Manas Destanında Evlenme Âdetleri
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 25 Ocak 2020, 23:09:51


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Manas Destanında Evlenme Âdetleri  (Okunma Sayısı 3062 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« : 05 Nisan 2010, 22:23:37 »

MANAS DESTANl'NDA EVLENME
ADETLERİ VE GÜNÜMÜZE AKİSLERİ I


Türk ırkının tarihçe en eski kavimlerinden biri olan Kırgızların
milli destanı olarak karşımıza çıkan Manas Destanı, dünyanın sayılı şaheserlerinden
biri olmanın yanında, yine dünyanın en uzun destanı olma
vasfını da haizdir. Destan, Türk dünyasının ortak kıymet hükümleri
nokta-i nazarından bakılınca, ayrı bir önem taşımaktadır. Orta Asya
Türk kültür tarihi içinde, Manas Destanı'nın tetkiki ile Türk dünyası
içinde yer alan kavimler arasındaki mevcut bağlar ortaya çıkacaktır.
Manas Destanı'nda geçen evlenme adetleri üzerinde yaptığımız incelemede
Türk kültürünün bugünle örtüşen hususlarınıbelirlemek hareket
noktamız olmuştur. Bu çalışmada, destanın içinde geçen bütün evlenme
şekil ve adetleri üzerinde durulmuştur.
Türk dünyasının, tarihi, coğrafi, sosyal ve iktisadi birçok değişimi
yaşadığı gerçeğindenhareketle Manas Destanı'nda geçen evlenme adetlerinin
bugünle örtüşen taraflarını tesbit edebilmek için, daha evvel yapmış
olduğumuz "Kalecik Düğünü" adlı derleme çalışmamızdanistifade edilmiştir
(Seyhan 1989).
Burada öncelikle, Kırgızların makbul saydıkları evlilik şekli üzerinde
durmak yerinde olacaktır. Evliliğin gerçekleşmesi noktasına gelene
kadar geçen süreçte adetler üzerinde ayrıca durulacaktır.
Kayıp kızı Kara Bölukü
Yakaladımovadan,
Şooruk'un kızı Nakılay'ı
Ganimet aldım kaleden
Henüz hiç bir kız almadım
Hiç bir kız koynu görmedim (Radloff 1995: 69)
Destanın bu kısmından anlıyoruz ki Manas, cemiyet içinde makbul
sayılan, geleneksel bir evlilik yapmak istemektedir. Bu geleneksel evlilik
tipinin dışında kız kaçırma ve ganimet yoluyla kızı elde etme şeklinde
yapılan evliliklerin olduğu da görülmektedir. Fakat, bu evlilikler
makbul ve yaşanası evlilikler değildir. Bu türlü evliliklerde kadın cariye
konumundayken, nikahlı ve erkek çocuk doğuran ilk eşler Baybiçe ünvanı
verilerek yüceltilmiş kadınlardır.
Kalecik'te tesbit edilen evlilik şekilleri içinde kız kaçırma yoluyla
gerçekleşen evliliklere rastlanmıştır. Bu evlilikler geleneksel (görücü
usulü) evliliklerin cemiyet içinde gördüğü hürmetin aynısını görememektedirler.
(Seyhan 1989). Destanda olduğu gibi erkek çocuk sahibi olan
kadının aile içinde özel bir yeri ve ayrıcalığı olduğu da tespit edilmiştir.
Topıumô.a maxnu) sayılan evliliğin nasıl başladığını Manas'ın,
Cakıp Han benim Han babam
Cins bir at koştur
Bin bu ata bana kız bul!
Güzel bir kadın alayım,
Bir kız koynu göreyim (Radloff 1995: 69)
şeklindeki dileğinden anlıyoruz. Babanın oğlu için kız bulması neticesi
gerçekleşen evlilikler saygın ve makbuldür.
Destanda geçen bir başka evlilik şeklini de aşağıdaki destan parçasına
bakarak tespit etmek mümkündür.
Coloy'un büyük kızı Uluu-Bike'yi
Sana kuma kılarım
Küçük kızı Kişmiş'i de
Oğluna zevce getiririm. (Radloff 1995: 144)
Burada Manas'ın demireisine vereceği mükafatın demireinin eşinin
üstüne gelecek yeni bir eş olması, kuma getirme şeklinde bir evliliğin var
olduğunu göstermektedir. Bugün de varlığını muhafaza eden bu evlilik
şekli yaygın olmaktan çıkmıştır. Destanda harp sonu ganimet olarak getirilen
kuma, günümüzde farklı sebeplerle yaşananan evlilik şeklidir.
Görücü usulü ile yapılan evliliklerin dışında kalan, kız kaçırma,
ganimet alma ve ganimet alınan kızın mukafat olarak verilmesi şeklinde
gerçekleşen evliliklerde gelinin erkek yakınlarına getirmesi icabeden hediyeleri
getirmeyişi bir bahtsızlık ifadesi olarak telakki edilmiştir.
Şurada oturan kızımın
Erlik talihi yoktur hiç,
il talihi de yoktur hiç,
Alnında bahtı yoktur.
Bahtsız bir kız değil mi bu ?
Otede.oturarı kızımın
Alnında mührü var,
Dilinde siğili var,
Belalı bir kız değil mi bu ? (Radloff 1995: 153)
Cakıp Bay'ın bu sözleri ile iyi bir evlilik gerçeklestiremeyen, erkek
tarafına ve iline icabeden hediyeleri getiremeyen kızların düştüğü kötü
durum ifade edilmiştir. Kalecik düğün adetleri içinde de gelinin erkek
tarafına getirmesi gereken hediyelerin olması bu adetiri Orta Asya men-
şeli olduğunugöstermesi bakımından önemlidir. Destanda olduğu gibi bu
hediyelerin azlığı veya çokluğu gelinin erkek evindeki itibarı açısından
önem arz eder.
Kanıkey'in Manas ve arkadaşlarına verdiği hediyeler destanda
şöyle ifade edilmiştir.
Efendime tatlı aşlar verin,
Zevkli bir şenlik yapalım'
Yiğitleri giydirerek
Hep atlara bindirelim.
Herşeyi güzel hazırlayıp
Hizmetine duralım biz!
Hepsi böyle giyinince
Yiğitler pek sevindiler:
Kanıkey fevkaladeymiş,
Kayıp Han'ın kızı Kara -börük'ü
Cenk yerinden yakalamıştı,
O böyle şeyler vermedi!
Ak servet Atalık
Bize böyle şeyler vermedi o!
Şooruk un kızı Akılay,
Hiç böyle bir şey vermedi!
Ak Kemik hanın çocuğu
Çok akıllı bir insanmış,
Pek güzel bir kadınmışl (Radloff 1995: 154-155)
Kaleciklilerin hediyesi ve çeyizi çok olan gelin ıçın "Gelin el
içinde külahımızı doğrulttu" (Seyhan 1989) tabirini kullanmaları da destanla
örtüşen bir husus olarak dikkat çekicidir.
Destanda geçen evlilik şekilleri ve bir gelinde olması gereken özellikleri
belirledikten sonra Manas ve Kanıkey'in evlenmelerine kadar geçen
süreçte tatbik edilen adetler üzerinde durmak yerinde olacaktır. Manas
evlenme arzusunu babasına hitaben söylediği "Cins bir at koştur . Bin
bu ata bana kız bul! " sözleriyle ifade etmiştir. Cakıp Bayoğlununbu sözleri
üzerine yollara düşer ve ona münasip bir kız aramaya başlar Karşılaştığı
çobana yollara düşme sebebini anlatır. Çoban onun bu sözlerine cevaben
Temir Han kızı Kanıkey
Manas'a denk bir kız işte,
Rüzgarda saz gibi salınır
Gelinler gibi süslüdür. .
Kulağında altın küpe
Kayınpederi Cakıp Han beğenirse
Çok güzel bir gelindir o.
Kayınana Bağdı Döölöt Baybiçe,
Kulağındagümüşküpe
Kayınana beğenirse
Pek güzel bir gelindir o! (Radloff 1995: 71)



    Kaynakça
İnan, Abdülkadir, 1992. Manas Destanı, İstanbul: MEB Yayınları.
Radloff, Wilhelm, 1995.Manas, (Çev. Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali), Ankara:
Türksoy Yayınları, Nu: 1
Seyhan, Hülya, 1989. "Kalecik Düğünü" Derleme Çalışması. (Çalışmanın kaydı özel
arşivimizdedir)
Yıldırım, Dursun, 1982. "Pamirde Bir Kırgız Destanı «Olcabey Minen Keşimcan-",
IV. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, 2. Cilt, Ankara:
Kültür Bakanlığı Yayınları.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #1 : 05 Nisan 2010, 22:29:20 »

MANAS DESTANl'NDA EVLENME
ADETLERİ VE GÜNÜMÜZE AKİSLERİ II


Manas'a denk olabilecek kızı, Cakıp Bay'a tarif eder. Evlenecek
erkeğe kız ararken çevreden yardım isteme Kalecik'te de vardır.
Çobanın bu sözlerinden çıkarılabilecek bazı sonuçlar vardır.
Destanda herşeyden evvel , evlenecek çiftlerin denkliklerinin ehemmiyeti
vurgulanmıştır. Sözlü geleneğimizde yer alan ve bu gibi hallerde
sıkça söylenen "Davul bile dengi dengine çalar" tabiri ile de ailelerin her
bakımdan aynı seviyede olmaları gereğinin altı çizilmiştir. Kalecik'te
de, ailelerin aynı kıymet hükümlerine sahip olmalarına, soy ve mal mülk
bakımından da aynı seviyede olmalarına büyük itina gösterilmektedir.
Destanın devamında Mendi Bay'ın Temir Han' söyledikleri arasında vurguladığı
bir nokta dikkat çekicidir. O da, kız istemeye gelenlerde bulunması
gereken özelliklerdir.
Sakın kızma, ev Temir Han,
Yurdunun kenarındahem
Boz tepenin başında
Ak sakallı Cakıp Han var.
Ardında sürü filan yok.
Ardında parası pulu da yok.
KuL, köle de getirmiyor.
Ata binip koşup geldim, diyor,
Kanıkey'i istemeğe geldim, diyor!
Bu bir hakaret değil mi?
Bu bir cebir değil midir?
Nehrin başından geri çevir
Eli boş gelen bu talibi!
Kullarına dayak attır! (Radloff 1995: 73)
Kız istemeğe gelenlerin eli boş olmamalıdır. Eli boş gelmek
hakaret, hatta cebir olarak da telakkı edilebilmektedir. Temir Han,
Mendi Bavı iyi tanıdığı için onun sözlerine itibar etmez ve misafire
gereken ihtimamın gösterilmesini sağlar. Çünkü, böyle durumlarda
yapılacak hatalar harple neticelenebilmektedir. Kalecik'te de istedikleri
kızı alamayan aileler, o aile ile bir daha görüşmezler.Çünkü bu onlar
için haysiyet meselesi olarak kabule dilmektedir.
Cakıp Bay'ın Temir Han ile görüşmesiyle destanda kız isteme bahsine
geçilmiŞ olur.
Geldiğimyolu soruyorsan
Dinle anlatayım sana.
Başı kara iki ayaklı,
Adam oğlu yurtlarını
Baştan basa dolaştımben,
Bahadır oğlum Manasa
Bir tane kız bulamadım.
Pek münevver pek yüksek,
Kulağı altın küpeli.
Ben kayınbabası ağzından,
Pek methedilmeye yakısan,
Ana layık gelin olan
Kanıkey adlı kızın varmış.
Elçiye zeval olmaz
Kız isteyene hakaret olmaz,
Ben de Kanıkey'e geldim,
Onu isterneğegeldim.
Tadar mısın sen bu tuzu
Verir misin Manas'a kızı? (Radloff 1995: 74)
Burada Cakıp Bay'ın söylediği "Elçiye zeval olmaz"sözünün bugünde
aynı şekilde hayatiyetini devam ettirdiği bilinmektedir. Buraya
kadar olan kısımda, hep gelinde olması gereken özelliklerden
bahsedildi. Bir de damatta bulunması gereken özellikler vardır ki, Temir
Han Martas'tan beklediklerini şu şekilde ifade eder.
Cakıp Han sakın darılma!
Senin oğlun bu Manas
Sağdıcıyla vuruşuyor, öyle değil mi?
Dostuyla dövüşüyor,öyle değil mi?
Kardeşiyle dalaşıyor. öyle değil mi?
Senin oğlun bu Manas
Orada burada sürtüyor, öyle değil mi?
Atının kuyruğunu bağlayıp
Hep atları toparlayıp alıyor.
Alplerle çarpışıyor,
Bahadırlarla savaşıyor,
Göğüs gererek koşan Ak-kula'yı
Çapraz gelen oklardan kaçınyor,
Yakası altın ak zırhını
Boğazlaşıp düşmana yırttınyor.
Bir alp elinde ölmez mi o?
Biricik kızım Kanıkey
Karalar giyip kalmaz mı?
Yurt gezmekten vazgeçsin,
Kızımı ona vereyim.
Ok atmaktan vazgeçsin.
Çarpışmaktan vazgeçsin.
Biçaklamatan vazgeçsin.
Kızımı ona vereyim.
Qk atmaktan vazgeçmese,
Oldürmekten vazgeçmese,
Saplamaktan vazgeçmese,
Kızımı asla vermem. (Radloff 1995: 75)
Kanıkey'in istenmesi ve Temir Han'ın müstakbel damadmdan bekledikleri
belirtildikten sonra köklü bir Türk geleneği olan "meşveret" ile
karşılaşılmaktadır. Temir Han, kızını vermeden evvel büyüklerine ve akrabalarma
danışmak ister. Cemiyetin ileri gelenleri kızın verilmesi kararına
varırlar. Çünkü, verilmezse büyük bir harp çıkacaktır ve Kanıkey
belki de ganimet olarak Manas/m olacaktır. Burada meşveret etme geleneğinin
Kalecik evlenme adetleri içinde de yerini muhafaza ettiğini belirtmek
gerekir. Kız tarafı kızı vermeyi kabul etmeden evvel kararını verebilmek
için erkek tarafından bir süre talep eder. Bu zaman zarfmda aile
büyüklerine danışılır ve icabeden tetkikler yapılır. Bazen de kararın baş-
tan belli olduğu haller vardır. Böyle hallerde dahi düşünmek için süre talep
etmek adet haline gelmiştir.
Kanıkey ile Manas'ın evlenme kararı verilişinin ardından sıra başlığın
belirlenmesine gelir. Temir Han istediklerini şöyle sıralar.
On vadi doldurun
Yılkıyı sürüp gelin,
Kırk vadi doldurun,
Koyunlarısürüp getirin,
Yüz vadi doldurun,
Sığırları sürüp getirin,
Dört vadi doldurun,
Develeri sürüp getirin.
Bir çok hayvan daha getirin,
Sürüleri görse gelmez mi?
Görmezse çıkıp geri gitmez mi? (Radloff 1995: 7B)
İstenilenlerin verilmesi kabul edildikten sonra Manas'ın arkadaşlarının
yardımı ve desteği ile bu istenilenler temin edilir.
Almambet sen yüz at getir!
Acıbay sen yüz at getir!
Denk büyüdüğüm kırk iğidim, Kırkınız da birer efendi,
Kırkınız kırk yüz at getirin.
Bununla on vadi dolmaz mı?
Kırk vadi dalmaz mı?
Dört vadi dalmaz mı?
Dört vadi da dolmaz mı? (Radloff 1995: 7B)
Evlenecek erkeğin yakın arkadaşlarından yardım alması, Kalecik
evlenme adetleri arasında da rastlanan bir hususiyettir. Kalecik düğününde
damada yardımcı olan en yakın arkadaşına sağdıç adı verilmektedir.
Bu dayanışmarun Orta Asya Türk kültür tarihi içinden süzülerek gelen
bir gelenek olduğu aşikardır. Manas'a yardım eden biri daha vardır ki o
da Ak padışadır, O, Manas'a verdiği hediyelerin, kimlere dağıtılacağını
bir bir saymıştır.
Aşiretinedönüp varınca
Yengeler hep toplanıp da
Baldıalar da geIince sen
Bunu onlara hediye et,
Baldızıarın toplanınca,
Yengeler karşilayınca
Bu altın ve gümüşleri
Hep baldızıarınaver,
Yengelerine hediye et! (Radloff 1995: BO)
Manas ile Kanıkey'in düğünü esnasında rastlanan yengeler önemli
bir görevi İcra ederler. Kalecik düğününde de yengeler kızı gerdek gecesine
hazırlamak gibi bir önemli görevi üstlenmişlerdir. Yine Kalecik düğününde,
erkek tarafı baldızlara ve yengelere "Dürü bohçası" denilen hedi-
yeleri getirirler, bu hediyeler Manas'ın getirdiği hediyeler kadar kıymetli
olmamaktadır.Bunlar daha ziyade giyim eşyasından oluşmuştur.
Mendi Bay'ın hileleri neticesi düğüne katılamayan kırk yiğidine
Manas, düğününü şöyle anlatır.
Altmış kanatlı ak çadırı
Gök gibi yükseltip kurdular,
Manas orada yalnız oturdu.
Gündüz korkup gelmediler,
Baldızlar ile yengeler,
Gök yüzü pek kararınca
Kumaşlara ipeklere sarınıp,
Kalpak mücevher takınıp
Yüzlerini de boyayıp
Ağır ağır yürüdüler.
Manas'ın yanına geldi kızlar.
Suksur gibi boyunlarını uzatıp,
Su gibi yüzünü kızartıp.
Manas'ın yanına geldi,
Bir kenara oturdular.
Gece yaklaştığında
Ulu Ak-padişahım ben
Yanına vardığımda
Altın gümüş bir çok para
Hediyeler verdi bana padişahım
Bakır tabağa doldurun,
Akçaları önlerine koyun!"
Söylediğini yaptılar,
Acıbay parayı boşalttı.
Iki güzel yen9,eside
"Gece geldi, 'diyerek
"Kanıkey'inkoynuna
Er Manas'ı koyalım. "dediler. (Radloff 1995: 82-83)

            Kaynakça
İnan, Abdülkadir, 1992. Manas Destanı, İstanbul: MEB Yayınları.
Radloff, Wilhelm, 1995.Manas, (Çev. Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali), Ankara:
Türksoy Yayınları, Nu: 1
Seyhan, Hülya, 1989. "Kalecik Düğünü" Derleme Çalışması. (Çalışmanın kaydı özel
arşivimizdedir)
Yıldırım, Dursun, 1982. "Pamirde Bir Kırgız Destanı «Olcabey Minen Keşimcan-",
IV. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, 2. Cilt, Ankara:
Kültür Bakanlığı Yayınları.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #2 : 05 Nisan 2010, 22:29:43 »

MANAS DESTANl'NDA EVLENME
ADETLERİ VE GÜNÜMÜZE AKİSLERİ III


Burada gerdek öncesi ile alakah bir adet ile karşılaşılmaktadır. O
da bilinen "yüz görümlüğü" adeti ile paralellik arz etmektedir. Hediyeleri
almadan Kanıkey'i Manasla başbaşa bırakmayan yengelerin davranışlarına
paralelolarak Kalecik düğün geleneği içinde de gelin, yüz görümlüğünü
almadan damadın duvağını açmasına müsade etmez. Burada
Manas ve Kanıkey için düzenlenen bir "Tay" (Yıldırım 1992: 477) yani düğün,
eğlence evlenme sırasında Kırgızlar arasında yapılan ve birkaç gün
süren bir toplantı mevzu bahistir. Manas, Kanıkey için düğün toyu vermek
üzere oradadır. Bu noktada farklı olan husus, düğünün kız tarafının ya~adığı
yerde yapılmış olmasıdır. Oysa Kalecik düğünleri her zaman erkek
tarafının yaşadığı yerde yapılır
Destanın devamında, düğün gecesi bitmeden, Kanıkey'in Manas'ı
kovması, kızın istenmesi ile başlayan gerginliğin son noktaya geldiğini
göstermektedir. Temir Han'ın Kanıkey'i vermek isterneyişi. Cakıp Bay'
ın ona göz dağı verişi ve Manas'ın harbe gider gibi düğüne gitmesi böyle
bir neticenin muhtemelolduğunugösteren belirtilerdir. Bundan sonra Manas
Kanıkey'den öç almak ve bu gönülsüz gelini ganimet olarak ülkesine
gotürmek için savaşır. Bir süre devam eden çatışmaların ardından Kanıkey,
başına gelecekleri hissedip pişman olur ve af diler. Artık, Kanıkey'i
kabul edip etmeme kararı Manas'a kalmıştır. Manas Kanıkey'i kabul ettiğini
bildirir ve iş tatlıya bağlanır. Temir Han, Mendi Bay'ın bütün menfi
çabalarına rağmen kızı Kanıkey için çeyiz hazırlıklarını başlatır.
Altmış deve getirin,
Otuzuna altın, gümüş
Yükleyin getirin,
Otuzuna kadife ipek
Yükleyin getirin.
Güzel ipek kumaşlarla
Ayaklarını örtsün o,
Altınlarla gümüşlc o
Atlarını nallatıversin.
Onu ayrı yükle gel!
Kadın başlığı ile mercanı
Yüzüne takıp süslenir o,
Bunu ayrıca yükleyin.
Kır sakallı Mendi-bay
Sen dediğimi yapmaz isen,
Bunları yükletmez isen
Bir daha görünme gözüme,
Sakın sokulma özürne! (Radloff 1995: 90)
Temir Han'ın yukarıdaki sözlerinin ardından çeyiz hazırlıkları
tamamlanır ve Kanıkey çeyizi ile birlikte Kırgız ülkesine gider.
Manas Destanı'nda, başka kahramanların evlilikleri de anlatılmıştır.
Bunlardan biri, Semetey ve Ay-çürök'ün evlenmeleridir. Semetey'
in evlenme arzusu ve aşık oluşu destanda şöyle geçer,
Dağ koçu avlayınca,
Kulağını kesip salınca,
Yeşil çubuk tüfeği elime alınca,
Bir ses işitmiştim.
Akın'ın kızı Ay-çürök,
El işinde ustadır,
Misafirliğe gitmez mahçuptur,
Akın'ın kızı Ay-çürök
Olen canı diriltir!
Kökçö'nün oğlu Ümütöy,
Ay-çörük'ün nişanlısı,
Terazi yıldızı çıkınca,
Tan yeri sarannca.
Biriniz, yiğidim, Kök-çebiç'e binin,
Biriniz, yiğidim, Kök-börü'ye binin!
Yürük atım Tay-buurul'u,
Bana alıp getirin,
Akın'a gideyim,
Akın Han'a varayımben,
Akın'ın kızı Ay-çürökü,
Ya dostluk ile alırım,
Ya zor ile alırım. (Radloff 1995: 230)
Burada, Semetey Ay-çörük'ün güzel meziyetlerinden bahsederek
onun kendisine denk bir eş olacağını vurgulamıştır,Ay-çörük'ün nişanlı olması
önemli bir engel teşkil eder. Herşeye rağmen a~ık olduğu kızla evlenebilmek
için, Semetey, yakın arkadaşları ile birlikte Akın'dan kızını istemeye
gider.
Ay-çürök oyunda eğleniyordu,
Ceyan gibi titriyordu,
Enik gibi sesleniyordu...
O zaman geldin Kül çoro,
Semetey yiğit geldi diyerek
Kulağına fısladın bu sözü
Ay-çürök dışarı çıktı,
Semetey yiğit onu kaptı,
Evine sürdü atını.
Evine vardı, varıp orada kaldı. (Radloff 1995: 231)
Destanın yukarıda verilen kısmında Semetey ve Ay-çörük'ün birbirlerini
sevdikleri anlaşıhr. Ancak buna rağmen evlilikleri "Kız kaçırma"
şeklinde gerçekleşmiştir.
Ay-çörük'ün nişanlısı Ümütöy'ün ise bu hadiseye bakışı farklıdır.
Bu onun için haysiyet meselesi olmuştur. Böylece Semetey ve Ümütöy arasında
savaş başlar, Semetey'in atlarını alarak yağma yapan Ümütöy bu
şekilde öcünü de almıştır, Sonuçta Semetey'in isteği ile barış sağlanır,
Ümütöy Semetey'in dayısı olmayı kabul eder ve karşılığında Tay buurul'u
alır.
Manas Destanı'nındabaşka evlenme şekilleri üzerinde de durulmustur.
Manas'ın ölümünden sonra Kanıkey'in yaşadıkları, kocası ölen kadının
miras kalması şeklinde tecelli eden bir evlilik şeklinin de olduğunu
gösterir.
At ölse postu miras kalır,
Ağabey ölse yenge miras kalır!
Han çocuğu Kanıkey
Er Manas'tan arta kaldı.
Akıllı doğan Abeke
Hödük doğan o Köböş de
Er Manas'ın küçük kardeşleri:
Köböş'ümü alacak o,
Yoksa Abeke'yi mi ?
Kimi severse onu alsın! (Radloff 1995: 204)
Destanda karşılaşılan bu evlenme şekli, dul kalan kadının eşinin
kardeşlerindenbiri ile evlenmesi mecburiyetini getirir. Bu şekil evlenmelere
Kalecik'te de rastlanmıştır. Geçmişte tatbik edilen bu tarz evlilikler
bugün yok denecek kadar azdır.
Kanıkey Manas'ın kardeşlerinden biri ile evlenmez, bunun sebebi
Abekenin sözlerinden anlaşılır "Bir gün Köbüş Abeke'ye: Kanıkey ile evlen
onu sana veriyorum" dedi. Abeke "Ben onunla evlenmem, ben onun sütünü
emmişim" (inan 1992: 131). Sütanne ile evlenmeme, Kalecik evlenme
adetleri içinde de mevcuttur. Kanıkeyin Abeke ile evlenmemesinin tek
sebebi Kanıkey'in Abeke'ye süt emzirmiş olması değildir. Destanda geçen
bir başka sebebi de Akılay şu şekilde ifade etmiştir.
Oğlu olan her kadın,
Oğlunu bir er yetiştirir.
çocuğu olmayan ben baykuş.
Akıllı doğan Abeke'ye söyle,
Gelsin benimle evlensin, de! (Radloff 1995: 205)
Kanıkey oğlu olması halinde kayınlarıyla evlenmeyecektir.
Nitekim, oğlan doğuran Kanıkey kayınlarından biri ile evlenmemiştir.
Destanda geçen ve bugün de mevcudiyetini muhafaza eden bir başka
adette ölen eşin kırkı çıkmadan yeni bir evliliğin yapılmamasıdır.Manas
Destanı' nda tesbit edilen bir başka husus da kocanın ölmeden evvel karısını
birine bırakmasıdır. Almambet vasiyetinde şöyle der "Ben ölürsem
eşim Aruke arkadaşım Macik ile evlensin" (inan 1992: 114). Almarnbet'in
yukarıdaki sözlerinden hareketle, vasiyet üzerine evlenme adetinin mevcudiyetinden
söz edilebilir. Manas Destanı'nında geçen evliliklerin tamamında
çok eşlilik mevcuttur. Ancak çok eşliliğin dini menseli olmadığı
açıktır.
Bu çalışmada Manas Destanı'nda geçen evlenme adetlerinin
günümüze akseden hususlarınıKalecik örneği ile birlikte değerlendirmeye
çalıştık. incelemeye kaynaklık eden varyanta bakarak Kırgızların
evlenme şekilleri ve adetleri üzerin kesin hükümler vermek güç olmakla
beraber mikro seviyede azımsanmayacak benzerlikler tesbit edilmiştir.
Ancak daha büyük ölçeklerde ve bütün varyantlar üzerinde yapılacak
kapsamlı incelemeler ile dana net sonuçlara ulaşmak ve kesin hükümler
vermek mümkündür.

        Kaynakça
İnan, Abdülkadir, 1992. Manas Destanı, İstanbul: MEB Yayınları.
Radloff, Wilhelm, 1995.Manas, (Çev. Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali), Ankara:
Türksoy Yayınları, Nu: 1
Seyhan, Hülya, 1989. "Kalecik Düğünü" Derleme Çalışması. (Çalışmanın kaydı özel
arşivimizdedir)
Yıldırım, Dursun, 1982. "Pamirde Bir Kırgız Destanı «Olcabey Minen Keşimcan-",
IV. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, 2. Cilt, Ankara:
Kültür Bakanlığı Yayınları.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.072 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.007s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.