir arda mı? gibi hususları yeterince bilmiyoruz. Bildiğimiz, bazı verilerin örtüştükleri ve bu örtüşmenin az-çok anlamlı olduğudur. Bu bulguların, diğer halkların bu alanla ilgili inançları ile karşılaştırılmaları daha sağlıklı neticelere gotürebilir. Mesela bizim halk kültürümüzde ‘cadı’ tiplemesinin bulunmasına rağmen bizim cadılarımız süpürgeye binip seyahat etmemektedirler. Bizde bilinen bir cadısüpürgesi yoktur..

              Biz bu bildirimizde uzun zamandan beri üzerinde çalıştığımız inanç motifleri bağıntısına yeni bir halka eklemek istedik. Şimdiye kadar inanç motiflerinin yayıldıkları coğrafyayı esas alan çalışmalar çapılmış bunların yazılı klasik kültür kaynaklarındaki yerlerine işaret edilmeğe çalışılmıştı. Çalışmalar doğal olarak bu minval üzere de devam edecektir. Bizim yapmak istediğimiz sadece inanç dizini çıkarılmasına esas teşkil edecek bir arayış olmakla kalmayıp, dizin muhtevası motifler arasındaki bağlantıları da belirlemeğe çalışmaktır. Şimdiye kadar bulguların od/ocak, su, toprak gibi kültlerle ilişkileri üzerinde durulmuştu. Bu kere ilişki örgüsünü daha sıklaştırmaya çalışıyoruz.

  Alevi Bektaşi Müslüman inançlı bazı kesimlerin Cem ayinlerinde ‘Süpürgeci’ bir görev türü ve statüdür.

            Bingöl’de doğduğu günden itibaren her gün bebeğin başına süzgeç tutulur ve kırk kaşık su dökülür ve daha sonra bebek banyo yapılır. Kırk gün bitince bebeğin başına tekrar süzgeç tutulur kırk kaşık su dökülür, çocuğun yıkandığı leğene damlatılır. Mum yakılarak kimi yerlerde çocuğun kırkı çıkıncaya kadar beşiğinin yanında ekmek, süpürge ve bir tas su bulundurulur

            Doğu Karadeniz’de çocukların süpürge ile fazla uğraşmaları eve misafirin geleceği şeklinde yorumlanır. (Yaşar Kalafat, Balkanlardan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları V-VI, Berikan Yayınları, Ankara, 206 sf. 261–293; Mehmet Bilgin, Sürmene, İstanbul 1990)

  
            Müslüman Tatar Türklerindeki bir inanca göre iki eski süpürgeyi yan yana koyan kadının kocası tekrar evlenir. Ayrıca bir evde iki süpürge bulundurulmaz, bulundurulur ise evin erkeğinin tekrar evleneceğine inanılır

            Türk kültürlü halklardan Musalla Nusayrilerinde kız istemeğe giden aile kız evinin süpürgesinin üzerinde oturur. Bunun anlamı kızınızı çok beğendik ona talibizdir (Yaşar Kalafat, Balkanlar’dan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları, IX-X, Berikan yayınları, Ankara, 2006, sf.200–219) süpürge ile gelin arasında bir muhayyel bağ kurulmuştur.

            Rize’de gidenin arkasından ağlanılmaz ve burada da bu durumlarda ev süpürülmez. Pazar’da evden birisi dışarı çıkmış ise kaza geçirmemesi için o gün ev süpürülmezdi (F.R.Çelik-O.N.Ak, Rize Kültür Derlemeleri, Rize Halk Eğitim Müdürlüğü, Rize 1999). Ortodoks Tatar Türklerinde de yolculuğa çıkanın ardından ev süpürülmez. Yola çıkan kimsenin dönüşü beklenir. Müslüman Tatar Türklerinde yola çıkan kimsenin ardından süpürge yapılır ise, yolcunun mutsuz olacağına inanılır. (Yaşar Kalafat, Balkanlar’dan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları V-VI, Berikan Yayınları, Ankara 2006, sf. 343–347) Ortodoks Tatar Türklerinde süpürgenin geniş kısmı yukarıya gelecek şekilde konur ise, o eve cinlerin gelmesinin önlendiğine inanılır. Böylece süpürgeden, onda olduğuna inanılan güçten yararlanılarak tedbir alınmış olunur. Bu halkın kültüründe süpürge evin dışına kapının eşiğine konur ise ev sahibinin evde olmadığına işaret edilmiş olunur.(Yaşar Kalafat, Balkanlardan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları V-VI, Berikan Yayınları, Ankara, 22006, sf. 333–343). Doğu Karadeniz de, süpürgenin evinden dışından kapısının önüne konulması durumunda eve cin türünden güçlerin girmeyeceği inancı vardır. Türk kültür coğrafyasında kapıya koyulan birtakım eşyalarla çevreye mesaj verme inanç ve geleneği vardır. Anadolu’da ölen şahsın pabuçları konularak onun öldüğü duyurulmuş olunur. Ağdaş Karaçilerinde bir evden cenaze çıkmış ise kapıya asılan çaputun rengi ile ölünün genç veya yaşlı bir kimse olduğu duyurulmuş olur. Keza kapıya asılan bir şeyler ile düğün evi duyurusu da yapılır.

            Anadolu’da akşamdan sonra ev süpürülmez süpürülme zarureti ver ise, çöpler gece dışarıya atılmazlar (Yaşar Kalafat, Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançlarının İzleri, Ebabil Yayınları, Ankara, 2006, sf.79–83) Müslüman Tatar Türklerin bir kısmında akşamdan sonra süpürülen evden cenaze çıkacağı inancı vardır. Bazı yörelerde de böyle hallerde evde tartışma çıkacağına inanılır.

            Birçok yerde Cuma salasından sonra ev süpürülmeyeceği inancı varken bazı yörelerde ise Cuma gününün hiçbir saatinde süpürge yapılmaz. Rize bu inançlar yoktur.

            Ardeşende bir kimsenin üzerine doğru ev süpürülür ise, o kimsenin erkek kardeşine bir fenalığın geleceğine inanılır.  (F.R.Çelik-O.N.Ak, Rize Kültür Derlemeleri, Rize Halk Eğitim Müdürlüğü, Rize 1999) Kars yöresinde üzerine maksatlı süpürge vurulan kimsenin iftiraya uğrayacağına inanılır. Cerit Türkmenlerinde süpürgeye basanın adının dedikoduya karışacağına inanılır. Kars’ta Doğu Karadeniz çevresinde süpürge yapılırken üzerine süpürge deyen kimsenin büyüleneceğine, büyüme yaşında ise büyümeyeceğine inanılır. Korunmak için tükürür gibi yapıp ‘tu tu tu denilmelidir. Sürmene yöresinde gece ev süpürülmez üzerine ev süpürülen şahsın yavaş yavaş öleceğine inanılır (Nurhan Aydın Her Yönüyle Sarıkamış, Erzurum 2006;Yaşar Kalafat, Balkanlar’dan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları IX-X, Berikan Yayınları, Ankara, 2006, sf. 228–239)Müslüman Tatar Türklerinde kimseye süpürge ile vurulmamalı vurulanı kurt yer inancı vardır. (Yaşar Kalafat, Balkanlardan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları III-IV, Ankara 2006sf. 9–21)

            Kars ve Sarıkamış yöresinde eşiğe oturanın iftiraya uğrayacağına inanılır. Çöpün eşikten dışarıya atılma zamanı vardır.  Akşam hava karardıktan sonra eşikten dışarıya zibil atılmaz (Nurhan Aydın, Her Yönüyle Sarıkamış, Erzurum 2006 sf. 368)

            Çayeli’nde bilmece dilinde ‘Fit burada fit orada fit kapının ardında’ süpürge demektir. Kars’ta ise, bilmece dilinde süpürge anlatılırken, pat burada pat şurada pat kapının arkasında’ denir.

  
            Müslüman Tatar Türklerinde oda aşağıdan yukarıya doğru süpürülür ise fakirlik olacağına inanılır. ( Yaşar Kalafat, Balkanlar’dan Uluğ Türkistan’a Türk Halk İnançları V-VI, Ankara 2006 sf.333–343)

            Doğu Kara Denizin Türk kültürlü halklarından Lazlarda pazartesi gelin erken kalkar ve hemen ev işlerine koyulur.  Eve uğursuzluk getirmesin ve muhtemelen göze gelmesin diye geline bir hafta boyunca süpürge tutturulmaz

            Hemşin’de konu komşunun toplanıp süpürgelerini yakması halinde havaların ısınacağına inanılır.(F.R.Çelik-O.N.Ak, Rize Kültür Derlemeleri, Rize Halk Eğitim Müdürlüğü, Rize 1999 ) Karakalpaklarda üzerliğin yakılmasında olduğu gibi süpürge de aynı amaçla yakılınca üzerine tuz atılır. Doğu Karadeniz’in Türk Kültürlü halklarından Lazların Güneş duasındaki Ablık Gublik süpürgenin bezetilmesi ile yapılır. Doğu ve İç Anadolu’da Yağmur gelini de süpürgeden yapılır. Süpürgenin estetiği gelinli türkülere de yansımıştır. ‘Süpürgesi yoncadan gayet beli inceden’ de olduğu gibi. Esasen süpürge birçok farklı bitkiden yapılabilir ve ona göre isim alırken, yonca süpürgesi de olabilmektedir. Biz süpürge otunun süpürgesi ve süpürme fiili üzerinde duruyoruz. Mesela çalı süpürgesinde yapılmış nazarlığa pek rastlanılmaz

            Pazar ilçesinde nazara uğramış ineğim tedavisi için, kömür, biber ve süpürge otundan nazarlık yapılır.(F.R.Çelik-O.N.Ak, Rize Kültür Derlemeleri, Rize Halk Eğitim Müdürlüğü, Rize 1999) Kars, Ardahan, Erzurum, Sivas’ta inşaat halindeki binaların dış duvarlarına yapılan nazarlıkta yukarıda da belirtildiği gibi tuz, sarımsak ve süpürge olurdu. İç ve batı Anadolu’da evlerin içinde duvarlarda duvar halılarının üzerinde minyon aynalı veya mavi bocuklu süpürgelerden nazarlıklar olurdu. Rize’de de Pazar’da olduğu gibi, nazar alan inek için yapılan tütsünün içerisinde süpürge otu da olurdu. Anadolu’nun birçok yerinde süpürge otu üzerlik gibi kullanılır. Aynalı süpürge geleneği Afganistan ve Pakistan halk kültüründe de vardır
      SONUÇ

  
           Süpürge Türk kültürlü halklar arasında, bereketin celbinde ve korunmasında, belki bu motife dolaylı da bağlı olarak kara iyelerden korunmak ve zararlarından kurtulmak konusunda çeşitli uygulama biçimleri ile karşımıza çıkmaktadır. Süpürge otu bitki oluşu bakımından Ağaç-Orman iyesi ile birlikte mi düşünülmelidir. Bunun için orman iyelerinin ayrıntılı bilinmeleri gerekecektir. Her gün yeni bir iye ismi ve fonksiyonu ile karşılaşılırken bu soruyu sağlıklı cevaplamak hiç de kolay değildir. Süpürge aynı zamanda kişioğlu, od/ocak ve gün-güneş iyeleri ile birlikte görülebilmektedir. O bir yardımcı iye midir?  Bu noktada yardımcı iyenin tanımı nasıl yapılabilir. Farklı iyelerin değişik birleşimlerle bir araya gelebildiklerini görülebilirken süpürge etrafında oluşan inançların, inanç sistematiğindeki yeri neresidir.

            Süpürge karşımıza aynalı süpürge, eski süpürge, süpürgeci, cadı süpürgesi, süpürge otu, eşik süpürgesi, masa süpürgesi, süpürge sopası, ev süpürgesi, süpürge sapı, süpürge tepesi, gibi fonksiyonları ve aksamlarından hareketle isimlerle çıkabilirken, Türk kültürlü halkların inanç sürekliliği çalışmalarına ışık tutabilir mi ?


Dr. Yaşar KALAFAT
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
İLTERİŞKAĞAN
Atsızcı
*
Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 412


BİN CİHANA DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRKLÜĞÜMÜ


« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2011, 23:49:20 »

Alıntı
Süpürge üzerine mavi bocuk da alarak iç mekânda, bazen nazarlık olmuş, bazen de sarsmak tuz ve benzerleri ile birlikte nazara karşı koruyacağına inanılmıştır.

Babaannem süpürgeleri siyah bez ile bağlar üzerine de nazar boncuğu takardı.

Alıntı
Muhtelif uygulamalarda süpürge otu, eski süpürgenin yakılması ile süpürge tepesinin yakılması bir inanç bütünün farklı tezahürlerimidir?

Yine yakarakta kokusu ile göz ve nazara karşı bizi korurdu.

Alıntı
Keza kapıya asılan bir şeyler ile düğün evi duyurusu da yapılır.

Üzerine birşey saplanmış bir Ay-Yıldızlı kutsal bayrak ise çatıya asılarak düğün evi duyurusu yapardı.

Eline sağlık kandaş, yaşarak gördüğümüz yararlı bilgiler.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

Damla damla ırkımın kanı,
Bir kımız çamçağına akarken,
Altaylar'da öğrenmiştik biz,
Ölümle anda olmayı.
Umay'ın kanatlarında,
Tanrı Dağı'na bakarken,
Küçücük ellerimizle Güneşe dokunmuştuk.
Sonra bizim olsun istedik güneş,
İşte herşey böyle başladı...
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.298 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.01s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.