Hüseyin Nihal Atsız Kronolojisi
Türkçü Turancı Otağ, Kurt ini
 
*
Esenlikler, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Kasım 2017, 21:39:36


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Otağ Kuruluş Tarihi: 10 Ekim 2008


Random Image
Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hüseyin Nihal Atsız Kronolojisi  (Okunma Sayısı 16412 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
K A L K A N
Türkçü - Turancı BOZKURT

Cinsiyet: Bay
ileti Sayısı: 1.928


YAŞAMIMIZI DÜŞÜNCELERİMİZ YÖNETİR


« Yanıtla #20 : 31 Ekim 2009, 23:19:13 »

NİHÂL ATSIZ'IN SAVUNMASI(sayfa v)

SONUÇ

Netice olarak şunları söylüyorum:

1- Türkçüyüm. Türkçülük milliyetçiliktir. Irkçılık ve Turancılık da bunun şümûlüne dahildir. Memleket ya bu iki temel üzerinde yükselecek veya yıkılacaktır. Irkçılık ve Turancılık Anayasaya aykırı değildir. Ceza Kanununda sarahatle suç olduğu yazılmayan bir hakaretten dolayı kimse suçlandırılamaz. Devlet de icraatıyla açıkça ırkçı, Hatay’ı ilhak etmekle de Turancıdır.

2- Yalnız gönderilenlere malûm mektuplara ve herkese meçhul vasiyetnameme bakılarak hükûmeti alenen tahkir ettiğim iddia olunamaz. Bunlar polisin başka bir mesele için yaptığı arama dolayısıyla elde edilmiştir. Hükûmeti tahkir ettiğim hakkında bir şikayet veya ihbar yapılmış değildir. Şu dakikada böyle mektuplar yazmış veya vasiyetname hazırlamış kaç bin kişinin bulunduğunu Tanrı bilir. Anayasaya göre istediğim gibi düşünmekte serbestim. Çünkü eşit adaletin hüküm sürdüğü hür vatandaşlar diyarının vatandaşıyım.

3- Ankara nümayişini hazırlamadım. Bu nümayiş mebusların teşvik ve Sabahattin Ali’nin tahrik ettiği milliyetçi gençliğin kalbinden kopmuş maşerî ve millî bir harekettir. Bunu hükûmet aleyhinde bir hareket diye gösteren benim şahsi ve barışmaz düşmanlarım olan Hasan Âli ile Falih Rıfkı olmuştur.

Sözlerimi bitirirken tarihî bir misâl zikretmeden kendimi alamıyorum: Taşa tutularak öldürülecek bir maznun hakkında İsa Peygamber’e fikrini sordukları zaman ilk önce hiçbir söz söylememiş. Israr olununca “içinizde hiç günahsız olan kim ise ilk taşı o atsın” diye cevap vermiş.

Siz de, eğer bir parça olsun benim gibi düşünmüyorsanız, iyi veya kötü daima doğruyu söylediğime kani değilseniz istediğiniz şekilde karar verin. Siz hâkimler de insan olduğunuz için belki insanlık icabı zuhûllerde bulunabilirsiniz. Fakat yanılmaz hâkim olan zaman, yani tarih, hepimiz hakkında en âdil kararı verecek, Irkçı ve Turancı olduğum için mahkûm olursam bu mahkûmluk hayatımın en büyük şerefini teşkil edecektir.

Pazartesi Saat 16.55

19 Şubat 1945

NİHÂL ATSIZ


--------------------------------------------------------------------------------

Savunmanın içerisinde adı geçen kişilerin kimlikleri:

Kazım Alöç: Türkçülük Dâvâsının görüldüğü Sıkıyönetim Mahkemesinin savcısı. Hatıralarını, aradan yirmi yıl geçtikten sonra, 1960’larda Yeni Gazete’de yayınlamıştır.

Şerif Hüseyin: Osmanlı Devleti'nin, 1916'ya kadar Mekke emiri, Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlerin kışkırtmaları ve para yardımları ile Osmanlı Devleti'ne isyan etti. Hicaz krallığına getirildi. Ancak Suudîlere yenilince 1924'te krallıktan çekildi. Ölümü 1931.

Çerkez Ethem: Millî Mücadelenin Kuvay-ı Milliye döneminde silâhlı çeteleriyle Yunanlılara karşı direndi. TBMM Hükûmeti'ne karşı girişilen isyanların bastırılmasında yararlı hizmetler yaptı. Ancak, düzenli ordu kurulunca disiplin altına girmek istemedi ve bu defa, yeni Türk ordusuna karşı savaştı. Yenilince Yunanlılara sığındı. Atina'ya ve oradan Ürdün'e gitti. Ölümü: Suriye, 1950.

Kürt Şeyh Said: Lozan Barış görüşmelerinde sonuca bağlanamayan Musul meselesi görüşüleceği sırada. İngilizler, doğu illerindeki aşiretler üzerinde nüfuzu bulunan Şeyh Sait'i, para ve silâh vererek ayaklanmaya teşvik ettiler. Şeyh Sait, Kürt bağımsızlığını savunan çevrelerle de iş birliği içindeydi. Din silâhını kullanarak ayaklandı (1 Şubat 1925). Bu ayaklanma, kısa sürede Kürt hareketi şekline dönüştü. Şeyh Sait, Doğu Anadolu'da bazı şehir ve kasabaları eline geçirdi. Üzerine gönderilen birlikleri dağıttı. Ancak, hükûmetin aldığı ciddî tedbirler üzerine başarısızlığa uğradı. İki buçuk ay süren isyan, Şeyh Sait'in yakalanmasıyla sona erdi. Şark İstiklâl Mahkemesi'nde yargılanan Şeyh
Sait idam edildi.

Arnavut Rıza Tevfik: Ünlü Şair ve filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı. Sevr Antlaşması'nı imzalayan
heyette yer aldığı için 150'likler listesine dahil edildi ve 1922'de yurt dışına çıkarıldı. Önce Ürdün'e, sonra Lübnan'a yerleşti. 1943'te Türkiye'ye döndü. Osmanlı Devleti'nin son döneminde Şûray-ı
Devlet (Danıştay) reisliği ve Maarif Nazırlığı da yapmış olan Rıza Tevfik 1949'da İstanbul'da öldü.

Ali Rıza Artunkal: Emekli olduktan sonra milletvekilliği ve bakanlık yapmıştır.

Mahmut Esat Bozkurt: Eski Adliye Vekili. Daha sonra üniversitede İnkılâp Tarihi dersleri vermiştir

Nurullah Barıman: Türkçülük dâvâsı sanıklarından. Gazeteci.

Mehmet Emin Yurdakul: Türkçü şiirleriyle ün kazanmış şair.

Şemsettin Günaltay: Tarih bilgini, profesör. 1948 – 1950 arasında CHP iktidarının son başbakanı.

Cihat Savaş Fer: 1944’te yargılanan Türkçülerden. O sırada Mühendis Mektebi (İTÜ) öğrencisiydi.

İsmet Tümtürk: Türkçülük dâvâsı sanıklarından. O sırada İstanbul Belediyesinde murakıptı. Daha sonra, emekli olana kadar avukatlık yaptı. Atsız’la birlikte Orkun dergisini (1950-1952) , 1960 darbesinden sonra Milli Yol dergisini(1962) yayınladı. Türkçüler Derneğinin kuruluşunda önemli payı vardır. Bu derneğin ilk genel yönetim kurulu üyesi. Yeni Orkun (1988 – 1990) dergisinin ilk
sayılarında yer aldığı Orkun (1998 - ...) dergisinin ilk sayısı yayımlanırken bir trafik kazasında vefat etti. (1998)

Hamza Sadi Özbek: 1944’te yargılanan Türkçülerden.

Çınaraltı Dergisi: İkinci Dünya Savaşı yıllarında Yusuf Ziya Ortaç – Orhan Seyfi Orhon ikilisinin çıkarttıkları, türkçü görüşlerin ağırlık taşıdığı haftalık fikir ve edebiyat dergisi. Atsız’ın da
Çınaraltı’nda bir çok makalesi yayımlanmıştır.

Reha Oğuz Türkkan: Çok genç yaşlarda Türkçülük mücadelesine atıldı. Bozkurt, Gök Börü, Ergenekon, dergilerini ve Türkçülükle ilgili kitaplar yayınladı. Kitap Sevenler Kurumu’nun
kuruluşuna önderlik etti. 1944’te tutuklandı. Türkçülük dâvâsında tabutlukta işkence gördü. Beraat ettikten sonra amerika’ya gitti ve orada iş hayatına atıldı. Türkiye’ye kesin olarak döndükten sonra (1974) Yay-Kur’un kuruluşuna ön ayak oldu. Tabutluktan Gurbete, Biz Kimiz, Yükselen Milliyetçilik gibi eserler yayınladı. Türk 2000 Vakfı’nı kurdu ve uzun yıllar başkanlığını yaptı. Orkun yazarı.

Cemal Oğuz Öcal: Türkçülük dâvâsı sanıklarından. Ateşli şiirleriyle tanınmıştır. Öğretmen.

Aylı Kurt Yayınları: Atsız ve arkadaşlarının yönetiminde Türk tarihine ve Türkçülüğe ait kitaplar, broşürler bu isim altında yayınlanırdı.

Dr. Fethi Tevetoğlu: (1916 – 1989) askerî tabip üsteğmen iken tutuklandı. Atsız’la genç yaşta tanışmış ve şiirlerini “Atsız’a Yoldaş” adıyla yayınlamış. Kopuz dergisini çıkarmıştı. Beraat ettikten sonra askerî hizmetlerine devam etti. Amerika’ya gönderildi. Oradan dönüşte Samsun’da serbest hekim olarak çaılştı. Samsun senatörlüğü (1961 – 1973), Senato Dış İşleri Komisyon Başkanlığı, AP senato grup başkanlığı yaptı. 1973seçimlerini kaybedince almanya’ya giderek hekimlik mesleğine devam etti. İslâm Konferansı genel sekreter yardımcısı oldu. (1976 – 1986) Türk Ocaklarında çeşitli dönemlerde görev aldı. Hars Heyeti başkanlığı yaptı.

Nejdet Sançar: Doğumu 1910. Atsız’ın kardeşi. Balıkesir’de edebiyat öğretmeni iken tutuklandı ve Türkçülük dâvâsından yargılandı. Bakanlık emrine alınmışken, beraat ettikten sonra da kendisine
uzun süre görev verilmedi. Zonguldak’ta edebiyat öğretmenliğine tayin edilince, burada Komünizmle Mücadele Derneği’ni kurdu ve bu derneğin yayınlarını yönetti. Daha sonra Ankara’ya tayin edildi. Polis Koleji’nde ders verdi. Millî Kütüphane’deki memurluk hayatından sonra emekli oldu ve İstanbul’a yerleşti. Ancak az sonra vefat etti. (1975) Türk – İtalyan Savaşları, Türklük Sevgisi, Hasan Âli ile Hesaplaşma adlı kitapları vardır. Genç yaşta kaybettiği oğlunun adına kurduğu “Afşın Yayınları”nı yönetmiştir.

Sabahattin Ali: Ünlü hikaye ve roman yazarı. Gençlik yıllarında milliyetçi olan Sabahattin Ali, Atsız’ın çıkardığı Atsız Mecmua’da yazılar yazmıştı. Daha sonra, Atatürk’e hakaretten hapis cezası aldı. Hapisten çıktıktan sonra Marksist gruplara katıldı. Turancılar aleyhinde “İçimizdeki Şeytan” adıyla roman yayımladı. Millî Eğitim’de görev aldı. 1946’dan sonra Aziz Nesin’le birlikte Marko Paşa adlı
mizah gazetesini çıkardı. Bulgaristan’a kaçmak isterken sınıra yakın bir yerde öldürüldü.

Cabbar Ertürk: 1944’te yargılanan Türkçülerden. O sırada Hukuk Fakültesi öğrencisiydi. Daha sonra hâkimlik yaptı. Yassıada duruşmalarından önceki sorgu heyetinde görev aldı.

Sait Bilgiç: 1944’te yargılanan Türkçülerden. Daha sonra avukatlık, Isparta milletvekilliği (1950 – 1960) ve Türk Milliyetçiler Derneği genel başkanlığı, MHP genel başkan yardımcılığı yaptı. 1988’de vefat etti.

Osman Yüksel Serdengeçti: 1944’te DTCF felsefe bölümü öğrencisiydi. 1950’li yıllarda
Serdengeçti dergisini yayımladı. Malatya suikastı dolayısıyla tutuklandı. 1965’te Antalya milletvekili seçildi. 1983’te İstanbul’da öldü.

Nevzat Tandoğan: 1944’te Ankara Valisiydi. Bir dâvâya adı karıştığı için makamında intihar etti.

Falih Rıfkı Atay: O dönemde milletvekili ve Ulus gazetesinin başyazarı. Ulus, CHP iktidarının yarı
resmî yayın organı idi.

Hasan Âli Yücel: Felsefeci ve eğitimci. Türkçülük Dâvâsı sırasında Millî Eğitim Bakanı.

Reşide Sançar: Atsız’ın kardeşi Nejdet Sançar’ın eşi. Kimya öğretmeni.

Orhan Şaik Gökyay: Atsız’ın Edebiyat Fakültesinden sınıf arkadaşı. 1944’te Ankara’da Konservatuar müdürüydü. Sabahattin ali ile olan dâvâsı dolayısıyla Ankara’ya gelen Atsız’ı bir gece evinde misafir etmişti. Bu sırada kendisine gelen talimatla Atsız’ı evinden çıkarması istenmişti. Gökyay bu isteğe uymadı. Türkçülere karşı saldırı başlayınca görevinden alınarak tutuklandı ve Türkçülük dâvâsının sanıkları arasına katıldı. Edebiyat tenkidleri, incelemeleri ve şiirleriyle ün yapmıştır. 1995’te İstanbul’da vefat etti.

Hüseyin Namık Orkun: Tarihçi, öğretmen, müellif. Türkçülük dâvâsının sanıklarından. Eski Türk Yazıtları, Türk Tarihi, Türkçülüğün Tarihi ve Yeryüzünde Türkler başlıca eserleridir.

Osman Turan: O sırada Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde doçentti. Atsız, Ankara’ya gittiği zaman Fakültede onu ziyaret etmiş ve bu yüzden Osman Turan, hükûmet çevrelerince mimlenmiştir. Daha sonra profesör, Türk Ocağı genel başkanı, milletvekili ve AP genel başkan yardımcısı oldu. Selçuklu ve Orta Çağ tarihinin tanınmış uzmanlarından.

Fehiman Altan: Türkçülük dâvâsı sanıklarından. O sırada Mühendis Mektebi (İTÜ) talebesi. Hâlen hayattadır.

Hikmet Tanyu: Türkçülük dâvâsının sanıklarından. O sırada İç İşleri Bakanlığında memurdu. Daha sonra öğretmenlik yaptı. Ankara İlâhiyat Fakültesi’nde profesör ve dekan oldu. Tutuklu Türkçülere yapılan işkencelerin sorumluları hakkında dâvâ açtı ve onları mahkûm ettirdi. Ancak, 1950’den sonra çıkarılan af kanunu, bu mahkûmiyetleri geçersiz kıldı.

Mehmet Külâhlıoğlu: Sorguya çekilen, ancak dâvâ dışı bırakılan Türkçülerden. O sırada Tıp Fakültesi öğrencisiydi. Daha sonra memleketi olan Erzincan’da uzun yıllar hekim olarak çalıştı.

Zeki Velidi Togan: Tanınmış tarihçi. Atsız’ın Edebiyat Fakültesi’nden hocası. Türkçülük dâvâsı sanıklarından. Ölümü: İstanbul 1970

Kâmuran Çukruh: Daha sonra valiliğe getirilmiştir. Atsız, Türkçülere yapılan işkencelerden sorumlu tuttuğu Çukruh’un soyadını, onu aşağılamak amacıyla ve bilerek “Çıkrık” şekline sokmuştur.

Facebook'a Ekle
Kayıtlı

SEN  TANRI   DEĞİLMİSİN ,  ADINI    YARGILATMA
SANA   TANRI   DEYİNCE ,  DİNİMİ     SORGULAMA
YA  ADAM  ET  BUNLARI , YA  BERABER  YAŞATMA
KANI  BOZUK  OLANLAR  "TÜRK'ÜM" DİYEMESİNLER
𐱃𐰀𐰴𐰾𐰃𐰤 𐰴𐰀𐰞𐰴𐰀𐰣
Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Harita | Arşiv | 1 | 2 | 3 | 4 | XML | Rss
PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.20 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

Google'a ekle
BOZKURT FM*
XHTML 1.0 Uyumlu! Dilber MC teması HarzeM tarafından
Bu Sayfa 0.051 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.006s, 2q)


Türkçü Turancı Otağ
Otağımıza üye olarak Türklüğe ve Türkçülüğe katkıda bulunabilirsiniz.
10 saniyede üye olmak için tıklayın.