Kırgızların Yaşayan Dört Büyük Manasçısı
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 12 Kasım 2019, 21:10:39


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kırgızların Yaşayan Dört Büyük Manasçısı  (Okunma Sayısı 3087 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« : 03 Eylül 2011, 14:10:41 »

KIRGIZLARIN YAŞAYAN DÖRT BÜYÜK MANASÇISI
*


  Dünya edebiyatının şaheserleri arasında yer alan Kırgızlara ait  Manas
destanı Türkistan’da Yedisu civarında teşekkül etmiş, zamanla çevreye yayılarak,
bütün Orta-Asya Türklerinin ortak malı olmuştur.

  “Manasçı” terimi ile Manas destanını ustasından öğrenen, üreten, onun
sanat seviyesine ulaşmasını sağlayan ve nesilden nesile geçmesini sağlayan
sanatçı kastedilir. XX. Yüzyılın ilk çeyreğine kadar bu sanatçılara  “ırçı (şarkıcı),
akın (şai), comokçu (destancı)” deniliyordu. Manasçı Manas-Semetey ve Seytek
dediğimiz üç bölümü de anlatmak zorundadır. Bu bakımdan sözgelişi sadece
ikinci bölümü anlatabilenlere  “Semeteyci” denilir. Manasçılar kendilerini dört
derecede mütalaa ederler. Bunlar;  Üyrönçük  (öğrenci, çırak),  çala  (yarım),  çınıgı
(gerçek), çong ((büyük)’dur.
 
  Muhtar Avezov’a göre  Karakol Mektebi ve  Narın Mektebi  olmak üzere iki
Manas mektebi vardır. Sayakbay Karalayev birincinin, Sagımbay Orozbakoğlu
ise ikincisinin temsilcisidir. Ancak Rahmatullin Manasçıları bölgelerine göre dört
gruba ayırmıştır. Bunlar; Çüy, Isık Göl, Tyan Şang ve Güney bölgesidir."1"

   Manasçılık mesleğini ilk icra eden kişinin kim olduğu bilinmemekle
beraber, halk ilk manasçı olarak, Manas’ın kırk Yiğidinden biri olan  Irçı Uul’u
kabul eden. Onun bahadırlar arasındaki hüneri ırçılıktır. Efsane bir kenara
bırakılırsa, bilinen ilk Manasçı olarak  Iramandın Irçıoğlu ile Tktogul Irçı kabul
edilir. Rüya ile kendilerine yetenek verilen bu gençler, ustaların yanında
yetişerek nesilden nesle Manas anlatma geleneğini sürdürmüşlerdir. Önemli
Manasçılar denilince, şu isimler sıralanır:

  Nooruz (XVIII. yüzyıl): Solto Kırgızlarından olduğu ve 1752’de doğduğu
söylenir.  

  Mozooke Irçı (XIX. Yüzyıl): Sayak Kırgızlarının Kaydulaat boyundandır.
Balık  (1799-1887): Sarbagış boyundan olup Talas’ta büyümüştür. Manas,
Semetey ve Seytek’in dışında Er Töştük, Kan Şırdak, ErTabıldı-Calgızı, Kocacaş,
Sen sarıncı, Men Bököy, Otorkan gibi destanları da söylemiştir.
 
  Keldibek Barıbozoğlu (1800-1880): Çüy bölgesinin Cel-Arık köyündendir.
Rüya sonrası Manasçı olmuştur. Bunun yanında iyi bir tabiptir. Kendisinden
sonraki Manasçıları etkilemiş birisidir. Anlatıldığına göre Keldibek Manas’ı
söylerken bozüyler (çadırlar) sarsılır, gök gürler, Manas ve 40 yiğidinin atlarının
ayak patırtısı duyulurmuş. Çocuğu olmayan kadınları, Manas söyleyerek evlat
sahibi yaptığı, ağrısı olanları manasla iyileştirdiği söylenir.

  Çoodan (1835-1900): Kuzey Kırgızlarından çıkmışsa da Güney Kırgızlar
tarafından da tanınmaktadır. Hakkında geniş bilgi yoktur. Balık adlı Manasçı ile
aynı zamanda yaşamıştır. Birlikte sanat icra etmişlerdir. Hokan hanlığının
ordusunda Kudayar Han’ın hem Manasçısı hem de onun şairi  olmak gibi
görevleri ifa etmişlerdir.
  
  Nazar Bolotov  (1835-1893): Isık Göl bölgesinin Sarıkamış köyünde
doğmuştur. Tanınmış Semeteycilerdendir. Destan anlatırken sesi 4 km. ileriden
duyulurmuş.

  Tınıbek Capioğlu (1846-1902): Isık Göl’de Kaynar yöresinde Sarbagış
kabilesindendir. Normantay’ın yanında yetişmiştir. Ayrıca Çonbaş, Keldibek ve
Nazar’dan dersler almıştır. 30 gün hiç dinlenmeden Manas  söylediği rivayet
edilir. Sagımbay, Kalıkul, Togolok, Moldo, Kasımbay, Baybagış, Kocoberdi ve
Cakıp’a hocalık yapmıştır. Tınıbek tarafından yazdırıldığı düşünülen ‘Semetey’
adlı kısa parça Manas-Semetey-Seytek üçlüsünün yazılı ilk varyantı olduğu
söylenir. Tınıbek’in bu eseri 1975 yılında Moskova’da yayımlanmıştır.
Akılbek (1860- 1927?) Isık Göl bölgesinde yaşayan Sayak Kırgızlarındandır.
Sayakbay Karalayev gençliğinde bu Manasçıyı dinlemiştir ve onun Nazar,
Keldibek Balık, Tınıbek’ten daha üstün olduğunu söylemiştir.

   Togolok Moldo “Bayımbet Abdırahmanov” (1860-1942): Narın bölgesindeki
kurkta köyünde doğmuştur. İlk hocası yanında büyüdüğü dedesi ve aynı
zamanda ırcı olan Muzooke’dir. Başarılı bir şairdir. On sekiz yaşında Tınıbek’le
tanışır, Manas anlatmayı önce ondan, daha sonra da Sagımbay’dan öğrenmiştir.
Manas üçlüsünü başarıyla anlatan birisidir. Anlatmaları kayda alınmıştır. Kırgız
Tarıhı, Kırgız Tarıhına Baylanıştu Ulamalar, Tarıh-Tüpkü Atalar, Urunun
Bölünüştörü gibi eserleri vardır. Anlattığı canıl Mırza, Şırdakbek, Er Eşim,
Teaylak Batır, mendirman ve manas’tan bazı bölümler kayda geçirilmiş olup
bunlar Kırgız İlimler Akademisi El Yazmaları Bölümünde bulunmaktadır.  
Şapak Rısmendeev  (1863-1956): Koçkar bölgesindeki Şamşı köyündendir.
Manası üç yıl yanında kaldığı Balık’tan öğrenir. Naymanbay,  Akılbek ve
Sagımbay’dan etkilenmiştir. 1935 yılında Manas, Semetey, Seytek, Mendirman,
Canıbek destanları yazıya geçirilmiştir.

   Sagımbay Orozbakoğlu (1867-1930): Isık Göl bölgesindeki Saroy
köyündendir. Manas anlatmaya 14-15 yaşında gördüğü bir rüyadan sonra
başlamıştır. Keldibek’ten dersler almış, Balık, Naymanbay, Akılbek, Çonbaş, ve
Dıykanbay’den etkilenmiş, Manas destanının tamamını anlatmayı Tınıbek’ten
öğrenmiştir. Manas destanı 1922-1926 yıllarında Ibırayım Abdırahmanov
tarafından 12 defterde yazıya geçirilmiş, maalesef yine çok iyi anlattığı Semetey
ve Seytek kaleme alınmamıştır."2"

  Sagımbay, Manas’a “Manas’ın kuzeye gitmesi,
Manas’ın Mekke’ye gidip hacı olması” gibi bazı eklemeler yapmıştır. Manas
üçlüsünün dışında Altın Kökül, Er Töştük, Abay menen Küböydün Çatagı, Altın
Sakal Aykoca, katagandın han Koşoyunun Erdikleri destanlarını da anlatmıştır.  
Kalmırza  (1868-?): Manas ve Semetey anlatmıştır. Hayatı fakirlikle
geçmiştir.

  Canıbay Kocakov (1869-1942) Cumgal bölgesindendir. Manas üçlüsünü
anlattığı söylenirse de semeteyci olarak tanınmıştır. 1936  anlattığı ve yazıya
geçirilen Semetey destanı 19.445 mısradır. Kendi ifadesine göre yedi atası da
(Aydarbek, Süyünbay, Sakeçük, Tenribay, Sarı, Camankarı, Kocek) Manas
anlatıyormuş. Canıbay ayrıca; Er Tabıldı, Er Töştük ve Ak Möör’ü de anlatmıştır.  
Dıykanbay (1870-?): Bugu Kırgızlarındandır. Semeteycidir.
Bagış Sazanov  (1878-1858): Cumgal bölgesindendir. 1938-1941 yıllarında
anlattığı Manas (41.000 mısra), Semetey (5.500 mısra), Seytek (5580 mısra)
destanları yazıya geçirilmiştir.
  
  Çoyuke Ömürov (1880-1925): Isık Göl bölgesinin Türgön köyünde
doğmuştur. Akılbek’in talebesidir. 20 yaşında Manas üçlüsünü anlatır hale
gelmiştir. Ayrıca Er Töştük, Canış Bayış ve Curyoryu gibi destanları da
anlatmıştır. Çoyuke’nin sesinin yüksekliği, müziğinin ahengi çok uzak yerlere
kadar gider ve yankılanırmış.

  Ibırayım Abdırahmanov (1888-1967): Isık öl’deki Çırak köyünde doğmuştur.
Öğretmenlik yapmış Kırgız tarihine vakıf kültürlü biridir. Bu özelliğıinden
dolayı İlmi Araştırmalar Enstitüsüne alınmış ve I. Abdırahmanov burada
çalışırkean S. Orozbakoğlu, S. Karalayev Şapak Irısmendeyev, Canıbay Kocakov,
Bagış Sazanov, Akmat Rısmendeyev, Moldobasan Musulmankulov gibi
Manasçıların anlatmalarını yazıya geçirmiştir. Anlattığı destanların mısra sayıları
şöyledir: Manas 26.456, Semetey 23.584, Seytek 7839.  "3"
  
  Sayakbay Karalayev (1894-1971): XX. Yüzyılın Homer’i olarak kabul edilir.
Isık Göl bölgesinin Akölöng ilinin Semiz Bel köyündendir. Rüyadan sonra manas
anlatmaya başlamıştır. yaşadığı köydeki Surançı Baydaalı, Çonboş, Baycankalça,
Candeke, Otuncu, Nazar, Akılbek, Dıykanbay, Cakşılık’tan ve ninesi Dakiş’ten
destan ve efsaneler öğrenmiş, Çoyuke Ömürov’un yanına çırak durmuş;
Çoyukey’le beraber köy köy gezmiştir. Ayrıca Akılbek (1838-1918)’ten de Manas
anlatmanın inceliklerini öğrenmiştir. Manas’ın Sayakbay varyantı hacim olarak
dünyanın en hacimli eseri arasındadır. 1936 yılında Ibırayım Abdırahmanov
tarafından Semetey (63.550 mısra) yazıya geçirilmiştir. Manas, Semetey, Seytek
ile onların devamı olan Kenen, Alımsarık ve Kulansarık’la birlikte toplam 500.553
mısradan oluşan muazzam bir eseri kültürümüze kazandırmıştır.  Bunların
dışında;  Er Töştük,  Bürküttör,  Deldeş Batır, Esten Ketbeyt,  Kubat,  Kanatlı Kuşlar,
Bakıtay Pehlivan,  Kara Moldo,  Tomor Mergen, Tulparlar gibi pek çok eserin en
güzel örneklerini ebedileştirmiştir.
 
  Canıbey Kocekov (1869-1942): Cumgal vadisindendir. Sagımbay’la birlikte
Manas ve Semetey anlatmıştır. Aynı zamanda ırcıdır. Babası  Koçek, Semeteyci
olarak tanınmıştır. Ahlatıldığına göre Canıbek’in oğlu Kocekov da Semeteycidir.  
Cakşılık Sarıkov (1880-1934): Isık Göl bölgesindendir. Anlattığı semetey ve
Seytek rivayetleri deftere yazılmıştır.  
Cüsübakun: Doğu Türkistan’da Sincan bölgesindendir. Sagımbay’la
birlikte Manas okumuştur.  

  Eşmat: Cüsünbakun gibi Sincan bölgesinden olup o da Sagımbay’la
birlikte Manas okumuştur.

  Moldobasan Musulmankulov (1883-1961): Narın bölgesindeki Terek
köyünde doğmuştur. Manasçılığının yanında iyi bir ırcıdır. Halk müziği
aletlerini başarıya çalmıştır. İki defa şeref nişanı ile ödüllendirilmiştir. Anlattığı
manas üçlüsü oldukça hacimli olup 1935 yılında kayda geçirilmiştir.  
Akmat Rısmendev  (1891-1966): Semeteycidir. Çüy bölgesinin Şamşı
köyündendir. Gördüğü rüyadan sonra destan anlatmaya başlamıştır.
Sagımbay’ın çırağıdır.
Mambet Çokmorov  (1896-1973): Ton bölgesinin Korumdu bköyünde
doğmuştur. Manasçı olmasında dayısı Denüzbay ile gördüğü rüyanın etkisi
olmuştur. 1965 ve 1972 yıllarında kendisinden Manas üçlüsü derlenmiştir.  
  Cusup Mamay (1918-2002): Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşıdır. Ak-çiy
yöresindendir. Anlattığı destanlar 1984’te 18 cilt olarak Arap alfabesiyle
yayımlanmıştır. Manas destanını sekiz yılda ağabeyi Balbay’dan öğrenmiştir. Bu
ciltlerde manas üçlüsünün yanında Kenenim, Seyit, Asılbaça, Bekbaça, Sombilek
ve Çiğetey bölümleri de vardır. Destanın mısra sayısı 500.000 kadardır. Bunların
dışında önemli Kırgız destanlarından Kurmanbek, Er Töştük, Bagış, Toltoy, Canıl
Mırza, Mamake Şopok gibi destanları da basılmıştır.  

  Ayrıca; XVIII. yüzyıl Manasçılarından  Alişar, Canbaş-Normantay,
Naymanbay  (Çonbaş)’ı; XX. Yüzyıl Manasçılarından da  Akmat Toktogulov, K.
Matayev, A. Döölötov, Kalbek Cumagulov, Dosu Taşmatov, Törö Mamıtov, Almabek
Toyçubekov, Mambetalı Aşimbayeva, Akun Taşov, Börübay Sultanov (1897-1940),
Murat Kalbayev, Abrurahman Düny, Sedyene Moldokeyeva, Dunkana Koçukeoğlu, İsa
Cumabekov’u Manasçılar listesine dâhil edebiliriz.  
Manas anlatma geleneği bugün Kırgızistan’da bütün canlılığıyla devam
ettirilmektedir ve her biri ayrı önemi haiz çok büyük manasçılar vardır. Biz
yukarıda adlarını zikretmediğimiz ve bugün hayatta olan dört büyük Manasçıyı
tanıtmak istiyoruz. Bunlar;  Kaba Atabekov, Şaabay Azizov, Urkaş Mambetaliyev,
Asankan Cumanaliyev’dir.


*Yayımlandığı yer: 1. Uluslararası Türk Dünyası Kültür Kurultayı –Bildiriler- (9-15 Nisan 2006, Çeşme-
İzmir), Ankara, 2007, C. III, s. 1293-1300.

1  K. Rahmatullin, Sagımbay Orozbakov’dun 125 Cıldıgına Manasçılar, Bişkek, 1992, s. 10-11.

2  Keneş Kırbaşev,  (Aktaran: Levent Kartal), “Geçmişten Günümüze Ulu Manasçıların Kısa
Biyografileri”, Anayurttan Atayurda Türk Dünyası, S. 3, Ağustos 1995, s. 21-27.  

3 Meral Gölgeci, “Manas Ozanları”, Bozkırdan Bağımsızlığa Manas, Ankara, 1995 s. 61-94.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #1 : 03 Eylül 2011, 14:14:17 »

KABA ATABEKOV (1926-   )

Isık Göl yöresinin Ton ilçesinin Törtkül köyünde doğmuştur. On iki
yaşındayken yetim kalmış; annesi ve dayısı onu zorluklar içinde büyütmüştür.
Bu yüzdendir ki tahsil yapamamıştır. Uzun boylu, beyaz tenli, zayıf ve sakin
karakterli birisidir. Ömrünün büyük bölümünü köyünde geçirmiş ve hâlâ burada
yaşamaktadır.
  
  Kendi ifadesine göre babası halk şiiri, masal ve mit anlatırmış ve annesi
de şairmiş. Kaba, dokuz yaşında Manas’a ilgi duymaya başlamış, on dört yaşında
da yavaş yavaş Manas’tan parçalar söylemeye başlamıştır. Bu sıralarda bir de
rüya görmüş ve bu rüyadan sonra usta derecede Manas anlatan biri olmuştur.
Rüyası şöyledir:

  “Gece gündüz inek yayıyordum. Birgün otlakta uyuya kalmışım. Bana doğru,
demirden parlak zırh giymiş iki atlı geldi. Onların arkasından da sayısız atın ayağını
gördüm. O anda bir atlı bileğimden tutup beni atına bindirdi. Büyük bir ırmağı geçtik
ama atlar kafasına kadar suya gömülmüştü. Sudan geçtikten sonra derviş; ‘Şimdi
gidebilirsin.’ deyip beni serbest bıraktılar. Uyandım. Rüyamı kimseye söylemedim.
  Aradan on gün geçti yine bir rüya gördüm. Rüyamda aynı kişiler karşıma çıktı. ‘Gözünü
aç.’ dediler. Gözümü açtığımda sert, heybetli kırk bahadırın sıra sıra durduğunu gördüm.
  Yanımdaki bahadır, tek tek diğer bahadırları tanıttı. Şu baştaki Manas, onun yanındaki
Çubak, Bakay, Acıbay, Kırgıl, Sırgak, Serek… diye kırkını da bana tanıttı. O bahadır;  
‘Ben de Almambet’im’ dedi. ‘Yakında, Müslümanlarla kâfirler arasında savaş başlayacak.
  tonunu konunun özelliğine göre ayarlar. Söyledikleri anlaşılan, ahenkli anlatıma
sahip bir Manasçıdır. Tasvirleri canlıdır.

  Atabekov, 1965 yılında gösterdiği başarıdan dolayı teşekkür plaketi ile
ödüllendirilmiştir. Üç deftere yazdığı Manas destanı 64512 mısradır. Ancak
bugüne kadar bu metin yayınlanmış değildir. Kendi ifadesine göre anlattığı
Semetey, bunun iki katı daha hacimlidir."4"
  



4  Uluttuk İlimler Akademiyası, Kırgız Adabiyatının Tarihi, Cilt 2, Bişkek, 2002, s. 466-473.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #2 : 03 Eylül 2011, 14:19:11 »

ŞAABAY AZİZOV ( 1927-   )

XX. yüzyılın en son manasçılarından biri olan ve Kırgız Cumhuriyetinin
el artisti olan Şaabay Azizov, 1927. yılı Isık-Göl’ün Ak-suu bölgesindeki Kara
Böltök’te, şimdiki adı Kızıl-Oktyabr olan köyde dünyaya gelmiştir. Babası da
kendisi gibi manasçı olan Aziz’dir. Dört kardeşi vardır, ancak içlerinde manas
anlatabilen sadece Şaabay’dır.

  Şaabay, Isık Göl’deki Bugu (erkek geyik) kabilesinin  Arıkoğulları
sülâlesindendir ve Karalayev ile aynı bölgedendir. Karalayev, Isık Göl
bölgesindeki Akölöng ilinin Semiz Bel ilçesindendir. Diğer taraftan büyük
manasçı Karalayev’in yetişmesinde ağabeyi Çuyuke’nin önemli rolü olmuştur.
  Bu iki sebep ikisi arasındaki bağın kuvvetlenmesini sağlamıştır.  
Şaabay Azizov, Manas anlatmaya başlamasını rüyaya bağlamaktadır. Bu
rüyası ve Manas anlatmaya başlaması hususunda şunları anlatır:  

  “Yedi yaşımdayken babam Aziz, Kara- Böltök’ün Ak-Marça diye yaylasına göç
etti. Babamın birazcık malı vardı. Malları gütmekte  babama yardım ettiklerimi çat pat
hatırlıyorum. Bir kere malları güderken kaybolmuşum.  Üç gün sonra beni Büyük Koktu’nun
ağzında Kara-Ötök denilen yerde bulmuşlar. Kaybolmuşum. Gittiğim yerde
uyuyakalmışım. Rüya görmüşüm. Amcam Çoyuke eliyle bir tarafı işaret ederek beni
oraya gotürüyor. Sağ tarafta kara sakallı, düz burunlu, kudretli birini gördüm. O
Bakay’mış. O esnada Caman Karagay (kötü köknar) denilen çukurdan bir çok asker peyda
oldu ve Çin’e doğru yürümeye başladı. Yan tarafta düzlük bir yerde 40 tane bozüy (çadır)
dizilmişti ve onun yanındaki tepede de çatık kaşlı, sararmış yüzlü, kara sakallı, sert
duruşlu, gür pazılı, yüzüne bakılamayacak derecede heybetli biri oturuyordu. Etraftan
‘Bu adam Manas.’ diye sesler geliyordu. İkinci obada ay yüzlü, eleçekli (evli kadının
sarığı) bir kadın vardı. Manas’ın annesi Çıyırdı’ymış.  Üçüncü bir oba da kööhar (mis
kokulu bir bitki) kokusu uzaktan belli olan endamlı, güzel bir hanım olan Kanıkey’i
gördüm. O sırada babam yanıma geldi ve elimden tutarak beni Manas’ın kırk yiğidine
gotürdü. 40 evin yoğurdunu içtim. Bozüyden çıkınca babam bir atı getirip, ona bindirdi
ve elle örülmüş torba verdi. Birinde darı, ikincisindeyse, ağzına kadar dolu kumla taş
vardı. Bu torba ile beni bir yere gönderiyormuş. Ürkerek uyandım, rüyaymış.  
   Yanıma babam geldi. Korka korka bana bakındı. Beni sağ bulduğuna seviniyordu.
Eve giderken rüyamı babama hiç eksiltmeden olduğu gibi anlattım. Komşuların hepsini
çağırıp amcam Çoyuke’nin ruhuna koyun kesip onlara rüyamı anlatıp duasını aldı.
Küçükken çok sık hastalanan hasta çocukmuşum. Çok geçmeden o hastalıktan kurtuldum.
Az da olsa Manas’tan parça söylemeye başladım. Babam  Manas’tan, Semetey’den
anlatırdı. Annem Asılkan köyün büyük koşukçularındandı.

 Yıllar durmadan geçerken Manas’ı söylemekte her gün daha ileriye giderek,
başladığım istek gittikçe büyüyordu. Ben Manas’ı söylemeye başladığımda babam hiç ses
çıkarmadan dinler, sonra bazı yerlerine müdahele ederek ‘Amcan böyle söylerdi.’ diyerek
yanlışlarımı düzeltirdi. Sonraları, sanırım babam benim gerçekten de manasçı olacağıma
inandı. Çünkü devamlı benimle ilgilenir, başarı diler, nasihat ederdi..”

  İnsanlarda Manas söyleme kabiliyetinin rüya sonrasında gerçekleşmesi
inancını kabullenmemek Kırgızistan’da mümkün olmayan bir durumdur.
Dünyanın en hacimli destanını hafıza tutmak herkese nasip olmaz. Biz de bu
özelliği elde etmede birtakım olağanüstülüklerin vuku  bulmasının konu ile
doğrudan ilgili olduğunu düşünüyoruz.

Aziz “Manas”ı, ağabeyi Çuyuke’den ve babası Ömür’den öğrenmiştir.
Babası  Aziz, manası masal şeklinde nesir olarak anlatırmış. Ağabeyi  Ömür ise
“Manas”ın, “Çoñ Kazat”tan yani büyük savaştan başlayıp Kanıkey’in Bukar’a
kaçışına kadar olan kısmını anlatabilmekteymiş. Sayakbay Karalayev, onun
Semetey’i anlatığını da rivayet etmiştir.  Çoyuke ise, Manas’ın tamamını
anlatmakla beraber Semetey, Seytek’i de anlatabilmekteymiş. Özellikle Semetey’i
mükemmel anlatırmış. Azizov işte böyle bir ortamda yetişmiş bir Manasçıdır.  
Filarmoniyada çalıştığı zamanlar  Mambetaalı, Moldobasan, Duñka ve  XX.
asrın Homeri olarak nam salmış olan Sayakbay Karalayev gibi birçok Manasçı ve
Semeteyci ile tanışmıştır. Bunlardan özellikle Sayakbay Karalayev’in sanatına
hayran kalmıştır. Sayakbay’dan Manas, Semetey bölümlerini tamamen dinlemiş
ve hep de yanında gezerek söyleme ustalığını, hareketlerini yakından
öğrenmiştir.  

  Kırgızistan’da bugün üç Manasçı mektebi vardır; Isık Göl, Narın, Oş.
Azizov, günümüzde bu mekteplerden Göl mektebinin en iyi temsilcilerinden
birisidir. Manas, Semetey, Seytek destanlarının her üçünü anlatıyor olması da
bunun göstergesidir.

  Azizov’dan ilk derleme 1959 yılının 29 Nisanında yapılmıştır  ve yazılı
metinler Kırgız İlimler Akademisine teslim edilmiştir. Bu derlemede Manas’ın
Ölümü, Kökötöy’ün Aşı (ölümünün birinci yıl yemeği, yuğu), İki bahadırın
mücadelesi, Almambet’in Kazakların Kökçösüne gelişi bölümleri yer almaktadır.  
4 Eylül 1961’de de Muñduk Mamırov, ondan 151 sayfalık bir derleme
yapmıştır. Ne acıdır ki bu tarihten 1995 yılına kadar Şaabay Azizov’dan herhangi
bir derleme yapılmamış; Mayram Akayeva’nın desteğiyle 1995  Mayıs ayından
ekim ayına kadar Azizov’a bildiği bütün varyantlar anlattırılmış ve anlattığı
metin yazıya geçirilmiştir. Yapılan derlemede Manas bölümü 90 dakikalık
kasetlerden 11 kasete çekilmiş ve bu kısım 925 sayfa tutmuştur. Azizov’un
Manas varyantında muhteva olarak;  Manas’ın Doğuşu, Çocukluğu, Manas’ın
Oşpur’a Koyuncu Olarak Varışı, Koşoy’un Manas’ı Keñ-Sor’a Getirmesi. Manas’ın Kırk
Yiğidini Beklemesi, Şooruk’un Kızı Akılay’ı Alışı, Kanıkey’i İstemeye Varışı ve Evlenişi,
Almambet’in Çin’den Kaçışı, Almambet’in Manas ile Kanıkey’e Gelmesi, Supkoco ile  
Karşılaşması, Almambet’in Çıyırdı’nın Memesini Emmesi, Almambet’in Askerin Başı
Olarak Tayin Edilmesi, Almambet ile Sırgak’ın Tırpanla Biçmesi, Çubak ile Almambet’in
Tartışması/Dövüşmesi, Yiğitlerin Üyögüz Nehrini Geçmeleri, Tal Dağ-Tepesinin
Gözükmesi, Almambet’in Masalı, Almambet ile Sırgak’ın Azizkan’ın Atlarına
Saldırması, Koñurbay’ın Esir Düşmesi, Almambet ile Sırgak’ın Kuşatmanın İçinde
Kalması, Almembet İle Çubak’ın Yardıma Gelmesi, Er Manas’ın Büyük Çin’e Asker
Toplaması, Büyük Kazat (Gazat, Savaş) konuları yer almaktadır.

  Anlatılan Semetey bölümü ise, 21 kasete kaydedilmiştir. Destanın ikinci
bölümü olan Semetey, Manas’a göre daha güçlü bir biçimde tasvir edilmiştir.
Semetey bölümü Kökötöy’ün Aşı’ndan başlayıp, Ay Çörek’in Semetey’den Ak
kuş’u alıp kaçtığı yere kadarki konuları kapsar ve söz konusu varyantta başlıca
şu konular yer alır: Kökötöy’ün Aşı, Kanıkey’in Bukar’a Kaçışı, Semetey’i İnisi İsmail’e
Verişi, Kanıkey’in Taytorun’u (At) Koşturması, Semetey’in Sarıtaz ile Buluşması,
Kanıkey’in Hikâyesi, Semetey’in Talas’a Gidişi, Semetey’in Akmaral ile Buluşması,
Semetey’in Çelmayan’a Ak Buka ile Karşılaşması, Taybuurul’un Kulağına Ceza Olarak
Kurşun Dökülmesi, Bakay ve Semetey’in Karşılaşmaları, Bakay’ın Masalı, Sarı Tan İle
Kançoro’nun Talas’a Gitmeleri, Bakay’ın Sarı Tan’ı İkna Edip Dünür Olmaları”, Şooruk
Han’a Varışı”, Semetey’in Şooruk’un Kızı Çaçıkey ile Evlenişi, Semetey’in Manas’ın
Kırk Yoldaşını Öldürüşü, Ayçörek’in Semetey’den Ak Kuş’u Kaçırışı.
Semetey’de, Manas’a karşılaştırmalı eski masalsı kahramanlar,
olağanüstü güce sahip roller, totemik inançlar çokça kullanılmıştır. Sözgelişi;
Semetey büyüyüp 12 yaşa geldiğinde Talas’a gelir. Aradan 12 yıl geçer. Batır,
hayata gözlerini yumduğunda, onun Ak Kuşu’nun gözlerini  Abıke, Kübüşter
oyarlar. Semetey, Çelmayın’ın gözünü oyup, Ak Şumkar’a (kuş) yem olarak
verdiğinde Ak Şumkar’ın yünü kabarıp bir anda göğe uçarak eski şeklini alır.
Taybuurul’un kulağına kurşun döküldüğünde Semetey kulağını ovuşturup
iyileştirir.

  Manas’taki gibi Semetey’de de olağanüstü olaylar, sihirler, coğrafi bölge
adları bulunmaktadır. Destanın geneli üstün bir düzeyde tasvir edilir. Azizov, bu
kısmı anlatırken zorlamaya düşmez. Gayet akıcı ve tabii davranır. Onu bu
bakımdan mükemmel Semeteyci olarak vasıflandırırsak hata etmemiş oluruz.
Azizov’un anlattığı Seytek bölümü ise 3 kasetlik bir hacme sahiptir.
Seytek bahsi, Manas ve Semetey kadar kapsamlı ve başarı değildir. Destanın
içinde genel olarak 20 kadar epizot bulunmaktadır. Bunlar;  Seytek’in Doğuşu,
Külçoro ile Tanışması Kıyaz İle Güreşi, Darıger (Hekim) Momuşkan’ın Kulçoronun
Sırtını İyileştirmesi, Kıyaz’ın Ölümü, Seytek’in Süyümkan’la Evlenişi, Kutubeg’in Han
Olması, Seytek’in Talas’a Gelişi, Seytek’in Amca Öl Bakay’a ve Nenesi Kanıkey’e,
Seytek’in Baykal’dan Amuderya’ya kadar Olan Yerleri Yönetmesi, Kançaro’nun Ölümü,
Semetey’in Kara Mağaranın Kapısından Görünüşü, Sarı  Kulak’ın Sevinci, Seytek’in
Cadı’nın Oğlu Sarıbay Saparbay ile Kapışması, Teyzesi (Yengesi) Kuyanalı’nın
Ayçörek’in İsteğine göre Yardıma Gelişi, Süyümken’in Büyümesi, Er Sarık’ın Doğuşu,
Seytek’in Ölümü bahisleridir.
  
  Günümüzde Manas-Semetey-Seytek destanlarının tamamını anlatan
Manasçı çok azdır. Şaabay Azizov bu destanların her üçünü bilmekle beraber asıl
başarısını Semetey’de göstermiştir."5"



5 Uluttuk İlimler Akademiyası, a. g. e. s. 474-486
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #3 : 03 Eylül 2011, 14:21:01 »

URKAŞ MAMBETALİYEV (1934)

Isık Göl bölgesinin Tüp ilçesinin Taldı-su köyünde doğmuştur. Annesi ve
babası daha küçükken öldükleri için amcası tarafından büyütülmüştür. Tahsil
yaptıran da yine odur. Bölgesinde ortaokulu bitirince Bişkek’teki müzik lisesine
kaydını yaptırmıştır. 1952’de buradan mezun olduktan sonra A.  Maldıbaev
Opera ve Bale Tiyatrosunda okumuştur. Bir ara Kırgız Tiyatrosunda çalışmış,
sonra Filarmoni Tiyatrosuna girmiştir. Burada yirmi seneden fazla çeşitli
tiyatrolarda rol almıştır.
 
  Mambetaliyev, artistlik yeteneği kuvvetli ve aynı zamanda şair birisidir.
İlk şiirlerini müzik lisesinde öğrenci iken yazmaya başlamıştır. Bugüne kadar
şiirlerini ve manzum hikâyelerini ihtiva eden yedi kitabı çıkmıştır.  
İyi bir Manasçı olmak için yirmi yılını harcamıştır. Hevesi, yeteneği,
çalışkanlığı sayesinde ülke çapında hatta bütün Türk dünyasınca bilinen bir
Manasçı olmuştur. Sadece manas ve Semetey değil, başka destanları da ustaca
anlatmaktadır. Bu başarıyı halkın içindeki Manasçıları ve bilhassa Sayakbay
Karalayev gibi usta bir Manasçıyı dinlemek ve bunlara gayret ve kabiliyetini
eklemek suretiyle elde etmiştir. Hafızası güçlüdür. İşittiklerini hatırda tutmuş ve
buna şair olması dolayısıyla kendinden de bir şeyler katmış ve böylelikle
beyninde oldukça hacimli bir manas külliyatı oluşmuştur. Manas anlatmaya
karşı daha çocukken ilgi duymuş, bu ilgisini Filarmoniya’da çalışırken daha da
kuvvetlendirmiştir. Anlattıkları, Sayakbay Karalayev ile Sagımbay Orozbakoğlu
varyantlarının sentezi gibidir.
 
  Mambetaliyev, her ne kadar rüya sonrası manas’ı anlatmaya başlamamış
ve bir ustanın yanında yetişmemişse de bugün Kırgızistan’ın en önde gelen
Manasçılarındandır."6""
  



6 Uluttuk İlimler Akademiyası, a. g. e. s. 487-490.
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.927


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #4 : 03 Eylül 2011, 14:23:52 »

ASANKAN CUMANALİYEV (1947-   )

  Talas ilinin Aral köyünde doğmuştur. Dört çocuklu ailenin üçüncü
çocuğudur. Kendisi bu ifadeleri kullanmakla beraber biz  yaptığımız inceleme
sonucu onun küçük yaşta Cumanalı Çüylüev ve onun eşi Şagdarkül’ün yanına
evlatlık verildiğini öğrendik. Zira Asankan’ın Kırgız’dan çok Rus’a benzemesi
bizi böyle bir tetkike yöneltti. Nitekim şüphelerimiz doğru çıktı. Ancak şunu da
söyleyelim ki, Asankan kendisini bütün benliğiyle bir Kırgız olarak görmekte ve
bir Kırgız olarak yaşamaktadır. İlkokulu ve orta tahsilini kendi memleketinde
okumuş, yüksek tahsilini ise Bişkek’te Millî Üniversite’de yapmıştır. Uzun yıllar
edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra 2002 yılında emekli olmuştur. Halen
Talas’ta Manas Ordo’da manasçı kadrosunda çalışmaktadır. Kene, Kemen,
Ziyadat, Nurgazı, Nurizat, Gülçoro adlarında altı çocuğu vardır.  

    Asankan Cumanalı Çüylüev’i dokuz yaşında iken kaybetmiştir. Bu
sıralarda köylerinin arazisinde ot biçerken manasçı Inaş’la karşılaşır. Inaş,
manasçı oluşunu toplumdan saklayan güçlü manasçılardandır. Onun ustası da
Erkebay’dır. Inaş, daha çocuk yaşta olan Asankan’ı ağlarken görür. Ağlamaması
için ona masal anlatır. Bu, 9’dan 11’e kadar her gün böyle devam eder. Bir hafta
sonra bildiği masalların hepsini anlatmış olur. “Bundan sonra sana büyük
masallar anlatacağım.” der ve artık ona Manas’tan bölümler anlatmaya başlar.
  Aralık ayından 10 Marta kadar hep Manas anlatır ve Semetey’e kadar olan
kısmın tamamını bitirir. O senenin güz aylarında Manas’ın  diğer bölümlerini
anlatmaya devam eder. Artık yavaş yavaş Asankan’a Manas’tan bölümler
öğretmeye başlar. O zamana kadar yaptıklarında köydekilerin haberi olmaz.
  Birgün bunu fark ederler ve onlar da Manas dinlemeye başlarlar. Dinleyenlerin
sayısı günden güne artar. Hemen her gün halka oluşturup  bunları dinlerler.
Daha genç yaşta olan Asankan’ı çok severler ve “Bizim bala  manasçımız.”
diyerek onunla övünürler. Asankan daha sonra yarışmalara katılır, başarı
kazanır ve takdir edilir.  

  Asankan, 11-12 yaşlarında iken bir rüya görür. Evde uyurken rüyasında
bir at sürüsü kendine doğru gelir. Atların üzerinde Manas’taki kahramanlar
vardır. Atlar sanki üzerinden geçecek gibi olur. Tam bu sırada uyanır, dışarı
kaçmak ister. Annesi kapıları kapatıp çıkmasını engeller.  Asankan, bu tip
rüyaları sık sık görmeye başlar. Yine gördüğü bir rüyada, Manas destanındaki
kahramanlar, kendilerini halka anlatmasını isteyip onu korkuturlar. Bunun
üzerine Asankan, iyi bir manasçı olmaya karar verir.
Bir yandan Manas anlatmayı öğrenirken, bir yandan da yaşayan önemli
manasçıları dinleme imkânı bulur. Bunlardan bazıları, Sayakbay Karalayev,
Dunkana, Şavay, Kava, Turdumambet, Urkaş’tır. Bu manasçılardan en çok
Sayakbay’ı sever ve takdir eder.
 
  Bildiği Manas metni, kendi ifadesine göre 60.000 mısradan  fazladır.
Almambet’le ilgili olan kısmı kitap halinde yayımlamıştır. Manas’ı bugüne kadar
bölüm bölüm defalarca anlatmasına rağmen, başından sonuna kadar anlattığı
olmamıştır ve tamımı derlenmemiştir.
 
  Manas söylerken herhangi bir çalgı aleti kullanmamaktadır. Sanatını,
bağdaş kurup yahut bir sandalyeye oturup icra etmektedir. Genellikle özel
günlerde ve arzu edenler olduğunda kış mevsiminde anlatmaktadır. Manas
anlatırken konunun akışına kapılarak kendini yitirir ve ağzına köpükler birikir.
O sırada söylediği sözler bildiklerinin dışında olup irticalen söylenen sözlerdir ve
daha sonra ne söylediğini hatırlamamaktadır. Tabiatıyle destanı, başladığı yerde
bitiremez, 3-5 metre ileride tamamlar. Kendisine gelmesi 20-25 dakika sonra olur.
Bugüne kadar pek çok manasçı yetiştirmiştir. Samat, Aman,  Urmat ve
Ulan bunlardan bazılarıdır. Çıraklarından Samat ve Aman, Meerim Vakfının
düzenlediği Manas anlatma yarışmasında, birkaç sene birincilik ödülü
almışlardır. Kırgızistan’ın dışında Finlandiya’da, Petersburg ve Moskova’da,
Almatı’da Manas anlatmıştır.


Dr. Doğan KAYA
Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.053 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.008s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.