Türk Halk İnançlarında Kurtla İlgili Yeni Bulgular
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 22 Şubat 2020, 20:13:32


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Türk Halk İnançlarında Kurtla İlgili Yeni Bulgular  (Okunma Sayısı 4264 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« : 09 Şubat 2011, 21:57:10 »

Türk  Halk İnançlarında Kurtla İlgili Yeni Bulgular

  Diş ile ilgili Türk halk inançlarında değişik inanç ve uygulamalar vardır. İlk dişin görünmesinde  diş değiştirilme dönemlerinde çeşitli şenlikler yapılır ve alkış içerikli uyaklı sözler söylenilir. Diş ile ilgili inançlar itibariyle Kurt dişi’nin belirli bir yeri vardır. Kuzey Afganistan Türklerinde bilhassa Aymaklarda Kurt dişi çocukları nazardan korumak için kullanılır. Türkmenler çocuğun kalpağına Özbekler kelepoşuna ve omzuna kurt dişi takarlar. Kurt dişi Türkiye Türklerinde de nazar boncuğu olarak kullanılır. Mavi boncukla beraber kızların saçlarına erkek çocuklarının giysilerinin omzuna ve beşiklerine takılır.

 

Kars’da çocuğun erken çıkan süt dişi evin bacasına atılır ve bu esnada, “Kurtlar kuşlar çürük dişimi alın, bana temiz diş verin” denilir.

 

Özbekistan’da sadece bir kurt dişi nazarlık olabildiği gibi, kurt kemiği, kurt dişi, acı ısırık (üzerklik) sarımsak ve iğne konularak da muska yapılır.

 

Güney Anadolu Yörüklerinde cebinde kurt dişi taşıyana nazar değmez, uykusunda sayıklamaz. Bozkurt gözü kurutulur toz haline getirilir, sürme yapılır göze çekilir. İnanca göre kurt sürmesi çekilmiş göz, hastalanmaz ve çok iyi görür. Baraklarda kurdun aşık kemiğinden para kesesine koyan kimsenin parasız kalmayacağına inanılır. Silifke Tatarlarında kurdun aşık kemiği bir ipe bağlanılarak bir yere asılır ise, bu uygulamanın türlü dertlere çözüm olacağına inanılır. Karın ağrısı ve kurdeşen için kurdun aşık kemiği bıçakla çertilip suya atılır ve bu su tedavi için içilir. Sıtma için kurt postundan birkaç kıl koparılıp köze atılır. Tütsüden istifade edilir. Kazan’ın Aslanlı köyünde Kırmança konuşan Türkler albasmasından korunmak için yastıklarının altına kurt postundan parça koyarlar. Erzurum yöresinde ve Gagauz Türklerinde yolcunun kurda rastlamasının uğuruna inanılır.

 

Afganistan (Özbek, Türkmen, Hazara, Afşar, Kazak ve Aymak) Türklerinde çocuğu yaşamayan aileler çocuklarının yaşaması için onları Börü (Kurt) un ağzından geçirirler. Kurt kafasından soyulmuş derisi suda esnetilip genişletilir. Bu deri kuruduğunda büyük ve derin bir delik meydana gelir. Sağlığına kavuşması istenilen bebek bu delikten 3 defa geçirilir. Tedavi uygulanılan çocuk kız ise o’na Börü Halı, Börü Nisa veya Börü Can adı verilir. Çocuk erkek ise bu defa çocuğa Börü, Börübay, Börübek, Cinbörü gibi isimler konulur. Türkiye Türklerinde de bu dini uygulama yapılır. Börü ve Kurt isim ve soy isimlerine rastlanılır. Bu uygulamanın temelinde muhtemelen hasta çocuğun kurt güvencesinde başka bir aleme aktarılması kara iyelerden korunması inancı vardır. Anadolu’da kaya gediğinden, ağaç oyundan geçirilerek korunma umulduğuna dair inançlar yaygındır. Cin Börü= Cin Kurt veya kurdun cini, Kurt’dan cin işi yardım umma veya kurdun cininden yardım umma anlamında olmalı her halükarda Kurt, börüde görünmeyen bir gücün varlığı anlamına gelmektedir. Kazakistan’da Börü’nün saldıracağı canlıyı gözleri ile büyülediği inancı vardır. Börü’nün gözünün içerisine bunun için bakılmaz. Anadolu’da vücudunda göz göz yaralar çıkan bebekler için Kurdeşen oldu denilir. Tiksinti sonucu olan bu yaralar kaşınır ve sonra açılırken bu tür bebeklerin banyo suyuna kurutulmuş kurt gözü ve kurban gözü konulur. Bazı yerlerde ise kurt gözünün kurutulup öğütülmüş hali fersiz gözlere fer gelmesi için kullanılır. Afyon yöresinde kurdun gözündeki gücü anlatmak için “karanlıkta, karatası da Kazakuzuyu da Kırk fersahtan görür” denir.

 

Kurt’un kemik, pençe, diş, kıl, post, göz, kan gibi kesimleri ile ilgili inanç içerikli uygulamalar adeta bir kurt aksesuarı oluşturmuştur. Bunlar ile uygulama olanları arasındaki ilişkinin kurulması kurt kültünü netleştirecektir.

 

İçerisinde kurt kelimesi geçen gerçek isimler, göbek adları çok kere yalın olarak değil bir diğer isimle birlikte Kurtcebe, Kurtnoyan gibi konulmuşlar ancak lakap olarak yalnız kullanılmışlardır. Biz Kızılderililer arasında Kurt ve Bozkurt isimlerini tespit edebildik. H.N. Orkun, büyü ve kötü ruhların muhtemel zararlarından korunmak için ismi bu türden olan Kızılderili’nin isminin sorulmasını hakaret saydığını ve gerçek ismini sakladığını belirtmektedir.İsim saklama, ismi ile hitap etmeme, isim sorulacağı zaman “ adını bağışla” denilmesi, Türk halk inançlarında “ses sakınma”, “gelinlik etme” inancının bir tezahürü olabilir. Hz. Ali için ismi geçecek ise “ismi mübarek” denilir.Kızılderili kabile reisleri yeni doğan erkek çocuklarını bir kurt postuna sarılı olarak tepenin üzerine çıkarır, oradan göye doğru kaldırılırlar.

 

Türk yatır kültürünün mistik derinliklerinde de kurt kültü yerini almıştır. Arslan Baba, Koyun Baba, Geyik Baba gibi Bozkurt Baba’nın olduğunu da biliyoruz.Konunun bu boyutu üzerinde evvelce durduğumuz için şimdi tekrar dönmek istemiyoruz. Ancak Anadolu’da birkaç yerde Kurt Baba yatırı var iken bu defaki tespitte yatırın ismi Bozkurt’tur.

 

Kurt insan ismi Türk kültür hayatında devamlılık arzetmiştir. Sultan Alparslan’ın oğullarından birisinin adı Börü Bars, Aydın İl Beyi İzmir’in oğlunun lakabı Kurt ve O’nun oğlunun adı ise Kurt Hasan idi. İstanbul’un alınışında topçubaşılık yapan Bali Süleyman Ağa’nın diğer adı Gurd/Kurt’du. Dulkadirli Beyinin adı Alaüddevle Bozkurt Beydi.Diğer taraftan Sultan Selahattin Eyyüb, Mirfazın Yönetimini Muzaffereddin Gökbörü’ye vermiş olup Erbil’de, Gökbörü adına tarihi eserler vardır. Prof. Dr. İ. Kafesoğlu, Kazak ve Kırgız Türklerinde Kızıl Kurt, Akbörü gibi insan isimlerinin Totemcilikle ilgisinin olmadığını vurgulamış olması, bizim bu konudaki teşhisimiz itibariyle fevkalade önemlidir. Türk İnanç Kültüründe Totemizme yer vermek ve Kurt’u Totem olarak görmek ayrı bir olgudur. Kurt’u mitolojik bir boyutta ele almak başka şeydir.

Özbek Türklerinde çocuğu hayata alıştırmak bitkiler, su, ateş ve çeşitli hayvanlardan gelebilecek görünmeyen tehlikelere karşı korunmak için bir eğlence havası içerisinde temsili oyunlar ve türkülerle;

 

“Kurt görsen korkma,

O senin arkadaşındır.

At görsen korkma

O senin binitindir.

Zerzavat görsen korkma

O senin aşındır.

Ateş görsen korkma

O senin .......” şeklinde telkinlerde bulunurlar.

 

Bu telkinattaki “Kurt görsen korkma, O senin arkadaşındır” ifadesi çok anlamlı olmalı. Arkadaş yol gösteren, müşkül çözen cesaret verendir. Bu tür tespitleri ninniler arasında da görüyoruz.

 

Makedonya’nın Vardarbaşı Türkmenlerinde “Kurt tüyünü değiştirir ama huyunu asla” diye bir söz vardır. Bu ifade ile ilk hatıra gelen dış görünüşün değişmiş olması iç dünyanın, kişiliğin, karakterin değişmiş olduğu anlamına gelmeyeceğidir. Ancak bu ifade bize ayrıca da bir mesaj vermektedir. Biz biraz zorlama ile de olsa dış görünüşü ürkütücülüğe ile bilinen Kurt’un bir de deruni tarafının olduğunun anlatılmış olabileceğini de düşünüyoruz. Tüyünü değişmek zahiri anlamda don değiştirmek olmakla birlikte, biz, batını anlamda da bir don değiştirmeyi anlayabiliriz. Kurtlar itibariyle don değişme konusunu evvelce incelediğimiz için tekrar dönmek istemiyoruz.

 

Güneydoğu Anadolu’nun bazı aşiretlerinde kurt için sürek avına çıkılınca tüfek türünden ateşli silah kullanılmaz. Böyle bir tutum kurdun soyluluğu ile uygun bulunmaz. Asena Soyunun kanı kutsaldır. Yere dökülmemeli. Hanedan kanının kutsallığı inancı Osmanlı Türklerinde de devam etmiş, hanedan üyelerinin öldürülmeleri gerekince boğulmaları seçilmiştir. Batı Anadolu’da cansız olarak ele geçirilen kurt eşik-eşik dolaştırılıp bir nevi sacı toplanılır.

 

İç Anadolu’nun bazı Türkmen aşiretlerinde “kurttan kulağı eksik” şeklinde bir deyiş vardır. Bununla anlatılmak istenilen, çok zeki, çok kurnaz, çok planlı hareket eden ve deneyimli kimsedir. Kayseri yöresinde ise “Kurtla kıyamete kadar” şeklinde bir ifade vardır. Bununla da kast edilen anlam bütün kolay olmayan şartları ile sonuna kadar birlikteliği korumanın dışında tercihin olmadığıdır. Zira inanca göre kurt nesli kıyamet gününe kadar varlığını sürdürecektir. Batı Anadolu’da Afyon çevresindeki bir inanca göre, dünyanın sonu yaklaştıkça bütün canlıların nesli tükenirken sadece kurt kalacaktır. Çok şiddetli bir rüzgar çıkacak kurdun gerisinden itibaren kürkü soyulup başından çıkacak duruma girecek kurt yine de tahammül edecektir.

 

Doğu Karadeniz’de, Trabzon çevresinde akşama doğru farklı tarzda uluyan kurt’un o gece ayın tutulacağını haber verdiği inancı vardır. Kurdun, insanların günlük hayatı ile ilgili hükümdar veya komutanların ülke veya savaş yönetimi ile ilgili ve tabiat olayları ile ilgili gelecekten haber vericiliğine dair yapılan tespitler kurt tiplemesini daha bir netleştirecektir.

 

Kurt ile ilgili tespitlerimiz ilerlerken, halk inançlarında kurt ve it ile ilgili inançlar Anadolu’da yer yer karıştırılıyor mu diye tereddüt ettiğimiz oluyordu. Nogaylar arasında yüzeysel de olsa yaptığımız tespitler kanatlı it veya göksel it ile ilgili bulgularımız olmuştu. Rahmetli B.Öğel hocamız İt Barakalar konusunu Anadolu Türk okuruna aktarmışlardı. Kazaklar arasındaki tespitlerimizde de inanç muhtevası olan it ile ilgili tespitlerimiz olunca işin rengi değişmeye yüz tuttu. Diğer taraftan ay’ı, Cangaloz diye kara iyeden iki göksel itin koruduğu inancı, Türk inanç sistemindeki Gök kültünden hareketle bilinen bir husustu. Bu noktada hangi hallerde ne anlamda kurt sorusu, hangi hallerde ne anlamda it sorusunu da birliğinde getirmektedir.

 

Sivas yöresindeki bir halk inancına göre kurt gece ulur ise uluduğunu duyanlar için ölüm getirirmiş. Kurt doğal olarak gece ulur. Diğer taraftan köpek için kurt gibi ulur ise, felaket getireceği inancı çok yaygındır. Bu noktada tespitler arasında bir karıştırma mı var, yoksa toplanan malzeme değerlendirme için yeterli değil mi?

 

Bir diğer önemli nokta da Kurtla ilgili inançlar doğu ve güney doğu Türk Halk inançlarında  başka bir yoğunluk arzediyordu. Gerçi “Ne kurdu gör ne de kulhuyu (ihlas süresi) oku” darbı meseli bütün Anadolu’da yaygın iken, Doğu Anadolu’da Şafiliğin daha ağırlıklı olması ve Şafilikte itin özel dışlanmış oluşu, islamın aldığı yerel bir tedbir midir?

 

Güneydoğu Anadolu’da Beydilli ve Barak Türkmen aşiretlerini anlatırken Ali Şahin, Barak kelimesini anlamlandırmakta, Barak’ın Kurtbaşı anlamına geldiğini, bu temsili kurt başının cesaret ve kahramanlığı simgelediğini belirtmektedir.Barak Baba, Sarı Saltuk, Yunus Emre, Taptuk Baba mumasili Anadolu Türk Sufizminin mimarlarındandır.

 

Güneydoğu aşiretlerimizde Kurt kanı ve postunun kısırlık giderici uygulamalarda önemli yer tuttuğu bilinirken Türkmenistan aşiretlerinde çocuğu olmayan kadının kurt yelesinden börk yapıp kafasına sarması halinde hamile kalabileceğine inanılması tesadüfü olmamalı.

 

Tunceli’nin Alevi inançlı Türk halkında Nevruz Bayramı’nın Karaçarşamba uygulamalarında “Kurt Ağzı” bağlama merasimi yapılır ve Türkçe şu dua okunur. “Ey ulu Rehber, ey yol gösterici bu günün yüzü suyu hürmetine sürülerimize dokunma” diye yakarılır.

 

Biz kurt ağzı bağlanması ile ilgili yazımızda çeşitli örneklemeler verirken, kurt ağzı bağlanılmasını düzde evcil hayvan kaldığı zaman yapıldığını belirtmiştik. Karaçarşamba dualarında yıl içinde olabilecek tehlikelere karşı genel dua yapılır. Ali Rıza Gönüllü tespitinden, bölgede kurtun ciddi tehdit oluşturduğunu mu anlıyoruz.?Kendisinden yardım istenilen kurdun ağzı nasıl bağlanılabilir.

 

Türkistan’da hamile kadın deve eti yemez. Yemesi halinde eşinin deve etini çiğ olarak yemesi gerektiğine inanılır. Ayrıca böyle hallerde kadının deve üzerinden geçirilmesi gerektiğine inanılır. Etin hamile kadını ve bebeğini bastığı ve korunmak için bazı uygulamalar yapıldığı bilinmektedir. Deve eti için özel önlemler alınırken hayvanların “basma” itibariyle farklı güçlerinin olduğunu mu kabul edilmeli. Türk mitolojisinde göksel yeri olan hayvanlar at, katır, geyik, boğa ve 12 hayvanlı Türk takviminde yer alan sair hayvanlardır. Kurdun etinin yenilmeyeceği düşünülerek bu sıralama da yer almamış olması normaldir.

 

Ancak hamile kadının görmemesi gerektiğine inanılan bir kısım hayvan arasında Kurt’un da ismi geçmektedir. Dede Korkut kurt yüzünün nurlu olduğunu açıklıyor. Hamile kadınlar özellikle yüzü, huyu, ilmi güzel, has ve ihlaslı insanlarla karşılaştırılmak istenilir. Bu takdir de, ya kurttan kurda farklı intiba var, ya yöreler arasında inanç farklılığı var. Veyahut inanç kayması olmuş. Kurt canavar olarak da algılanmıştır. Yardımcı olmak kuvvesi ile cezalandırma kuvvesi bir arada algılanmıştır. Pirler de öyle değil mi, yardım da ederler ceza da verirler.

 

Altan Deli Orman, Bozkurt’un totem mi sembol mu olduğunu tartıştığı yazısında, Bozkurt’un hukuki niteliği de taşıyan sembol olduğunu belirtiyor ve dini nitelikli bir sembol olmadığı bu itibarla totem veya ongun olamayacağını açıklıyor.Bizim bu konudaki kanaatimiz semai din anlayışımızla izah edilmektedir. Dinleri beşeri mantıkla tasnif etmek, dini ilahi olan karakteri ile bağdaşmaz. Başlangıçtan beri insanoğluna tebligatçının gönderilmiş olduğu inancı, insanların başlangıçtaki inanışlarını yargılamada yargılayıcıya doğal bir sınırlama getirmektedir. Kurdun veya benzeri varlıkların taşıdıklarına inanılan  batini gücü muhakkak zahiri güçleri ile izah etmek, batını inkar etmek gibi olur. Bize göre eski Türk dini de tek Tanrılı idi.Tengri inancında Kurt kendisine tapınılan ilah değildi. Ancak onun etrafında bir kült oluşmuştu. Kurt inanç sisteminin neresindedir? Bize göre kurdun durumu don değişme ile izah edilir. hayatın hemen her safhasında bütün organları ile etkinliğine dair olan inançlar hala sürebiliyor ise, kurdun durumu farklı izah edilemez.

 

Günümüzde halen yaşamakta olan efsanelerde şekil değişmeye bu arada iyi ve kötü hayvanların şekline girebildiğine rastlıyoruz.Menakıbnameler de don değişimine şahadet etmektedir.

 

F. Urmançeyev Bozkurt / Akkurt’un Türk destan kültüründeki yerini anlatırken, Türk folklorunda kurt motifinin menfi ve müsbet keyfiyeti üzerinde durmaktadır. Biz evvelce yaptığımız çalışmada kurtda Ak ve Kara iyelerin bir arada olabileceğini farklı şartlarda değişik tezahürün buradan kaynaklanmış olabileceği üzerinde durmuştuk. Yazar eski Türk inançlarında hayvanlardan kurt da olduğu gibi, yılanda da Ak’ın olumluyu temsil ettiğini belirtmektedir.

Dr. Yaşar KALAFAT
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Yürekli-kam
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2011, 22:09:13 »

Teşekkürlerimi sunuyorum Kalkan Kandaşım, Esenlikle.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.077 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.028s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.